GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

23/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Bor-do

İzmir'de düzenlenen kitap fuarında stand açan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, bor madenlerinin özelleştirilmesine karşı kampanya yapıyordu. Herhalde kampanyanın yayılmasını istemiyor olmalılar ki, sergide sadece Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yazıların kupürlerine yer vermişler. Görevli bayana sorduğumuzda, diğerlerine de yer verdiklerini söylemesine rağmen, biz göremedik. Sorumuzun cevabını da geçiştirmekle yetindi.

Sadece bor değil, birçok mesele siyasi, ideolojik düşünce cenderesi içine sokulmamalı. Ne yaparsınız, ülke insanı olarak kurtulamadığımız bir hastalık bu bizim. Kendimize en büyük düşman diye gördüğümüz devletlere yakın ilgi gösteririz de, kendi insanımıza gerçek düşman muamelesi çekeriz.

Bor madenlerinin özelleştirilme hikayesi de aynen öyle. Birileri bu tartışmayı elinde tutup kendilerine pay çıkarma yolu arıyor. Eğer bor madenlerinin özelleştirilmesi çok hayati bir konuysa, neden toplumu aydınlatmıyoruz. Yoksa özelleştirme, özelleştirme tartışması marjinal hale dönüştürerek mi sağlanacak?

Bu gidişle Bor'un pazarı çoktan geçer!




Dandini

Bir inek ineklik yapabilir. Ama insanlar ineklik yaparsa iş, içinden çıkılmaz hal alır. Aşağıda bunun kötü bir örneği var. Irak'ta başkasının bostanına giren inek, 8 kişinin ölümüne, 20 evin yanmasına sebep oldu. Bağdat'ta yayınlanan Tikrit gazetesinin haberine göre, Basra bölgesinde, bir ineğin bostanına girip sebzelerini yemesine sinirlenen bostancı, ineği demir sopayla kovaladı. İneğin sahibinin, sinirlenerek bostancıya ateş açması üzerine, iki tarafın aşiretleri de işin içine girdi. Çıkan çatışmada 8 kişi öldü ve 20 ev yandı. Kavgaya sebep olan ineği mi merak ediyorsunuz? Yediği birkaç tutam ot burnundan geldi; ama ölmedi. İnek, kavgayı sıyrıklarla atlattı.

Şimdi bu hadiseyi duyup da, 'Bir inek yüzünden 8 kişi ölür mü?' diye sormayın. Bizde de köpek kavgası yüzünden 8-10 kişi ölmüştü.

Irak'ta, eften püften çıkan kavgalarda yüzlerce kişi ölüyor. Türkiye'de trafik canavarı günde ortalama 30 kişiyi yutuyordu. Zamlar geldi de ölümlü trafik haberlerini duymaktan kurtulduk.




Real ist

Geciken bazı esprilerden dolayı kızan okurlarımız oluyor. Onlara rağmen bunu söylemek durumundayız. Çünkü yerimiz daraldığı için, elimizde olmayan teknik sebeplerden dolayı esprileri buzdolabına koymak zorunda kalıyoruz. Yoksa espriler o kadar da soğuk değil; buzlukta bekledikleri için soğukmuş gibi duruyor.

Lafı fazla uzatmadan konuya gelelim. Galatasaray'ın Real'e yenilmesinden sonra Ahmet Dinç, 'Galatasaray iyi ki Real Madrid'e yenildi. Yoksa hükümet, vatandaşın bu zafer sarhoşluğu üzerine okkalı bir zam daha patlatırdı!' diyor. GS'li taraftarlar kızacak; ama tespit oldukça realist!




Sıktılar artık

Son iki aydır ve özellikle bir aydır, kamuda müthiş bir kemer sıkma politikası var. Nereden tasarruf edileceği şaşırıldı. Her kalem yeniden gözden geçiriliyor ve giderler küçültülmeye çalışılıyor. Herkes gibi biz de merak ettik, son bir ay içinde kamudaki giderlerde ne kadarlık bir fark olduğunu bir sorup öğrenelim dedik. Sonuçlar biraz sürprizdi.

Son bir ay içinde kamu harcamaları yüzde 280 oranında artmış. Mart ayında kırtasiye giderleri yüzde 269, elektrik ve su faturaları yüzde 280, karşılama harcamaları ise yüzde 267 oranında yükselmiş.

Bir düşünsenize, bir de kemerleri sıkmasalar nice olacaktı halimiz.




Göster-iş

Ankara'daki Çevre Bakanlığı'nca düzenlenen 'Araçsız Gün Yürüyüşü'ndeki manzara gözlerimizi yaşarttı. Üstelik iki duyguyu bir arada yaşadık. Koskoca Çevre ve Milli Eğitim Bakanı yürüyüşe katılıp bisiklete bindiler ve halka çevreyi kirletmeyen araçların kullanılması gerektiği mesajını verdiler. Bu tablonun hüzün ve gururundan gözümüz yaşardı. Bu iki bakanımızın bisikletlerinin hemen arkasından, makam ve koruma araçları geliyordu ki, bu da gözümüzü (gülmekten) yaşarttı. Devletlularımızın çoğunun fedakarlığı bu kadarcık bir gösterişten ibaret! Sonra da vatandaştan destek bekliyoruz değil mi?




Kirlilik

Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, bazı medya patronlarının bakanlığı ile ilgili haberleri sansürlediğini belirterek, "Malum aramızda bazı kirli basın mensupları var." dedi.

Her alanda olduğu gibi basında da bir kirliliğin olduğu kesin. Biz de her fırsatta bunu söylüyoruz. Ne var ki, derdimiz Bakan Öksüz'ünkiyle aynı. Bu kirliliği temizleyebilecek iyi bir tellak bulmak çok zor.




Duvar

Söz TL ise sükut $'dır.




Eşek aranıyor

Kapadokya bölgesindeki acenteler, turist turlarında kullanılacak eşek arıyorlarmış. Sonuçta üzerine binilecekse, bu konuda ekonomi ve siyaset alanlarında çoook uzmanlarımız var. Bir de onlara sorsalar.



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.