GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

22/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Ahmet SELİM

Keyfiyet

Pencereden kuş uçtu!

KAZANSAYDILAR, yine bir teselli serpintisi düşecekti insanlarımın kasvetli dünyasına. Olmadı.

Olamayacağını, yer darlığından dolayı telefonla kısalttığım perşembe günkü yazımda, yani maçtan önce yazmıştım: "Arif'i oynatmazsa, Fatih'i sola alırsa kontratak gücünü gösteremeyeceği için yanlış yapar. İnşaallah korktuğumla değil, umduğumuzla karşılaşırız..."

Lucescu, 2–0 mağlupken bile vahâmeti seyretti. Fatih solda, rakip oyuncuya çizgi tarafını değil kale alanını açan bir tarzda yengeç gibi duruyor. Kaybolmuş gitmiş adam! Jardel'le Hagi 2 eksik demek. Suat yarım. Galatasaray 3,5 eksikle oynuyor! Sol tarafa sadece kesici lazım. Orayı zaten Hasan Şaş işletiyor... Sağda hem R.Carlos var, hem de bizim Hasan Şaş'a tekabül edecek olan bir Arif'imiz yok ki onu meşgul etsin.

Ama Lucescu seyrediyor.

Motivasyonmuş falan. Hem eksiğiz, hem düğümlü. Motivasyon olsa ne ifade edecek? Acizlikte, keskin sirke, küpüne zarar. Kart görürsün habire.

Lucescu format ezbercisi; teknik direktör değil, sadece antrenör.

Tur atlaması mümkün değildi Galatasaray'ın. Dünyada hiçbir takım 3,5 eksikle Real'i eleyemez. Galatasaray, sahayı parselleyemiyordu; her tarafta boşluklar vardı.

* * *

... Biraz daha ötesini düşünelim:

Real Madrid'in arkasında bütün İspanya vardı. Kralıyla, federasyonuyla, basınıyla, halkıyla...

Galatasaray'ın ise başkanı bile yoktu orada. Şu veya bu sebeple, yoktu.

Galatasaray, bir tahammülsüzlüğün yükünü taşımaya başlamıştı ne zamandan beri. Dışındaki tahammülsüzlük "Hep bunlar mı olacak? Yetti artık. Aradaki fark açılıyor..." şeklindeydi. İçteki tahammülsüzlük ise, bir yolunu bulup bir yerlere gitmek arayışı halinde tezahür ediyordu. Sormak ihtiyacı bile hissedilmez olmuştu. Nasılsa kurallar değişmişti ya! Basarsın imzayı, ötesi FIFA'da halledilir! Galatasaray, bir transfer vitrini haline gelmiş gibiydi. İkisi anlaşmış, ikisi anlaşmak üzere, "ben de gidebilirim" falan...

Peki Batı'da bunun örneği var mı? Mücadele ettiğimiz ekiplerde böyle bir hal yaşanmış mı? Bonservis bedeli ödenmeden transfer edip de aylar hatta yıllar boyu oynayan bir ünlü futbolcu tanıyor musunuz?

Mahzun bir Galatasaray bu! Hakikaten öyle.

* * *

Profesyonellikmiş! Profesyonellik, paracılık değil meslek ciddiyetidir. Meslek ciddiyetinin içinde, para unsuruyla beraber başka unsurlar da vardır. Tutarlılık gibi, denge gibi, öncelikler sıralamasındaki ilkeler gibi... Akıllı insanlar, hayatı mesleğine mesleğini de paraya irca etmez. Çünkü öyle yaparsa maddeten de zarara uğrayacağını ve mesleği açısından da er geç güdük kalacağını bilir.

Galatasaray elendi. Bu yıl şampiyon da olmayabilir. Dört yıldır şampiyon; ama ondan önce 14 yıl olamamıştı ve kıyamet kopmamıştı.

Fakat Galatasaray'ın omzuna bir kuş konmuştu ve onun malı değildi, bizim bahçemizdeydi. Uçtu gitti! Onu çok arayacağız ve özleyeceğiz. "Bayramda halamlara gittik ve Galatasaray'ın maçını seyrederek ayrı bir bayram yaptık." diye kompozisyon yazan küçük çocuktan, "Hocam, Galatasaray için okuyup dua ediyorum, bir mahzuru var mı?" diye soran yaşlı gurbetçiye kadar hepimiz çok arayıp özleyeceğiz. Deprem korkularında bile bahçemize minicik varlığıyla teselliler sunmaya çalışmıştı... Oncağızı taşıyamadık, uçtu gitti!

Rıdvan Dilmen'e sorun bir daha ne zaman geri gelebileceğini. Ben söylersem tarafgirlikle suçlanabilirim!

Ne kuşlar uçtu bizim pencerelerimizden, bahçelerimizden, bu da bir şey mi?! Asıl anlatmak istediğim de oydu zaten.


a.selim@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

29/ 03/ 2001... Kıvam noktası ve terkip sırrı
01/ 04/ 2001... Kendimize gelelim biraz
03/ 04/ 2001... Para ve insan
05/ 04/ 2001... Aklım başka yerdeydi
08/ 04/ 2001... Fikrî akamet
10/ 04/ 2001... Krizi henüz anlayabilmiş değiliz
12/ 04/ 2001... Bir romana göz gezdirirken
15/ 04/ 2001... Kafa karışıklığı devam ediyor
17/ 04/ 2001... İnsanın dramı
19/ 04/ 2001... Farklı bakış açılarına muhtacız


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.