Titanik'te olmamak büyük avantaj
Deniz Baykal, 13. yüzyılda Mevlana, Şeyh Edebali, Ahmet Yesevi gibi Anadolu aydınlanmasının önder isimlerini referans göstererek büyük bir çıkış yapmıştı.
Anadolu solu olarak adlandırdığı yeni sayfasını doldurmayı sürdürüyor Baykal.
STV'de Cüneyt Ülsever'in programına konuk olan CHP lideri Baykal, gördüğü ilgi ve heyecan karşısında şaşırdığını itiraf ediyor ve yeni açılımlar getiriyor.
Baykal şöyle diyor: "Biz kimsenin inancının jandarması değiliz. Bizim düşüncemizde insanı kategorize etmek, sürüleştirmek yok. Herkes ayrı bir dünya, ayrı bir evren, ayrı bir ünvan. Herkesi kendi karmaşası, özgünlüğü içinde anlamaya çalışacağız.
"Eskiden sınıf diyorduk, sınıfı da ayırıyorduk. Bunlar bitti artık. Şimdi insandır siyasetin merkezi. İnsanın elbette mezhebi, dini, etnik bir kökeni, aşireti, ailesi, itikat grubu, felsefi inancı olacak."
Devleti kuran CHP'nin bugün Baykal'la geldiği nokta, Türkiye için umut vericidir. Bugüne dek jakoben, otoriter bir mantığın hükümferma olduğu bir partide bunları ifade etmek 'devrim' niteliğindedir.
Baykal, 'yeni sol' anlayışında milletin tarihiyle, kültürüyle, inancıyla barışık olduğunu anlatmaya çalıştığını vurguluyor ve devam ediyor:
"İnsanı resmiyete kurban edemeyiz. İnsanın inancına karşı çıkmak sola yakışır mı? Devletin inancı asimile etmeye hakkı yoktur."
Siyasetteki son şansını kullanan Baykal, hakkındaki spekülasyonlara bakın nasıl açıklık getiriyor: "Hiçbir zaman Marksist–Leninist sol düşüncenin parçası olmadım, fraksiyonların hiçbirine karışmadım. Ecevit'in yenileşme hareketinin yanında yer aldım.
"NATO düşmanlığına hiç imza atmadık. Sokak eylemciliğine girmedim. Şiddet ve teröre hiçbir zaman bulaşmadık. 12 Mart öncesinde formül şu idi: Ordu+CHP=İktidar idi. Biz kesinlikle bunun bir parçası olmadık. 'Askerî darbeyle ortaya çıkacak bir iktidar hakim güçlerin tutsağı olur.' diyorduk."
Küreselleşen dünyada Deniz Baykal'ın yeni politikasının büyük önemi var. Dünyada bugün sağ ve sol kavramlar, ekonomik alandaki ayrışma dışında pek çok orta paydada buluşuyor.
Baykal, yerelin yanına evrenseli koymak zorunda. Bugün dinle, inançla sorunu kalmayan evrensel sol, liberalizmden etkileniyor.
Ayrıca, Baykal, partisinin 21. yüzyıldaki siyasî projesini somutlaştırmalıdır. Türkiye'nin konjonktürel konumu, dış politikadaki dinamikler, NATO ve AGSK ile ilgili görüşlerini ortaya koymalıdır.
Türk siyaseti tarihinin en dramatik dönemini yaşıyor. Partiler şimdiye kadar böylesine küçülmemişti. Parçalanmış sağ ve sol'la sorunların üstesinden gelinmesi mümkün değil.
Yeni dönem, yeni aktörlere ve yeni anlayışlara gebe. 28 Şubat süreciyle devlet–millet bütünlüğü büyük yara aldı. Yeni liderlerin öncelikli görevi, bu kanamayı durdurmak olacak. Önümüzdeki dönemi katı bir ideolojik tasnif değil, hırsızlığa, yolsuzluğa bulaşmamış, temiz, dürüst kadrolar belirleyecek.
CHP'nin Altı Ok'u toplumun bilinç altında bazı olumsuz imgeleri çağrıştırsa da, Baykal, attığı kararlı adımlarla kitleler üzerindeki kuşku bulutlarını dağıtıyor.
Onun en büyük avantajı, Titanik'te olmaması.
i.karayegen@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
01/
03/
2001...
Türkiye üçüncü krizi taşıyamaz
04/
03/
2001...
Hiçbir parti barajı aşamıyor
09/
03/
2001...
"Amerika Türkiye'ye muhtaç, biz de Amerika'ya"
17/
03/
2001...
Bu yol AB'ye çıkmaz
24/
03/
2001...
Derviş'in ''Özal'' olma şansı
31/
03/
2001...
Ara rejim kâbusuna vize yok
07/
04/
2001...
Sokak istifaya zorluyor
14/
04/
2001...
Çözümün adresi Meclis olmalı
21/
04/
2001...
Siyasette mıntıka temizliği
28/
04/
2001...
Surda gedik
|