Beyaz'da çifte dava
Ankara 1 No'lu DGM, 15 sanıklı Beyaz Enerji davasında 10 sanığın DGM'nin yanı sıra Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde de yargılanmasına karar verdi.
Ankara 1 No'lu DGM heyeti, bazı sanık avukatlarının Beyaz Enerji davasında görevsizlik kararı verilmesi talebiyle yaptıkları başvuruları sonuçlandırdı. Mahkeme, 15 sanıktan 10'unun hem DGM hem de Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına karar verdi. Sanıklardan 5'i sadece DGM'de yargılanacak.
Ankara 1 No'lu DGM'nin dünkü kararına göre, "rüşvet alma-verme, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, cürüm işlemek için teşekkül oluşturma ve çete üyelerine yardım" suçlarından hem Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde hem de DGM'de yargılanacak olan sanıkların isimleri şöyle: Muzaffer Selvi , Ünal Peker, Birsel Sönmez, Mustafa Mendilcioğlu, Osman İlhan, Yavuz Gürsoy, Hasan Hüseyin Çoğalan, Nuri Doğan Karadeniz, Mehmet Vehbi Bilgin ve Erhan Aygün.
Dolarlar uçuşuyor
DGM kararında yer alan rüşvet trafiğinden bazıları şöyle:
Sanık Mustafa Geçek, "Muzaffer Selvi'ye 10 bin dolar rüşvet verdi.
Tanju Tugal, Nükleer Santral İhalesi sırasında o tarihlerde TEAŞ Yönetim Kurulu üyesi olan Birsel Sönmez'e 100-200 bin dolar rüşvet verdi.
Haldun Atıf Danışman, Alaçatı Rüzgar Enerji Santralı yapımı sırasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in talimatıyla 3096 Sayılı Kanun hükümlerine aykırı işlem yaptı.
Önder Karaduman, Nükleer Enerji Santralı ihalesi sırasında, ihalenin Bayındır Holding'in ortağı olduğu Candu Konsorsiyumu'nda bırakılması için Selvi'ye 1 milyon dolar rüşvet teklifinde bulundu.
Yavru Beyaz davası başladı
Şanlıurfa'daki Beyaz Enerji operasyonu ile ilgili olarak Diyarbakır DGM'de haklarında dava açılan 10'u tutuklu 18 sanığın yargılanmasına başlandı.
Diyarbakır 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu 10 sanık hazır bulunurken, gıyabi tutuklu bir sanık ile tutuksuz yargılanan 7 sanık katılmadı. İddianameyi okuyan savcı, sanıkların çıkar amaçlı suç örgütü oluşturarak, ihaleye fesat karıştırdıklarını 'vasıflı dolandırıcılık, sahte evrak tanzimi, rüşvet almak, rüşvet vermek ve rüşvete aracılık etmek' suçlarını işlediklerini söyledi. Müteahhitlerin, hakedişlerini aldıktan sonra sanık Şükran Kayacan'a, defalarca araba, para ve döviz verdiklerini ifade eden savcı, Kayacan'ın 9 ayrı davadan 2 ile 12'şer yıl, diğer sanıkların, 3 ile 12'şer yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.
Mehmet Gökçe / DİYARBAKIR (Zaman)
İnterbankçılara katrilyonluk dava
Fona devredilen İnterbank, Cavit Çağlar ve Teoman Koman'ın da aralarında bulunduğu 18 kişinin, bankayı 1,38 katrilyon lira ve 52 milyon dolar tutarında zarara uğrattıklarını öne sürerek, alacağın tahsilini istedi.
Açılan alacak davasında mahkeme, davalılardan sadece Çağlar'ın 72 trilyon 979 milyar lira tutarındaki mal varlığına ihtiyati haciz koydu ve tedbir kararı aldı. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapılan başvuruda, bankanın eski yönetim kurulu başkanı Cavit Çağlar ile yönetim kurulu üyelerinin bankayı 52 milyon 296 bin 750 dolar, 1 katrilyon 383 trilyon 495 milyar 879 milyon 336 bin lira tutarında zarara uğrattıkları belirtildi. Dilekçede, bankanın hakim hissedarı olan Nergis Grubu'na kanuna ve usule aykırı olarak kullandırılan doğrudan ve dolaylı kredilerden bankanın yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu belirtildi. Dilekçede, grup kredilerinin dondurulacağına ilişkin taahhüt veren banka yönetiminin bu uyarılardan sonra Nergis Holding bünyesine bağlı bazı firmalara toplam 319 milyon dolarlık kredi kullandırdığı kaydedildi.
Ayrıca, bankanın 26 Haziran 1998 ile 23 Eylül 1998 arasında toplam 297 milyon dolar kredi tutarında, Amerikan Hazinesi tahvilleri aldığı ifade edildi. Dilekçede İnterbank'ın Bankalar Kanunu'na aykırı bir biçimde Balkaner, Ceylan, Korkmaz Yiğit, Garipoğlu ve Zeytinoğlu gruplarıyla karşılıklı (back to back) ve Nergis Grubu'na dolaylı kredi kullandırdığı da anlatıldı.
Egebank sanıkları İstanbul'a getirildi
"Egebank davası" kapsamında İstanbul DGM'ce haklarında dava açılan bankanın eski sahibi Yahya Murat Demirel ile eşi Ayşenur Esenler Demirel'in de aralarında bulunduğu 3'ü kadın 12 sanık, Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nden İstanbul'a gönderildi.
Yahya Murat Demirel ile, Cenajans Grey Reklamcılık Şirketi'nin sahibi Nail Keçili, Egebank Off-Shore Bankacılık Genel Müdürü Aykut Karabulut, yöneticisi Ali Süha Paya, Genel Müdür Yardımcısı Kevin Hood, Egebank Yönetim Kurulu üyesi Hüsnü Barbaros Olcay ile banka yöneticileri Gökalp Baştürk, Şaban Ayhan Tatlıgil ve Turan Turanoğlu'nun Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevi'ne konulacakları kaydedildi. Ayşenur Esenler Demirel ile Egebank Genel Müdür Yardımcısı Emine Mehtap Ceylan ve banka yöneticisi Sevtap Arslan'ın ise Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ne konulacakları belirtildi.
İspanya'ya geldi Olay bilirkişi Ecevit'le
Beyaz Enerji soruşturmasının bilirkişisi avukat Selim Sarıibrahimoğlu, Başbakan Bülent Ecevit'in İspanya ziyareti çerçevesinde bu ülkeye geldi.
İspanya-Türkiye İş Konseyi toplantısına katılmak üzere geldiği Madrid'de gazetecilere çeşitli açıklamalarda bulunan Sarıibrahimoğlu, Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini belirterek, herkesin hukukun üstünlüğüne inanmak zorunda olduğunu söyledi. TEAŞ ve TEDAŞ'a açtığı tazminat davalarından feragat ettiğini ifade eden Sarıibrahimoğlu, soruşturmada taraf olmadıklarını vurguladı. Sarıibrahimoğlu, "Mesele yargıdadır. Taraf olmak için benim Ersümer'i dava etmiş olmam gerekiyordu. Dava etmediğime göre, nasıl taraf olayım?" dedi.
Alarko: İddianamede adımız yok
Alarko Holding, Beyaz Enerji soruşturmasıyla ilgili savcılık iddianamesinde İshak Alaton ve Üzeyir Garih'in isimlerinin bulunmadığını bildirdi.
Alarko Holding Yönetim Kurulu adına Genel Koordinatör Ayhan Yavrucu imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, dün Sabah gazetesinde şirketin saygınlığına gölge düşüren asılsız bir haberin yer aldığı ifade edildi. Açıklamada, şirkete veya şirket mensuplarına karşı açılmış bir davanın söz konusu olmadığı vurgulandı.
National Geographic Türkiye'de yayında
National Geographic Dergisi ile National Geographic Channel Türkiye'de yayın hayatına başladı.
Söz konusu durumu kutlamak amacıyla "Yer Gök Deniz'National Geographic Büyük Keşifler" sergisi açıldı. Beşiktaş'taki Yıldız İstablı Amire Manej Binası'nda 16 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan sergi, aynı yerde düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıtıldı. National Geographic Society'nin birçok önemli ismi basın toplantısına katılarak Türkiye'de yayın hayatına başlamadan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. NG Channel Güney Avrupa Direktörü George Jeffrey, televizyonun 130 ülkede 100 milyon kişi tarafından izlendiğini belirtti. NG Türkiye Genel Müdürü Atilla Yerlikaya, şu ana kadar bayilerde 43 bin derginin satıldığını 25 bin de aboneye ulaştığı bilgisini verdi. 113 yıl önce kurulan dergi ise 50 milyon insana hitap ediyor.
Ahmet Dönmez / İSTANBUL (Zaman)
Reyhanlı TEDAŞ'a soruşturma
TEDAŞ'ın Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki İşletme Şefliği'nde görevli 10 personel hakkında soruşturma açıldı.
"Kaçak elektriğe göz yummak, kiralanan araçlar ile işletmeye gelen çeşitli malzemeleri keyfî olarak kullanmak" iddiası ile haklarında soruşturma açılan 10 personelin savcılık tarafından ifadeleri alındı. Bu arada, Cumhuriyet Savcılığı'nın ayrıca olayla ilgili olarak 40'a yakın vatandaşın ifadesine de başvurduğu öğrenildi.
Saraç, Afyon'dan merkeze alındı
Değişik bakanlıklara ait 14 atama kararı Resmî Gazete'nin dünkü sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Afyon Emniyet Müdürü Dilaver Saraç, başka bir göreve atanmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı. Afyon Emniyet Müdürlüğü'ne Şırnak Emniyet Müdürü Altan Yenice, Amasya Emniyet Müdürlüğü'ne Ardahan Emniyet Müdürü A. Metin Hatipoğlu, Elazığ Emniyet Müdürlüğü'ne Polis Başmüfettişi S. Atilla Germiyanoğlu getirildi.
Bilgin Yayıncılık'a haciz kararı
FP'li Ömer Vehbi Hatiboğlu'na 1 milyar lira tazminatı ödemeyen Bilgin Yayıncılık AŞ ile Takvim Gazetesi Sorumlu Müdürü Semra Uncu'nun banka hesaplarına haciz kondu.
Hakkında yayınladığı bir haber üzerine, gazete aleyhine Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı tazminat davasını kazanan Hatiboğlu, tazminatı alamayınca, mahkeme kararını icraya koydu. İcra dairesi de borçlu Bilgin Yayıncılık AŞ ve Sorumlu Müdür Semra Uncu'nun banka hesaplarına haciz kararı verdi. ANKARA (Zaman)
Başkanlar tasarıda değişiklik istiyor
AB Sürecinde Yerel Yönetimler Zirvesi, sonuç bildirgesiyle sona erdi. Bildirgede, Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'nın yerel yönetimlere çağdaş ve demokratik kimlik kazandırabilecek nitelikte olmadığı vurgulandı.
Türk Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen 'Avrupa Birliği Sürecinde Yerel Yönetimler Zirvesi', dün sonuç bildirgesinin açıklanması ile tamamlandı. Ankara Altınpark'ta önceki gün başlayan toplantıda, dün belediye başkanlarının katıldığı 'AB ve Yerel Yönetimler' başlığını taşıyan bir panel düzenlendi. Panelde söz alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'nın Avrupa Birliği normlarına uymadığını söyledi. Tasarının bazı olumlu yönlerinin yanı sıra birçok olumsuz maddesinin bulunduğunu dile getiren Gökçek, belediyelerin her konuda bakanlık ve valiliklerden izin alması hükmü ile denetim yöntemlerini içeren maddeleri eleştirdi ve tasarının para konusunda belediyelere hiçbir katkısı olmayacağını kaydetti. Gökçek, belediyelerin, denetim konusunda çok muzdarip olduğunu vurgulayarak, "Kırk kocalı Hürmüz'e döndük. Devamlı olarak murakabeye tabi tutuluyoruz. Kim şikayetçi olursa olsun İçişleri Bakanlığı denetliyor. Yolsuzluklar, rüşvetle ilgili her şikayet dinlensin, ama iddia kanıtlanamazsa iddia edenler ceza alsın. Aksi halde belediyeler iş yapamaz hale geliyor." dedi.
Belediyelere özel müfettiş
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan da, reformların AB için değil Türkiye için yapılması gerektiğini söyledi. Doğan, yerel yönetimlerle ilgili görüşmeler için bugüne kadar 28 kez Ankara'ya geldiğini, 12 yıl içinde 12 santim yol alınmadığını anlattı. Doğan, İçişleri Bakanlığı'nın denetim yöntemini de eleştirerek, her belediyeye, özlük hakları Bakanlıkta olmak üzere bir müfettiş istihdam edilmesinin daha yararlı olacağını dile getirdi.
Kırşehir Belediye Başkanı Metin Çobanoğlu da Yerel Yönetimler Yasa Tasarısı'nda bazı değişiklikler yapılmasını isterken, Mardin Belediye Başkanı Abdülkadir Tutaşı, tasarının belediyeleri 'eli kolu bağlı kuklaya çevirmek isteyen maddelerle dolu olduğunu' söyledi.
Zirveye 15 dakikalık bir dia gösterisi ile katılan Türk Belediyeler Birliği ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak da Adana'nın gecekondulaşma durumu hakkında bilgi verdi. Konuşmaların ardından zirvenin sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, belediye başkanlarının belediyeleri güçlendirmek üzere dilek ve önerilerini hükümet ve Parlamento'ya iletme kararı aldıkları ifade edildi.
Firari er araç gasp etti
Komando er, firar ettikten sonra, bir aracı gasp etti. Gasp edilen araç havaya uçarken, komando er kayıplara karıştı.
Bolu 2. Komando Tugayı'nda görevli komando er Doğa Metiner, dün sabaha karşı yattığı koğuştan G–3 tüfek ve mühimmat alarak 'nöbete çıkıyorum' diye ayrıldı. Saat 03.45 sıralarında Ankara–İstanbul karayolunun Filiz Makarna mevkiinde 'Bey Piliç Tavuk Fabrikası'nda çalışan bir işçiye ait 34 NL 038 plakalı aracı, 2 kişiyi silah zoruyla indirerek gasp etti. Kaçırılan araç itfaiye tarafından Ankara–İstanbul karayolunun İstanbul istikameti Süt Birlik mevkiinde yanmış halde bulundu. İtfaiyenin müdahalesi ile söndürülen aracın yakınında, üzerinde 'Doğa Metiner' yazan askeri künye, askeri palaska ve askeri mont bulundu. Montun cebinde "Çeçenistan'da Çeçenlere zulmediliyor. Allah, Çeçenlere yardım etsin." gibi ifadelerin yer aldığı bir mektup, Çeçenistan'a ait dokümanlar ve askerin annesine yazdığı bir şiirin bulunduğu belirtildi.
Bolu 2. Komando Tugayı'nda başlatılan soruşturma kapsamında firari erin arkadaşlarının ifadeleri alınırken, oluşturulan özel bir ekip de, komando er Metiner'in İstanbul Ümraniye'de yaşayan ailesiyle görüştü. Firari erin ailesinin, "Doğa, içine kapanık birisi, Çeçenistan'la ilgilendiğini bilmiyorduk." dediği öğrenildi. Dün akşam saatlerinde Ümraniye'deki ailesinin evine gelen firari er Doğa Metiner, sivil jandarma timleri tarafından silahıyla birlikte yakalandı.
Öte yandan Metiner'in gasp ettiği ve infilak ederek yanmış halde bulunan 34 NL 038 plakalı aracın, olaydan 1 saat sonra LPG tüpünden kaynaklanan bir nedenle havaya uçtuğu belirlendi.
Cumhuriyet'ten zam savunması
Kısa bir süre önce internet üzerinden yaptığı yayını 'paralı' hale getiren Cumhuriyet gazetesi, zaten fahiş olan fiyatına dün 50 bin lira daha zam yaparak 350 bin liradan 400 bin liraya çıkardı.
Türkiye'nin en pahalı gazetesi olan Cumhuriyet, son zammı Çapan olayını unutarak şöyle savundu: "Okurlarımız biliyorlar ki hiçbir grupla, hiçbir tarikatla, hiçbir bankayla ilişkimiz yoktur; Cumhuriyet çalışanlarının ve okurlarının gazetesidir ve öyle kalacaktır; elbirliğiyle bu gazeteyi yaşatacağız." Ancak bir süre önce imar yolsuzluğu iddiasıyla incelemeye alınan Esenyurt Belediyesi ile Cumhuriyet'in ilişkisi basında açıkça yer almıştı. Gözaltına alınan Gürbüz Çapan'ın kardeşi Günay Çapan, Cumhuriyet Holding'de büyük ortak ve gazete halen aileye ait Esenyurt'taki matbaada basılıyor. Cumhuriyet bu sebeple Çapan ailesiyle ilgili haberleri ilk günden beri görmezden geldi. Cumhuriyet, ekonomik kriz sebebiyle zam yapmak zorunda kaldığını belirtirken, diğer medyadan sonra zam yapmakla övündü. Oysa, Cumhuriyet'in zamsız fiyatı bile diğer gazetelerin zamlı fiyatından daha pahalı.
Öcalan AİHM'e hazırlanıyor
Terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan, 30 Mayıs'ta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görülecek davanın hazırlıklarına başladı.
AİHM'deki savunmasının İmralı'dan daha kapsamlı olacağını öne süren Öcalan, savunmasında tarihi yeniden yazacağını iddia etti. İmralı'da dün görüştüğü avukatları aracılığıyla açıklama yapan Öcalan, İmralı savunmasının yüzeysel olduğunu, daha geniş hazırlamanın da o dönem mümkün olmadığını iddia etti. Öcalan, savunmalarında Avrupa ile 'boğuşacağı'nı söyledi. Eski bakan Cavit Çağlar'ın yolsuzluklarının açığa çıkmasının ve yargılanmasının kendi tutumuyla bağlantılı olduğunu öne süren Öcalan, Çağlar'ın, 'Kadere bakın, benim uçağımla Apo'yu getirdiler, şimdi beni aynı şekilde uçakla getiriyorlar' sözünü hatırlatarak, kendisinin de Çağlar'ın getirilişi sürecini başlattığını kaydetti. Birol Aydın / İSTANBUL (cha)
Televizyonların telif sıkıntısı
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun değiştirilmesinden sonra Tv ve radyolar özellikle müzik eserlerine yönelik telif ücretlerinde sıkıntıya düştü.
Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda değişiklik yapılmasından sonra yayın kuruluşlarının karşılaştıkları problemleri dinlemek üzere yaptığı toplantıda görüşlerini dile getiren televizyon ve radyo temsilcileri, eserlerin telifinin tek elde toplanması için bir birim kurulmasını istedi. Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı Nuri Çolakoğlu, yasa çıktıktan sonra televizyonların sıkıntılı ve zor günler yaşadığını kaydederek, 'dayatmalarla sürdürülmeye çalışılınca müzik eserlerinin kullanılmama ihtimali ile' karşılaşıldığını söyledi. Çolakoğlu, tarafların mağdur olmaması için önerilerini şöyle sıraladı:
Yeni birim oluşturulmalı
"Radyo ve Tv kuruluşları telif anlaşmalarını tek muhatapla yapmalı, bunun için bir birim oluşturulmalı. Birim ödemeleri bir tarifeye göre belirlenmeli. Telif tarifeleri televizyonların ekonomik sıkıntıları da dikkate alınarak tespit edilmeli. Müzik yayını yapan televizyonlar ile diğer televizyon ayırt edilmeli. Yasadaki yoruma açık olan 43, 77 ve 80. maddelere açıklık getirilmeli. Müzik eserlerinin radyo ve televizyon kuruluşlarınca kullanımı otomatik bir şekilde sağlanmalı. Yasa çıkmadan önce mahkemeye intikal eden davalardan vazgeçilmeli." Diğer televizyon ve radyo temsilcileri de telif ödemelerinin yeni bir rant alanı sağlamaması için tek elde toplanmasına değinerek, kurulacak birimin Kültür Bakanlığı denetiminde olmasını istediler. Kültür Bakanı İstemihan Talay ise, çıkarılan yasa ile ülkedeki fikir ve sanat yaşamının her açıdan yükseleceğini ve dünya standartlarına ulaşacağını söyledi. Talay, "Hiç kimse ben hak sahibiyim, bu hakkı istediğim gibi kullanırım diyemeyecek. Bu bir reform yasasıdır. Ancak karşılaşılan sorunların ilk aşamada, çıkarılacak yönetmelikle giderilmesini sağlayacağız." dedi. ANKARA (cha)
Lokantacıların itirafı
Fast foodlar çıtayı yükseltti
İstanbul Lokantacılar Odası Başkanı Basri Sever, 'fast food'ların çıtayı çok yükselttiğini söyleyerek, çok eleştirilmelerine rağmen olumlu taraflarının da görülmesi gerektiğini kaydetti. Fast food resoranların birçok yerli firmaya örnek olduğunun ve bu firmaların benzer sistemler geliştirdiklerinin inkâr edilemeyeceğini ifade eden Basri Sever, lokantaların da kendilerine çeki düzen vermeye başladıklarını anlattı. Sever, "Bazı konularda fast foodlar örnek alındı. Kendimize 'İnsanlar neden oraları tercih ediyor?' sorusunu soruyoruz. Eksiklerimizi gördük, bunları gidermeye çalışıyoruz." diye konuştu.
Başlatılan çalışmalar hakkında da bilgiler veren Lokantacılar Odası Başkanı Sever, "Otellerde olduğu gibi kalite düzeyine göre yıldız verme uygulaması, takdir belgeleri, diplomalar ve denetlemenin güçlendirilmesi gibi çalışmalarımız var. Yeniliklere açık olunacak. Türk mutfağı böyle muhafaza edilir. Devlet de bunu görmeye başladı ve 3308 Sayılı Yasayla personel eğitimine ağırlık verilmeye başlandı. Artık personelde diploma şartı aranıyor." dedi. İstanbul Lokantacılar Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sait Karabağlı ise fast foodlardan sonra kendi lokantalarında da şeffaflık uygulaması başlattığını açıklayarak, "Onlar gibi ben de mutfağımın paravanını açtım. Artık bulaşık makinesini bile müşteriye gösteriyorum. Ayrıca benim çocuklarım da genellikle fast foodlara gidiyorlar. Bu bir değişimdir, körü körüne karşı çıkmak olmaz." ifadesini kullandı. Fast food'un önde gelen markalarından Burger King'in bağlı olduğu TAB Gıda Sanayii AŞ Genel Müdürü Alp Gürdil ise uluslararası markaların sunduğu hijyen, kalite, mekân, lezzet ve hizmet gibi standartların beklentileri yükselttiğini belirterek, şöyle konuştu: "Bu talep yiyecek, içecek işiyle ilgilenen yerel işletmelerin de bu kuralları benimsemesi ve uygulama için yeniden yapılanması açısından itici güç oldu. Dolayısıyla 'Uluslararası fast food kuruluşları, hem yerel lezzetlerin hem de yerel işletmelerin dünya çapında kabul edilen standartlara gelmesi için örnek olmuştur.' diyebiliriz."
Kesilen bacağa 44 milyar
Bir bacağı doktor ihmali sonucu kesilen Emrah Köse, Sağlık Bakanlığı aleyhinde açtığı 45 milyar liralık tazminat davasını kazandı.
2 yıl önce ayağındaki bir rahatsızlık sonucu annesi Rasime Köse tarafından Veyisefendi Sağlık Ocağı'na götürülen Emrah Köse (9) buradaki görevli doktor tarafından, 'Pronapen' isimli iğne yapıldı. İğneden hemen sonra sağ ayağındaki rahatsızlık artan Emrah'ı bu sefer ailesi Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi'ne götürdü. Burada ayağı dizkapağının altından kesilen Emrah Köse'ye geçen yıl temmuz ayında Ankara'da protez bacak takıldı. Oğlunun doktor ihmali sonucu sakat kalması üzerine avukat Adem Dumlu aracılığı ile geçen yıl İdare Mahkemesi'ne müracaat ederek Sağlık Bakanlığı aleyhinde dava açan Rasime ve Emrah Köse, 45 milyar liralık tazminat talebinde bulundu. İdare Mahkemesi de, 17 Nisan 2001'deki kararında, bakanlığı 37 milyar 786 milyon 500 bin lira maddi, anne Rasime Köse'ye bir, Emrah Köse'ye de 5 milyar manevi tazminat ödemeye mahkum etti.
Basından kulis yasağına tavır
TBMM Başkanlık Divanı tarafından Parlamento muhabirlerine getirilen kulise girme yasağının yankıları sürüyor.
Parlamento muhabirleri, karara tepki olarak Meclis’teki etkinlikleri izlemediler. TBMM Başkanı Ömer İzgi, Parlamento Muhabirleri Derneği Başkanı Kemal Saydamer ve Yönetim Kurulu üyelerini dün kabul etti. Dernek yönetimi, Meclis’te görev yapan gazeteciler adına yasak kararından duyulan rahatsızlığı aktardılar. Parlamento muhabirleri, önümüzdeki hafta yapılacak partilerin grup toplantılarını izleyemeyecekler.
Saydamer İzgi'yle görüştü
Yaklaşık yarım saat süren görüşme ardından Ömer İzgi hiçbir açıklama yapmadı. PMD Başkanı Saydamer, görüşme hakkında gazetecilere bilgi verdi. Saydamer, “Meclis Başkanı Sayın İzgi tepkimizi not etti. Tepkimizi gündeme aldığını ve değerlendireceğini söyledi.” dedi. Getirilen yasağın yalnızca bir koridorun kapatılması anlamına gelmeyeceğini anlatan Saydamer, yasağın vekil ile halk arasındaki ilişkiyi de koparacağını söyledi.
Kulis yasağına tepki olarak dün FP Genel Sekreteri Suat Pamukçu’nun Parlamento’daki basın toplantısı izlenmedi. Basın toplantısına gelişinde gazetecilerin kararını öğrenen Pamukçu, “Başkanlık Divanı kararını bilmiyorum. Şimdi gruba çıkıp, konuyu öğreneceğim. Kararda bir yanlışlık varsa düzeltilmesi için gereken neyse onu yaparız.” dedi. Pamukçu, ardından PMD Başkanı Saydamer ile bir süre görüştü.
Parlamento Muhabirleri Derneği, Meclis kulislerine gazetecilerin alınmaması konusunda bir açıklama yaparak, “AB’ye girme yolunda ve demokratikleşmeye yönelik adımlar atması beklenen Parlamento’muzun yasakçı bir anlayışla hareket etmesini kabullenmenin mümkün olmadığını” bildirdi.
Öte yandan gazetelerin Ankara temsilcileri Meclis Başkanlık Divanı tarafından kulislere girişleri yasaklanan Parlemento muhabirlerine destek için PMD’yi ziyaret ettiler. Temsilciler, yaptıkları değerlendirme-lerde, Başkanlık Divanı'nın aldığı kararı kınayarak, “Bu karar bir an önce kaldırılmalıdır.” dediler.
Milliyet'ten İHL'liye ödül
Milliyet Gazetesi'nin her yıl düzenlediği, 'Gazetecilik Ana Dalı Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü' kompozisyon dalında, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Tülay Kambur ikinci oldu.
Ödüller, dün akşam Doğan Medya Center'da gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. İlköğretim okulları arası yazı yarışmasında birinciliği, 'En zor düş; sevgi' adlı kompozisyonuyla Betül İnci, ikinciliği 'İnsanların en acizi' adlı yazısı ile İHL öğrencisi Tülay Kambur, üçüncülüğü ise 'Belki bir gün' adlı yazısı ile Çağla Dereli kazandı. Tülay Kambur'un ödülünü Milliyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz verdi. İSTANBUL (cha)
Bu savaş değil soykırım
Çeçenistan'ın Türkiye Temsilci Yardımcısı Halit Hüseyinov, Rusya'nın Çeçenistan'da bir savaş değil etnik temizlik yaptığını, Çeçenleri tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir soykırımı gerçekleştirdiğini söyledi.
Kafkas-Çeçen Dayanışma Komitesi ve İHH tarafından Çeçenistan'da yapılan Rus katliamını kamuoyuna duyurmak amacıyla düzenlenen basın toplantısına katılan Halit Hüseyinov, Rusya'nın Çeçenistan'da yürüttüğü katliamın vahşet boyutlarını da aştığını vurgulayarak, Rusların, Çeçenistan'ın başkenti Grozni yakınlarındaki Yermenog adlı küçük bir kasabada 20 ilkokul öğrencisine kısırlık iğnesi yaptıklarının tespit edildiğini kaydetti. Basın toplantısında, Rusların Çeçenistan'da yaptıkları son katliamları gözler önüne seren görüntülerin yer aldığı sinevizyon izletildi. Swiss Otel baskını ile ilgili bir sorusu üzerine Halit Hüseyinov, bu tür eylemlerin Çeçen mücadelesine zarar verdiğini ve Rusların işine yaradığını söyledi. Murat Aydın / İSTANBUL (cha)
Öğrenciler kapı dışarı edildi
Osmangazi Emek beldesi Celal Bayar İlköğretim Okulunda, 'Kuru Gıda Kermesi' için için yağ, şeker, pirinç, makarna gibi kuru gıda getirmeyen öğrenciler sınıftan çıkarıldı.
Öğrenci velileri; temizlik parası adı altında her gün çocuklarından para istendiğini en son olarak da yağ , şeker , makarna istendiği iddiasını dile getirdiler. Veliler, durumu müsait olmayan birçok kişi olduğunu, çocuklarının bu isteklerini yerine getirmedikleri için çocuklarının, okula gitmek istemediklerini ve psikolojik bunalımlara girdikleri belittiler.
Okul idaresi ise, öğrencileri biraz zorladıklarını ancak dövme iddiasını kabul etmediklerini ifade ettiler. Okul ihtiyacının çokluğundan dert yanan okul idaresi, ihtiyaçları ancak bu şekilde karşılayabileceklerini söylediler.
Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri de düzenlenecek kermesten haberdar olmadıklarını yapılanları tasvip etmediklerini kaydederek gereğini yapacaklarını belirttiler.
Yılmaz Sönmez / MUDANYA (cha)
Bilgin duruşmaya gelmedi
Etibank davası başladı. Mahkeme, rahatsızlığını gerekçe göstererek duruşmaya gelmeyen Dinç Bilgin'in diğer celsede hazır edilmesine karar verdi.
Fona devredilen Etibank'ın eski sahibi Dinç Bilgin ile bankanın eski yönetim kurulu üyeleri ve diğer yöneticilerinden oluşan 13 sanığın, 3'er yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmalarına başlandı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Zafer Mutlu, Ercan Arıklı, İ. Hakkı Karakaya, Cahit Demir ve Ramazan Başak katıldı. Dava kapsamında tutuksuz olarak yargılanan sanıklardan aralarında Dinç Bilgin'in de bulunduğu yedi kişi duruşmaya gelmedi. Zafer Mutlu, cumhuriyet savcısına verdiği ifadesini tekrar ettiğini bildirdi. Sanıklar suçlamaları reddederek, davanın açılmasına sebep olan yeminli murakıpların hazırladığı raporda hatalar olduğunu ileri sürdüler.
Mahkeme hakimi Sevim Efendiler, sanıklardan Dinç Bilgin'in rahatsız olduğu için duruşmaya gelemediğinin avukatlar tarafından beyan edildiğini tutanağa yazdırdı. Emekli Oramiral H. Vural Beyazıt'ın avukatı da, müvekkilinin il dışında ve rahatsız olduğunu belirtti. Sanık Dinç Bilgin'in bir dahaki celsede hazır edilmesine karar veren hakim, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. İSTANBUL (Zaman)
'Sevgim petrol' operasyonu
Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi ekiplerince gerçekleştirilen ''Sevgim Petrol'' operasyonunda 11 kişi gözaltına alındı, 3 kişi aranıyor.
Bursa Emniyet Müdürü Aydın Genç, Sevgim Petrol şirketi adı altında, TÜPRAŞ'tan alınan yaklaşık 3 trilyon lira tutarında 17 bin ton motor yağıyla solvent denilen kimyasal maddenin karıştırılarak, sahte mazot elde edildiğini söyledi.
Motor yağının, mazot fiyatına yüzde 100 kârla, Bursa, Eskişehir, Bandırma ve Susurluk'ta piyasaya sürüldüğünü kaydeden Genç, ''TÜPRAŞ'ın tespit yapmadan verdiği motor yağı, yüzde 100 karla mazot diye satılıyor. Esas sorun, TÜPRAŞ'ın hiç sormadan, araştırma yapmadan, 17 bin ton motor yağını sanayi tesisi adı altında iş yapan herkese vermesidir'' diye konuştu.
Genç, operasyon kapsamında 11 kişinin gözaltına alındığını, ancak şirket sahibi ve üst düzey yöneticisi 3 kişinin arandığını da belirterek, 'Ek süre isteriz. Devleti zarara uğratanlar, devletin parasıyla villalarda oturuyor.'' dedi. Bursa
Demirel de 'Flamingo Yolu'nda
''Egebank davası'' sanıklarından Yahya Murat Demirel ile Nail Keçili 'Flamingo Yolu' olarak bilinen Kartal Özel Tip Cezavevi'ne konuldu.
''Egebank davası'' kapsamında İstanbul DGM'ce tutuklanan bankanın eski sahibi Murat Demirel, eşi Ayşenur Esenler Demirel ve işadamı Nail Keçili'nin de aralarında bulunduğu 12 sanık, Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nden İstanbul'a getirildi.
Cezaevi ring aracı ile önce Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ne getirilen sanıklardan, Ayşenur Esenler Demirel ile birlikte 3 kadın tukuklu yetkililere teslim edildi. Yahya Murat Demirel ile birlikte diğer 8 tutuklu ise Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevi'ne götürüldü. Yahya Murat Demirel ile birlikte Nail Keçili, Egebank Off–Shore Bankacılık Genel Müdürü Aykut Karabulut, Ali Süha Paya, Kevin Hood, Hüsnü Barbaros Olcay, Gökalp Baştürk, Şaban Ayhan Tatlıgil ve Turan Turanoğlu, Kartal Cezaevi'ne konuldu. Bu arada Yahya Murat Demirel ile Nail Keçeli, Kartal Cezaevi'nde banka patronlarının bulunduğu sol A blok 11. koğuşta kalacak. Demirel'in komşuları arasında Dinç Bilgin, Cavit Çağlar ve Ali Balkaner de bulunuyor. Özcan Keser-Birol Aydın-Ercan Yıldız /İstanbul (cha)
|