Gündeme kısa değinmeler
Türkiye, zor günler yaşıyor. En büyük zorluğu ise, objektif ve meslek ilkeleri çerçevesinde mesleğini icra etmeye çalışan gazeteciler çekiyor. Hızlı değişen ve gerçek anlamları dışında mesajlar taşıyan gündemleri takip etmek maharet istiyor.
Okuyucu da, şifreleri çözüp, perde arkasında yaşananlara ulaşmak istiyor.
Hz. Ali'nin olduğunu sandığım bir söz, 'Sormak, bilmenin yarısıdır.' diyor. Buradan hareketle varsa bilgileri paylaşmak, yoksa doğru sorularla hiç olmazsa yolu yarılamak için gündemdeki olaylara kısa notlar düşmek istiyorum.
İSTANBUL'DA NELER OLUYOR?
Son üç gündür Milliyet gazetesi ve Tuncay Özkan aracılığıyla İstanbul Valisi ile Emniyet Müdürü arasında yaşandığı ileri sürülen gerginliği tartışıyoruz. Daha önce yazılmış ve müfettiş incelemesine yol açmış bir yazının tekrar ve bu kadar abartılı kullanılması izaha muhtaç. Birbirini tamamlayan üç ayaklı bir senaryo dolaşıyor ortada. Özkan'ın, Tantan'la şahsi hesabı olduğu izlenimi güçlü. Tantan'ın en çok övgü aldığı yolsuzluk ve Hizbullah operasyonlarını bile küçümseyen tavırları ile ön plana çıkan Özkan'ın zamanlaması ve Milliyet'in abartısı ise yeni sorulara yol açıyor.
Olaya, Aydın Doğan'ın, Tantan'la CNN Türk'teki tartışmasının ikinci raundu gözüyle bakanlar, Milliyet'in tavrını açıklayabiliyorlar. Ama aynı gruba ait diğer yayın organlarının suskunluğunu çözmek zor. (Bugün büyük ihtimalle ufak ufak onlar da başlayabilir.) Peki Tantan'a kızıp emniyet müdürünü pataklamak niye? İçişleri Bakanı hakkında, daha somut, net ve doğrudan kendini bağlayacak 'hatalar' bulunamamış demek ki.
Üçüncü senaryo, ANAP kontenjanından bakan olan, ama bir partili gibi davranmayan Tantan'a, Mesut Yılmaz dersini veriyor şeklinde. Herhangi bir bakanla ilgili (mesela Ersümer) takım savunması yapan ANAP, Tantan'ı yalnız bırakıyor.
En zor soru ise zamanlamaya ilişkin: Tantan yeni bir operasyon hazırlığında mıydı? Ya da önümüzdeki hafta gündeme damgasını vuracak önemli bir gelişmenin etkisini hafifletmek için mi harekete geçildi? Bunları zamanla anlayabileceğiz. Ancak çatışmanın daha da sertleşeceğini söylemek mümkün. Taraflar şimdi ellerindeki malzemenin tamamını masaya sürecekler.
ÇAĞLAR NİYE GÖNDERİLİYOR?
Son dönemde batan üç banka, Etibank, Egebank ve İnterbank'ta ismi geçen, kamu bankalarının görev zararları ile ilgili suçlamalara muhatap olan, son 10 yılın kilit siyasi aktörü Cavit Çağlar geliyor. Daha önce Selim Edes'leri, Halil Bezmen'leri yakalamayan, iade etmeyen ABD'nin, Çağlar'a takındığı tavır dikkat çekici. Yolsuzluk ekonomisiyle mücadeleye destek açısından önemli bir adım. Küreselleşen dünyada, zincirin bütün halkalarının sorunsuz işlemesi adına, ülkeler kendi başına bırakılmıyor, hatta birçok şeye zorlanıyor.
Son 10 yılın karakutusu hükmündeki Çağlar'ın, işadamı, siyasetçi ve medya patronu kimliğiyle yolsuzluk ekonomisinin üç sacayağı hakkında söyleyeceği çok şey olmalı.
BAYRAK TÜZÜĞÜ GÖZDEN KAÇTI
Aslında ayrı bir yazı konusu olabilecek diğer notumuz, en önemli ortak paydamız, bayrağımızı kimin selamlayıp, kimin selamlayamayacağına ilişkin tuhaf düzenlemeye ait.
Ekonomik krizin başladığı gün çıkarılması değil takıldığım. MHP'lilerin dün gazetemizde yer alan savunması hepsinden garip geldi bana. Haberde, ''Başörtülülerin bayrak törenlerine katılamayacağı ayrıntısının, Genel Başkan Bahçeli'nin gözünden kaçtığı, diğer bakanların da, bir hikmeti vardır, diye imzaladığı'' belirtiliyordu.
Böyle bir tüzüğe bilerek imza atmalarına ihtimal vermediğimiz için açıklamayı doğru kabul ediyoruz. Ancak bir paragraflık yazıda, bu kadar önemli bir ayrıntının nasıl gözden kaçtığını anlamak zor. ''Liderin imzası varsa akan sular durur.'' mantalitesinin Türk siyasetinin en büyük handikapı olduğu da yeniden örneklendirilmiş oldu.
b.korucu@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
18/
12/
2000...
Siyaset yeniden inşa edilirken...
24/
12/
2000...
Olur böyle vakalar...
25/
12/
2000...
Olur böyle vakalar...
01/
01/
2001...
İnsan peygambere özlem
15/
01/
2001...
Demokrasi düğmesine kim basacak?
22/
01/
2001...
Sirk aynası gibi medya
24/
01/
2001...
Anayasa kapışmasında kim haksız?
19/
03/
2001...
Erzurum yeniden nasıl kurtulur?
02/
04/
2001...
Koltuk sevdası
09/
04/
2001...
Siyasal kriz senaryoları
|