GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

23/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



POLİTİKA 


Dedikodu bıktırdı

İçişleri Bakanı Tantan, Türkiye'de yıllardan beri dedikodu kültürünün kardeşi kardeşe yok ettirdiğine dikkat çekerken, bu kültürün arkasındaki mimarların verdiği destekle halkın yönlendirilmeye çalışıldığını söyledi. Yolsuzlukla mücadele konusunda kendilerini engellemeye çalışan güçlerin varlığına işaret eden Tantan, Cavit Çağlar'dan, "Sizleri soyarken, sizlere tepeden bakan zavallılar." diye bahsetti.

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, bugünkü mücadelenin, hırsızlarla namusluların karşı karşıya geldiği bir mücadele olduğunu belirterek, "Bunun siyaseti, ideolojisi yoktur." dedi.

Tantan, ANAP Bayrampaşa İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, günümüzde klasik hizmet anlayışının değiştiğini anlattı. 'Halkın kendine hizmet eden anlayışı hakim kılmak istediğine, şahıslara ve kurumlara hizmet anlayışını nefretle kınadığına' dikkat çeken Tantan, şöyle konuştu: "Siyasetçinin görevi de çarelerin hukuki ve teknik anlamda gereğini yapıp, halkın hizmetine sunmaktır. Ama yıllardan beri kardeşi kardeşe yok ettiren dedikodu kültürü var. İnsanları kendi fikirlerinin hakim kılınması noktasında değil, o dedikodu kültürünün arkasındaki mimarların verdiği destekler doğrultusunda sizi yönlendirmeye çalıştılar."

Engellemeye çalışıyorlar

Konuşmasında ANAP'lılara, "Yolsuzluk ekonomisi konusu ortaya atılmadan önce böyle bir şeyden haberimiz var mıydı? Siz, bu konuların ne kadarını biliyorsunuz, bizler ne kadarını biliyoruz?" diye seslenen Tantan, yolsuzlukla mücadele görevlerini engellemek isteyen güçler bulunduğunu vurguladı. Tantan, "İsim telaffuz etmek istemiyorum. Bu tip mücadeleler kolay olmuyor. O ağın mimarları, artık kendilerini ele vermeye başlamışlardır." dedi.

Çağlar'ın feryadı

İşadamı Cavit Çağlar'ın ABD'de yakalandıktan sonra 'Beni buradan kurtarın.' dediğini hatırlatan Bakan Tantan, özetle şu görüşleri aktardı:

'İşte buradaki cezaevlerinin durumu budur.' diyen eski bir bakanın feryadı. 'Niçin orada ayrıcalık uygulanmıyor?' dediğinizde, devletin gücü ortadadır. Çünkü o kuralları halk koymuştur. Halkın dışında kimse bozamaz. Kuralların kesintisiz uygulandığı bir yönetim tarzı istiyorsak, küskünlükleri, dargınlıkları bırakıp mücadelede saf olmak mecburiyeti vardır.

Bugünkü mücadele, hırsızlarla namusluların karşı karşıya geldiği bir mücadeledir. Bunun siyaseti, ideolojisi yoktur. Burada bir taraftan soyulanlar, diğer tarafta soyanlar ve soyduranlar vardır. Bunlara 'dur' demek mecburiyetindesiniz. 'Dur' demezseniz, gelecek nesilleriniz sizi de yargılayacaktır. Biz, yargılanmak istemiyoruz.

Halkı soyan zavallılar

Karşımızdaki güçler ne kadar organize olsalar dahi, uluslararası yakalamadaki feryat dikkatlerinize geliyor. Bu zavallılar, sizleri soyarken sizlere tepeden baktılar. Onlar, sizin önünüzde saygın birer insan gibi dolaştılar. Saygın olan insan sizlersiniz, halkın kendisidir. İSTANBUL




'ANAP rahatsız değil'

Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Anavatan Partisi'nde İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a yönelik parti içi bir rahatsızlık bulunmadığını söyledi.

ANAP Bakırköy İlçe Kongresi'ne katılan Mumcu burada gazetecilerin sorularını cevapladı. Tantan'la ilgili ANAP'ta bazı rahatsızlıklar bulunduğu iddialarını yalanlayan Mumcu, Tantan'ın istifasının istenmesinin de söz konusu olmadığını vurguladı.

'Elden gelen öğün'

Ekonomik kriz ve dış destek konularına da değinen Mumcu şöyle konuştu: ''Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde gelmez, elden gelecek para ile ekonomi yürümez. Kendi emeğimize sıkı sarılmalıyız. Elimizde turizm de dahil olmak üzere pek çok değer var. ''

'Yakışıklı bakan'a kızdı

Öte yandan kongrede Bakırköy İlçe Başkanı A. Ziya Yılmaz tarafından ''Yakışıklı Turizm Bakanımızı divan başkanlığına davet ediyorum.'' sözlerine Erkan Mumcu'dan itiraz geldi. Mumcu, kendisinin Isparta Milletvekili olarak takdim edilmesi ve prosedür gereği divan başkanlığına teklif edilmesi ve oyla seçilmesi halinde bu göreve gelebileceğini belirtti. Ziya Yılmaz'ın özrü ve Isparta Milletvekili hitabının ardından Mumcu, oy birliği ile divan başkanlığına seçildi.

Bu arada ANAP İstanbul ilçe kongreleri sonucu seçilen ilçe başkanları, Holiday Inn Oteli Doruk Restaurant'ta düzenlenen yemekte bir araya geldiler. Yemekte konuşan ANAP İstanbul İl Başkanı İbrahim Soylu, 15 ilçedeki kongrelerini "tereyağından kıl çeker gibi" gerçekleştirdiklerini söyledi. (Altan Cankut / İSTANBUL (Zaman)




Tantan'a Fazilet daveti

FP Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Esengün, hükümetin yolsuzluklarla mücadele etmek isteyenlere engel olmaya çalıştığını savunurken, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ı partisine davet etti.

Erzurum'da partisinin nisan ayı genişletilmiş il divan toplantısına katılan Esengün, burada gazetecilerin sorularını cevapladı. Tantan'ın yolsuzlukların üzerine kararlılıkla gittiği için uzun süredir hükümetle arasının iyi olmadığını, mensubu olduğu partinin genel başkanı ile de uyuşamadığını savunan Esengün, "Partimizin kapısı yolsuzluklarla mücadele eden, dürüst, ilkeli herkese sonuna kadar açıktır." dedi.

İktidara geldiklerinde krizin sorumlularını Yüce Divan'a göndereceklerini belirten Esengün, Başbakan Bülent Ecevit'in DSP kongresinden yeniden genel başkan olarak çıkacağını, ancak bir süre sonra istifa edeceği'ni ileri sürdü. (Orhan Yıldırım / ERZURUM (Zaman)




'ALTIN' KAYNAK

Krizden çıkış için dış kaynak arayışındaki hükümete, Türkiye'nin zengin altın rezervleri hatırlatıldı.

MHP Niğde Milletvekili Mükerrem Levent, 6 bin 500 ton olarak hesaplanan altın rezervlerinin işletilmesinin ülkeye 300 milyar dolar kazandıracağını savundu.

Bilinen 260 ton

MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'ye bu konuda bilgi veren Levent, parasal değeri 2,7 milyar dolar olan 260 ton rezervli 7 adet altın projesinin bekletildiğini açıkladı. Bu madenlerin işletilmesi için 500 milyon dolarlık yatırım gerektiğini belirten Levent, bunun gerçekleşmesiyle ekonomiye 11 milyar dolarlık katma değer gireceğini, madenlerde bin 500, yan sanayilerde ise 21 bin kişiye istihdam kapısı açılacağını anlattı.

Bilinmeyen 6 bin 500 ton

Levent, Türkiye'nin işletilebilir altın rezervlerinin 6 bin 500 ton olduğunun da araştırmalarda ortaya konulduğunu bildirdi. Bunun, bugünkü fiyatlarla değerinin 70 milyar dolar, ekonomiye getireceği katma değerin ise 300 milyar dolar hesaplandığını aktaran Levent, bu potansiyelin ortaya konması için 8 milyar dolar arama harcaması ve 12 milyar dolar işletme yatırımı gerektiğini ifade etti. Levent, bu yolla 6 bin 500 kişiye istihdam kapısı açılacağını da vurguladı.

Bazı çevrelerin altın rezervlerinin işletilmemesi çabalarına dikkat çeken Levent, "Bunda kasıt arıyorum. Kanada'da, yerleşim birimlerinin ortasında aynı yöntemlerle altın çıkarılıyor. Ne sağlık ne de çevre sorunları gündeme gelmiyor." dedi. (Zekai Özçınar / ANKARA (Zaman)




Siyaset küçük görülüyor

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, seçmenlerin yok sayıldığı ve yanlış yaptırımların uygulandığı Türkiye'de, siyasetin küçük görülmeye başlandığını savundu.

BBP lideri Yazıcıoğlu, Çankırı'daki "Darboğazdaki Türkiye ve Çıkış Yolları" konulu konferansta, ekonomik kriz ve siyasetin durumunu anlattı. Ekonomik krizin sorumlusunun Başbakan Bülent Ecevit olduğunu savunan Yazıcıoğlu, cebinde 1 milyon lirayla yatanların, sabah cebinde 500 bin lira bulduğunu, devletin halkın cebindeki parayı bir gecede aldığını ifade etti.

MGK'daki tartışma ve kriz

Bülent Ecevit'in Cumhurbaşkanı Sezer ile görüştükten sonra ekonomik krizin ortaya çıktığına değinen Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: "Ecevit, Cumhurbaşkanı ile kavgasını gündeme getirdi ve (kriz var) dedi. Ekonomiyi düzeltmek için 350 kişinin arasından ekonomiden anlayan kimseyi bulamadılar. Dış kaynaklar kendi adamını gönderdi. Hükümet 4 ortaklı oldu. Bu krizde hepimiz fakirleşirken, birileri zenginleşti."

Su alan kaptansız gemi

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu "su alan kaptansız bir gemiye" benzeterek, kimilerinin gemiye dolan suyu boşaltmaya çalıştığını, kimilerinin kaptan köşkünde ayak ayak üstüne atarak oturduğunu, kimilerinin ise gemiden kaçtığını söyledi. Cavit Çağlar'ın ülkenin 1,5 katrilyonunu dolandırdığını vurgulayan Yazıcıoğlu, "(Baba) olarak bilinenlerin aile fotoğrafında yer alan kişiler Türkiye'yi dolandırmışlardır." diyerek sözlerini tamamladı. ÇANKIRI




Tarım için kırmızı alarm

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin tarım politikasını eleştirirken, tarımı çökerterek, kalıcı bir makro ekonomik dengenin kurulamayacağına dikkat çekti.

CHP Tarım Komisyonu'nun düzenlediği iki günlük toplantının sonuçlarını kamuoyuna açıklayan Baykal, "Tarım konusunda bir kırmızı alarm çekmek istiyoruz bütün Türkiye'ye... Bu gidiş, iyi gidiş değildir. Türkiye'nin ciddi bir destekleme politikasına ihtiyacı vardır." dedi. Yeni ekonomik programının tarıma yönelik değerlendirmelerinin ve Şeker Yasası ile Tekel Yasası hazırlıklarının, Türk tarımına yönelik yeni bir anlayışı ortaya çıkardığını vurgulayan Baykal, şöyle konuştu:

"Yeni tarım politikası, Türkiye'nin tarımdaki sorunlarını çözme iddiasından vazgeçme anlayışını yansıtmaktadır. Bir ekonomik, tarımsal yaklaşım yerine maliyeci bir yaklaşım sergilenmektedir. Türk tarımı ülke dışındaki merkezlerin düzenlemelerine teslim edildi. Dünyada tarıma destekleme uygulamayan hiçbir ülke yoktur. Maalesef Türkiye bir kobay ülke konumuna dünyada getirilmektedir. Bu, Türk tarımını perişan edecektir. Bu gidiş, iyi gidiş değildir."ANKARA




Eleştiriniz Derviş'e mi?

Yeni ekonomik programın tarım sektörünü olumsuz etkileyeceğini söyleyen CHP lideri Deniz Baykal'a bir gazeteci, "Bu eleştiriniz Kemal Derviş'e mi?' diye sordu.

Baykal şu karşılığı verdi: "Onlar tarımla meşgul değil. Onlar yukarıda makro ekonomik dengeyi kurmakla meşgul. Ancak tarımı çökerterek kalıcı bir makro ekonomik denge kurulamaz. Onların kaygısı, bilançonun birbirini tutması için atılacak ne varsa atalım, satacak ne varsa satalım..."




ZAMANE MECLİSİ

MHP'yi sevindiren mesaj: Bahçeli'ye vekalet gözüktü

"Başbakanlığı alma zamanı geldi" görüşü MHP'yi sarıyor. Bu, siyaset kulislerinin dışında da sıkça konuşuluyor. Geçtiğimiz hafta, bir koalisyon partisinin iki milletvekili, Türkiye'yi yakından hem de iyi izleyen bir yabancı ülkenin (ABD değil) büyükelçiliğine konuk oldular. Yemekler yenildi, konu "Türkiye'nin nereye gittiğinden" açıldı. Ev sahipleri, "Ecevit'in artık çekileceği, yerine MHP lideri Bahçeli'nin 3 aylığına vekalet edeceğini, ardından sohbaharda seçime gidileceği" yorumunda bulundular. Milletvekilleri, "İhtimaller arasında" karşılığını verdiler. Ancak, bu yorumun yabancı misyondan gelmesine şaşırdılar. Söz konusu iki vekilden olayı dinleyen MHP'liler, "Vekalet göründü. Arkası gelir inşaallah" demeyi ihmal etmediler.

Süleyman Demirel: Cenazeyi bahçeme getirirler

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, ülke ve siyasetteki gelişmeleri çok yakından izlediği bir gerçek. Zaten, mevcut siyasi yapının bir kulağı da Güniz Sokak'ta. İddialara göre Demirel, ziyaretine gelenlere "Şimdi Ankara kulislerinde bu konuşuluyor" başlığına yakışır şu sözleri sarf etmiş:

"Türkiye fetret devri yaşıyor. Cenazeyi sonunda bahçeme getirecekler. O zaman halkın karşısına çıkıp, sözleşme yaparım. (Yüzde 35'ten az oy alırsam bu işe girmem) derim. Kabul görürse de, başkanlık sistemine geçerim."



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.