GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

05/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Faruk MERCAN

Beyaz kodlar

Jandarmanın yaptığı Beyaz Enerji Operasyonu'nda “Düğmeye kim bastı?” tartışmasının yaşandığı ilk günlerde Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman'ın önemli bir açıklaması oldu.

Yalman, üst düzey bir jandarma komutanına atfen, “Enerji Bakanı'nın üstünü çizin” haberini yayınlayan Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e şunları söylemişti:

“Komutanla ilgili haber bizi çok üzdü. Elbette size haberinizin kaynağı kim diye sormamız doğru değil. Ama böyle olunca da bütün şüpheler benim üzerimde odaklanıyor... Biz Türkiye Cumhuriyeti ordusuyuz. Kanunların ordusuyuz. Sayın Genelkurmay Başkanımız da bu konuda çok hassas davranıyor. O nedenle bu konunun açığa çıkması gerekir.” (9 Ocak 2001).

Son dönemde jandarmaya yeni bir vizyon kazandırmak yönündeki çalışmaları ilgiyle izlenen Orgeneral Aytaç Yalman'ın bu açıklamasının yanında, birkaç gün önce Ankara'da bir davette Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da çok önemli sözler kullandı. 25 Nisan günü İsrail Milli Günü'nde kendisine Beyaz Enerji dosyasını soran gazetecilere aynen şöyle dedi: “Bu konuda asker olarak bir şey söylemem doğru olmaz. Sonra savcı bizi de tutuklar. Yargı görevini yapıyor.”

Bir kere Beyaz Enerji soruşturması başından beri Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Talat Şalk'ın yönetiminde yapıldı. Kimlerin telefonlarının dinleneceğine, kimlerin gözaltına alınacağına, kimlerin tutuklanması gerektiğine o karar verdi. Savcının, “Düğmeye ben bastım.” sözleri de ortada olduğuna göre, o halde ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın, “Bu dosyayla bir siyasi kadronun tasfiyesi amaçlanıyor.” çıkışı ne anlama geliyor?

Önce yeniden ocak ayına dönelim. Uğur Dündar, Star'da, soruşturmayı yapan Çankaya Jandarma Komutanı Yüzbaşı Muhittin Ateş'in imzasını taşıyan bir fezleke yayınladı. O günlerde ortalığı dalgalandıran bu fezlekede yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan pek çok isim vardı. Savcı Şalk, soruşturmayı tamamlayıp davayı açtıktan sonra işte bu fezlekeyle ilgili şunları söyledi:

“O fezleke hayali bir fezleke... Ben delil olmayan hiçbir adam hakkında iddianamede bir şey yazamam, dava açamam. Jandarma o fezlekeyi niçin hazırlamış, neden hazırlanmış hâlâ anlayabilmiş değilim. Fezlekede bir sürü isim var. O isimler, bizim dosyamızda yok. O fezlekeyi jandarma kendi düşüncesine göre yazmış.”

Sonuçta medyaya sızdırılan bu “hayali” fezleke de, en az “Bakanı çizin” demeci kadar ortalığı bulandırdı. Soruşturmayı yürüten bazı jandarma görevlileri başından itibaren bu olayda gereken özeni göstermeyince iş “Gestapo” tartışmasına kadar geldi. Son olarak yine üst düzey bir jandarma komutanının şu sözlerine bakalım:

“Temiz toplum için beyaz kod adlı operasyonlar non stop devam edecek. Bu operasyonlarımıza neden beyaz adını verdiğimiz çok iyi düşünülmeli ve bilinmelidir. Operasyonlara bu ismi vermemizdeki amaç, Türkiye'de bembeyaz, temiz sayfalar açacağımızın bir göstergesidir. Türk Silahlı Kuvvetleri tek vücut halinde yolsuzlukların üzerine gidilmesi konusunda kararlıdır. Bu yüce milletin sırtından köşeyi dönmek isteyen insanların hesap vermelerini sağlayacağız. Kime uzanıyorsa, oraya kadar gider. Bizim için önemli olan tek tek sivrisinekleri öldürmek değil, bataklığı kurutmaktır.” (1 Mayıs 2001, Star)

Özü itibariyle hepimizin katılacağı bu sözler, üst düzey bir jandarma komutanı tarafından bu kadar keskin dile getirilince işin rengi değişiyor. Oysa, ağırlıklı olarak polisin yürüttüğü, son birkaç operasyonla jandarmanın da katkıda bulunduğu temizlik süreci hakkında konuşurken en az Aytaç Yalman ve Yaşar Büyükanıt paşalar kadar hassas olmak gerekiyor.

Sonuçta bütün bu dosyalarda son kararı verecek olan yargı organı değil mi? Sonra, jandarma operasyonlarında da her dosyaya olayın karakterine uygun bir kod verilmesi daha güzel olmaz mı?


f.mercan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

17/ 03/ 2001... Yener Kaya'nın operasyonları
24/ 03/ 2001... Gazi Erçel: Yiğit, uçakta Çakıcı'yı anlattı
31/ 03/ 2001... Merkez Bankası'na kadar uzanır mı?
07/ 04/ 2001... 6 yıl önceki kehanet
12/ 04/ 2001... 156. yıl balosundan notlar
14/ 04/ 2001... Merkez Bankası başkanları ve MİT
17/ 04/ 2001... Büyük ülke olmanın üç şartı
21/ 04/ 2001... Gizli servisin güneş gözlükleri
26/ 04/ 2001... Yurtdışındaki paraların listesi hazır
28/ 04/ 2001... Fazla bağırmak iyi değildir


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.