İkinci tetikçi iddiası
Gazetemizin, Adalet eski Bakanı Oltan Sungurlu'ya dayanarak verdiği 'Özal üçüncü sesi arıyordu.' haberi, yeni gelişmeleri beraberinde getirdi. Salonda Kartal Demirağ'ın dışında ikinci bir tetikçi gördüğünü açıklayan Vehbi Dinçerler, daha uzun boylu olan bu kişinin kargaşa sırasında bir anda ortadan kaybolduğunu söyledi.
Milli Eğitim eski Bakanı Vehbi Dinçerler, bugüne kadar kamuoyuna yansımayan yeni bir iddiayı gündeme getirdi. 1988 yılındaki ANAP kongresi sırasında Turgut Özal'a yapılan suikastta ikinci bir tetikçinin bulunduğunu ileri süren Dinçerler, "Çok iyi gördüm. Suikast anında, platform önünde iki kişi aynı anda ellerini havaya kaldırdı.
Revizyona huzur engeli
Koalisyon ortaklarının, kabine revizyonuna yanaşmamalarında 'parti içi dengelerin etkilenmesi' endişesinin de etkili olduğu belirtiliyor. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, partililere yaptığı değerlendirmelerde, "Dışarıdan gelen yönlendirmelere tabi olmayız. Ayrıca, partilerin iç düzenleri ve disiplinleri de önemlidir. Parti huzurunun bozulmasına yol açamazdık." dediği öğrenildi.
Hükümet yangını seyrediyor
DYP İstanbul Milletvekili Aydın Menderes, hükümetin ekonomik kriz konusunda, 'yangını seyreden itfaiyeci' gibi davrandığını savunarak, sınavdan geçen siyasetin tez vakitte yeni bir hükümet çıkaracağını söyledi.
Bu olay Özkan'ın ilk vukuatı değil
Milliyet gazetesinde yazmasının yanında Kanal D haberlerini de yöneten Tuncay Özkan’ın, İstanbul polisi ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’la ilgili son haberi de gerçek dışı çıktı.
Ana sinesinde buruşan hayat
"Ben doğduktan sonra annemle babam ayrılmışlar. İstanbul'a yerleşen babam, ilkokulu bitirince beni de yanına aldı. Aksaray'da yaşayan annemi çok özlüyordum. Kendisine haber göndererek, '20 yaşına gelince seni yanıma alacağım.' demiştim. Söz verdiğim gibi gittim. Ama geç kalmıştım. Ölümünün üzerinden üç ay geçmişti. Bu, bende derin bir sızı bıraktı. Ortaokulda çekilmiş bir fotoğrafım vardı. Öldüğünde göğsünden o buruşmuş fotoğraf çıkmış. Hasretini bununla gideriyormuş. 'Dünyaların bedeli Ahmet'im' dermiş. Beni, hep böyle severdi."
Bandocu yavrukurt
Ahmet Çakar, küçük yaşta ekmek parası peşinde koşmasının, kendi deyimiyle, 'hayat okulu'nun kendisini girişken ve sosyal bir insan yaptığını anlatıyor:
Rize'den kız aldım
Ahmet Çakar'ın eşi, Rizeli. Görücü usulüyle evlenmişler. Çakar, Karadenizliler ile yakın ilişki içinde bulunmasının evliliğinde etkili olduğunu belirtiyor:
Aile boyu ülkücü
MHP'li Çakar'ın, üç erkek bir de kız çocuğu var. Çocuklarına kendi deyimiyle "Türk–İslam ülküsünü" yansıtan isimler vermiş.
3 saat nutuk attım
Ahmet Çakar, iyi bir hatip aynı zamanda. Bunu, hukuk tahsili ve çekirdekten esnaflığına bağlıyor.
Atilla'nın kılıcı
Ahmet Çakar'ın Meclis'teki makam odası, her MHP'li gibi "milli" motiflerle süslü.
Huzur için Fener
TBMM İdare Amiri Çakar, futbolu seviyor. Sıkı bir Fenerbahçeli. İşlerinin yoğunluğu sebebiyle maçları ancak televizyondan izleyebiliyor.
Meclis şıklaşacak
MHP'li Ahmet Çakar, terzi çıraklığından kalma titizliğiyle olsa gerek, Meclis personelinin giyimini beğenmiyor.
|