Sabit telefon da lüks oldu
Günümüzün en temel ihtiyaçlarından biri olan telefona üst üste gelen zamlar vatandaşları zor durumda bırakırken son olarak sabit telefona getirilen yüzde 25 KDV oranı toplumun büyük bir kesiminin tepkisine sebep oldu.
Sabit telefon hizmetinden yüzde 25 KDV alınmasını eleştiren Müstakil Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Av. Arife Gökkaya; "Sabit telefondan konuşmayı lüks tüketim sayan bir siyasi iktidar, toplumun iletişim kurmasını engellemeye çalışmaktadır." dedi.
Av. Gökkaya, "2001 Ocak ve Şubat ayı faturaları ile yüzde 25 KDV ödeyen tüketici kandırılmıştır. Sabit telefon hizmetine yüzde 25 oranında KDV uygulanırken, cep telefonu hizmetine yüzde 17 oranında KDV uygulanması da trajikomik bir çelişkidir. Bu çelişkinin arka planında, tüketiciyi cep telefonu kullanmaya yönlendirmek gibi bir niyet olup olmadığı da aklımıza takılmaktadır!" Yemek-içmek-nefes almak gibi doğal bir ihtiyaç ve tüketim olan iletişim kurmanın en yaygın yollarından birinin telefonla iletişim olduğunu kaydeden Av. Arife Gökkaya, bütün tüketicileri konuyla ilgili duyarlı olmaya ve haklarını aramaya çağırdı.
SSK prim artışına tepki: Sigortasız işçi mi isteniyor?
Son alınan kararla SSK taban ücreti 210 milyon, tavan ücreti ise 1 milyar 50 milyona yükseltildi. Bu oran, tavandan maaşı olan birisinin maaşında 72 milyon bir azalmaya, işveren payında ise 108 milyon bir artışa tekabül ediyor. Karara tepki gösteren onlarca vatandaşlarımız adına Mehmet Kaya isimli okurumuzun görüşlerine yer veriyoruz.
"Tavandan maaşı olan birisi için aylık kendi maaşından -işsizlik payı dahil- 168 milyon, işverenden de 252 milyon olmak üzere toplam 420 milyon kesilmektedir. Senelik toplama baktığınızda bu rakam yaklaşık 5 milyara gelmektedir. Tüm bu kesilen para karşılığında SSK'dan ne hizmet alıyor ve alacaksınız? Şu andaki hastane kuyrukları ve ilave olarak emekli olduğunuzda (ki olabilirseniz en fazla 200 milyon maaş). Bu kararlar işverenin sigortasız işçi çalıştırmasını teşvik etmekten başka ne işe yarar?" Evet, yetkililer ne düşünüyor acaba?..
Hyundai Otomotiv'den açıklama
Gaziantep'ten (ismi mahfuz) bir müşterisinin şikayetini ilettiğimiz Hyundai Assan Otomotiv şirketi yetkilileri konuyla ilgili bir açıklama yaptılar. Açıklama şöyle: "Araba kampanyamız 30 Nisan 2001 tarihinde bitmektedir. Müşterimiz ise 01.05.2001 tarihinde sadece belirli miktarda bir kapora yatırdığı için kampanyamıza dahil edilememiştir."
Avrupa ZAMAN atakta
FRANKFURT- Zaman'ın adsız kahramanlarının yurtiçinde yaptığı fedakarlıkları kısmen dile getirmeye çalışmıştık. Türkiye'nin bağrından çıkan bu soluk, dünyanın her tarafını sarmış ve adeta kucaklamış durumda. Türkiye'de yaşanan krizle her şey kötüye giderken bazı gelişmeler her şeyin bitmediğini, en kötü ahval ve şerait altında bile engellenmemesi halinde bu insanların harikalar ortaya koyabileceklerini bir kez daha ortaya koyuyordu.
Piyasalar, asrın krizine şahit olurken, lira ömrünün en yüksek değer kaybını yaşarken, medya, bir milyondan fazla tiraj kaybederken onbinlerce insan işini dolayısıyla aşını yitirirken, Türkiye ve dünyada sadece gazeteniz Zaman tiraj kazanıyordu.
Aynı aşkı, şevki, gayreti Avrupa'da yaşayan aile fertlerimizde de görüyoruz. Görüşme fırsatı bulduğumuz Zaman'ın Avrupalı adsız kahramanları da kolları sıvamış, kapı kapı dolaşarak ışığı Zaman'larıyla gönüllere taşımaya çalışıyorlar. Genel Yayın Yönetmen Yardımcımız ve Avrupa Baskıları Genel Müdürümüz Abdullah Aymaz'ın başlattığı bahar kampanyası, gazetemizin Almanya Koordinatörü Mehmet Atalay, eski genel müdür yardımcılarından Murat Ak, Almanya Temsilcimiz Fatih Gök ve diğer adsız kahramanların başarılı ve fedakârane gayretleriyle son sürat devam ediyor. Beş günde iki bine yakın tiraj alınırken bu sayıyla yetinmeyen buradaki kadirşinas insanlarımız, Almanya tirajını on binlerin üstüne çıkarmayı hedefliyorlar...
Bu vesileyle yüzden fazla program yaparak gazete idarecileri okurlarıyla buluşuyor, hasret gideriliyor, okurların sorularına cevaplar veriliyor. Türkiye'de yaşanan iller arasındaki tatlı yarış burada da devam ediyor. Şu anda Dortmund birinci, Stuttgart ikinci, Mannheim ise üçüncülüğü elinde bulunduruyor. Ülkeler kategorisinde ise Hollanda birinci, Belçika ikinci, İsviçre üçüncü sırada. Ancak öyle heyecanlı bir yarış sürüyor ki bu sıralamanın her an değişebileceği söyleniyor.
Bu arada yıllardır gazetemizde yazdığı enfes yazılarla okuyucumuzun yakından tanıdığı İlhan Bardakçı oldukça ciddi rahatsızlığından dolayı hastanede yatıyor ve dualarınıza ihtiyacı var. Kısaca Zaman'ımızın Türkiye'deki yükselişi Avrupa'da da devam ediyor. Yükseliş sadece tirajda mı tabii ki değil. Bunu da sonraki yazılarda ele alacağız.
|