Surda gedik
Ülkede yaşanan ekonomik krizin yolsuzluktan kaynaklandığına ilişkin kanaat kamuoyu tarafından büyük kabul görmüştü. Hatta Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu, “Krizin nedeni hortum.” demişti.
Devlet Bakanı Kemal Derviş ABD’ye gittiğinde yine aynı soru yöneltilmiş, “Enerji Bakanı ne zaman istifa edecek?” denmişti.
Hükümet, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer’i vererek kendini kurtardı. Ama, ‘surda gedik’ açıldı. Beyaz Enerji soruşturması çerçevesinde bugüne kadar bürokratlar adeta kurbanlık koyun gibi yargının önüne tek tek atıldı.
Bunun yeterli olmayacağına ilişkin dile getirilen görüşlerin yerinde olduğu Ankara DGM tarafından davanın açılmasıyla anlaşıldı. İddianamenin üç yerinde Ersümer için açıkça “suç işlenmiştir” denmesi ipleri kopardı.
Nicedir dile getirilen yolsuzluğun siyasi ayağına böylece ulaşılmış oldu. Hükümet, Cumhur Ersümer’in istifasıyla kamuoyunu bir süreliğine de olsa rahatlattı.
Ama asıl rahatlama yargının vereceği karara bağlı olacak. Bakanlar için yargılamanın yapıldığı yer Yüce Divan. Bunun kararını da Meclis verecek.
Önce Soruşturma Komisyonu’na izin vermesi gereken Meclis, en az dört ay sürecek soruşturmanın sonunda Ersümer’i suçlu bulursa Yüce Divan yolunu açacak.
Burada bir linç histerisi içinde olmamak lazım. Bağımsız yargının vereceği karar hepimizi bağlayacak. Hukukun tecelli etmesinden başka çare yok. Soruşturmanın siyasi ucunun Ersümer’le sınırlı olup olmadığı yine yargıda ortaya çıkacak.
Batı’da böyle bir suçlamaya maruz kalan bir bakan, siyasi ahlak gereği iddialar açıklığa kavuşuncaya kadar görevinden ayrılır. Siyasetin üstüne düşen gölgeyi kaldırmak öncelikle parlamenterlerin görevidir.
Maalesef doğu geleneğine yabancı bu istifa yolu, siyaset kurumunun temiz kalması için elzem...
Hükümet ve özellikle ANAP kanadı gereksiz bir inat içine girdi. Çünkü, ANAP için hükümette kalmaktan başka çare yoktu!
Yolsuzluk iddiaları sadece Ersümer’in istifasıyla bitmiyor, daha derinlerde. Son Milli Güvenlik Kurulu’nda hükümete dört ayrı yolsuzluk dosyasının varlığı hatırlatıldığı da sızan haberler arasında.
Ersümer’in istifası kuşkusuz hükümetin bundan sonraki durumunu da yakından ilgilendiriyor. Bu vesileyle hükümet mini bir revizyona giderek yeni bir başlangıç yapabilir. Ancak, şu ana kadar bu yönde bir eğilim görülmüyor.
Son olarak şunun altını kalınca çizmek gerekiyor: Yolsuzlukla mücadele günlük bir meşgale değil, süreçtir. Gerekirse bin yıl sürecek!
i.karayegen@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
22/
02/
2001...
Krizin kimseye faydası yok
01/
03/
2001...
Türkiye üçüncü krizi taşıyamaz
04/
03/
2001...
Hiçbir parti barajı aşamıyor
09/
03/
2001...
"Amerika Türkiye'ye muhtaç, biz de Amerika'ya"
17/
03/
2001...
Bu yol AB'ye çıkmaz
24/
03/
2001...
Derviş'in ''Özal'' olma şansı
31/
03/
2001...
Ara rejim kâbusuna vize yok
07/
04/
2001...
Sokak istifaya zorluyor
14/
04/
2001...
Çözümün adresi Meclis olmalı
21/
04/
2001...
Siyasette mıntıka temizliği
|