GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

10/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Akredite olabilmek!

Malum, Genelkurmay'ın emriyle, silahlı kuvvetlere bazı basın mensupları alınmıyor. NATO Güneydoğu Müşterek Kuvvetler Komutanlığı'nın karahgâhı da İzmir'de. Başında Orgeneral Tamer Akbaş. NATO Güneydoğu Müşterek Kuvvetler Komutanlığı görevinde bulunan komutanlar, Genelkurmay'da en üst düzeyde görevlere geliyorlar.

Kosova'nın Piriştine kentinde, barışın sağlanmasında önemli görevler yapan NATO Güneydoğu Müşterek Kuvvetler Komutanlığı askerleri, İzmir'deki birliklerine döndüler. Komutanlık, dönüş için bir tören düzenledi ve İzmir'deki basın mensuplarını davet etti. Davet faksı Zaman'a da gönderildi. Görevlendirilen muhabir arkadaşımız Buca'daki karargaha gittiğinde, nöbetçi astsubay tarafından durduruldu. Gelen muhabirin Zaman'dan olduğunu öğrenen astsubay, basınla ilişkiler bürosuna bakan komutanına, "Bu arkadaş Zaman Gazetesi'ndenmiş. İçeri alacak mıyız?" diye sordu. Biraz duraklayan yüzbaşı tereddüt edince, Amerikalı komutanın yanına giderek, aynı soruyu ona yöneltti. Komutan: "Burası NATO'nun karargahıdır. Burada hiçbir basın mensubuna özel kısıtlama uygulanmaz. Girebilir." cevabı verdi.

Haberi takip eden arkadaşımız şaşırmıştı. "Şimdiye kadar alışık olmadığımız bir hadise." diyordu.




Vargı

Cumhuriyet Gazetesi'nden Hikmet Çetinkaya, bazı yayınlardan rahatsız olmuşa benziyor. Köşesinde "Etkin yayın organlarının tümü banka patronlarının elindedir... Cavit Çağlar'ın, Hayyam Garipoğlu'nun, Gürbüz Çapan'ın, Dinç Bilgin'in üzerine gider, yargıyı etkileyecek yayınları gözünü kırpmadan yapar!.." diyor.

Medyanın yargıyı olumsuz biçimde etkilemesine biz de taraf değiliz. Ancak insaf edin biraz, yukarıdaki isimlerin üzerine yargıyı etkileyecek biçimde ne zaman gidildi? Kaldı ki, Gürbüz Çapan dışında kalan isimlerin üzerine en fazla giden Cumhuriyet gazetesi değil miydi? Ortada bir perhiz ve turşu hikayesi mi var yine? Yoksa Çapan'ın gözaltına alınmasından sonra işlerin rengi mi değişti?




Kafa nakli

Tıp dünyası kafa nakli üzerine kafa yoruyor. Amerikalı Profesör Robert J. White, bir kaç hafta önce bir maymuna başka bir maymundan kafa naklini başardı. Her ne kadar maymun yeni gövdesinde ancak 8 saat yaşayabilse de bu büyük başarı.

Dr. White daha şimdiden (Bu arada soyisminin 'beyaz' olması sadece bir rastlantıdır.) kendine gönüllü bile bulmuş. Maymunlar üzerinde biraz daha deneyip, insanlara kafa nakline geçecekmiş. Hedefi ise, felçli İngiliz astrofizikçi Stephen Hawkins'e normal bir vücut sağlayabilmekmiş.

Sanırım bu gelişmeler, Türkiye'de de yakından izleniyor. 40 küsur yıldır, bizleri yönetip şimdi yaşlılık yüzünden yavaş yavaş siyasetten kopma noktasına gelen büyüklerimiz, bu icat bir yaygınlaşırsa emin olun, nakil için ilk sıraya girenler olacaktır.




Serbest kürsü

CHP Eski Genel Başkanı Erdal İnönü, 'Anılar ve Düşünceler' isimli kitabını imzalamak için İş Kuleleri'ndeydi. CHP'nin durumu ve yeni sol girişim konusunda birtakım hareketlilikler olduğu malum. Gazeteciler, İnönü'ye, "Soru sorabilir miyiz?" demişler. O da, "Tabii sorabilirsiniz. Ancak cevap yok!" demiş.

İşte Türkiye'nin hali. Her ortamda, her fırsatta, istediğiniz soruyu sorabilirsiniz ama sakın cevap beklemeyin! Çünkü karşınızdaki sizinle asla muhatap değildir.




Ürküten rapor

İlim adamlarının yaptığı araştırmaya göre, gelecek yüzyılın sonlarında mevcut canlı türlerinin üçte ikisinin yok olacağı ve dünyanın büyük kitlesel yok oluşla karşı karşıya olduğu ortaya çıktı.

Gelecek yüzyılın sonu mu? Türkiye bu konuda daha hızlı. İdarecilerimiz sağolsunlar, 2005 yılına varmadan küçük ve orta ölçekli esnaf kuruluşlarının canına çoktan okumuş olacaklar.




İcra at

Krizden kıvranan vatandaşın mali sıkıntısına kredi kartları ilaç olmuş. Son dönemde kredi kartları sayısı toplamı 13,5 milyona, banka kartı sayısı toplamı da 30,5 milyona ulaşmış. İnsanın cebinde para olmayınca temel ihtiyaçlarını karşılamak için kredi kartlarına yönelmesini anlayışla karşılıyoruz. Ama ya hesap günü gelip çattığında, icra memurlarının elinden kim kurtaracak?




Ne öldürdü?

Gazetelerin mutfağında çalışan ustaların acemilikleri, bazen bir çuval inciri mahvediyor. Dine, diyanete uzak, hatta hafiften (bazen de ağırdan) karşı olanlar her fırsatta dokunup geçiyorlar. Diğer dinlere karşı nedense daha müsamahakar davrandıklarını gözlüyoruz. Hatta Hindistan'tan gelen yogacı bayanlara karşı aşırı saygılı davranıyorlar. Bütün bunlar bizim şahsi gözlemlerimiz ve yorumlarımız. Yanlış diyen varsa, dinlemeye hazırız.

Geçtiğimiz günlerde Milliyet'in bir haberine atılan başlık, bizim için dikkat çekiciydi: "Yağmur duası öldürdü". Haberde, Yozgat'ın Boğazlayan ilçesinde öğrenciler dolmuşla yağmur duasına giderken kaza olduğu ve 2 öğrencinin öldüğü belirtiliyordu. Haberin içinde, yorumlar devam ediyordu.

Sonradan anlaşıldı ki, bu öğrenciler yağmur duasına değil de, ağaç dikme kampanyasına gidiyormuş. O zaman haberin başlığı şöyle olmalıydı: "Ağaç dikimi öldürdü!"

Başlığın yanlışlığı bir tarafa, haber de yanlış olunca iş iyice karışıyor ve bizim de böyle lüzumsuz yorumlar yapmamıza sebep oluyor. Milliyet'in hemen yanında duran "Basında Güven" sözü anlamını hepten kaybediyor!



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.