Perdeli ve nursuz ateşlerin elektrik kazanı
Bediüzzaman Hazretleri cehennem ile ilgili bir soruya cevap verirken, cehennem ateşinin görünmemesinin sebebi olarak "Görünmemeleri ve hissedilmemeleri, perdeli ve nursuz ateş olduğu içindir.
Küre–i arzın seyahat ettiği büyük mesafede pek çok mahlukat var ki, nursuz oldukları için görünmezler. Ay, nuru çekildikçe vücudunu kaybettiği gibi, nursuz çok küreler, mahluklar gözümüzün önünde olup göremiyoruz." diyor. "Cehennem Arz'ın altındadır." şeklindeki bir rivayet için iki ayrı izah getirerek "Cehennem ikidir. Biri küçük; diğeri büyüktür. İleride küçük, büyüğe inkılap edeceği ve çekirdeği hükmünde olduğu gibi, ileride ondan bir menzil olur. Küçük cehennem, yerin altında yani merkezindedir. Kürenin altı merkezidir. Jeolojiye göre malumdur ki, ekseriya her otuz üç metre kazdıkça hararet bir derece ziyadeleşir. Demek merkeze kadar, arzın yarı çapı, altı bin küsur kilometre olduğundan, iki yüz bin derece sıcaklığa sahiptir. Yani iki yüz defa dünya ateşinden şiddetli ve rivayetlere uygun bir ateş bulunuyor. Şu küçük cehennem, büyük cehenneme ait çok vazifeleri, dünyada ve berzah (kabir) aleminde görmüş ve bu gerçeğe hadislerle işaret edilmiş. Âhiret aleminde, küre–i arz, nasıl ki kendisinde yaşayanları yıllık yörüngesindeki haşir meydanına döker, öyle de içindeki küçük cehennemi, büyük cehenneme Allah'ın emriyle teslim eder. (...) Bazı rivayetlerin işaretleri ile, ahiretteki cehennemin bu dünyamızla münasebeti vardır. Yazın hararetinin şiddetine "Cehennemin kaynamasındandır." denilmiştir. Demek bu dünyevi küçücük sönük akil gözüyle o büyük cehennem görülmez. Fakat Hâkim isminin nuru ile bakabiliriz. Şöyle ki: Arzın yıllık yörüngesinin altında bulunan büyük cehennem, yerin merkezindeki küçük cehennemi güya vekil bırakarak vazifelerini gördürmüş. (...) Cenab–ı Hakk'ın, kemal–i hikmetinden, azamet–i kudretinden ve saltanat–ı rububiyetinden uzak değildir ki, büyük cehennemi elektrik lambalarının elektrik kazanı hükmüne getirip âhirete bakan semanın yıldızlarını onunla meşale haline getirsin; hararet ve kuvvet versin. Yani nur âlemi olan cennetten yıldızlara nur verip, cehennemden ateş ve hararet göndersin. Aynı halde o cehennemin bir kısmını azap çekecekler için hapishane yapsın." (1. Mektup)
Cehennemin perdeli ve nursuz ateş olması ve elektrik lambalarının fabrikasının kazanı hükmüne getirilmesi meselesini günümüzdeki bazı ilmi çalışmalarla anlamaya çalışalım:
Chicago'da bulunan Argone National Labs (Argon Milli Laboratuarları)'da yapılan araştırmada, atomları birbiriyle (elektriki olarak) çarpıştırma neticesi, ortaya çok büyük bir enerji çıktı. Bu müthiş fusion teknolojisi sayesinde şu anda, nükleer elektrik santrallarda elde edilemeyen çok yüksek miktardaki enerji dolayısıyla elektrik elde etmek mümkün oluyor. Bu mevzuda daha fazla araştırma ve gelişme sağlanabilsin diye Amerikan hükümeti 1999 yılında milyar dolarlık fon ayırdı. Hatta bu mevzuda askeri laboratuvarlarda kayda değer gelişmelerin sağlandığı, fakat bu bilgilerin atom bombasından da daha tehlikeli olabileceği kanaatı ile, bu araştırmaların çok gizli olarak yürütüldüğü bilinmektedir. Bu hususta Rusların da çok eskiden, belli çalışmaları vardı. Hatta bu mevzuda, bazı hatalar sebebiyle 1996 yılında Rusya'da büyük bir laboratuvarın yanıp kül olduğu bilinmektedir.
a.aymaz@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
25/
03/
2001...
Nedvî'nin çağrısı
31/
03/
2001...
Hemen değilse ne zaman?
01/
04/
2001...
Cüzzamdan şifa bulan kral
07/
04/
2001...
İnternet sayfaları
08/
04/
2001...
Dananın nüfus cüzdanı
14/
04/
2001...
İnsanlığın üç meselesi
15/
04/
2001...
İki çocuğu Müslüman olan Sir Richard Scott
21/
04/
2001...
Gözler sürûru seherler
22/
04/
2001...
Herkesin mazhar olduğu isim veya esma
28/
04/
2001...
Baba! Ben beyaz gemide kaybolan çocuk!
|