GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

28/04/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Fikret ERTAN

Devran

Rus-Rum bağlantısı

Rus Devlet İstatistik Komitesi (Goskomstat) Başkanı Vladimir Sokolin, geçen yıl Rus ekonomisinin 1999–2000 yılı performansını anlatırken ülkesine gelen yabancı yatırımlar konusunda şu ilginç değerlendirmeyi yapmıştı:

' Burada durum çok ilginç doğrusu. 1999 yılının yabancı yatırımlarına baktığımızda, Rus enerji, yakıt, demir ve demir dışı metalürji ve tarım sektörlerinde en çok yatırım yapan ülkenin Kıbrıs olduğunu görüyoruz... Rusya'ya Kıbrıs'tan gelen bu paranın Kıbrıs vatandaşlarının parası olmadığı belli. Bu para yurtdışına kaçan Rus sermayesinin Rusya'ya geri dönmesi elbette. Bu da büyümenin ana saiki bana göre...'

Sokolin'in o zaman işaret ettiği Kıbrıs elbette Kıbrıs Rum Kesimi. Bu kesimin son 10 yıldır Rusya'dan kaçan sermayeye ev sahipliği yaptığı iyi bilinen bir milletlerarası gerçek. Üstelik bu gerçek pek çok ülkeyi de rahatsız ediyor; zira buraya gelen paranın mahiyeti ve buradan nerelere, nasıl yöneldiği iyi bilinmiyor ve bu yüzden başta Amerika olmak üzere önemli ülkeler Rum Kesimi'ne kaçan Rus sermayesi konusunda yıllardır araştırma, inceleme yapıyorlar, bu parayı takip etmeye çalışıyorlar.

Kıbrıs Rum Kesimi, Rusya'dan kendine gelen parayı inkâr etmiyor, edemiyor; ama gelen ya da kaçan paranın miktarını küçük ve önemsiz göstermeye çalışıyor bu arada.

Nitekim hatırladığım kadarıyla ünlü İngiliz ekonomi–haber dergisi The Economist'in sadece 1995 yılında Rum Kesimi'ne 20 milyar dolar civarında Rus sermayesi geldiği şeklindeki haberine Rum Kesimi'nin Merkez Bankası Başkanı Afxentiou bir mektupla itiraz etmiş ve şöyle demişti:

'Rusya'yı ele aldığınız araştırmanızda, geçen yıl 16 bin Rus şirketinin Kıbrıs resmî makamları nezdinde kaydolduklarını, 1995 yılında Rusya'dan gelen ve adanın millî gelirinin üç katına tekabül eden 20 milyar doların Kıbrıs Merkez Bankası hesaplarına geçtiğini yazıyorsunuz. Gerçekte, Kıbrıs'ta kayıtlı Rus kıyı şirketlerinin sayısı sizin belirttiğiniz 16 binin çok küçük bir bölümüdür. İkinci olarak, bütün bankacılık sisteminde adada mukim olmayanlarca yatırılan döviz mevduatları 1995 yılında 3,9 milyar dolardır. Bu durumda, tek bir bankadaki Rus mevduatı olarak gösterdiğiniz 20 milyar dolar en azından tutarsız bir miktar olmaktadır.'

Merkez Bankası Başkanı'nın tamamını inkar edemediği '1995 yılında gelen para 20 değil, sadece 3,9 milyardır' dediği Rus sermayesinin bir kısmı Rus İstatistik Komitesi Başkanı'nın açıkladığı gibi son 2 yıldır Rusya'ya geri dönüyor.

Rusya'dan Kıbrıs Rum Kesimi'ne kaçan ve artık dönmeye başlayan kaçak Rus sermayesi Rusya ile Rum Kesimi arasında son 10 yıldır gelişen ilişkilerin sadece bir boyutu elbette. Bu ilişkilerin öteki boyutlarında Rum Kesimi'nde faaliyette olan 2 bin Rus şirketi, yaşayan 30–35 bin kadar Rus, sayısı belli olmayan banka ve birtakım sıkı askerî–istihbarî ilişkiler de var.

Nitekim, ben birkaç gün önce bir yerde Moskova'dan Rum Kesimi'ne bir Rus istihbarat ekibinin geldiğini, bunun Rum muhataplarıyla başta KKTC'deki Çeçen faaliyetleri olmak üzere tarafları ilgilendiren Rus mafyası gibi konularda görüşmeler yaptığı yolunda bir haber okudum. Lefkoşe'deki Rus Büyükelçiliği'nin Rus istihbarat ekibinin geldiğini teyit ettiği; ama bunun geliş amacı konusunda sessiz kalmayı tercih ettiği de aynı haberde belirtiliyordu ayrıca.

Bu haberi ele alan Rum gazetesi Phileleftheros'a göre de, 'Rus ekibinin baş gündem maddesi KKTC'deki Çeçen teröristlerin faaliyetleriyle ilgili olarak Rum istihbaratçılarla yapılacak görüşmeler. Rum Adalet Bakanı Nikos Koşis'e göre ise Çeçen konusunun yanı sıra Rum Kesimi'ndeki Rus mafyası da bir başka önemli gündem maddesi. Bakan Koşis, bir süre önce Rum polisince yakalanıp gözaltına alınan Rus gangster Valeri Mechanov olayının Rus–Rum istihbarat işbirliğinin ne kadar yakın olduğunu gösteren örnek bir olay olduğunun altını çizmeyi ihmal etmedi Rus istihbarat ekibinin gelişi ile ilgili olarak konuşurken.

Rus istihbarat ekibinin Rum Kesimi ile yakın işbirliği içinde olması bize bir kere daha Rus–Rum bağlantısına da dikkat etmek gerektiğini hatırlatıyor.


f.ertan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

10/ 04/ 2001... Avrupa Gücü ne durumda?
11/ 04/ 2001... Bezek de geç kaldı
14/ 04/ 2001... Carlyle Grubu
15/ 04/ 2001... İran ve Hindistan
17/ 04/ 2001... Sadece düşünüyor
18/ 04/ 2001... Bağımsızlığın 10. yılında
21/ 04/ 2001... Gazprom'da reform
22/ 04/ 2001... Putin, Kilise ve Patrik...
24/ 04/ 2001... Petrol mü koyu akacak, kan mı?
25/ 04/ 2001... Esrarengiz şirket: Itera


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.