GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

22/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Abdullah AYMAZ

Göze Takılanlar

Herkesin mazhar olduğu isim veya esma

Her insanda Cenab–ı Hakk'ın Esma–i Hüsna'sı çeşitli derecelerde tecelli etse de, bilhassa bir isim o insanda hâkimdir. Eğer insan mazhar olduğu ismi bilirse, bir şifre gibi meseleyi kavrayıp fıtratına uygun davranmaya gayret eder.

Onu dualarında daha çok zikreder, onun gölgesinde inkişaf etmeye çalışır. Bazen birden fazla ismin de mazhariyeti olabilir. O da öne geçen bu isimlerin halitası ile daha geniş bir marifetle iç içe olabilir. Bazı mühim şahsiyetler de çok geniş bir marifet halitası ile donanımlı kılınmış olarak çağ ve dönemin ihtiyaç ve şartlarına göre hususi yaratılmış olabilirler.

Bediüzzaman Hazretleri, talebesi Hulusi Bey'e yazdığı bir mektupta şöyle demektedir: "Bir parça mahrem bir sırdır. Fakat senden sır saklanmaz. Şöyle ki: Ehl–i hakikatin bir kısmı nasıl ki, Vedûd ismine mazhardır ve azami bir mertebede o ismin cilveleriyle, mevcudatın pencereleriyle Vacib'ül Vücud'a bakıyorlar; öyle de, şu hiç ender hiç olan kardeşinize, yalnız hizmet–i Kur'an'a istihdamı hengamında ve o nihayetsiz hazinenin dellalı olduğu bir vakitte, Rahim ve Hakim isimlerinin mazhariyetine medar bir vaziyet verilmiş. Bütün Sözler o mazhariyetin cilveleridir. İnşaallah o Sözler "Kime hikmet verilmişse, işte ona pek çok hayır verilmiştir." (Bakara/269) sırrına mazhardırlar." (Dördüncü Mektup)

"İsmi Âzam herkes için bir olmaz; belki ayrı ayrı oluyor. Mesela, İmam–ı Ali Radiyallahu Anh’ın hakkında Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs altı isimdir. İmam–ı Âzam'ın Hakem, Adl iki ismidir. Gavs–ı Azam'ın İsm–i Âzam'ı yâ Hayy'dır. İmam–ı Rabbani'nin İsm–i Âzam'ı Kayyûm’dur. İşte bunlar gibi pek çok zatlar daha başka isimleri, İsm–i Âzam görmüşlerdir." (30. Lem'a, Beşinci Nükte, Hâtime)

Evet insan mazhar olduğu ismi tesbih edip ebcediyle çekerse, saat–i icabeye vesile olabilir. Böylece eşref saati elde etmiş gibi olur. Bu husus çok bereketlidir. Ama bizim için de önde olan ismi veya isimleri nasıl tespit edebiliriz? Bu hususta ya bir Mürşid–i Kâmil bunu keşfedip size söyler. Yahut herkes kendisi Cenab–ı Hakk'ın güzel isimlerini çekerken vicdanında test ederek bulabilir. Yani o Esma–i Hüsna'yı okurken vicdan hangisine meyledip çekmek istiyorsa, demek ki, onun hakkındaki isim veya isimler onlardır. Vicdanın hissine uyarak onlar çekilmelidir.

Daha önce "En Güzel İsimleri Telaffuz" başlıklı yazımda belirttiğim gibi Kahire Aktif Enerji Sistemi uzmanı Dr. İbrahim Kerim, araştırmalarına dayanarak, Esma–ül Hüsna'nın her birisinin bir güce sahip olduğunu, o isimlerin zikredilmesiyle ruhta muayyen bir enerjinin ortaya çıktığını ve düzenli zikredilen Esma'nın bir veya daha fazla organa muayyen bir tesir yaptığını, bunun da Allah'ın muhtelif isimlerinin zikri esnasında vücutta meydana gelen titreşimlerin ölçülmesiyle anlaşıldığını söylüyor. İlim ve fenlerin hakikatı da Cenab–ı Hakk'ın isimlerine dayanmaktadır. "Mesela, hendese bir fendir. Onun hakikati ve son noktası, Cenab–ı Hakk'ın Adl ve Mukaddir ismine yetişip, hendese aynasında o ismin hikmetli cilvelerini haşmetiyle müşahede etmektir. Mesela tıp, bir fendir. Hem sanattır. Onun da nihayeti ve hakikati, Cenab–ı Hakk'ın Şâfî ismine dayanıp büyük eczanesi olan yeryüzünde merhametli tecellilerini deva ve ilaçlarda görmekle, tıp ilmi kemalini bulur, hakikat olur." (20. Söz'ün 2. makam'ı)

Merhum Mehmet Feyzi Pamukçu, radyo dinleyerek haberleri takip ettiğini; çünkü bunun Esma–i Hüsna'dan Habîr ism–i şerifi ile ilgili olduğunu ifade etmişti. Buna göre gazete, radyo ve televizyonların muhabirlerinin ve haberlerle ilgili birimlerinde çalışanların da bu isimle ilgili olmaları gerekir.

Özür ve düzeltme:

Dünkü yazımızda adı geçen Prof. Dr. Zeki Çıkman'ın adı 'Doç. Dr. Zeki Çıkma' olarak yer almıştır. Ayrıca Zeki beyin hayatta olduğunu belirtir, okuyucularımızdan özür dilerim.

a.aymaz@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

18/ 03/ 2001... Ekstradan gelen kazançlar
24/ 03/ 2001... Baştan düşen bir kepek zerresi bile
25/ 03/ 2001... Nedvî'nin çağrısı
31/ 03/ 2001... Hemen değilse ne zaman?
01/ 04/ 2001... Cüzzamdan şifa bulan kral
07/ 04/ 2001... İnternet sayfaları
08/ 04/ 2001... Dananın nüfus cüzdanı
14/ 04/ 2001... İnsanlığın üç meselesi
15/ 04/ 2001... İki çocuğu Müslüman olan Sir Richard Scott
21/ 04/ 2001... Gözler sürûru seherler


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.