GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

11/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Gerçek iktisat

İlki Atatürk'ün talimatıyla Kurtuluş Savaşı'ndan hemen sonra yapılan ve Türkiye'nin ekonomik yapısının temelinin atılmasını sağlayan İktisat Kongresi, bu yıl kriz sebebiyle iptal edildi.

Hazırlıkları DPT tarafından yürütülen kongrenin Başbakanlık tarafından yayınlanan bir genelgeyle iptal edildiği açıklandı. Gerekçede, "2001 Türkiye İktisat Kongresi'nin, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar sebebiyle ileri bir tarihte yapılması uygun görülmüştür." denildi. İşte gerçek iktisat. Tasarruf diye iktisat kongresi bile iptal ediliyor.

Bütün devlet dairelerinde hep tüketimin azaltılması, israfın önlenmesi yolunda çalışmalar var. Sadece darlık çekildiği dönemlerde değil, her zaman israfın önlenmesi gerekiyor. Krize karşı çare olarak tüketimin azaltılması yeterli değil. Ayrıca üretimin artırılması ve kalitenin yükseltilmesine çare bulunmalı.

En kötüsü de galiba, israf olmasın diye İktisat Kongresi'nin iptal edilmesiydi. Demek ki tasarrufun da israfı olabiliyor. Bunun dışında üniversitelerarası bazı müsabakalarının da iptal edildiği haberleri var. İşi biraz daha büyütürlerse, tasarruf için fabrikalar, okullar, işyerleri kapatılabilir.

Bu iş sadece misyon değil, aynı zamanda vizyon meselesi. Türkiye'nin ufku sürekli daraltılıyor. Vatandaşın içinin kararması, sadece ekonomik sıkıntılardan değil, aynı zamanda daralan ufkun verdiği basık havadan kaynaklanıyor. Derviş bile bu ufkun açılmasına yetmedi.




PARSAdan

Devletin en üst düzey isimlerini kullanarak, yine yukarıları dolandırmaktan dolayı mahkum olan Selçuk Parsadan tekrar sahnede. Bu defa, kendi mesleğiyle alakalı olarak toplumu aydınlatmayı kendine görev edinmiş. Vatandaşa 900'lü telefonlarla 'dolandırılmaktan kurtulmanın yolları?'nı anlatacakmış. Bu arada yine parsayı toplayıp zengin olacak elbette!

O değil, insanlara dürüstlüğü öğretmek kimlere kaldı? Rahmetli İnci Baba'nın bir sözü vardı: "Maliyeyi bana versinler, üç ayda ülkeyi düze çıkarırım!" derdi. Bakalım Parsadan da kimlere neler öğretecek?




Pişti mi?

Herkesin kendisine göre bir takıntısı var. Servet Engin Bey'in takıntısı da yabancı dil. Çoğunlukla cebinde oyun kağıtları gibi, İngilizce kartları taşıyor. Görünce 'Servet Abi, pişti mi?' diye soruyoruz. 'Hayır pişmedi!' diye cevap veriyor. Uzmanlar, bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu, oyuna çevirmektir demiş. Servet Bey de, İngilizce öğrenme işini oyuna çevirmiş.

Sadece bu kadar değil. Bir sürü ideali var. Her gittiği yerde bu ideallerini anlatıyor. Bugün öğleden sonra 14.30'da Feshane'de konuşacak. Yabancı dil meraklıları, öğrenme teknikleri konusunda yeni şeyler duymak istiyorsanız, işte size fırsat...




Yasaklayın

Güney İspanya'da Granada şehri yakınlarındaki Zagra Beldesi'nin belediye başkanı bin 200 kişilik beldede doktor bulunmamasını protesto için ilginç bir yöntem geliştirmiş. Belediye başkanı, doktor olmadığı için ahalinin hasta olmasını yasaklamış. Daha önce ABD'de bir belediye başkanı mezarlık yeri olmadığı için halka ölmeyi yasaklamıştı.

İşte Türkiye'yi krizden çıkaracak sihirli formül. Bizimkiler hâlâ bunu nasıl akıl edemediler hayret! Yemeyi, içmeyi, hastalanmayı, ölmeyi ve dahi nefes almayı yasaklayacaksın vatandaşa, bak iki ayda Türkiye nasıl da düzlüğe çıkıyor, göreceksin. Olmazsa iki mum yakıp, seyrine bakacaksın.




Hışırtılı telefon

Tokat Yeşilırmak Gazetesi çalışanlarından Ahmet Taş ile Halil Sallak sık sık birbirlerini cep telefonuyla ararlar. Halil Bey, bir ara haber müdürü Ahmet Akkoç'a da ilginç mesajlar gönderir. Sabahın erken saatlerinde gazete dağıtımına çıkan Halil Sallak, bisikleti kullanırken farkında olmadan cebindeki telefonun tuşlarına dokunur. Bu arada daha önceden aradığı kayıtlı numara Ahmet beyin cep telefonu çalar. O saatte telefon çalınca yatağından fırlayan Ahmet bey, telefonda hışırtılardan başka bir ses duyamaz. Sonra da telefonu kapatır. İşi bittikten sonra gazete bürosuna biraz da sinirli bir şekilde gelen Halil Sallak, "Ahmet abi, sabahleyin gazete dağıtımında bisiklet kullanırken, cep telefonumun tuşlarına bacağım dokunmuş. Yanlışlıkla seni aramışım. Tam dokuz kontörüm boşa gitmiş" deyince Ahmet bey de sabahın köründe kendini rahatsız eden telefondaki hışırtıların sebebini anlamış olur.




Geleceğe yatırım

Ekonomik refah içinde büyüyen çocukların hem okul hem de iş hayatında başarısız olduğu belirlenmiş. Londra Üniversitesi'nin bir araştırmasına göre, az harçlık alan çocuk daha tutumlu ve çalışkan oluyormuş. Büyüklerimiz geleceğe yatırım yapıyorlar anlaşılan. Bir 20-25 yıl sonra müthiş dahilerimiz olacak. Peki şimdi niye başarısız oluyoruz? Öyle pek ahım şahım bir refah yüzü gördüğümüz söylenemez de!



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.