Taslak ödül yönetmenliği
Türk sporunun uluslararası alanda diğer başarılı ülkelerle baş etmesi için zamanında düşünülen ödül yönetmenliği uygulaması bugüne çeşitli değişikliklerle süregeldi.
Bir zaman geldi ki bir sporcu aynı yıl Avrupa ve Dünya şampiyonu omluş ise ya Avrupa'dan, ya da dünyadan ödül alacaksın dendi. Yani sporcu ödül yerine cezalandırıldı. Çok keskin tırpanlarla yönetmenlik tavus kuşuna dönderildi. Avrupa'da ilk uygulamalarda konut var iken sonradan araba, daha sonra da altın ödülüne dönüldü. Yani ödül yönetmenliği hipertansiyon haline dönüştürüldü. Peki madem olimpiyat düzenlemeye talibiz madem başarılı olmak istiyoruz o zaman neden başarıyı engelleyen bu sistemi yerden yere vurduk. Anlayana helal olsun. Şimdi şu günlerde genel müdürlük bir ödül yönetmenliği çıkarma peşinde. Bir göz atalım hep beraber. Yönetmenlik taslağında futbol bölümünde; Şampiyonlar Ligi'nda birinci olan ekibe 55.000 (ellibeş bin), UEFA Kupası'nda birinci olana (45.000), Süper Kupa birincisine (65.000) Cumhuriyet Altını verilmesi düşünülmekte. Evet bunlar yönetmenlikte yer almakta. Türk spor tarihinin yükünü çeken Türk gibi kuvvetli sözünü dünylaya tanıtan en çok madalya kazandığımız güreşe verilene bakalım. Ne verilmesi; verilen tek şey ‘Eline sağlık kardeşim' kelimesi. Bu yönetmenlik hangi mantık, hangi anlayışla hazırlandı anlayana helal olsun. Türk güreş tarihi boyunca 1951-54- 57-66- 94 beş kez Dünlya Şampiyonu olmuş ve yüzlerce uluslararası madalya sahibi güreş sporuna takım halinde şampiyonluğa ödül yok. Bu uygulama hayata geçerse umarım geçmez, anayasamızın eşitlik ilkesine tamamen ters düşeceği kanaatindeyim. Bir günlük antrenman dizaynına baktığımızda, bir günde ağırlık çalışan bir güreşçinin kaldırdığı ağırlık 40-50 ton. Bunun kalori olarak karşılığı ise tahminen 6000-6500 kalori. Bu kadar ağır bir spor olan güreşe yapılan bu haksızlık umarım yöneticilerimizin tepkisi ile düzeltilir ümindindeyim. Eğer taslak halindeki yönetmenlik yürürlüğe girer ise Olimpiyat ve Dünya şampiyonalarında çok başarılı olan spor branşlarından (Güreş, Halter, Judo, Taekwando, Boks) gibi branşların bana göre yargı yoluna gitmeleri kaçınılmaz gibi görünmekte.
Ülkemizin bulunduğu ekonomik şartlar meydanda. Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar sözünü sporun geleceği ile ilgili karar verne yöneticilerimize hatırlatmak isterim. Önceki yıllarda ferdi ödüllerin çok ön planda tutulması nedeni ile ferdi ödüller takım ruhunu zedeledi. Evet özel ödüller verilmeli layıkı ile tabii ki, fakat takım ruhunu canlandırmak için mutlaka takım olarak şampiyonluklara daha fazla ödül verlimelidir. Çünkü o zaman her sporcu takıma puan getirme ve ödülden hak kazanma ile bir ekip ruhu oluşacaktır. Umarım bu uyarılarımızı yöneticiler dikkate alırlar ve taslak halindeki yönetmenliği sporumuzun gerçeklerine uygun bir şekilde hazırlarlar.
a.tarhan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
02/
03/
2001...
Millilik belgesine engel...
05/
03/
2001...
Yaşar Doğu'nun ardından
07/
03/
2001...
Serbeste yeni oluşum
10/
03/
2001...
Bu sefer olsun
16/
03/
2001...
İsmail başkana vefasızlık...
23/
03/
2001...
İnanmam mümkün değil
08/
04/
2001...
Güreşten haberler
15/
04/
2001...
Krizden sporun nasibi
22/
04/
2001...
Umudumuz Ali ve Ahmet
23/
04/
2001...
Şansal ile şans
|