GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

10/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



POLİTİKA 


'Derviş'i azlederdim'

Hazine bürokratlarının DGM Savcısı Şalk'a resmi yazıyla başvurarak "İhaleye izin verelim mi?" diye sorduğunu açıklayan ANAP lideri Yılmaz, ''Hazine'den sorumlu bakan bana bağlı olsaydı onu azlederdim." dedi. Yılmaz, ANAP'lı bakanlara ise, "Otoritenizi kullanın. Kullanmayan gider." uyarısında bulundu.

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, DGM'ye yazı yollatmakla suçladığı ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş için, "Bana bağlı olsaydı onu azlederdim." dediği öğrenildi.

Alınan bilgilere göre, ANAP'ın önceki gün yapılan basına kapalı Meclis grup toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Enerji Bakanlığı'nın yap-işlet-devret modeliyle yaptıracağı bazı baraj ihalelerinde yaşanan sıkıntıya dikkat çekti. Devlet Bakanı Kemal Derviş'i eleştiren Yılmaz şöyle konuştu: "Geçen kasım ayında Bakanlar Kurulu'nun imzasından çıkan baraj kararını Hazine'nin onaylaması lazım. Bir de öğreniyoruz ki, Hazine bürokratları DGM Savcısı Talat Şalk'a, 'Bu ihaleye izin verelim mi? İmzalarsak başımız belaya girer mi?' şeklinde resmi yazı yazmışlar. Açıkça söylüyorum ki, ilgili Hazine'den sorumlu bakan bana bağlı olsaydı onu azlederdim. Yargının siyasallaşması derken benim işaret ettiğim tehlike budur."

Yılmaz'ın bu sözlerinin ANAP milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandığı öğrenildi.

Hükümet içerisinde işbirliği konularında çeşitli sorunlar yaşadıklarına da işaret eden Mesut Yılmaz, partili bakanlarından yetkilerini sonuna kadar kullanmalarını istedi. Yılmaz şu uyarıda bulundu: "Hepinizden sorumluluğunuzu bilerek, otoritenizi kullanmanızı istiyorum. Risk üstlenmekten çekinmeyin. Yetkisini, otoritesini kullanmayanı azlederim."




Mumcu'nun istifa yorumu: Üzerime düşeni yaptım

İçişleri Bakanı Vekili ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, bakanlıktan istifa ettiği iddialarını değerlendirirken, ''Ben şunu söyleyebilirim, üzerime düşeni yerine getirdim. Onun üzerinde söyleyecek bir şey yok.'' dedi.

Erkan Mumcu, dün öğle saatlerinde İçişleri Bakanlığı'na gelerek, yurdun çeşitli bölgelerinde yaşanan sel felaketiyle ilgili kriz merkezinin çalışmalarını izledi. Yaklaşık bir saat İçişleri Bakanlığı'nda kalan Bakan Mumcu, çıkışta gazetecilerin sorularını cevapladı. Mumcu, bazı gazetelerde istifasıyla ilgili olarak yer alan haberler konusundaki sorular üzerine, siyasi partilerde, parti mensupları arasında görüş ayrılıkları bulunabileceğini, bu görüş ayrılıklarının uzlaşmaz bir anlayış farklılığı noktasına gelip gelmemesinin önemli olduğunu söyledi. Mumcu, "Sizin için bu noktaya gelindi mi?" şeklindeki soruya şu karşılığı verdi: "Ben şunu söyleyebilirim, üzerime düşeni yerine getirdim. Onun üzerinde söyleyecek bir şey yok." ANAP lideri Yılmaz'ın, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a vekalet eden Mumcu'dan Jandarma ile ilgili taleplerde bulunduğu, buna itiraz eden Mumcu'nun önceki gün istifa ettiği iddia edilmişti. Ankara




Adalet Bakanı Türk: Dinleme ölçülü olmalı

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, telefon dinlenmesinin kanunla tanınan bir yetki olduğunu, ancak bunun da ölçülü olarak ve amacına uygun kullanılması gerektiğini söyledi. Adalet Bakanı Türk, Parlamento'da gazetecilerin, 'ANAP İstanbul Milletvekili Cavit Kavak'ın dinlenmesi iddiaları'na ilişkin sorularını cevapladı.

Türk, 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun örgütlerle mücadele için istisnai bazı yetkiler tanıdığını hatırlatarak, "Bu da telefon dinlenmesidir. Her yerde olduğu gibi bunda da ölçülü davranılması gerekir." dedi. 'Kavak'ın dinlenmesinin ölçülü olup olmadığı' sorusu üzerine Türk, somut bir olayla ilgili yorum yapmayacağını kaydetti. Türk, şöyle konuştu: "Kanunun tanıdığı yetkiler ölçülü olarak ve amaca uygun kullanılmalıdır. Aksi halde temel hak ve özgürlüklerin ihlali olur. Çünkü, haberleşme özgürlüğü var. İstisnai şeyler, ölçülü olarak kullanılmalıdır." Adalet Bakanı Türk, 'Siz politik yaşamınız boyunca dinlendiniz mi, böyle bir izleniminiz oldu mu?' sorusuna, "Böyle bir izlenim edinmedim. Dinlenmekten çekindiğim bir konu da yok." karşılığını verdi. Ankara




'Medeni' MHP'yi bekliyor

Türk Medeni Kanun Tasarısı'nın, tartışmalara konu olan ve sonradan görüşülmek üzere atlanılan "mal rejimi" bölümü dışındaki maddeleri kabul edildi. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, 80 maddelik mal rejimi bölümü konusunda mutabakat sağlamak amacıyla tüm siyasi partilerin liderleri ve grup başkan vekilleri ile görüşüp destek istediğini belirterek, "Sadece MHP Grubu, görüşünü ifade etmek için süre istedi." dedi.

TBMM Adalet Komisyonu, uzun süreden beri görüştüğü tasarının 92 maddesini daha kabul etti. Komisyonun dünkü toplantısında, maddelerin görüşülmesinin tamamlandığını belirten Adalet Komisyonu Başkanı Emin Karaa, Adalet Bakanı Türk'ten, 'atlanan mal rejimi konusunda bilgi vermesini' istedi. Türk, MHP Grubu'nun görüşünü belirtmesinin ardından, söz konusu 80 maddenin gelecek hafta veya daha sonraki hafta ele alınabileceğini ve atlanılan maddeler için "tekrir-i müzakere" istenebileceğini kaydetti.

FP, Karaa'yı eleştirdi

FP Aksaray Milletvekili Ramazan Toprak, Karaa'yı tavrından dolayı eleştirerek, "Bundan sonra ne yapılacağını Bakan'a sormanızı yadırgadım. Ne Adalet ne de başka bir komisyon, yürütmenin isteği ve yönlendirmesi ile çalışmaz." şeklinde konuştu. Adalet Bakanı Türk'ün tavrını da eleştiren Toprak, "Sizin uzlaşmadan anladığınız, sadece iktidar partileri ile uzlaşmaya varmaktır. Sadece MHP'nin görüşünü beklemenizin başka bir anlamı yok. Ama bu komisyonda FP ve DYP'li üyeler de var." diyerek tepkisini dile getirdi. Komisyon Başkanı Karaa ise, komisyona olan saygısı sebebiyle Bakan'a 'bundan sonrası'nı sorduğunu anlattı.

Komisyon 90 saat çalıştı

Türk Medeni Kanun Tasarısı, 30 Aralık 1999 tarihinde TBMM'ye sunuldu. TBMM Adalet Komisyonu, tasarıyı 6 Nisan 2000 tarihinde görüşmeye başladı. Konuyla ilgili olarak oluşturulan alt komisyonla birlikte toplam 30 toplantıda 90 saat çalışan Adalet Komisyonu, çeşitli tartışmalara sahne oldu. Ancak en ciddi tartışma, mal rejimi bölümlerine gelindiğinde yaşandı. Tasarıda, eşlerin evlilik süresince edindikleri malları yarı yarıya paylaşmasına imkan tanıyan 'edinilmiş mallara katılma rejimi' hükümleri yer almasına rağmen, 'paylaşmalı mal ayrılığı' modelinin verilen bir önerge ile kabul edilmesi, krize sebep oldu. Toplantı yarıda kesilirken, bir sonraki toplantıda, 80 maddelik bölümün 'sonradan görüşülmek üzere' atlanılmasına karar verildi.




Kavga CHP'den ayrıldı

CHP lideri Deniz Baykal, 'CHP'nin kendi iç çekişmelerinden arınmış, kaynaşmış ve dışa yönelik sorumluluklarını yerine getiren bir parti haline dönüşme doğrultusunda hızla ilerlediğini' söyledi. Ankara il kongresinde genel merkezin adayına karşı il başkanlığına seçilen Mustafa Selman Pakoğlu'nu parti genel merkezinde kabul eden Baykal, "Partide artık kavga değil, yarış var. Kavga, partinin dışına çıktı. Bir daha da gelmeyecek. Dün, gün ile gitti cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım." dedi.

Konuşmasının ardından bir süre gazetecilerin soru sormasını bekleyen Baykal, bunun üzerine kendisi soru sormaya başladı. Baykal, kendisinin yönelttiği, 'Jandarma ve siyasetçilerin kavgası hakkında ne düşünüyorsunuz?' şeklindeki soruyu şöyle cevapladı: "Siyasetçiler, görevini yapan kamu görevlilerine meydan okuyacaklarına, yargının önünü açsınlar, mahkemeye gitsinler, hesabını versinler. Mahkemeye gidip hesabını veremeyenlerin, efelenmeye hakkı yoktur." ANKARA (Zaman)




Vekili 'ti'ye aldı

MHP Afyon Milletvekili Müjdat Kayayerli'nin yaptığı isim yanlışlığı trajikomik sonuçlar doğurdu. Bir cumhuriyet savcısının açtığı resim sergisine davet edilen; ancak buna katılamayan Kayayerli, yanlışlıkla sergiye ismi verilen ve yıllar önce ölmüş olan Ömer Faruk Atabek adına teşekkür faksı gönderince Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şan Öz-Alp'ın alay konusu oldu.

Rektör Öz-Alp, MHP milletvekiline gönderdiği cevabi yazıda, "Kendisini ebedi istirahatgahında ziyaret ettim. Mesajınızdan çok mütehassis oldu. 'Müjdat bizi unutmamış.' dedi. Gözlerinizden öpüyor." gibi alaycı ifadelere yer verdi.

MHP Milletvekili Müjdat Kayayerli'nin rektör tarafından alaya alınmasına yol açan sergi skandalı şöyle gelişti: Kayayerli, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şan Öz-Alp tarafından 7 Mayıs tarihinde, üniversitenin Ömer Faruk Atabek Sergi Salonu'nda açılacak Cumhuriyet Savcısı Selahattin Örnek'in ağaç yontu ve resim sergisine davet edildi. Yoğun Meclis çalışmaları nedeniyle açılışa katılamayacağını bildiren Kayayerli, "Sayın Ömer Faruk Atabek'in resim sergisine TBMM çalışmalarımın yoğunluğu nedeniyle katılamıyorum. Sanatçımız Ömer Faruk Atabek'e başarılar diler, tüm misafirlerimize selamlarımı sunarım." yazan teşekkür faksı gönderdi.

'Mezardan faks çekilemiyor!'

MHP Afyon Milletvekili Müjdat Kayayerli'nin isimlerde yaptığı yanlışlığa Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şan Öz-Alp alaycı bir üslupla cevap yazısı gönderdi.

Müjdat Kayayerli'nin Meclis'teki makamına 8 Mayıs'ta gönderilen cevabi yazı şöyle:

"Ömer Faruk Atabek'in resim sergileriyle ilgili olarak yolladığınız faksı aldım. Sayın Atabek'i ebedi istiragahatında ziyaret ederek şifai olarak sergiyle ilgili tebriklerinizi ve başarı dileklerinizi ilettim. Çok mütehassis oldu. 'Müjdat çok hassas, kadirşinas bir çocuktur. Bizi öbür dünyada da olsak unutmamış. Burada haberleşmeye izin verilmediği için kendisine faksla cevap veremiyorum. Sayın rektör, kendisine teşekkür ettiğimi iletirsen memnun olurum. Hepinizin gözlerinden öperim.' dedi.'' Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şan Öz-Alp, MHP Milletvekili Müjdat Kayayerli'ye gönderdiği faks notunun altına, "Sayın Müjdat Kayayerli, çalışmalarınızın yoğun olduğunu hepimiz biliyoruz. Sevgi ve saygılar sunarım." notunu eklemeyi ihmal etmedi.




Gazeteciye kelepçe Meclis gündeminde

FP Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu, Cihan Haber Ajansı muhabiri Ziya Yıldırım'ın Ankara'da bir emniyet amiri tarafından tartaklanıp elleri kelepçelenerek gözaltına alınmasını TBMM gündemine taşıdı. Göksu, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın cevaplaması istemiyle Meclis'e yazılı soru önergesi verdi.

Göksu, önergesinde şunları dile getirdi: "5 Mayıs 2001 tarihinde; Yenimahalle Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Özer Biçer isimli emniyet amirinin basın mensuplarıyla sürtüşmesi ve Ziya Yıldırım isimli Cihan Haber Ajansı muhabirine "Yavşak" diyerek fiili müdahalesini basından okudum. Buna göre: 1- Bu husustaki Tv ve gazete haberleri doğru mudur? 2- Avrupa Birliği'ne girme sürecinde olan ülkemizde, bir emniyet amirinin kamu görevi yapan bir basın mensubuna bu şekilde davranmasını nasıl karşılıyorsunuz? 3- Özer Biçer adlı emniyet amirine bu davranışından dolayı bir işlem yapıldı mı? Yapıldıysa ne gibi bir işlem yapıldı? 4- Polis-vatandaş , polis-basın arasında bu türden olayların yaşanmaması için bakanlığınızda bir hizmet içi eğitim çalışması söz konusu mudur?" Ankara/Zaman




First Lady'ler buluştu

TBMM Başkanı Ömer İzgi'nin eşi Aysel İzgi, Başbakan Bülent Ecevit'in eşi, DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit'i ziyaret etti.

DSP Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşme öncesinde gazetecilere açıklama yapan Aysel İzgi, yeni gerçekleşen DSP kongresi nedeniyle Rahşan Ecevit'e tebrik ziyaretinde bulunduğunu bildirdi. "Bu, bayanların siyasetteki yeni bir atağı mı?" sorusu üzerine İzgi, "Öyle bir şey yok." cevabını verdi. DSP'li hanımlarla çok sık görüştüğü sorusuna karşılık ise İzgi, "Onlar benim komşularım. Ben herkesle görüşüyorum." dedi.

'Siyaset konuşmadık'

Rahşan Ecevit de, çok mutlu olduğunu, Aysel İzgi ile daha önce davetlerde bir araya geldiklerini, bugün yakından görüşme fırsatı bulduklarını söyledi. Bir saat süren görüşme sonrasında, Rahşan Ecevit, Aysel İzgi'yi parti binasından arabasına kadar uğurladı.

Aysel İzgi, sohbette neler konuşulduğunun sorulması üzerine, hanım hanıma sohbet ettiklerini söyledi. Rahşan Ecevit de, hanım hanıma konuştuklarını belirtti. Ecevit, sorular üzerine, siyaset konuşmadıklarını da vurguladı. Ankara



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.