GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

22/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Mahmut Nedim HAZAR

Gün Aşırı Notlar

Her ölüm erken ölüm mü? İdeoloji ve ölüm

Bet–benizleri solmuş, damarlarından kanları çekilmiş insanları gördükçe üzülmemek elde mi? Bir taraftan insan bedeninden ideolojik rant elde etme çabasında olanlar, diğer yandan ölümleri umursamayanlar.. Geride kalan gözü yaşlı analar, babalar...

Dünya, denizlerde nesli tükenen hayvanların yaşamlarını kurtarmak için milyar dolarları harcarken, biz harcanmış yaşamların insanların ölümlerini izliyoruz.. Ziyan olmuş bir yaşamın iç kanatan görüntüsü insanın boğazını düğüm düğüm yapıyor..

Anneler üzülüyorlar elbette.. Kim çocuğunun gün gün eriyip yok olmasını ister ki?

Ancak gönül ister ki; aynı anne–babalar çocukları başka çocukları, güvenlik görevlilerini katlederken de üzülseler!

Gönül isterdi ki; evlatları Çetinkaya mağazasında minicik bebeleri yakarken, günahsız taksi şoförlerini paramparça ederken de içleri parçalansaydı!

Devleti suçlamak en kolayı.. neden aynaya bakan olmaz bu durumda bilmem..

Bir teröristin ölümüne içleri yana yana üzülüp, bağıranların, teröristin öldürmesine de aynı tepkiyi vermediklerinden dolayı insanlar kaale almıyor bu ölümleri..

Açlık grevi yaparak can verenlerin ailelerine tepki gösteren halkın içinde bu hisler var..

Suçsuz insanları, artık çöpe atılmış ideolojiler uğruna katledenlere merhamet dilenmek biraz tuhaf kaçıyor çünkü..

Arkadaşının üzerine benzin döküp yakan militanın gözlerinin nasıl döndüğünü hiç unutmuyorum..

Ve en büyük çelişki de, inanmadıkları ahirete 'şehit' diye yolcu edilmeleri.. İnançlarına göre 'öteki dünya' yok ki! Materyalist mantık açısıyla bakıldığında pisi pisine ölmekten başka bir şey değil bu..

Tıpkı devrim nikahı, devrim şehidi gibi. Dinin 'oruç' kavramı 'ölümü' değil yaşam için şükretmeyi öğrenme bağlamında aç kalmayı öngörür. Yokluğu yaşarken hissedip, Yaratıcı'ya daha sıkı bağlanmaktır orucun amacı..

Tahta tüfeklerle eğitim hakkı, daha çok kan için beraber yaşama hakkı elinden alınıyor diye, örgütün beyinlerinin yaptığı baskı sonucu ölüme koşanlar, yazık ki şehit falan olmuyor.. Yitik bir neslin harcanmış gazete kupüründen ileri gidemiyorlar ne acı ki!! Yazık... Hem de çok..

Sümen altı!

Frekans ihalesi yaklaştıkça medya sertleşmeye başladı. Onlar için bir nevi ölüm–kalım mevzuu olan bu ihale kimileri için acilen yapılmalı, kimileri için mutlaka ertelenmeli. Bu esnada karşılıklı dosya restleşmeleri görüyoruz. Gazete okurları her haberin arkasına da bakmayı denemeliler. Pis ve kirli hesaplar haber adı altında yutturulmaya çalışılıyor çünkü!

Tiraj-edi

Milliyet gibi bir gazete markası battı batacak. Kulislerde dolaşan söylentiler çeşit çeşit. www.medyakronik.com'da enfes bir Milliyet ve Tuncay Özkan değerlendirmesi çıkıyor son iki gündür. Dünkü çok orijinaldi: 'Tuncay Özkan haberleri ardarda geliyor. Biri biterken öbürü de başlar, Fesüphanallah!' Hakikaten mesele vülgarize edilecek kadar post–tirajik.. Özkan'ın Umut Operasyonu günlerinde yazdığı yazıları anımsayanlar için, dünkü Milliyet'te polisin bilgi toplama girişimini; 'Teşkilat–ı Mahsusa' formatında sunması tuhaf gelmedi tabii. Batı Çalışma Grubu'na yasal kılıf biçen kartel medyası, acep neden polisin bilgi toplamasını 'şantaj yapacaklar' ünlemiyle sunar?

Şimdi elbette Sayın Özkan'ın 'ikinci Apo' diye sunduğu son fiyaskoyu yazarak yer işgal edecek değiliz. Kim kimin sakalını çekiştiriyor, ensesini oğuşturuyor bilemeyiz. Ancak nasıl olur da Milliyet'in tam üç ay önce satırı satırına Radikal'de yayınlanmış bir haberi manşetine çektiğini, bundan ne gibi feedback'ler elde edeceğini de merak etmiyor değiliz. Zira tam bir 'âlemi sersem sanma' darb–ı meseli anlayacağınız..

Meraklısına not: Özkan'ın yazılarının karşılaştırmalı analizi için Medyakronik'in http://www.medyakronik.com/guncel/200401m.htm adresine başvurabilirsiniz.


n.hazar@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

27/ 03/ 2001... YÖK'ler ülkesi
29/ 03/ 2001... Medya diş gösterince!
03/ 04/ 2001... Yeşil kale!
04/ 04/ 2001... Sarhoş atlar zamanı...
08/ 04/ 2001... Azim kazandı
10/ 04/ 2001... Parçala Behçet medyası
12/ 04/ 2001... Mükemmel mutsuzluk
14/ 04/ 2001... Bir tuhaflık yok mu?
17/ 04/ 2001... Katiller ve ölüler
19/ 04/ 2001... Ruh ve evrim


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.