Putin'in bir yılı
Geçen pazar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in görevi Yeltsin'den resmen devralmasının 1. yıldönümüydü. Putin, 6 Mayıs 2000 günü Kremlin Sarayı'nın çarlara mahsus eski tac salonunda mütevazı bir törenle başkanlık mührünü Yeltsin'den devralmış, anayasa üzerine yemin ederek resmen başkan olmuştu.
Putin, görevdeki 1. yılı dolayısıyla herhangi bir törene izin vermedi, Rus halkına medya vasıtasıyla bir açıklama yapmakla yetindi sadece. Bu açıklamasında, 'ortaya koydukları hedef ve amaçlara tam anlamıyla ulaştıklarını<, ama bazı alanlarda yapılanları hâlâ yeterli görmediklerini, işte bu yüzden halkın rehavete kapılmaması gerektiğine' işaret etti ve bazı başarılardan söz etti, o kadar.
Putin'in bir yılı gerçekten de bazı başarılara imza attığı önemli bir yıl oldu çağdaş Rus tarihi bakımından...
Bana göre, bunlardan ilki Yeltsin döneminde palazlanan, güçlenen oligarklar denen işadamlarının siyasetteki nüfuzlarını büyük ölçüde sınırlamasıydı elbette. Yeltsin döneminde Rus siyasetini en üst noktadan (yani Kremlin'den) etkileyebilen, buradan istediği siyasi, iktisadi kararları çıkarttırabilen bu oligarkların büyük bölümü bugün Putin'in gücü ve kararlılığı önünde boyunlarını eğmiş, seslerini kısmış bir halde bundan sonra başlarına ne gelebileceğinin hesaplarını yaparlarken, oligarkların en ünlü ve güçlülerinden Berezovski ve Gusinsky yurt dışına kaçmış bulunuyorlar. Berezovski Amerika'da, İngiltere'de gezerken, Gusinsky ise artık pasaportuna da sahip olduğu ikinci ülkesi İsrail'e yerleşmiş bulunuyor.
Putin'in ikinci başarısı ise yine Yeltsin döneminde güçlenen, merkezi tanımayan bölgelerin yetki ve nüfuzlarını kanunlar yoluyla sınırlaması ve böylece merkezî yönetimi güçlendirmesiydi. Putin bugün, federal kanunlarda geçen yıl yaptığı değişikliklerle merkeze kafa tutan, vergi vermeyen bölge valilerini de aynen oligarklar gibi hizaya sokmuş, federal bölgeleri 7'ye ayırmış, bunların başlarına da pek çoğu asker ve istihbarat kökenli kendi temsilcilerini atayarak bölgeleri büyük ölçüde kendi kontrolüne almış bulunuyor.
Putin'in bir başka başarısı ise Rus vergi sisteminde gerçekleştirdiği radikal değişiklik. Geçen yıl ağustosta kabul edilen yeni vergi kanunuyla Rusya'nın çok karmaşık, düzensiz vergi sistemi belli bir düzene ve mantığa kavuşmuş bulunuyor. Bu kanun sayısısız düzenlemelerle, tebliğlerle, değişikliklerle içinden çıkılamaz hale, hem yerli hem yabancı yatırımcıyı, vergi mükellefini zora sokan bir sistemi büyük ölçüde basitleştirmiş oluyor. Nitekim, Rusya'da bugün yüzde 13'lük bir genel vergi oranı geçerli hemen hemen herkes için.
Bunlara ilaveten, oligark-medya ilişkisine vurduğu darbeler (ki bu bapta hemen Gazprom vasıtasıyla Gusinsky medya imparatorluğunu çökertmesi akla geliyor), silahlı kuvvetler bünyesinde yaptığı bazı radikal değişiklikler de Putin'in başarı hanesi içinde sayılabilir. Önümüzdeki aylarda Rusya'nın elektrik kurumu UES ve bizim de gündemimizde olan ünlü Gazprom şirketinde yapacağı reformlarda da başarılı olması halinde bunlar da Putin'in büyük başarıları arasına girecek şüphesiz.
Son bir yılda dünya ekonomik konjonktürünün sağladığı imkanlar ve de özellikle petrol fiyatlarının son 10 yılın en yüksek seviyesinde seyretmesi sayesinde Rus ekonomisinde meydana gelen olumlu değişiklikler, eksiden artıya (yaklaşık yüzde 10) geçen ekonomik büyüme ve 10 yıl sonra Rusya'nın ilk defa denk bütçeye ulaşması da Putin'in başarı hanesinde yer alan önemli kalemler ayrıca.
Başarısızlıklarına gelince; bu konuda en başta bütün esip gürlemesine rağmen Çeçen ihtilafını hâlâ çözememiş, elindeki muazzam imkan ve güce rağmen Çeçen direnişini kıramamış, savaşı kazanamamış olması zikredilebilir elbette. 1999 yılının ekiminden bu yana devam eden 2. Çeçen Savaşı bugün onun en büyük fiyaskosu olarak da görülebilir tabii.
Ayrıca geçen ağustosta Baltık Denizi'ne gömülen Kursk adlı nükleer denizaltı da Putin'e hiç beklemediği anda büyük bir darbe vurmuş, Çeçen fiyaskosuna ek olarak ona başka bir askeri fiyaskonun tadını tattırmıştı.
Putin bugün hem başarılarının hem de başarısızlıkların pekala farkında. Çeçen konusunda bundan sonra fazla bir şey yapması hemen hemen mümkün değil; ekonomide ise yapacakları var; yeni özelleştirmeler, vergi sisteminin ıslahı, hükümet-merkez bankası ilişkilerini rayına oturtması, emeklilik reformu gibi. Bunları da Duma'da lehinde son günlerde meydana gelen ve kendi lehinde olan siyasi cephe ile kolaylıkla gerçekleştirebilir.
Bana göre, Putin'in bir yılının değerlendirmesi işte böyle...
f.ertan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
22/
04/
2001...
Putin, Kilise ve Patrik...
24/
04/
2001...
Petrol mü koyu akacak, kan mı?
25/
04/
2001...
Esrarengiz şirket: Itera
28/
04/
2001...
Rus-Rum bağlantısı
29/
04/
2001...
Gazprom ve Itera
01/
05/
2001...
Amerika ve NMD
02/
05/
2001...
'Echelon muamması'
05/
05/
2001...
Şin Bet başkanı fena konuşmamış
06/
05/
2001...
Mitchell Komisyonu'nun tespiti ve çağrısı
08/
05/
2001...
Amerika nasıl dinliyor?
|