Quebec'te ABD'ye isyan
ABD'nin, bütün Amerika kıtasını kapsayacak serbest ticaret bölgesi girişimi, salonda tartışmalara, sokakta da 'hegemonya' karşıtı şiddete sebep oldu.
Kuzey Amerika ticaretine son 10 yıldır damgasını vuran ABD, şimdi de Latinlerin peşine düştü. Amerika kıtasının her yanından gelen 34 ülke devlet başkanı, iki günlük zirve için Kanada'nın Quebec kentinde bir araya geldiler.
Zirve, toplantıyı protesto edenlerle polis arasındaki şiddet olayları gölgesinde gecikmeli başladı.
3. Amerika Zirvesi'nin gündeminde yer alan Alaska'dan Şili'ye kadar olan bölgede Serbest Amerikan Ticaret Bölgesi (Free Trade Area of the Americas - FTAA) kurulması önerisi, ateşli tartışmalara yol açtı. Latin Amerika ülkeleri, projenin ABD'nin bölge ticaretine daha fazla hakim olma isteğine karşı çıkıyorlar.
Açılış konuşmasını yapan Kanada Başbakanı Jean Chretien, 'zirvenin anahtar kelimelerinin demokrasi ve ekonomik entegrasyon' olduğunu vurgulayarak, 'Yarımküremizde ezici bir çoğunluk demokratik kurumlarla yönetilmek istemektedir, çabalarımız bunun sağlanması için Amerika kıtası ülkelerini birbirlerine yakınlaştırmaktır.' dedi. Chretien, FTAA'ya mitingle tepki gösterilmesini de demokrasinin gereği olarak nitelendirdi. Konuşmasında protesto eylemlerini kınayan ABD Başkanı Bush, serbest ticaretin refahı getireceğini savunarak, 'Anladığım kadarıyla ticaretten hoşlanmayanlar var, bu kişilerin fikirlerine hiç katılmıyorum.' dedi.
En büyük serbest bölge
Daha sonra dünyanın en büyük liberal serbest ticaret bölgesinin startını Chretien ve Bush birlikte verdiler. Chretien, globalleşmenin sosyal güvenlik sistemini zedelememesini isterken; Bush ve Meksika Cumhurbaşkanı Vicente Fox, yeni ticari sistemin, demokrasinin gelişmesi açısından önemli olduğunu vurguladılar. Bush, demokratik seçimler, güçlü hukuk devleti kurulması ve ifade özgürlüğü konularının önemine dikkat çekerek, yolsuzluklarla mücadele için bu yolun benimsenmesini istedi.
Fox'un konuşması sırasında ise Meksikalı göstericiler, Meksika enerji rezervlerinin FTAA ile ABD'ye peşkeş çekileceğini protesto eden pankartlar açtılar. Kanadalılar da pankartlarında, ucuz ABD patatesinin Kanadalı patates üreticilerini zora soktuğunu dile getirdiler. Küba lideri Fidel Castro'nun demokratik bir seçimle iktidara gelmediği için zirveye çağrılmadığı belirtildi. Zirvede, internet kullanımı, uyuşturucu ve yolsuzluklar da masaya yatırıldı. Bu konularda mücadele edilmesini öngören eylem planı da imzalandı. FTAA anlaşması hakkında bilgi alan liderler, anlaşmanın ABD'nin bölgedeki ekonomik ağırlığını artırmasından endişe ediyor.
Fikir babası, baba Bush
1990'da ABD eski Başkanı George Bush, serbest ticaret bölgesi fikrini ortaya attı. İlk zirve 1994'te Miami'de yapıldı. 2005'te hayata geçirilecek bölgenin çalışma prensipleri de bu zirvede belirlendi. 1998 Şili zirvesinde Latin ülkelerinin kapsama alınması için girişimlerde bulunuldu. İlk iki zirve, Quebec Zirvesi'nin eylem planının çizilmesini sağladı. Meksika, Kanada ve ABD arasında 1990'da imzalanan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) çerçevesinde ABD, son 10 yıldır Kuzey Amerika ticaretine damgasını vurdu; FTAA ile de şimdi gözünü şimdi Latin Amerika ülkelerine çevirdi.
Küreselleşmeye küresel şiddet
Quebec zirvesi de, benzer diğer zirveler gibi küreselleşme karşıtlarının şiddet gösterileri gölgesinde kaldı.
Kongre Merkezi'nde yapılan toplantının açılış töreni süresince bina çevresinde toplanan eylemciler, serbest ticaretin teşvikini protesto ettiler; polis barikatlarını ve kendilerini durdurmak için yerleştirilen beton bariyerleri yıktılar. Polise taş ve tahta parçalarıyla saldıran göstericileri püskürtmek amacıyla göz yaşartıcı gaz kullanıldı. Binlerce öğrencinin de, küreselleşmeyi protesto yürüyüşü yaptığı olaylar sırasında polisle göstericiler arasında çatışmalar çıktı. 6 bin 700 polisin görev yaptığı olaylarda onlarca polis ve gösterici yaralandı, 90 gösterici tutuklandı. 3-8 km'lik zincirlerle polise direnen gruplar, serbest ticaretle Latin ülkelerinin fakirliğe mahkum edileceğini, ABD firmalarının ekmeğine yağ sürüleceğini iddia ediyorlar. Quebec (Zaman)
Silah satış ansiklopedisi
Silah ihracatı konusunda dünyanın ikinci ülkesi olmaya hazırlanan Rusya'da, silah satışı ve tanıtımına yönelik dünyada benzeri az görülen bir ansiklopedi hazırlandı.
Silah ihraç şirketi temsilcileri, savunma sanayii elemanları, Kremlin'in eski silah ihracat danışmanı, askeri bir dergi müdürü, silahsızlandırma problemleri inceleme merkezi uzmanları ve dünya silah piyasaları analiz merkezi direktörü tarafından hazırlanan 791 sayfalık ansiklopedi Moskova'da tanıtıldı.
Rusya Dünya Silah Piyasası'nda adlı kitabın tanıtımını yapan Novıye Programmı Kontseptsiyi Holding başkanı Boris Kuzık, dünya silah piyasasında ABD, Batı Avrupa ve Rusya olmak üzere sadece 3 asıl oyuncunun bulunduğunu söyledi. Ülkesinin, mevcut durumda maksimum 5 milyar dolarlık bir silah ihracatı kapasitesinin bulunduğunu ifade eden Kuzık, Rusya'nın Batı Avrupa ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle ortaklıklar kurarak silah piyasasında aktif olabileceğini kaydetti.
1994-1998 yılları arasında dönemin başkanı Boris Yeltsin'in askerî teknik işbirliği müşavirliğini de yapan Kuzık, 'Güney ve Güneydoğu istikameti ele alınırsa Rusya için Çin ile işbirliği çok önemlidir. Rusya için yüksek teknoloji piyasasında temel platform olarak aynı zamanda Hindistan, İran, Suriye, Mısır ve Cezayir'dir.' dedi.
Rusya'nın şu andaki yıllık silah ihracatının hacmini 4,2-4,5 milyar dolar olarak değerlendiren Kuzık, bunun çıkabileceği maksimum değeri de 5 milyar dolar olarak belirtti.
Türk-Yunan mukayesesi
Rusya'da silah ve silah satışı konusundaki en nitelikli ve sistematik bir tahlil olarak kabul edilen ansiklopedide Türkiye ve komşusu Yunanistan'ın silah stoku karşılaştırmalı olarak veriliyor. Ansiklopediye göre Türkiye'nin elinde 2 bin 542 tank, 2 bin 529 panzer, 2 bin 839 topuna karşılık Yunanistan'da bin 735 tank, 2 bin 306 panzer ve bin 887 top bulunuyor. Türkiye'nin 388 uçağı, Yunanistan'ın ise 503 uçağı bulunuyor.
Ansiklopedide yer alan bir başka bilgiye göre ise iki Almanya'nın birleşmesinden sonra Doğu Almanya'ya ait silahlar Türkiye'ye aktarılmış. Mirza Çetinkaya / Moskova
Oral: Hedefimiz AB
Maliye Bakanı Sümer Oral, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da AB'ye aday 13 ülkenin maliye bakanları ile 'Katılım Kriterleri Toplantısı'na katıldı.
Slovenya'nın organize ettiği toplantı sonrası bir açıklama yapan Oral, Türkiye'nin temel amacının bir an önce AB'ye tam üye olabilmek olduğunu da vurguladı. Toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye'deki bütçe ve mali büyüklüklerin muhasebeleştirilmesi hakkında bilgi verdiğini söyleyen Oral, makro ekonomik büyüklüğü Avrupa normlarına doğru çekip, mali bünyeyi sağlam hale getirmek istediklerini belirtti. 13 aday ülkenin maliye bakanlarının Kopenhag'da yaptığı 'Katılım Kriterleri Toplantısı'nda, ülkelerin mevcut ekonomik ve mali yapı düzeyi, makro ekonomilerin AB normlarına çekilmesi gibi konular ele alındı. Hasan Cücük / Kopenhag
Bir toplu mezar daha
Bosna'da, kanlı iç savaştan 8 yıl sonra 20 kişinin bulunduğu sanılan yeni bir toplu mezar daha ortaya çıkarıldı.
Yetkililer, 1993 yılında Sırplar tarafından öldürülen 20 kadar kişiye ait cesetlerin bulunduğu toplu mezarın dün keşfedildiğini ve mezarın dün açıldığını söylediler. Kayıplar için oluşturulan komisyondan Amor Masoviç, cesetlerin Kelcuç, Bosanska Krupa ile Sanski Most kasabalarında kaybolan kişilere ait olduğuna inanıldığını belirtti.
Masoviç, bazılarının bilekleri bağlı olan cesetlerin çoğunu erkeklerin oluşturduğunu kaydetti. Amor Masoviç, 1992-95 Bosna savaşında bölgede Sırplar tarafından öldürülen yaklaşık 3 bin Boşnak ve Hırvat'a ait cesetlerin ise halen arandığını söyledi. Bosna savaşında, 200 bin kişi öldürülmüştü; 20 bin kişi ise hâlâ kayıp. Saraybosna
Programa AB desteği
AB maliye ve ekonomi bakanları ile merkez bankası başkanlarından oluşan ECOFIN Konseyi, Türkiye'nin ekonomik programına tam destek verdi.
Maliye Bakanı Sümer Oral'ın da katıldığı İsveç'teki toplantıdaki desteği, AB Dönem Başkanı İsveç'in Maliye Bakanı Boss Eringholm açıkladı. Açıklamada, programın memnuniyet verici olduğu belirtildi; ancak 'uygulama ve icraatın' önemi vurgulandı. IMF ve Dünya Bankası'na da Türkiye'ye yeterli yardım için çağrıda bulunulan toplantıya; küreselleşme karşıtı protestolar gölge düşürdü.
Bazı meslektaşlarıyla ikili temaslar gerçekleştiren Bakan Oral, daha önce uğradığı Kopenhag'da da AB'ye aday 13 ülkenin maliye bakanları ile Katılım Kriterleri Toplantısı'na katıldı. Toplantı sonrası konuşan Oral, Türkiye'nin temel amacının bir an önce AB’ye tam üye olabilmek olduğunu vurguladı. Toplantıda yaptığı konuşmada Türk ekonomisi hakkında bilgi verdiğini söyleyen Oral, makro ekonomik büyüklüğü AB normlarına çekip, mali bünyeyi sağlamlaştırmayı istediklerini belirtti. Hasan Cücük / Kopenhag
Sönmeyen ateş
İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres, bölgedeki şiddet olaylarını durdurmak ve ateşi biraz olsun söndürebilmek amacıyla Filistinlilerle doğrudan görüştüğünü söyledi.
İsrail ile Filistinliler arasında geçtiğimiz eylül ayı sonunda başlayan şiddet olayları bir türlü kontrol altına alınamıyor. İsrail, bir yandan Filistin lideri Yaser Arafat'ı, şiddet olaylarını durdurmak için hiçbir çaba sarf etmemekle suçlarken bir yandan da Filistin hedeflerine yönelik saldırılarını sürdürüyor. Taraflar arasındaki bu yüksek gerilim, İsrail ile Filistin heyetleri arasındaki barış görüşmelerinin de yeniden üst düzeyde başlamasını engelliyor.
Devlet radyosuna bir demeç veren İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres, bölgedeki şiddet olaylarını durdurmak amacıyla Filistinlilerle doğrudan görüştüğünü açıkladı. Peres, 'Ateşi biraz olsun söndürebilmek için Filistinlilerle doğrudan görüşüyorum. Sonuçlar alınmaya başlayınca bilgi vereceğim.' dedi. İlk kez Filistinlilerle görüştüğünü kamuoyuna açıklayan İsrailli bakan, 'Yalnızca güç kullanarak şiddete son verilmez, konuşmak da gerekir.' dedi, ancak görüştüğü Filistinli yetkililerin adını açıklamadı.
Filistin karakolunu yıktılar
Filistin kabine sekreteri Ahmed Abdülrahim de, Peres'in, Filistinlilerle doğrudan görüşme yaptığı açıklamalarını doğruladı. Abdülrahim, 'İsraillilerle çeşitli düzeylerde görüşmeler yapılıyor, ancak bunların müzakere olduğunu söyleyemeyiz.' dedi.
Öte yandan, İsrail ordusunun Lübnan'da bulunan Suriye radar istasyonunu vurmasının ardından, Arap Birliği Bakanları olağanüstü toplantısı Mısır'ın başkenti Kahire'de başladı. Suriye ve Lübnan'ın talebiyle Kahire'de başlayan olağanüstü toplantıda, İsrail'in Filistinlilere yönelik baskılarına karşı uluslararası koruma talebinde bulunulacağı belirtildi.
Peres, Filistinlilerle görüşmekten bahsederken, İsrail güçleri, çekildikleri Gazze'ye kısa bir süre için girerek, İsrail askerlerine yönelik saldırıların üssü olduğu öne sürülen bir Filistin polis karakolunu tahrip etti. İsrail askeri sözcüsü, bu karakoldan kendi taraflarına geçiş yapılıp saldırılarda bulunulduğunu belirterek, İsrail askerlerinin bu silahları susturmak için nokta operasyonu yaptığını söyledi. Sözcü, olayda can kaybı olup olmadığını açıklamadı. Kudüs
Şara, Bişara ile görüştü
Suriye Dışişleri Bakanı Faruk Şara'nın, önceki akşam başkent Şam'da İsrailli Arap milletvekili Azmi Bişara ile görüştüğü açıklandı.
Suriye resmi basınında çıkan haberlerde, Şara'nın Bişara ile görüşmesinde, bölgedeki son gelişmeler ve Filistin topraklarındaki kanlı olayların ele alındığı kaydedildi. Suriye basınının Bişara'yı ‘Arap düşünür' olarak tanıttığı dikkat çekerken, İsrail devlet radyosu Bişara'nın birçok kez Suriye'yi ziyaret ettiği, Suriyeli yetkililerce davet edildiği ve İsrail
tarafından hiçbir mesaj taşımadığını belirtti. Sol eğilimli milliyetçi Arap partisi Balad'dan Devlet Başkanı Beşşar Esad ile görüşen tek milletvekili olan Bişara'nın Suriye ziyaretinin, İsrail uçaklarının Lübnan'daki Suriye radarını vurmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin gerginliştiği bir döneme rastladığının altı çiziliyor. Bişara, İsrail Devleti'nin kurulduğu 1948'den bu yana ailelerini görememiş İsrailli Arap aileler için Suriye'ye bir gezi düzenlemişti. Şam
|