Canım öğretmenim!
Yalova'dan Metin Şimşek, bir okurumuzun kendisine anlattığı bir olayı aktardı bize. Türkiye'de eğitim sistemini ortaya koymak bakımından ibretli bir hikaye ve biz de sizinle paylaşmak istedik.
Olayı anlatan okurumuz Yalova'da bir ilköğretim öğrencisinin velisi. Soyismi de Kahraman. Kahramanımız, 2. sınıfta okuyan çocuğunu törenden sonra okuldan almaya gitmiş. Çıkışta çocuğu ile aynı sınıfta okuyan üstelik de komşuları Emre'yi görünce onu da arabasına alıp eve bırakmak istemiş.
Emre,
– Olur ama, demiş. Markete uğrayıp, öğretmenimin istediklerini almam lazım. Selpak ve sigara istedi.
Kahraman Bey, Emre'ye selpağı almasını ama sigara almamasını, öğretmenin sorması halinde de, sigaranın sağlığa zararlı olduğunu söylemesini istemiş. Emre de aynen onun dediğini yapmış.
Emre müdür odasında öğretmenine emaneti teslim etmiş. "Sigarayı niye almadın?" sorusuna, "Sigara sağlığa zararlıdır öğretmenim." cevabını verince de, öğretmeninden paparayı yemiş.
Öğretmen hem de müdürler odasında aynen şöyle bas bas bağırıyormuş:
– Lan bacaksız! Sigaranın zararlarını ben senden mi öğreneceğim?
Tedavül
Kongrede rakibesi konuşturulmayınca, "O kendisi konuşmak istemedi." diyen Başbakan Bülent Ecevit, DSP'deki liderlik konusuna açıklık getirdi ve dedi ki: "Partimizde liderlik devri kendiliğinden zamanı geldiğinde olur."
En azından liderlerimiz Türk parasından kıymetli. Tedavülden kalkma zamanları gelmiyor. Onlar daha çoook para eskitirler, çok!
Dolar boşalır
Size ekonomik krizden etkilenmeyen hatta üretim patlaması yapan bir sektörün varlığından söz etmiş ve bu sektörün çelik kasa olduğunu söylemiştik. Ardından da, millet bu yolsuzlukta çelik kasada ne saklıyor acaba, diye sormuştuk. Sorumuzun cevabını aldık.
Kayseri'de iki hırsız bir işyerine girmişler ve daha sonra açmak üzere çelik kasayı çalmışlar. Hırsızlar daha sonra yakalandı. Ne demişler biliyor musunuz? "Kasayı açtığımızda içinde sadece 3 dolar olduğunu gördük. Büyük hayal kırıklığına uğradık."
Manzarayı görüyor musunuz? Artık 3 dolar bile öylesine kıymetlendi ki, millet onu korumak için 150 kiloluk çelik kasayı 3 doların emrine amade ediyor. İyi bir çelik kasa kaça acaba? Oğlanın krizden önce harçlığından artırıp biriktirdiği bir 10 doları vardı. Zayi olmasın.
Öd-ül
Milliyet Oskarları'nı alanlar belli olmuş. Ne demek Milliyet Oskarları? Milliyet film mi çeviriyor? Yoksa vermeyi duyurup da veremediği Emmanuel VCD'lerinin yerine ödül mü dağıtıyorlar? Ya bu gazetenin adı değişmeli, ya da Oskar ödülleri.
İstikbal Marşı
Ahmet Kurucan bey, önceki gün köşesinde islami terimlerin nasıl alay unsuru edildiğinden bahsediyor ve saygılı olmaya davet ediyordu. Ne zamandır değinmek istiyorduk, fırsatımız olmadı. Değişik sebeplerle İstiklal Marşı'nı bozup bozup güfte yapıyorlar. Gazetelerlde, internet sitelerinde gezip duran marşlara bir göz atın isterseniz. İstiklal Marşı ki, bu ülkenin en dokunulmazları arasında. İstiklal Marşı'nı bozan milletlerin bozulmadık şeyleri kalmamış demektir! Büyük laf mı ettik? O zaman tartışalım.
Tünel
Bayrampaşa Cezaevi'nde B–11 ve B–12 koğuşlarının bodrumunda 3 metre uzunluğunda bir tünel bulundu. Herhalde cezaevinden değil, ülkeden kaçmak için kazıyordur mahkumlar o tüneli!
Dermiş
Kemal Derviş, ABD'de yatırımcılara ve bankacılara yaptığı konuşmada 'Gücümü halktan alıyorum!' demiş. Bütün yöneticiler gücünü halktan aldığı için, halkın gücü hiç kalmıyor. Bu da insanın gücüne gidiyor.
Yok sayma
Yetkililer, Bayram Meral'e ülkenin içinde bulunduğu şartları hatırlatarak, "2001 yılını yok sayalım ve işçilere bu yıl hiç zam yapmayalım" teklifinde bulunmuşlar. İşçi ve memur da sizi yok sayacak, göreceksiniz Hanya'yı Konya'yı!
Nesli tükenenler
LDP çok ilginç parti, gerek Genel Başkan'ın ilginç sözleri, gerekse internet sayfasının hareketliliği ile kendinden çok söz ettiriyor. Geçenler de ise, FP'den önce istifa eden arkasından da geri dönen Mukadder Başeğmez'in geçeceği parti olarak da adını duyurmuştu.
LDP Genel Başkanı Besim Tibuk, geçenlerde esnafı ziyarete çıktı. Ziyaret sebebini ise şöyle açıkladı:
– Esnafı ziyaret ediyoruz. Çünkü 20 yıl sonra ziyaret edebileceğimiz bir esnaf grubumuz kalmayacak. Oysa Amerika'nın gelirinin yüzde 21'i bu meslek grubundan geliyor.
Aslında Tibuk son derece haklı, bir kaç yıl sonra, esnafın 'nesli tükenenler' grubuna girmesini ve dükkanlarının önüne "Fındık fıstık atmak yasaktır!" tabelasını koymak istemiyorsak, buna acilen bir çözün bulunmalı.
|