Kahraman ne işe yarar?
Almanlarla Rusların savaşını anlatan Kapıdaki Düşman, bu hafta gösterime girdi.
Bir kahraman asla kendi başına kahraman değildir." Ne demek bu şimdi? Biz yığınlar, kahramanın şahsında kendi hırslarımızı, ümitlerimizi, beklentilerimizi, çıkarlarımızı vs. görürüz. Bir anlamda, 'kahraman', beklentilerimizin toplamından başkası değildir. 'Öteki' ile 'kahraman' arasında, kendimce birçok berzerlikler bulurumaz.
Tek bariz fark vardır ki, kahraman toplumun iştihasını kabartırken (yemekle ilgili bir şey); öteki, daha çok boşaltım mekanizmasının (barsak fonksiyonu) bir ürünüdür. Bu iki(z) kardeşin birbirine dönüşü(mü) de anlıktır. Bu bağlamda, Jean Jacques Annaud'un bu hafta gösterime giren filmi 'Kapıdaki Düşman/Enemy at the Gates) adlı filmini seyrettikten sonra, aklıma gelen ilk soru şuydu: "Bir kahraman ne işe yarar?" Hiç düşündünüz mü?
Kahr/aman'ım benim!
Yıl 1942. Almanlar, Stalingrad kapılarına dayanmış. Kent, büyük bir direnişte. Vagon dolusu insan, cepheye gönderiliyor. Yüzlerindeki donuk ifade, kapılar açılınca gördükleri manzara ile dehşete bürünüyor. Rusya'nın büyük direnişine sahne olan kentte, 'Taş üstünde taş kalmamış.' İki kişiye bir silah düşüyor. Savaşın hayatta kalanların değil de ölenlerin sayısıyla kazanıldığı bir dönem. Cephede ileri saflara atılanları Alman askerleri gelişmiş silahlarıyla püskürtürken; geri dönenleri de Rus askerleri öldürüyor. Tam bir vahşet anı! Böylesi bir anın sonrasında, çamur deryasının içinden çıkıyor, Vasily Zaitsev. Öldürdüğü Alman rütbelileri sayesinde, bir kahramana dönüşüyor. Korkusuz, attığını vuran, bütün Rusya'nın umudu?! Ve Rusya Stalingrad'da savaşı kazanırken; Zaitsev'in çöküşüne tanık oluyoruz. Belki de çözülüşüne!
İki farklı tip
Kapıdaki Düşman, iki farklı kahraman tipiyle tanıştırıyor seyirciyi. Korkuları, aşkı ve saflığı temsil eden Zaitsev'in (Jude Low) karşısında; profesyonel, işini duygularını karıştırmadan yapan, bir intikamın izinde savaşa katılan, Almanların keskin nişancısı Koenig'i (Ed Harris) görüyoruz. Ve bu ikisinin savaşı, ülkelerinin kaderini de ilgilendiriyor/ belirliyor. Ve son(un)da, ikisi de ölümün farklı yüzlerini de olsa, yaşıyorlar! Fakat, 'işlevsel'liğini kaybeden Zaitsev'in sonu daha trajik. Çünkü, ölüm (kesinliğinden ötürü) trajik değildir.
Ezcümle, toplumların zor anlarında, elbette kahramanlara ihtiyaçları vardır. Sağlıklı toplumların içinde barına(bile)n kahraman(...lar), zor anlarda bu potansiyelini feda ederler. Aksi durumda ne mi olur? Bu potansiyeli kendi içerisinde barındıramayan, dünyayı onların başına dar eden toplumlar, zor anlarında kahraman ithaline girişirler.
Savaşın acımasızlığı
Kapıdaki Düşman, ilk modelin esinini taşıyan geçtiğimiz yüzyılda, beyaz perdeye aktardığı iki farklı kahraman tipinin (ve dolayısıyla iki milletin) mücadelesini beyaz perdeye taşırken, savaş ortamının acımasızlığını da olanca gerçekçi sahneleri ile hissettiriyor. Filmin, özellikle Rusların kendi askerlerini öldürmesini içeren sahneleriyle eleştirildiğini de hatırlatmakta fayda var.
TYB'de ödül töreni
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından daha önce açıklanan "2000 yılının yılın yazar, fikir adamı ve sanatçıları" ödüllerini bugün birliğin İstanbul Kültür Merkezi'nde (Kızlarağası Medresesi'nde) alacaklar.
Saat 10.00'da başlayacak programda açılış ve protokol konuşmalarının ardından Gülay'ın "Damlalar" isimli konser gerçekleşecek. Konserden sonra yılın yazar, fikir adamı ve sanatçılarına ödülleri TYB yöneticileri ve konuklar tarafından verilecek. Ödül törenine sanat, iş ve kültür dünyasından tanınmış isimler davet edildi.
Bu yıl farklı dallarda kendilerine ödül verilecek olan yılın yazar, fikir adamı ve sanatçıları şöyle: F. Karabıyık Barbarosoğlu, V. Bahadır Bayrıl, Elif Şafak, Berat Demirci, Mehmet Genç, Ahmet Ucar, Ş. Teoman Duralı, Mustafa Kutlu, İnci Enginün, F. Rezan Hürmen, D. Haluk Dursun, M. Önal Mengüşoğlu, Tansel Güney, Ziya Bakırcıoğlu, Üzeyir Gündüz, İ. Lütfü Seymen, Tamer Korkmaz, Ahmet Altan, Semra Sander, Gülay Sezer, Ayşe Böhürler, Nevval Sevindi, Serdar Akar, Göksel Baktagir, Ahmet Genç, İlhan Akıncı, Fethullah Gülen, Aşık Yaşar Reyhâni ve Atıf Kahraman.
TYB İstanbul Kültür Merkezi'nin adresi; Sultanahmet Divanyolu, Hoca Rüstem Sokak, Numara 6. Tel: 0212.517 82 64
Şölen sona erdi
Yo-Yo Ma'nın İş Sanat'taki viyolonsel şöleni sona erdi. İş Kuleleri'nde gerçekleşen konserlerde sanatçı, "Petunya" adlı viyolonseli ile dünyanın farklı bölgelerinin tınılarını müzik çatısı altında buluşturtu.
Yine İpek Yolu Projesi için hazırladığı ilk albümündeki eserleri yorumladı. Sanatçı perşembe günü ise Eğitim Gönülleri Vakfı'nın Kavacık Öğrenim Birimi'nde de minik kemancılarla buluşarak, onlarla sohbet etti.
Tek Gerçek
İlk oyunları Tek Gerçek ile sahnelerimize katılan yeni ve genç bir topluluk Gölge oyuncular. Topluluk aynı zamanda oyunun yönetmeni Ulvi Alacakaptan'ın kurucusu ve ilk genel sanat yönetmeni olduğu GSM Gösteri Sanatları Merkezi'nin mezunları tarafından kuruldu.
Tek Gerçek'in yazarı Yaşar Ayvacı, "Bu oyunda anlatılanlar tamamen hayal ürünüdür; ama gerçek hayatta olmayacağını kim iddia edebilir?" diyor.
Yaşamın gerçeği ve sanatın gerçeğinin böylesine iç içe geçtiği günümüz ve ülkemizde Tek Gerçek, zamanlama ve içerik açısından güncel bir önem taşıyor. Sevgi, sadakat, saygı, dayanışma kısaca hayat ve ölüm üzerine bir oyun Gölge oyuncular'ın Tek Gerçek'i. Oyun, bugün saat 20.00 ve yarın saat 15.00'te Beyoğlu Muammer Karaca Tiyatrosu'nda sergilenecek.
|