GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

26/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



EKONOMİ 


Görev zararına 10 katrilyon

Hazine, kamu bankalarının görev zararlarına mahsup edilmek üzere yılbaşından bu yana 10 katrilyon liralık özel tertip tahvil ihraç etti.

Hazine, dün itibarıyla, 2001 yılı başından itibaren Ziraat Bankası ve Halk Bankası'na görev zararlarına mahsup edilmek üzere ihraç edilen özel tertip tahvillerin tutarının 10 katrilyon liraya ulaştığını bildirdi.

Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, bu tutarın 2,3 katrilyon liralık kısmının repo işlemlerine endeksli senetlerden oluştu. Merkez Bankası'nın portföyünde yer alan 16 ve 23 Mayıs 2001, 20 Haziran 2001, 11 ve 18 Temmuz 2001 ve 8 ve 22 Ağustos 2001 itfa tarihli senetlerden olmak üzere nominal toplam 1 katrilyon 230,8 trilyon lira tutarlık kısım, 12 ve 19 Nisan tarihlerinde erken itfaya tabi tutularak toplam 1 katrilyon 28,4 trilyon lira tutarında net bedelleri Merkez Bankası'na nakden ödendi. Ayrıca, Ziraat Bankası ve Halk Bankası'nın görev zararlarına mahsup edilmek üzere 24 Nisan 2001 valör ve 23 Nisan 2002 itfa tarihli 1 yıl vadeli, 3 ayda bir değişken faiz ödemeli özel tertip tahviller ihraç edildi. Açıklamada, şöyle devam edildi: "Söz konusu tahvillerin kupon ödemeleri Merkez Bankası'nın kupon başlangıç tarihinden kupon ödeme tarihinden bir önceki güne kadar olan dönem içerisinde kamu bankaları ve TMSF kapsamındaki bankalara yapılacak repo işlemlerinde oluşan faiz oranlarının işlem hacmine göre ağırlıklı ortalama endekslidir."




Merkez Bankası Yasası da geçti

Devlet Bakanı Kemal Derviş'in üzerinde durduğu 15 yasadan biri olan Merkez Bankası Yasası, önceki gece Meclis'ten geçti. Türkiye'nin para politikası uygulamasında Merkez Bankası'nı (MB) tek yetkili ve sorumlu kılan yasa, bankanın temel amacını da "fiyat istikrarını sağlamak" olarak ortaya koyuyor.

Meclis'te önceki gün sabaha karşı kabul edilen yeni MB Kanunu'na göre, Banka, hükümetle birlikte para politikasının belirlenmesinde tek yetkili ve sorumlu olacak. Merkez Bankası, hükümetle birlikte para politikası stratejisi çerçevesinde enflasyon hedefini de belirleyecek. Ayrıca Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarına avans veremeyecek ve kredi açmayacak.

Bu arada kanunda açık piyasa işlemlerine konu 91 günlük sürenin, "menkul kıymetin vadesini değil, repo, ters repo ya da TL depo işlemlerinin anlaşma süresini" ifade ettiği bildirildi.

Yetkililer, yasanın 10. maddesinde yer alan hususa, yanlış anlaşılmaları önleme adına açıklık getirdiler. Buna göre MB, TL karşılığında menkul kıymet kesin alım satımı, geri alım vaadi ile satım, geri satım vaadi ile alım işlemleri, menkul kıymetlerin ödünç alınıp verilmesi, TL'nin depo alınması ve verilmesi gibi açık piyasa işlemlerini yapabilecek ve bu işlemlere aracılık edecek. Açık piyasa işlemleri, hiçbir kamu kurum ve kuruluşu ile diğer kurum ve kuruluşlara kredi sağlamak amacıyla yapılmayacak. Yeni yasa, para arzı ve likitidesinin düzenlenmesinde en etkin araç olarak kullanılan açık piyasa işlemlerinin, Türkiye'de de aynı etkinlikle kullanılması amaçlanıyor.




Güneş Taner DGM yolunda

Etibank'ın Cavit Çağlar ve Dinç Bilgin grubuna satışı ile ilgili yeminli murakıpların hazırladığı rapor DGM'ye geldi.

Yeminli murakıpların raporuna göre, 55. hükümetin Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner, ''özel çaba, hile ve desiseye başvurarak'' Etibank'ın satışına onay vermiş. İstanbul DGM Cumhuriyet Savcısı Ercan Cengiz'e gönderilen rapora göre, Meclis'in onay vermesi halinde Taner için yargı yolu açılabilecek. Aynı durum satışa onay veren dönemin Özelleştirme Yüksek Kurulu üyesi olan başbakan ve yardımcısı için de geçerli olabilecek.

Etibank'a el konulmasından sonra gelişen olaylara her geçen gün yenisi ekleniyor. Dinç Bilgin'in cezaevine girmesine neden olan soruşturmada yeni bir sürece gelindi. İnterbank'ı batıran Cavit Çağlar'la borçlu olduğu halde nasıl banka aldı tartışmaları yapılan Dinç Bilgin davasında yeminli murakıpların raporu İstanbul DGM'ye ulaştı.

Yılmaz ve Ecevit de...

Soruşturmayı yürüten DGM Savcısı Ercan Cengiz'e gönderilen raporda, Etibank'ın satışı şöyle anlatılıyor: ''21 Ocak 1998'de Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun onayı ile Dinç Bilgin ve Cavit Çağlar grubuna 155 milyon dolar karşılığında Etibank satıldı. Satış onayı verme yetkisine sahip Özelleştirme Yüksek Kurulu üyeleri 55. hükümetin Başbakanı Yılmaz, yardımcısı Ecevit, Maliye Bakanı Temizel, Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Taner ve Işın Çelebi. Bu isimlerin onay verdiği satışa aynı dönemde, Hazine Müsteşar Yardımcısı Osman Tunaboylu itiraz ediyor. Satışa itiraz eden Tunaboylu görevden uzaklaştırılarak yerine Müsteşar Yener Dinçmen'in imzası alınıyor.''

Yeminli murakıp raporunda, Güneş Taner özel çaba, hile ve desiseye baş vurarak satışa aracı olmakla; Dinçmen ise görevi kötüye kullanmakla suçlanıyor. Taner'in hakkında fezleke hazırlanabilmesi ve bu davadan yargılanabilmesi için Anayasa'nın 100. maddesi gereği Meclis'in çoğunluğunun yargı için izin vermesi gerekiyor. Yeminli murakıp raporunda aynı dönemde Etibank'a 152,5 milyon dolar teklif eden Diler grubunun talebinin reddi de hatırlatılıyor. (Bülent Ceyhan / İSTANBUL (Zaman)




Derviş sefere çıktı

Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, ABD'nin başkenti Washington'da bugün başlayacak IMF Yarı Yıl toplantılarına katılmak üzere Türkiye'den ayrıldı.

Derviş, Esenboğa Hava Limanı apronunda bekleyen uçağa, Havaş'a ait bir otobüsle geldi. Bakan Derviş'i Zürih'e götüren uçak, saat 08.10'da hava limanından hareket etti.




Banka ve finanszedeler dernek kurdu

Banka ve finans kurumu mağdurları Kayseri'de dernek kurarak, ortak hareket etmek için ilk adımı attılar.

Bankalar ve Finans Kurumları Mağdurları Yardımlaşma Derneği Başkanı Seyfi Doğan, banka ve finans kurumu mağdurları için ilk kez Kayseri'de dernek kurduklarını bildirdi. Derneklerine kısa sürede büyük ilgi geldiğini belirten Doğan, şu anda üye sayılarının bini geçtiğini kaydetti.

Kayseri'de başlattıkları çalışmayı yurt geneline yayacaklarını da ifade eden Doğan, "Şu anda Konya'da derneğin şubesini kurmak için çalışma yapıyoruz. İlk şubeyi gelecek ay Konya'da açacağız." dedi. Doğan, derneğe üyelik için aldıkları 10 milyon lira aidat ile çok sayıda avukat tutacaklarını, mağdurlara ilgili kurumlardan gelecek her tür bilgiyi aktararak, üyelerini yönlendireceklerini de kaydetti.




İhaleye övgü

Uluslararası danışmanlık kuruluşu Schroder Salomon Smith Barney (SSSB), Hazine'nin önceki gün gerçekleştirdiği ihalelerin başarılı olduğunu bildirdi.

SSSB tarafından yapılan değerlendirmede, Hazine ihalelerine yoğun talep olduğu ve faizlerin de gerilediği kaydedildi. Faiz oranlarının düşmesinin, piyasaları da olumlu etkilediği ifade edildi.

Hazine Müsteşarlığı, önceki gün düzenlediği 3 ay vadeli (91 gün) bono ihalesinde bileşik yüzde 110,83, 6 ay vadeli (168 gün) bono ihalesinde ise yüzde 107,80 faiz ile borçlanmıştı. Üç aylık bono ihalesinde nominal 253 trilyon liralık satış yapılırken, ihaledeki net satış 210 trilyon lira olmuştu. Altı ay vadeli bono ihalesinde ise nominal 1 katrilyon 4.3 trilyon liralık satış gerçekleşirken, ihalede net 716,5 trilyon liralık satış yapılmıştı.




İSO’dan ‘dur’ çağrısı

İSO Başkanı Hüsamettin Kavi, "Fabrikalar kapanıyor, insanlar işini kaybediyor, Türkiye bu gidişe 'dur' demeli." uyarısında bulunarak, sanayicileri güçlerini birleştirip, yurtta yatırıma çağırdı.

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Hüsamettin Kavi, Türkiye'nin borçlanma yapısını eleştirerek, "Borçla borç ödenmez." dedi. Kavi, bu yapının sürdürülmesinin mümkün olmadığını belirterek, borcun ancak yeni yatırımların belirli bir süre ile finansmanında alınabileceğini söyledi. Özelleştirme gelirlerinin yanlış yerlerde kullanıldığını iddia eden Hüsamettin Kavi, "İş-Tim ihalesi bedeli, 2,5 milyar dolar ve diğer özelleştirme gelirleri cari harcamalarda kullanılıyor. Bu olamaz. Özelleştirme, yap işlet ve lisans bedelleri olsa olsa borç ana para ödemelerinde kullanılmalı." şeklinde konuştu.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi, aylık toplantısında yeni ekonomi programını değerlendirdi. Meclis toplantısında konuşan İSO Başkanı Hüsamettin Kavi, ekonomik kriz sonrasında fabrikaların küçüldüğüne, işsizliğin arttığına, kapasitelerin yüzde 30'lar seviyesine indiğine işaret etti. Kavi, sanal mutluluk döneminin bittiğini belirterek, çözümü kendilerinin bulacağını söyledi. Hüsamettin Kavi, ekonomi programının takipçisi olacaklarını belirterek, "Ankara'nın alacağı kararlar sürecini takip edip, denetleyeceğiz. Ankara'dan icraatlarının şeffaf olmasını isteyeceğiz. İcraatların bir web sitesinde gerçekçi olarak yayınlanmasını isteyeceğiz." dedi. Krizin çıkış yolunun ihracat ve üretimin desteklenmesinden geçtiğini belirten Kavi, gelecek olan paranın finans sisteminin rehabilitasyonu sırasında yurtdışına tekrar çıkacağını söyledi. Mayıs-haziran aylarında sanayinin çarklarının dönmesi gerektiğini vurgulayan Kavi, çözüm yolları konusunda şunları söyledi: "Çözüm, üretim ve ihracattır. Unuttuğumuz pazarlara açılmalıyız. Komşu ülkeler, Uzakdoğu, ABD, Kafkaslar var. Odalar, TİM, ihracatçı birlikleri akıl ve güçlerini birleştirmeliyiz. Bakanlık, Dış Ticaret Müsteşarlığı, gümrükler yanımızda olursa bize güç verecektir. Kemal Derviş, 'Devletten para beklemeyin.' diyor. Tamamen haklı. Biz para istemiyoruz. Bize vergi, SSK yüklerini, enerji fiyatlarını rakiplerimizin seviyesine çekiniz. Onların kredi imkanını bize de sağlayınız. Bizi haksız rekabetle karşı karşıya bırakmayınız. Tek talebimiz budur. Biz para istemiyoruz. İşlerimizin kolaylaştırılmasını istiyoruz."

Haksız rekabetin şirketleri zoraki tercihlere ittiğini vurgulayan Kavi, "Haksız rekabet bizleri yurtdışına yatırıma zorluyor. Gelin yatırımlarımızı yurtta yapalım. Bizi dışarıya iten yanlışlara, yüklere karşı hep beraber mücadele edelim." şeklinde konuştu.

Kavi, kriz içindeki şirketlerin, yurtiçi ve yurtdışı ortaklıkları gündeme alması gerektiğini söyledi.

(İdriz Çokal / Ekonomi Servisi)




Eski Derviş’ten yenisine banka yükü uyarısı

27 Mayıs askeri darbesinin ardından görev yaptığı IMF'den çağrılarak ekonominin başına getirilen Maliye eski bakanlarından Prof. Dr. Kemal Kurdaş, "Kamu ya da özel, artık bankaların yükü halkın sırtından kalkmalıdır." dedi.

Merter Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) tarafından önceki akşam Güneş Otel'de düzenlenen 'Ekonomik kriz ve çıkış yolları' konulu toplantıda konuşan Kurdaş, yaşanan tüm krizlerden finans ve bankacılık kesiminin büyük kazançlar elde ettiğini belirterek, Kemal Derviş'in ekonomik programının başarısında bankaların büyük rol oynayacağını söyledi. Devalüasyon öncesi 4 bankanın Merkez Bankası'ndan büyük miktarda döviz alarak bir gecede yüzde 40 kazandığını hatırlatan Prof. Dr. Kurdaş, bankacılık sektörünün yeniden ve şeffaf bir şekilde yapılandırılmasının şart olduğunu kaydetti.

IMF ve Dünya Bankası tarafından büyük destek gören eski programın tam anlamıyla bir iflas programı olduğunu savunan Kemal Kurdaş, "Allah'tan kriz patladı da program başarısız oldu, aksi takdirde 2001'de kesin iflas bayrağını çekerdik." dedi. Kemal Derviş'in önündeki en büyük sorunlardan birisinin kur oranı olduğunu vurgulayan Kurdaş, "Ben maliye bakanı olduğumda bir üst sınır belirlemiştim ve bütün piyasaya artık bundan işlem yapılacak demiştim. Derviş de bence doları üst sınır olan 1 milyon 250 lira olarak belirlemeli, ihracatçı ihracatını, ithalatçı da ithalatını bilsin artık." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin 1990 yılından itibaren ekonomik anlamda iflasa doğru gitmeye başladığnı anlatan Prof. Kurdaş, bu dönemde uygulanan yüksek iç borçlanma planlarının, yüksek faiz ve üretmeden zengin olan bir kesim oluşturduğunu anlattı. Bu dönemde Türk bankacılık sektörünün yurtdışından ucuz kredi temin ederek, devlete borç olarak vermesinin sanayiciye yüzde 100'lere varan kredi faizi olarak geri döndüğünün altını çizen Kurdaş, bunun da sanayi ve ihracatı bitirme noktasına getirdiğini ifade etti. Kemal Kurdaş, şu an iç piyasada yaşanan güvensizlik ortamı yüzünden Türkiye'den yurtdışına çıkan para miktarının 100 milyar doların üzerinde olduğunu da savundu.

(Ufuk Şanlı / İstanbul CHA)




IMF: Dünya ekonomisi kritik

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Başkanı Horst Köhler, Amerikan ekonomisindeki yavaşlamanın, global ekonominin içine girdiği kritik safhaya işaret eden önemli bir gelişme olduğunu bildirdi. Köhler, IMF ve Dünya Bankası'nın ilkbahar toplantıları öncesinde, Washington'da küçük bir grup gazeteciye yaptığı açıklamada, gelişmekte olan ülkeler ve büyük endüstriyel ülkelerde, büyüme odaklı politikaların izleneceğini kaydetti.

Global ekonominin, doğru politikalar sayesinde, bu yılın ilerleyen döneminde iyileşeceğine inandığını belirten Köhler, "İlkbahar toplantılarında ve sonrasında amaç, global ekonomiyi yoluna koymak." derken, uygun bir büyüme stratejisi olmadan, Türkiye, Arjantin, Endonezya gibi ülkelerin, içinde bulundukları güçlükleri aşmasının çok daha zor olacağına işaret etti.

Ancak Köhler, olumsuz düşünmemenin çok önemli olduğunu belirterek, ABD'de ekonomik büyümenin yavaşlamasına karşılık, özellikle ev ve otomobile yönelik tüketici harcamalarının halen makul düzeyde olduğunu vurguladı.

Avrupa'ya eleştiri

Köhler, henüz ekonomisi gerilemeye girmemiş olan Avrupa Birliği'nde, Merkez Bankası'nın faiz oranlarını halen düşürmemesine ilişkin politikasını ise eleştirdi ve Avrupa'da faiz oranlarının düşürülmesi için yetkililerle temasta olduklarını belirtti. Köhler, Amerikan Merkez Bankası'nın kararlı tutumunu sürdürmesi ve Avrupa'da faiz oranlarının düşürülmesinin, ekonomiyi yoluna koyabileceğini kaydetti.




Tavukçuluk olimpiyatı Türkiye’de

Türkiye, 2008 olimpiyatlarının İstanbul'da yapılması için seferber olurken, diğer yandan 2004'te yine İstanbul'da gerçekleştirilecek bir başka olimpiyatın hazırlıkları sessiz sedasız devam ediyor. Türkiye, 2004'te 22.'si düzenlenecek Tavukçuluk Olimpiyatları'na ev sahipliği yapacak.

8-13 Haziran 2004 tarihlerinde İstanbul'da yapılacak Dünya Tavukçuluk Olimpiyatları'na ilk adım olarak 9-12 Eylül 2001'de Aydın-Kuşadası'nda Et ve Yumurta Sempozyumu düzenleniyor. Türkiye Bilimsel Tavukçuluk Derneği Başkanı Rüveyda Akbay, olimpiyatlara ev sahipliği yapma hakkını 8 yıllık zorlu bir süreçten sonra elde ettiklerini belirterek, "Kanada'daki olimpiyatlara katılan 3 bin 700 delege 2004'teki olimpiyatlar için Türkiye'ye davet edildi." diye konuştu.

(Turhan Bozkurt / İstanbul CHA)




New York'ta yokuz

ÖİB Başkanı Bayar, Türk şirketlerinin yurtdışı borsalara açılması gerektiğini belirterek "Yurtdışında ne kadar çok şirketimiz olursa o kadar değerimiz artar." dedi.

Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar, Türkiye'nin ve Türk şirketlerinin hızla yabancı borsalara açılması gerektiğini söyleyerek, "Küreselleşme ile ilgili Türkiye'nin New York Borsası'nda sadece bir Türk şirketi var. Eğer New York Borsası'nda 25 tane Türk şirketi olsaydı; dünya, Türkiye'nin son yaşadığı ekonomik krizi göz ardı edemezdi." dedi. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD)'nin Çırağan Sarayı'nda düzenlenen ödül törenine katılan ve gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bayar, "Uluslararası entegrasyon böyle olur." diyerek, "Eğer Türkiye ne kadar dünyanın parçası olursa, böyle krizlerde de dünya Türkiye'yi kendisinin parçası hissedecektir. Uluslararası normları ne kadar sürdürebilirse, Türkiye, ne kadar kendini onlara adapte edebilirse bu işlerde başarılı olur." dedi.

Dünyanın parçası olmalıyız

Türkiye'nin dünyanın bir parçası olmak zorunda olduğuna dikkat çeken Uğur Bayar, "Türkiye dünyanın bir parçası olma yolunda hızla ilerlemektedir. Son dönemde çıkarılan kanunlar bunun göstergesidir. Ben de son derece ümitliyim. Türkiye dünya resmi içerisinde dışlanmayacak bir ülkedir. Ama bu var diye insanlar bize gelsin diyerek beklenemez. Ev ödevinizi yaptığınız sürece dışlanmayız ve ödevlerini yaptığı müddetçe de Türkiye'de işler iyi olacaktır." görüşlerine yer verdi.

Bayar, özelleştirmede yaşanan sorunlarla ilgili de "Özelleştirmenin arkasında siyasi destek var. Ama bu destek de yeterli olmuyor, istikrar da lazım. Bugün en ufak projenin özelleştirme süreci 6 ay sürüyor. Bu ortam devam ederse özelleştirme sürer. Türkiye bu işe, parasal boyuttan değil, piyasa mekanizmaları önündeki engellerin kaldırılması olarak bakmak zorundadır. Bunları yaparsak hak ettiğimiz yeri alırız. Bunu isteyenler olur olmaz; ama piyasa dinamikleri bunu sağlayacaktır." şeklinde konuştu.

(İsmail Altunsoy / Ekonomi Servisi)




Yılın projelerine ödül

TÜGİAD'ın yılın proje ödüllerini Enka—İntergen en büyük enerji yatırımı ile; Ford—Otosan ihracata yönelik en büyük proje olmasıyla; İş—Tim cumhuriyet tarihinin en büyük özelleştirme ihalesi ile; Petrol Ofisi blok satış yöntemi ile en büyük özelleştirme ile; Tepe—Akfen—TAV, YİD ile en kısa sürede gerçekleştirilen havaalanı projesi ile ve Turkcell, yurtdışında en büyük halka arzı nedeni ile ödüle layık görüldü.

TÜGİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, bu projelerin Türkiye'nin geleceği adına ümit vaat ettiğini söyledi.




Domates 1 $'a koşuyor

Antalya yöresinde, domates fiyatları tırmanışa geçti. Geçen hafta kilosu 700 bin liradan satılan domates, bu hafta 900 bin liraya yükseldi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, domatesin fiyatı geçen haftaya göre 200 bin lira artarak, 900 bin liraya çıktı.

Geçen hafta birinci kalite domates 700 bin liradan satılırken, ikinci kalite domates 400 bin, çıkma domates ise 150 bin liradan alıcı bulmuştu. Fiyat artışlarına domateste birinci ekim döneminin sona ermesi, ikinci dönem üretimin daha piyasalara ulaşmaması ve ihracatın sürekli artması domates fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor.

Öte yandan, domates fiyatlarının yükselmesine karşılık, geçen yıl enflasyonun sebebi olarak gösterilen sivribiber fiyatları düşmeye başladı. Geçen hafta, birinci kalite sera ürünü sivribiber 500 bin liradan satılırken, bu hafta ise 350 bin liradan piyasaya sürüldü. Salatalık fiyatları da düşme eğilimini sürdürüyor. Geçen hafta 220 bin liradan işlem gören salatalık, bu hafta 130 bin liradan satıldı. Kuru ve yeşil soğan fiyatları ise arttı.




Belçika'ya Türk mağazası

Belçika'daki Türk toplumunun büyük çoğunluğunun yaşadığı Gent şehrinin en büyük bayan giyim mağazası Mustafa Çalık ve Yunus Özbuğday isimli iki Türk girişimcisi tarafından açıldı.

Gent'in büyük caddelerinden Dendermonde Esteenweg'de açılan mağazanın 500 metrekarelik bir alana kurulduğu, mağazada A'dan Z'ye tüm bayan ve çocuk tekstil ürünlerinin müşterilerin hizmetine sunulduğu bildirildi. Fransa, Belçika ve Türk mallarının satışa sunulduğu mağaza ile ilgili görüştüğümüz girişimciler Mustafa Çalık ve Yunus Özbuğday, hedeflerinin her kesimden insana hitap ederek örnek bir işyeri oluşturmak ve gelecekte oluşturulacak mağazalar zincirinin ilk halkasını teşekkül ettirmek olduğunu ifade ettiler. Mağazaya, Saffet, Yunus ve Mustafa isimlerinin baş harflerinden oluşan "SYMTEX" adı verildi.

(Metin Keskin / Gent CHA)




Sigortada action dönemi

Asist Line tarafından projelendirilen sağlık, ferdi kaza sigortasının yanında tıbbi yardım, yol yardımı ve ev yardımı gibi çeşitli yardım hizmetlerini içeren 'action card' düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıtıldı.

Asist Line Yönetim Kurulu Başkanı Metin Öztürk, sigorta ve asistance hizmetlerini bu uygulamayla halka yaymayı amaçladıklarını anlatarak, 3 yılda 1 milyon action card kullanıcısına ulaşmayı amaçladıklarını söyledi. Türkiye'de sağlık hizmetlerinden faydalanmanın maliyetinin her geçen gün arttığını anlatan Öztürk, "Bugün 2—3 bin dolar tutan ameliyatların parasını ödeyebilmek için insanların evlerini veya arabalarını satmak zorunda kalıyorlar, biz action card ile insanlara peşin 150 dolar veya ara ödemelerle 175 dolara üstelik Türkiye'nin her yerinde yararlanabilecekleri bir hizmet sunmayı amaçlıyoruz." dedi.

(Ufuk Şanlı / İstanbul CHA)




İhracatçılara faktoring desteği

Yapı Kredi Faktoring, ihracatçılara desteğini sürdürüyor. Yapı Kredi Faktoring Genel Müdürü Rengin Ekmekçioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin ihracat hacminin artırılması hedefleri paralelinde, ihracatı finanse edecek uygun maliyetli finansmanı ihracatçıların hizmetine sunduklarını belirtti.

Uluslararası akreditifli satışların giderek azaldığına işaret eden Ekmekçioğlu, faktoringin sunduğu avantajlar ile verdikleri hizmetleri, "Faktoring ihracatçılarımızın yeni pazarlarda müşteri bulma faaliyetlerinde potansiyel müşterilerini araştırıp ihracat alacaklarını sigortalayarak ihracatçılarımıza rekabet üstünlüğü sağlayan mal mukabili satma olanağı sağlar. Ayrıca, ihracat alacaklarının tahsilatını üstlenir, sigortaladığı alacaklar karşılığı çok uygun maliyetlerde finansman sağlar." şeklinde açıkladı.




Arçelik'te kriz konuşmak yasak

Arçelik Eskişehir Buzdolabı İşletmesi Ürün Direktörü Oğuzhan Öztürk, Arçelik Eskişehir Buzdolabı İşletmesi'nin yaşanan ekonomik krizden etkilenmediğini söyledi.

Ekonomik krizi değerlendiren Öztürk, hazır projeleri ve yaptıkları tasarruflar nedeniyle ekonomik krizden etkilenmediklerini kaydetti. Öztürk, fabrikada kriz konuşmayı yasakladıklarını, onun yerine daha çok ihracata yönelik buzdolabı ürettiklerini belirtti. Ekonomik krizi aşmanın önemli faktörlerinden birinin de tasarruf olduğunu ifade eden Öztürk, işletmede mümkün olduğu kadar tasarrufa yöneldiklerini, ancak hiç işçi çıkartmadıklarını ve doların yükselmesinden kaynaklanan maliyet artışını da tüketiciye yansıtmadıklarını bildirdi.




EBSO Mısır'a gidiyor

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), bölge sanayicilerine yeni pazarlar açmak amacıyla Mısır'ın başkenti Kahire'ye 4 günlük iş gezisi düzenledi.

27–30 Nisan 2001 tarihlerini kapsayan Mısır gezisinde, Ege Bölgesi'ne yabancı yatırımcı çekme ve bu ülkeye daha fazla ihracat yapma imkanları araştırılacak. Geziye EBSO meclis üyesi yaklaşık 70 sanayici katılacak.




İran karpuzu çıktı

İran'dan ithal edilen karpuzlar manav reyonlarında vitrinleri süslemeye başladı.

Türkiye'de üretilen sera karpuzundan önce İran'dan ithal edilen karpuz, kilosu 2 milyon 450 bin liradan satışa sunuldu. Yaklaşan yaz öncesi karpuzu tatmak isteyenlerin bir adet karpuz alabilmek için 7-8 milyon lirayı gözden çıkarmaları gerekiyor.




Borsa Şirketlerinden...

Turkcell...

TURKCELL'in, mobil telefon sistemi işletme hakkı lisans bedeli tutarına ait KDV'yi ödememesi nedeniyle uygulanan gecikme faizinin hesaplanmasının yasalara uygun olmadığına ilişkin açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 5. Vergi Mahkemesi, Turkcell'e ağır kusur cezalı Katma Değer Vergisi tarhiyatında uygulanacak gecikme faizinin, KDV'nin indirilme işleminin tamamlandığı Aralık 1998 tarihine kadar işletilmesine ve bu şekilde hesaplanmak üzere tasdikine karar verdi.

Goldaş Kuyumculuk...

GOLDAŞ KUYUMCULUK, yılın ilk çeyreğinde 6,3 trilyon lira net kâr sağladı. Şirketin kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 425 arttı.

UKİ...

UKİ Uluslararası Konfeksiyon İmalat ve Ticaret AŞ'de izne çıkarılan personel sayısı 959'a ulaştı.

Kerevitaş...

KEREVİTAŞ GIDA hisselerinin işlem sıraları kapalı kalmaya devam edecek. Borsa Yönetim Kurulu, şirketin bilançosu Borsa'ya gönderilinceye kadar, işlem sırasının kapalılık halinin devamına karar verdi.

Yapı Kredi Koray...

YAPI KREDİ KORAY Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı tarafından gerçekleştirilen "İstanbul İstanbul" projesinin 1. etabındaki konutlar, öngörülen zamanda sahiplerine teslim edilmeye başladı.

Alkim Kimya...

ALKİM KİMYA, geçen yılın ilk üç ayında 461 milyar lira olan net kârını 1,8 trilyon liraya yükseltti.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.