GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

21/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



KÜLTÜR-SANAT 


Şeytan, tuzağına düşüyor

Şeytan'ın müridi, çocuğu inşaatın tepesine çıkarır ve 'atla' der; "eğer Allah'a inanıyorsan seni kurtaracaktır..."
''Sonra önlerinden arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım. Ve onların çoğunu şükredici olarak bulamıyacaksın.'' (Araf-17) ...Şüphesiz Şeytan ve kabilesi, sizin onları görmediğiniz yerden görürler. Biz şeytanları inanmayanların dostları yapmışız.' (Araf-27)

Kutsal Çocuk'u seyrettiğimiz zaman içeriği itibariyle hemen Kur'an–ı Kerim'deki Şeytan'la ilgili ayetler geldi aklımıza... Çünkü izlediğimiz film kutsal kitapta yer alan tanımlamalara o kadar uygundu ki. Aslında Hollywood'un 90 sonrası mistik bir sinema anlayışı içerisine girdiğini gözlemliyorduk. Ama bunun kısa bir heves olabileceğini tahmin ediyorduk. Görünen o ki kıyametin yakın olduğunu düşünen ABD'li senaristler, kutsal kitaplardan beslenen senaryolar kaleme almaya devam ediyorlar. Ve bundan da oldukça mutlu görünüyorlar.... Hakeza biz de...

Şeytan beyaz perdede

Contact, Stigmata, Altıncı His, 9. Kapı, Günün Sonu vs. gibi filmlerin yolundan giden Kutsal Çocuk oldukça net bir biçimde Allah'ın varlığının ispatı ve Şeytan'ın dünya hakimiyeti arzulaması üzerine kurulu bir konu üzerinde yükseliyor. İyi ve kötünün mücadelesi de diyebiliriz aslında buna...

Kim Bassinger, 'Kutsal Çocuk'ta (Bless the Child) bir hemşire olarak karşımıza çıkıyor. Jim Carrey'li 'Maske'den tanıdığımız Chuck Russel'ın yönettiği film, inanç ve inançsızlık figürlerine değinerek seyirciyi düşünmeye sevk ediyor. Bassinger'a küçük oyuncu Holliston Coleman, Jimmy Smits, Rufus Sewell ve Ian Holm eşlik ediyor. Maggie, işlerin yoğun olduğu bir hastanede hemşiredir. Bir Noel akşamı inatçı kız kardeşi Jenna'yı kapısının eşiğinde bulur. Jenna'nın yanında Cody adında otistik bir çocuk vardır. Maggie, Cody'yi çok sever ve onu yanına almayı kabul eder. Aradan altı yıl geçer... Cody aslında doğuştan itibaren kendisine Allah tarafından verilmiş bazı meziyetlerin olduğunu ortaya koymaya başlar... Ancak gerçek annesi Jenna yıllar sonra kocası Eric ile geri döner ve Coody'yi kaçırır...

Allah'a inanıyorsan...

İslami terminolojide veli, ermiş gibi kabul edilen ve aynı paralelde Hıristiyanlık'ta da 'aziz veya azize' kavramları mevcuttur. Kutsal Çocuk da bu yönde bir ufuk çizmiş kendine. Şeytan'ın dönemsel mücadelelerine karşılık verebilen manevi oluşum, zaman boyunca hep var oldu. En önemlisi ise bazı karelerin oldukça tanıdık gelmesi. Hep anlatılır... Bir zamanların meşhur köy enstitülerinde bir öğretmenin Allah'ın varlığı konusundaki şeker hikayesi... Öğretmen der ki, "çocuklar benden şeker isteyin..." Çocuklar şekeri ister ve öğretmen verir. "Şimdi de Allah'tan isteyin bakalım" der... Çocuklar şeker ister ses çıkmaz... Öğretmen bilge edasıyla der ki, "Bakın ben varım şekeri verdim, Allah yok ki size şekeri veremedi." Bunun paralelinde bir sahneyi Kutsal Çocuk'ta görünce şaşırmadan edemedik. Çünkü Şeytan'ın taktiklerinin hemen hemen hep aynı olduğu gözümüzün önüne geldi... Şeytan'ın müridi, çocuğu inşaatın tepesine çıkarır ve 'atla' der; "eğer Allah'a inanıyorsan seni kurtaracaktır. Oysaki bak benim elim burda atlarsan tutarım." Çocuk da der ki "eğer Şeytan'ın eli varsa tutacaktır; önce siz buyrun..."

İzlenmeli

Mistik sinema açısından oldukça önemli bir yer tutacağına inandığımız Kutsal Çocuk'ta küçük oyuncu Holliston Coleman muhteşem bir oyunculuk çıkarıyor. Kim Bassinger'ın da kendi performansının üzerine çıktığı filmin senaryosu ve kurgusu da alkışı hak ediyor. Bize kalırsa Kutsal Çocuk mutlaka izlenmesi gereken bir film.... (Rasih Yılmaz)




Festival dolu dizgin

İstanbul Film Festivali'ni ilk hafta 60 bin kişi takip etti. 20. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin ilk haftası geride kalırken festivale gösterilen ilgide önceki yıllara oranla yüzde 15'lik bir artış yaşandı. Festivalin ilk haftasında ulaşılan rakam 60 bini aştı. 29 Nisan'da sona erecek festivalde; 20–25 yıl öncesinin filmlerinin yanı sıra, Avrupa sinemasından örnekler daha fazla seyirci çekiyor.

Ekonomik krize rağmen festivale ilginin beklenenin üstünde olduğunu vurgulayan İstanbul Film Festivali Yönetmen Yardımcısı Ali Sönmez, seyirci sayısındaki artışı önceki yıllardan farklı olarak bazı yenilikler yapmalarına bağladı. Sönmez, sabah 10.30'da da bir seans gerçekleştirdiklerini belirterek, "Önceki yıllarda günde 4 seans yapıyorduk. Bu yıl saat 10.30'a da bir seans koyduk. Sabah seansına ilgi çok fazla." dedi. Şu ana kadar yaklaşık 61 bin bilet satıldığını ifade eden Sönmez, festivalin bitişine kadar 120 bin rakamına ulaşabileceklerini söyledi. Beyoğlu Emek Sineması sahibi İsmet Kurtuluş da seyirci ilgisinden memnun olduklarını belirtti. Kurtuluş, "Şu ana kadar 31 bin bilet sattık. Önceki yıllardan daha fazla seyirci talebi ile karşılaştık." derken 'Paris'te Son Tango', 'Tatlı Hayat' ve 'İtalyan Usulü Boşanma' gibi eski yapım filmlerin daha çok seyirci topladığını dile getirdi. 40 yıllık sinemacı aynı zamanda Beyoğlu Sinepop Sineması Müdürü Hüsnü Beyazsaç ise, festivalin Türkiye'nin gizli yüzünü ortaya çıkardığı görüşünde. (Turhan Bozkurt)




Kafkas kermesi

Birleşik Kafkasya Konseyi Kadın Komitesi, Türkiye'nin İsveç Büyükelçiliği'nde fakir çocuklara yardım amaçlı bir kermes düzenleyecek.

Birleşik Kafkasya Konseyi Kadın Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, kermese tüm Ankaralıların davetli olduğu bildirildi. Komite, Kafkasya Bölgesi'nin kültürel özelliklerini taşıyan ürünlerini Türkiye'nin İsveç Büyükelçiliği'nin bahçesinde satışa sunacak.




Yakın Tehlike kapıda

"Yakın TehlikeThirteen Days" gerçek bir olaydan hareket ediyor. Başlıca rollerde Kevin Costner, Bruce Greenwood ve Steven Culp'in yer aldığı film, dünyanın nükleer bir savaşın eşiğine geldiği günleri anlatıyor.

Tarihsel gerilim filmi Küba'da da gösterime girdi. Sinemanın yakışıklı; ama bir o kadar da talihsiz aktörü Kevin Costner, çıkış peşinde.




Çılgın Çocuklar

Robert Rodriguez'in yazıp yönettiği "Spy Kids-Çılgın Çocuklar" casus bir çiftin izinden giden çocukların
komik ve heyecanlı mace-rasını anlatıyor.

Başrollerinde Antonio Banderas, Carla Gugino, Alexa Vega ve Daryl Sabara'nın yer aldığı film, gösterime girdiği andan itibaren ABD sinemalarında 3 haftadır birinciliğini koruyor. Bond'un izinden giden iki kardeşin hikâyesi.




15 filmde Mastroianni

İtalyan sinemasının uzun metrajlı filmler, ustaları üzerine belgeseller ve canlandırma filmleriyle ağırlıklı biçimde temsil edildiği 2001 yılında, Uluslararası İstanbul Film Festivali, sevilen aktör Marcello Mastroianni'yi de 15 filminden oluşan kapsamlı bir toplu gösteriyle anıyor.

Aynı dönemin iki İtalyan kadın starı, Sophia Loren ve Gina Lollobrigida kadar büyük ulus-lararası şöhrete sahip tek İtalyan aktör olan Mastroianni, 1996 yılında hayata veda etmişti.




Cannes'da geri sayım

54. Cannes Film Festivali için hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Festival 9-20 Mayıs tarihleri arasında yapılacak. Yarışmada yer alacak filmler önceki gün basına açıklandı.

Bu yıl festival Nicole Kidman'ın başrolünü oynadığı, Baz Luhrmann'ın yönettiği "Moulin Rouge" filmiyle açılacak. Altın Palmiye için 23 film arasından seçme yapılacak.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.