Zaman ailesi
BİTLİS / HAKKARİ: Son bir ay içinde yaklaşık yirmi ilimizde Farklı Zaman'ın farklı okuyucuları ile bir araya gelme şerefine nail oldum. Hakkari'den Kırklareli'ye, Erzincan'dan Antalya'ya, Bingöl'den Malatya'ya Erzurum'dan Elazığ'a ve onlarca İstanbul semtindeki Zaman'ın Adsız Kahramanları'yla yüz yüze halleşme, helalleşme öyle herkese nasip olan bir lütuf değildi.
Ülkemizin her köşe ve kişisinde ayrı bir heyecanla karşılaştım. Kıt kanaat geçinen insanların, krizle boğuşan işadamlarının, nesil yetiştirmede karşılaştıkları amansız engellerle mücadele eden şefkat kahramanlarının, yüzlerce hayalini bir kenara atan daha oyun çağındaki gençlerin gazeteye verdikleri destek ve onu tanıtmak için gösterdikleri gayretten dolayı gurur duydum. Onlardaki bu aşk, fedakârlık, diğergamlık karşısında kendimden utanır oldum.
Bitlis'te dört minare
Sıcaklık, samimiyet ve ruhaniyetin zirvede yaşandığı yerlerden birisini görmek isteyen Bitlis'e gitsin. Suların çağıltılarının çocuk ve kuş seslerine karıştığı bu ilimizin tamamı SİT alanı ilan edilmiş. Yani her tarafı tarih ve maneviyat kokuyor. Türkülere bakarak Beş Minare'yi bulacağınızı zannediyorsanız maalesef yanılacaksınız. Çünkü bu tarihî minarelerden birisi yok, birisinin ise camisi yok. Ancak Eyyub el— Ensari Hz.'nin kardeşi Feyzullah Ensari hazretlerinin türbesinin de bulunduğu bu şehirde nereye bakarsanız samimiyet, fedakârlık ve kahramanlığı hatırlatan eserleri ve insanları bulursunuz.
Makedonya Kralı Büyük İskender'in emri ile, komutanlarından "Bedlis" tarafından yapılan kale, daha sonra bu komutana verilmiştir. Yöreye Müslümanların gelişiyle "Bidlis" olarak telaffuz edilen isim, zamanla Bitlis'e dönüşmüş. Geçmişi MÖ 7. yy'a kadar Asurlulara dayanan Bitlis, Doğu Roma İmparatorluğu, Sasaniler, Eyyubiler, Harzemşahlar, Moğollar ve Araplara ev sahipliği yapmış.
1514 yılında, Çaldıran Savaşı sonucu Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine giren Bitlis, bu idare altında ilim, sanat ve kültür merkezi haline geldi. Şimdi ise aynı faaliyetler yöre insanının üstün fedakârlıklarla kurdukları özel eğitim kurumlarıyla hızlanarak devam ediyor.
Dağların kenti: Hakkari
İki günde bir saat suların aktığı, altı aydır belediye işçilerinin maaşını alamadığı, birinci derecede afet bölgesi olmasına rağmen gerekli yardımın yapılmadığı Zap Suyu kıyısındaki bu ilimizde de hayat devam ediyor.
Girişi ve çıkışı aynı olan tek ilimiz unvanını elinde bulunduran, Hakkari'de Yüksekova'nın sulanması için öngörülen baraj bile iptal edilmiş. Daha önce özel sektöre ait tek dersane olan Çağlayan'ın yaptığı hizmetler, Mehmetçik Dersanesi'nin de açılmasına vesile olmuş. Gazetemiz ise zamanında giden ve bu kriz dönemine rağmen tirajı artan tek gazete.
Efsane insanlar...
Kırklareli'nden Hakkari'ye uzanan yaklaşık yirmi ilde Zaman ailesinin drahşan nasiyeli fertleri ile ne kadar övünsek az.
En zor ekonomik şartlarda bile gazetesini bırakmayan, evine ekmek bulamadığı günlerde bile gazetesini almamazlık etmeyen, esnaf ve ev hanımıyla,
Gazetesinin sayfa sayısı azaldığında bir çocuğunu kaybetmiş gibi gözyaşı döken anneleriyle,
Bakkalı, manavı, berberi ve öğretmenini abone etmek için çabalayan, gece rüyasında bile gazetesinin tirajını gören çocuk yaştaki okuruyla,
En zor iklim şartlarında, köşe başlarına tezgâhını kurarak gazetesini tanıtan talebe tiryakileriyle,
Bir kutsal mektup ulaştırıyorcasına yağmurda çamurda, karda kışta kapı kapı Zaman Mektubu'nu okuyucusuyla buluşturan dağıtıcısıyla,
Köy köy, şehir şehir ülkenin her karış toprağını arşınlayarak okuyucusunun emir ve isteklerini yüz yüze duyarak yerine getirmeye çalışan yazar ve idarecisiyle, abonelerinde fâni olan temsilcisiyle,
Yaşları oldukça genç olmasına rağmen yıllarını bu işle geçirmiş meslektaşlarına haber atlatan muhabiriyle, malzemeyi en rantabl bir şekilde kullanarak savunucusu, koruyucusu olduğu gönüldaşlarına en güzel ve kaliteli bir gazete sunmaya çalışan yazı işleri kadrosuyla,
ülkesi ve neslin geleceği için hayatlarını ortaya koyan efsane insanları ve Mahzun Gönül ile,
Kısacası yediden yetmişe, kadın erkek destanlar yazan fertleriyle bu zamanda böyle bir okur kitlesine böyle bir aileye sahip ikinci bir gazete var mı bilmiyorum.
İşte bütün gazetelerin tiraj kaybettiği, güven yitirdiği, adeta buharlaştığı bir dönemde Zaman Gazetesi'nin okur ve güven kazanmasının arkasında işi destan yazmak olan bu aile vardır. Zamanın görünen çalışanları olarak bu adsız kahramanlar karşısında iki büklüm oluyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
|