GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

10/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



DIŞ HABERLER 


ABD 'tokat' şaşkını

ABD, elli yıl önce First Lady Eleanor Roosvelt'in girişimiyle, kurulmasına öncülük ettiği BM İnsan Hakları Komisyonu'ndan gizli oylamayla dışarı atılmasının şokunu yaşarken, bu dışlanmadan ders çıkarmaya çalışıyor.

Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı, sonucu 'üzüntü verici bir sürpriz' olarak nitelediler. Oylamada, ABD'nin insan hakları ihlalleriyle suçladığı Sudan, Çin ve Libya'nın yanı sıra Fransa 52, Avusturya 41 ve İsveç 32 oyla komisyonda yer alırken, 29 oy alan ABD, komisyona seçilememişti.

'ABD'ye tokat' olarak nitelendirilen karar, Temsilciler Meclisi'ni kızdırdı. Meclis, ABD'nin üyeliği gelecek yıl iade edilmediği takdirde, örgüte olan borcun 244 milyon dolarlık bölümünün ödenmemesi konusunda anlaşmaya vardı. New York Times gazetesi, bu konuda Demokrat ve Cumhuriyetçi üyeler arasında görüş birliği bulunduğunu yazdı. Gazete, Temsilciler Meclisi'nde varılan uzlaşmayla Washington'un BM'ye olan borcunun 582 milyon dolarlık bölümünün ödenmesinin kararlaştırıldığını da duyurdu.

Gazeteye demeç veren ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ise, 'oylamanın kendileri açısından sürpriz olduğunu' belirtti, 'ancak size bir konuda garanti verebilirim. Gelecek yıl yeniden komisyon üyeliğine seçileceğiz.' dedi. Karar, Kongre'de de kızgınlıkla karşılandı.

Ancak ABD'nin insan haklarından sorumlu eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Harold Koh, ABD'nin BM'ye borçlarını ödememek gibi cezalandırıcı yöntemlere başvurması fikrine şiddetle karşı çıkıyor. Koh, The Washington Post'ta yayınlanan makalesinde, bu sakıncaları şöyle anlattı: 'Açıkça dünya bize ders vermeye çalışıyor. Ancak doğru dersi çıkarabilecek miyiz? BM İnsan Hakları Komisyonu'nun gündemini desteklemeye devam etmeliyiz. Aksi takdirde biz hedef haline geliriz. BM'yi cezalandırarak bir ders vermeye kalkmamalıyız. Bu yöntemler hem etkili olmaz, hem de verimli bir sonuç çıkarmaz. BM, böyle bir durumda karşılık verir. Ya ABD'yi BM'nin başka organlarından da dışlarlar veya barış gücü, insani yardım gibi çağrılarımızı reddederler.'

ABD'nin komisyondan neden dışlandığı konusunda ise çeşitli fikirler ortaya sürülüyor. ABD'nin son dönemdeki politikaları çerçevesinde, Kyoto Anlaşması, Uluslararası Suç Mahkemesi, kara mayınlarının yasaklanması ve nükleer deneme yasağı gibi anlaşmalara onay verilmemesi, Irak'ta yaptırımlarda ısrar edilmesi, BM'ye borçların ödenmemesi konuları da basında eleştiriliyor. Washington




Fransız halkı: 'Cezayir'den özür dilensin'

Fransa'da yapılan kamuoyu araştırmasına göre, halkın çoğunluğu, Cezayir iç savaşında yapılan katliam ve işkencelerden dolayı devletin Cezayir halkından özür dilemesini istiyor.

BVA araştırma merkezi tarafından yapılan kamuoyu araştırmasına göre, Fransız halkının yüzde 56'sı Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın ve Başbakan Lionel Jospin'in Cezayir halkından devlet adına resmen özür dilemesi gerektiğini savunuyor.

Katılanların yüzde 56'sının, işkence ve katliam emirlerini veren ordu görevlileri hakkında adli dava açılmasından yana olduğunu belirttiği araştırma, halkın yüzde 50'sinin, katliamlardan dönemin siyasi iktidarının sorumlu olduğunu düşündüğünü, yüzde 31'inin üst düzey askeri yöneticileri, yüzde 8'inin ise olay yerinde görev yapan askerleri sorumlu tuttuğunu ortaya koydu.

Emekli Fransız general Paul Ausaresses'in, yazdığı bir kitapta Fransız ordusunun Cezayir'de işlediği katliamları anlatması, ülke çapında geniş yankı uyandırmıştı. Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Ausaresses'e daha önce verilen liyakat nişanının (Legion d'Honneur) geri alınmasını isterken, bazı sivil toplum örgütleri de general hakkında dava açmışlardı.

Emekli general, bazen kendisinin emir verdiği, bazen de bizzat tanık olduğu katliam, işkence ve yargısız infazlara, 'Özel Servisler, Cezayir 1955–1957' ismini verdiği kitapta yer veriyor. İşkence ve cinayetlerin, siyasi iktidarın emirleri ve bilgisi dahilinde yapıldığını belirten general, işlenen cinayetlerle ilgili olarak pişmanlık duymadığını ve bu durumun kendisi için hiçbir zaman vicdani bir sorun oluşturmadığını belirtiyor. Paris




Cani siyaset

İsrail ile Filistinliler arasındaki şiddetin dozu her geçen gün artarken, İsrail askerleri son günlerde Filistinli bebekleri de hedef haline getirmeye başladı. İsrail saldırısında 4 aylık bir Filistinli bebeğin öldürülmesinin üzerinden sonra dün de 3 aylık bir Filistinli bebek yaralandı. İsrail tanklarının Gazze şeridindeki Refah mülteci kampına açtığı ateşte 3 aylık bebekle annesinin yaralandığı, anne ve bebeğinin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.

Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat, 'Bugün Refah'ta bir bebek aynı trajediyle karşılaştı.' derken, Filistinli Yerel İşbirliği Bakanı Saib Erakat hangi taraftan olursa olsun, sivilleri öldürmenin suç olduğunu söyledi. İsrail ordusu ise, konuyu araştırdığını açıkladı.

Öte yandan, Beytüllahim kentinin güneydoğu kesimlerindeki Yahudi yerleşim birimi Tekoah'taki evlerinden önceki gün çölde yürüyüş yapmak için ayrılan 14 yaşındaki çocukların dün cesetlerinin bulunduğu belirtildi. Polis, çocukların taşlanarak ve dövülerek öldürüldüğünü düşünürken, İsrail Başbakanı Ariel Şaron, olaydan 'derin üzüntü' duyduğunu ifade etti. ABD de olayı kınadı.

Dün akşama doğru ise, İsrail tankları ve zırhlı araçları Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Müslüman mezarlığının doğusunda kalan Beyt Hanun'dan 300 metre içeri doğru girdiler. Dış Haberler Servisi




ABD rahatsız

ABD, Türkiye ile Irak arasında tren yolunun yeniden açılması konusundaki haberleri izlediğini ve Irak'a, BM'nin gıda için petrol programı dışında ticaret yapabileceği yönünde 'yanlış bir izlenim verebilecek' her türlü eylemden endişe duyduğunu bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, bir soru üzerine yayınladığı açıklamada, bu konuda Türkiye ve Irak'ın diğer komşularıyla yakın temasta bulunmayı sürdürdüğünü de kaydetti. Bakanlık açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

Yakın temasa devam

'Türkiye ile Irak arasında demiryolu bağlantısının yeniden açıldığına ilişkin haberleri gördük. Türkiye'nin, Irak ile ilgili konularda uluslararası toplum ile gerçekleştirdiği işbirliğine ilişkin uzun bir geçmişi var. BM Güvenlik Konseyi kararına uygun şekilde, BM'nin kontrolündeki gıda için petrol programının dışında ticaret yapabileceğine dair Irak'a yanlış izlenim verebilecek her türlü eyleme ilişkin haberler, elbette bizi endişelendiriyor. Irak ile ticaret konusunda ve Irak'ın askeri ve diğer hassas malzemelere ulaşımının engellenmesi konusunda, Türkiye ve Irak'ın diğer komşularıyla yakın temasta bulunmaya devam ediyoruz.'

Türkiye'nin, Irak'a uygulanan ambargodan dolayı, yaklaşık 40 milyar dolarlık ekonomik kayba uğradığı belirtiliyor. Yeni ABD Başkanı George Bush yönetimi, yaklaşık on yıldır izlenen Irak'a yaptırım politikasının işlemediğini kabul ederek, 'akıllı yaptırımlar' adı altında yeni düzenlemelere gitmeyi öngörüyor. Washington




Ordudan Vahid'e uyarı

Endonezya'da ordu, adı mali skandallara karışan Devlet Başkanı Abdurrahman Vahid'e, azledilmesini önlemek için parlamentoyu feshetmemesi yönünde uyarıda bulundu.

Genelkurmay Başkanı Endriartono Sutarto, resmi Antara ajansına verdiği demeçte, 'köşeye sıkışmış durumdaki' devlet başkanının parlamentoyu feshederek siyasi kriz yaratabileceğini belirtti ve 'Bunu kesinlikle yapmamasını tavsiye ediyoruz.' dedi. Sutarto, 'Endonezya halkının istekleri aleyhinde girişimlerin sürdürülmemesi için Devlet Başkanı'na tavsiyede bulunmanın ordunun görevi olduğunu' kaydetti. Skandallar nedeniyle parlamento tarafından iki kez uyarılan ve böylece azledilmesi gündeme gelen Vahid'in meclisi feshedeceği, sıkıyönetim ilan edeceği ve erken parlamento seçimleri yapılması çağrısında bulunacağı yönünde haberler çıkmıştı. Cakarta




Kızıl Meydan'a sivil selam

Rusya tarihinde Kızıl Meydan'ı ilk kez bir sivil bakan selamladı. Sovyetler Birliği'nin Nazizm'e karşı zaferinin 56. yıldönümü kutlamaları çerçevesinde dün Rusya'nın başkenti Moskova'daki Kızıl Meydan'da askeri geçit töreni düzenlendi.

Askeri töreni SSCB tarihi de dahil olmak üzere ilk kez sivil bir bakan olan Savunma Bakanı Sergey İvanov yönetti ve askerleri bayram dolayısıyla kutladı. Sergeyev, üstü açık bir araçlar Kızıl Meydan'daki 5 bin asker ve diğer konukları selamladı. Şimdiye kadar yapılan bu tür törenlerde hakimiyet asker kökenli sivil bakanlarda ve askeriyede oluyordu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in reformları çerçevesinde İvanov, geçtiğimiz günlerde bu göreve getirilmişti.

Bush'a gönderme...

Törende konuşan Putin, İkinci Dünya Savaşı'nın dehşetinden söz ederken, ABD Başkanı George Bush'un kurmak istediği füze savunma sistemine de dolaylı gönderme yaptı. Putin, söz konusu savaşın, sadece bir tarafın diğerleriyle işbirliği yapmadan kendisi için dünyayı koruyamayacağını gösterdiğini kaydetti. Putin, şunları söyledi: 'Onun dersleri bugün de bizlere lazımdır. Bu güç ve akıl arasında bir uzlaşmayı bize öğretiyor. Bunu bozanlar korkunç trajediler getirebilirler. Belirtmek istiyorum ki; hiç kimse bunu unutmamalıdır ve unutma hakkına sahip değildir.'

Mirza Çetinkaya / Moskova




Bush'tan reform için 2. destek

Başbakan Bülent Ecevit, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson'u kabul etti. 10 dakika süren görüşmede Pearson'un Ecevit'e ABD Başkanı George Bush'tan bir mektup getirdiği belirtildi.

Bush, mektubunda, Türkiye'nin IMF'ye resmi mutabakatını verdiğini büyük memnuniyetle öğrendiklerini belirterek, 'Son görüşmemizde de belirttiğim gibi Türk ekonomisine ilişkin reform çabalarınızı güçlü biçimde desteklemekteyiz.' dedi. Bush, Türkiye'nin reform programının uygulanması doğrultusunda Ecevit ve hükümet tarafından harcanılan yoğun çabaların cesaret verici olduğunu kaydetti.

ABD memnun

Mektubun Türkçe çevirisinde Türkiye'nin IMF'ye resmi mutabakatını verdiğini büyük memnuniyetle öğrendiklerini belirten Bush, mektupta şunları kaydetti: 'Son görüşmemizde de ifade ettiğim gibi, Türk ekonomisine ilişkin reform çabalarınızı güçlü biçimde desteklemekteyiz. Programınızın IMF ve Dünya Bankası aracılığıyla finanse edilmesi yönünde uluslararası bir oydaşma oluşturulmasına öncülük edebilmiş olmaktan da mutluluk duyuyoruz. Şahsınızın ve hükümetinizin önümüzdeki günler ve haftalar zarfından atacağınız adımlarla ABD ve uluslararası toplumun sağladığı bu desteğin hem Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gönenci, hem de Avrupa'nın istikrarı, güvenlik ve refahı bakımından isabetli bir yatırım teşkil ettiğini göstereceğinizden eminim.

Reform programınızın uygulanması doğrultusunda şahsınız ve hükümetinizce harcanmakta olan yoğun çabalar cesaret vericidir. Telekomünikasyon alanındaki özelleştirme ve bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması gibi bazı reformların kolay olmadığının ve büyük siyasi cesaret gerektirdiğinin de bilincindeyim.

Bu vesileyle, bir süre önce İstanbul'da yaşanan ve Amerikan vatandaşlarının da hayatını tehlikeye sokan rehin alma olayının profesyonelce ve barışçı yollardan çözümlenmesinde gösterilen başarıdan dolayı da sizi ve Türk emniyet teşkilatını kutlamak istiyorum. Bu suçu işleyen şahısların adalet önüne çıkartılmalarını beklemekteyiz.

Sayın Başbakan, yoğun çaba, özveri ve yakın işbirliği sergilemek suretiyle, Türkiye'nin bir süre önce karşı karşıya kaldığı krizin aşılması ve ortak amaçlarımızın gerçekleştirilmesi yönünde önemli mesafe katettik. Sizi, ortak çabalarımızın seyrini gözden geçirmek üzere diğer müttefik liderlerle 13 Haziran'da bir araya geleceğimiz Brüksel'de görmeyi ümit ediyorum.' Ankara




Sezer'den Avrupa Birliği yemeği

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türk ulusunun Avrupa ile her alanda yüzyıllardan beri yoğun bir ilişki içinde olduğunu belirterek, 'Bu ilişki, artık toplumumuzun tüm bireylerini doğrudan ilgilendirir hale gelmiştir.' dedi.

Avrupa Günü dolayısıyla Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Ankara büyükelçilerine yemek veren Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yemekte yaptığı konuşmada, Avrupa Günü'nün Türkiye'de her geçen gün daha büyük anlam kazandığını ifade ederek, AB ile bütünleşme çabalarının Helsinki zirvesi kararlarıyla yeni bir ivme ve bambaşka bir canlılık kazandığını söyledi.

Süreçte başarılı oluruz

'Türkiye, bir aday ülke olarak artık AB'nin geleceğinde de söz sahibi olmak durumundadır.' diyen Sezer, Türkiye'nin AB sürecinde başarılı olacağına inandığını belirtti. Türkiye'nin, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batı'nın gerçekleştirdiği tüm uluslararası kuruluşlara taraf olduğunu ve oluşan yeni yapının bir üyesi olarak Soğuk Savaş döneminde önemli katkılarda bulunduğunu hatırlatan Sezer, 'İçeriği gittikçe daha fazla anlam kazanan AB ile ilişkilerimiz, bu tarihsel süreç içinde değerlendirilmelidir.' dedi.

Sezer, AB'nin bir yandan genişlediğini, diğer yandan bu genişlemeyi sindirebilecek yeni bir yapılanmaya gittiğini belirterek, 'Avrupa, tarihinde yeni bir dönüm noktasına ulaşmış bulunmaktadır.' dedi. 'Türkiye, bir aday ülke olarak artık AB'nin geleceğinde de söz sahibi olmak durumundadır.' diyen Sezer, AB'nin birkaç yıl sonra düzenleyeceği yapısal reformlara ilişkin hükümetlerarası konferansta Türkiye'nin yer almak istemesinin doğal karşılanması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin AB'ye katılma sürecinin başarıya ulaştırılması yönünde AB'ye de yükümlülükler düştüğüne işaret eden Sezer, 'Bunların başında, katılım öncesinde sağlanan desteklerle birlikte diğer aday ülkelere yönelik olarak sergilenen davranışın Türkiye için de geçerli olması gelmektedir.' dedi. Sezer, AB üyeliği için Türkiye'nin neleri gerçekleştirmesi gerektiğinin bilindiğini kaydederek, her iki tarafın da gerekli temel hukuksal belgeleri hazırlayarak birbirlerine sunduğunu hatırlattı. Sezer, 'Önümüzdeki erek bellidir. Artık duraksamalara ve kuşkulara yer yoktur. Bu konuda başarılı olacağımıza inanmaktayız.' diye konuştu.

'Türkiye Avrupa'ya ait'

AB Dönem Başkanı İsveç'in Ankara Büyükelçisi Henrik Liljegren de yemekte yaptığı konuşmada, Sezer'in yemek daveti için kendisi ve diğer büyükelçiler adına teşekkür etti. 'Türkiye, Avrupa'ya aittir.' diyen İsveç Büyükelçisi, Türkiye'nin AB'ye tam üye olarak, demokrasi, hukuk ve insan hakları gibi temel ilkeleri birlikte paylaşmayı beklediklerini kaydetti.

Ahmet Necdet Sezer'in yemeğine Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Faruk Loğoğlu ve Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Akın Alptuna ile AB Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Vural da katıldı. Ankara




28 Şubat raporu

Washington Enstitüsü (WINEP) 28 Şubat konusunda bir rapor yayınladı. İsrail ve Musevi lobisine yakınlığıyla bilinen 'enstitü'nün 'Araştırma Notları' adlı dergisinin Mayıs 2001 tarihli nüshasındaki raporda, 28 Şubat 1997 tarihli MGK'da 'irtica' ile mücadele için öngörülen 18 maddeli tavsiye kararlarının ne oranda uygulandığı inceleniyor.

Ay başında WINEP'ten ayrılan Alan Makovsky yönetiminde hazırlanan '28 Şubat Tavsiyelerinin Uygulanması: Bir Skorkartı' adlı rapor, enstitünün Türkiye programında araştırma asistanı olarak çalışan Niyazi Günay imzasını taşıyor. Süreci dikkatle takip eden düşünce kuruluşlarından olan WINEP, podyumlarını dönemin ünlü ismi emekli Org. Çevik Bir'e de açmıştı. Türk ordusuyla yer yer teması olan WINEP'in Türkiye programı çerçevesinde 6 ayda bir Türk Genelkurmay'ı tarafından bir subay seçilerek Washington'a gönderiliyor. Ali Aslan / Washington




Türkmen mektubu

Türkmenler, ABD' yönetimine bir mektup göndererek, Irak'taki Türkmen nüfusunun yüzde 2'lerde gösterilmesine tepkilerini ilettiler. Irak Milli Türkmen Partisi Yürütme üyesi Necmettin Kasapoğlu imzası ile ABD Dışişleri Bakanlığına gönderilen mektupta, 'Son zamanlarda ABD adına yapılan açıklamaya göre Türkmen sayısının Irak'ta gülünüç bir rakam olarak' gösterildiğine dikkat çekilerek, 'ABD, Irak'ta ne kadar Türkmen yaşadığını en az Türkmenler kadar biliyor.' denildi.

Bölgede Türkmen sayısının ABD tarafından gülünç rakamlarda gösterilmesinin Türkmenlerin yok sayılmasının işareti olarak görüldüğü belirtilen mektupta, 'Ama bunu herkes bilsin ki, Kerkük'te bir Türkmen kalmasa bile Kerkük Türkmen şehridir. Bunun en güzel örneği Irakt'ta yapılan 1957 nüfus sayımıdır.' şeklinde ifadeler yer aldı. Sadullah Özcan / Ankara




Yunanistan'a Rodos notası

Türkiye'nin, Yunan Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Georgios Teodorulakis'in Aksaz'daki devir teslim törenine Rodos'tan kalkacak askeri bir helikopterle gelmek istemesine ilişkin görüşlerini yazılı olarak önceki gün Yunanistan'a ilettiği öğrenildi.

Diplomatik kaynaklara göre Türkiye, Teodorulakis'in Rodos Adası'ndan kalkacak bir helikopterle gelemeyeceği yönündeki görüşlerini bir notayla iletti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Diriöz, "1947 Paris Anlaşması'na göre, Rodos Adası silahsızlandırılmıştı. Yunanistan'ın Ankara Büyükelçiliği'ne Rodos Adası'ndan Yunanistan veya başka herhangi bir ülkenin askeri bir helikopterinin kalkamayacağı hatırlatıldı." dedi. Bunun üzerine dün bir açıklama yapan Yunan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos, Teodorulakis'in Türkiye ziyaretinin iptal edildiğini bildirerek Türkiye'yi suçladı. Ankara / Atina




Müftülere ödül

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Askar Akayev, ülkedeki bazı din adamlarını halkın birliği yolunda göstermiş oldukları başarıdan dolayı ödüllendirdi.

Kırgızistan Genel Müftüsü Kimsanbay Hacı Abdurahmanov, Oş Eyaleti Müftüsü Molla Sayitcan Abdulvahidov ve Talas Eyaleti Müftüsü Molla Satılgan Bayetov'u 'Daneker' (Üstün Hizmet Madalyası) madalyası ile ödüllendirdi. Ödüller din adamlarına Hükümetevi'nde düzenlenen törenle Akayev tarafından verildi.

(Atıf Ala / Bişkek)




İran ile ortak mücadele

Türkiye ile İran, kendilerine yönelik tehdit oluşturan terörist gruplara karşı ortak mücadele kararı aldı. Resmi bir ziyaret için Tahran'da bulunan İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, heyetlerarası görüşmelerin bitmesinden sonra İranlı meslektaşı Abdülvahid Musevi Lari ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, iki ülkeyi tehdit eden sınır aşan suçlarla mücadele için ortak çalışma yapma ve işbirliği konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi.

Lari de görüşmelerde ayrıca, sınır ticareti, sınır serbest pazarlarının faaliyete geçirilmesi, taşımacılıkta karşılaşılan sorunlar konusunda aynı görüşlerin paylaşıldığını belirttti. Lari, Türkiye'de öldürülen bazı gazeteci ve yazarların faillerinin İranlı diplomatlardan emir ve para aldıkları iddialarını da reddetti.

Dün İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Hüccetülislam Hasan Ruhani ve Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Hasan Habibi ile görüşen Tantan, İran ve Türkiye'nin ortak bir tarihi geçmişe sahip olduklarını belirterek, 'İki ülkenin bölgede de ortak çıkarları vardır.' dedi. Tantan, son 2 günde heyetlerin iyi bir çalışma yaptıklarını da belirterek İran gezisinden memnun olduğunu gösterdi. Tahran




Miloseviç için 'sabır'

Resmi ziyareti dolayısıyla ABD'de bulunan Yugoslavya Devlet Başkanı Voyislav Koştunitsa, ABD Başkanı George Bush ile görüştü. Görüşmede Yugoslavya'nın eski devlet başkanı Slobodan Miloşeviç'in Lahey'deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ne yargılanmak üzere iade talebinin yinelendiği belirtildi.

Koştunitsa'nın da ABD ile ilişkilerde 'yeni başlangıç' talebinde bulunduğu ve şu anda yürürlükteki yasanın Miloşeviç'in iadesini 'mümkün' kılmadığını; ancak konuyla ilgili yeni bir yasa tasarısına destek vereceğini açıkladığı kaydedildi. Washington



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.