Yüsek limitli kartları internete sokmayın
Kredi kartı sahtekarlıklarını önlemek için Avrupa manyetik bant uygulamasından vazgeçip chip teknolojisine geçerken Türkiye bu konuda da geç kaldı. Türkiye İç Denetim Enstitüsü'nün düzenli olarak gerçekleştirdiği kongrelerin bu yılki toplantılarında "E—Risk ve E—Denetim" konusu ele alındı. İki gün süren kongreye çok sayıda etkin kişi katıldı. Benim toplantıdan aktaracağım notlar tüketicileri direkt ilgilendiren konular olacak. Son beş altı yıl içinde internetin gelişimiyle birlikte günlük yaşamdaki birçok kavramın dijital versiyonu çıktı. Bilgisayarların evlere girmesiyle birlikte sahteciliğin boyutları da değişti. Son günlerde Tüketici Köşesi'ni arayan birçok okurumuzun ortak sorusu, "Kredi kartı numaralarını hangi şirketlere verelim?" oldu. Şifreli kanallar kötü örnek İnternet ortamında satış yapan şirketlerin, müşterilerin haberi olmadan kredi kartı numaralarından istedikleri kadar para çekmeleri insanların bu alandaki endişelerini artırdı. Bunun örneklerini geçmiş dönemde Cine 5 ve TeleOn ile internet hizmeti veren şirketlerin uygulamalarında gördük. Tüketiciler yıllık abonelik hizmetlerini yenilememesine karşılık şifreli kanallar onların isteğinin aksine kredi kartlarından paralarını çekmişlerdi. Aynı olay internet hizmeti veren şirketlerde de yaşandı. Tüketiciye bedava internet sağlayan şirketler, onların kredi kartı numaralarını almayı ihmal etmediler. Bedava hizmet bittikten sonra birçok müşteri kendilerini internet şirketinin abonesi olarak buldu. Bu şirketlerle baş edemeyen müşteriler çareyi kartlarını iptal etmekte buldular. Bu örnekler tüketiciye, yüsek limitli kartları internet ortamında kullanmamayı öğretti. "E—Risk ve E—Denetim" konulu toplantıda da, bilgisayar kullanımının yoğunlaşmasıyla internet ortamında kredi kartı kullanımının yaygınlaştığı gerçeği vurgulandı. En büyük elektronik sahtekarlığın, kredi kartlarıyla yapıldığının vurgulandığı toplantıda, "Birincisi kartın kullanımıyla ilgili, ikincisi ise işyerinin yapabileceği sahtekarlıklar." şeklinde ifade edildi. Kredi kartı yoluyla yapılan sahtecilikleri önlemek için Avrupa manyetik bant uygulamasından vazgeçerek chip teknolojisine geçmeye başladı. Anlayacağınız Türkiye bu konuda yine yaya kaldı.
Wolkswagen, ayıbından döndü
Asya Finans'ın Gaziantep Şube Müdürü Ahmet Bozkurt, bundan 5 ay önce Volkswagen'ın Bora modelini satın aldı. Okurumuz yedek anahtar ile arabayı çalıştırmak istediğinde başarılı olamadı. Aracını servise götürdüğünde anahtarın 'tanımsız' olduğu tanımlamak için de 5 milyon lira vermesi gerektiği söylendi. Ücreti ödedikten sonra köşemize ulaşan Bozkurt, haklı olarak, "Ben parası için yakınmıyorum. Bu olay başıma şehir dışında gelmiş olsaydı ne yapardım? 12 milyar liraya satılan bir otomobilin yedek anahtarının çalışmaması beni çok şaşırttı." diyor. Doğuş Otomotiv yetkilileri ile görüşmemiz sonucunda okurumuzdan alınan yedek anahtarın ücreti iade edildi ve kendisinden özür dilendi.
Kontör, iade edildi
Yener Ünsal, 100 kontörlük hazır kartı numarası çıkmayınca hemen Turkcell'in müşteri hizmetleri yetkililerine durumu aktardı. Yetkili elemanlar 24 saat içinde kontörün yükleneceğini söylemesine rağmen okurumuzun sorunu bir türlü çözülmedi. Tüketici Köşesi'nin devreye girmesi üzerine Turkcell Müşteri Hizmetleri yetkilileri okurumuzun kontörünü iade ettiler.
|