Hassas ruhlara
Ülkemiz keskin bir dönemeçten geçiyor. Bu dönem, insanların maddi ve manevi olarak biribirlerine en fazla ihtiyaç duydukları zamanlar. Belki de sevap kazanmak isteyenler için adeta bir fırsat devresi. İlyas Mutlu, ''Komşusu açken tok yatan bizden değildir.'' hadisinden yola çıkarak ''Lütfen bu hadisteki aç ve tok kelimelerini bir kez daha düşünelim.'' diyor ve duygularını şöyle ifade ediyor: ''Şu son günlerde Zaman ailesinin bu krizde de dostlarına, komşularına ve tüm milletine duyarsız kalmadığına eminim. Lütfen işinden, aşından olan ve evine ekmek götüremeyenlere zaten sahip çıkıyoruz diyen hassas ruhlar alınmasınlar. Ama her mahallede, dost meclislerinde şu kriz günlerinde herkes kesesine göre sahipsiz dullar-yetimler, işsiz kalmış onurlu babalar, kısaca sıkıntıdan bunalanları rahatlatamaz mı? Daha doğrusu bunları yapmakla mükellef değil miyiz?
Maddi ve manevi belaların ardı ardına geldiği şu günlerde hepsinin defi için daha iyi bir fırsat ve vakit olabilir mi? Belki de çatlayan ve yıkık rüyamızın tamirine bir nebze katkısı olur. Üç öğün yemeklerine kaşık sallayan bizleri de Mevla affeder...''
Hiçbir şey yapamıyorsak bile karşılaştığımız insanlara bir tebessüm olsun gösteremez miyiz? İnanıyorum ki çok daha fazlasını hepimiz yapabiliriz. Bu aslında bulunmaz güzel bir fırsat. Kimin için mi, sevaba ihtiyacı olanlar için tabii ki.
Şimdi de KMS'zedeler mi?
Kurumlar için merkezi eleme sınavı (KMS) 7-8 Temmuz tarihleri arasında Ankara'da yapılacak. Ayhan Aslan adlı vatandaşımız bu durumdan oldukça rahatsız. Aslan, rahatsız olduğu hususları şu şekilde dile getiriyor: ''27 Nisan 2001 tarihinde gazetenizde yer aldığı gibi binlerce aday farklı ailelerden sınava girmek için önce sınav yerini öğrenmek, sonra da sınava girmek için Ankara'ya gelmek zorunda kalacaklar. Bu işkenceye bizleri maruz bırakmak yerine başka bir çözüm bulunamaz mı? Zaten ekonomik krizin etkilerini iliklerimize kadar hissettiğimiz bu dönemde birileri umutlarımıza ve cebimizde olmayan paramıza da mı göz dikti?"
Hakkari'de 200 aboneye yüksek fatura şoku!
Ekonomik krizle darbe üstüne darbe yiyen vatandaşlara bir darbe de Telekom'dan geldi. Zaten kıt kanaat geçimini sağlamaya çalışan 200'e yakın Hakkarili vatandaşımıza, Şubat 2001 ayına ait 100 milyon ile 1 milyar arasında yüklü miktarda telefon faturası gelince ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.
Muhabirimiz Behçet Yılmaz'ın bildirdiğine göre, kendilerine yüklü miktarda telefon faturası gelen 200'e yakın vatandaş dilekçelerle Türk Telekom Başmüdürlüğü'ne müracaatta bulundular. Ancak tatmin edici cevap alamadıkları gibi bir de hacizle karşı karşıya kalırlar. Aranan numaralara bakıldığında neredeyse bütününün 900'lü numaralar olması kafalarda soru işaretleri bırakıyor.
Önceki aylarda en çok 15-20 milyon TL fatura ödeyen Hüsnü Şahin, ev telefonuna gelen 504 milyonluk fatura karşısında ne yapacağını şaşırmış durumda. Sadece o mu? Memur maaşıyla geçinmeye çalışan Zübeyr Zirek'e 508 milyon, odacı Suat Acar'a 546 milyon, polis memuru Halil Saygılı'ya 832 milyon, Cindi Dayan'a 285 milyon, şu anda işsiz olan Abdulhalik Dağgöl'e 210 milyon liralık telefon faturası gelmiş. Şimdi kara kara düşünen Hakkarili mağdurlar yanlışlığın düzeltilmesini bekliyorlar.
Ziraat Bankası'ndan açıklama: Şikayetlerin gereği yapıldı
Muhammet Sinan ve M. Ali Köseoğlu isimli mudilerinin şikayetlerini ilettiğimiz Ziraat Bankası Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı V. Çağlayan Yücel konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
Şikayetlerin incelenerek gereğinin yapıldığını belirten Yücel, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
" Akyol / G.Antep şubemiz mudii Muhammet Sinan'ın şikayeti ile ilgili yapılan inceleme sonucunda 22.12.2000 tarihinde Gölcük şubesinden mudiye müracaatında ödenmek üzere 100.000.000 liralık bir havale geldiği, mudinin şubeye müracaat etmemesi üzerine şubede bekleme süresini dolduran havalenin mevzuatımız gereği Gölcük şubesine iade edildiği, Kahramanmaraş mudimiz M.Ali Köseoğlu'nun şikayeti ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda ise Kahramanmaraş şubemize bağlı olarak hizmet veren ATM'nin hatlar meşgul mesajı vermesinin PTT hatlarından kaynaklandığı, şube hatlarında herhangi bir problemin olmadığı ve mudinin adı geçen şubeye davet edilerek durumun kendisine izah edildiği belirlenmiştir. "
|