Anlamlar, tanımlar...
Diyanet İşleri Başkanı Sayın M. Nuri Yılmaz, 'İrticanın tanımı yapılmalıdır' demiş..
Haklı..
Hatta sadece irticanın değil, laikliğin, vatan sevgisinin, kahramanlığın ve daha her gün tükettiğimiz onlarca kelimenin tarifi yapılmalı, anlamları yerine oturtulmalıdır..
Kültürel altyapısı, binaları gibi çürük olan bu ülkede, kaypak zemin üzerinde kelimelerin içini boşaltıp, bazen de lastik gibi bir o yana bir bu yana çekerek, kimileri iktidarın, kimileri paranın, entrikanın, koltuğun, makamın haz veren sıcaklığını kaybetmek istemiyorlar..
Nedir irtica?
Başörtüsü takmak mı? Namazı takke ile kılmak mı? Gümüş alyans takmak mı? İHL'ye çocuğunu göndermek ya da bu okullardan mezun olmak mı?
Nedir?
Laiklik nedir?
Beylik ifade ile din işlerinin devlet işlerinden ayrılması mı? Peki bu ucube tanım hangi ülkede geçerlidir..
Kim mürteci, kim laik?
Gol attıktan sonra teslis yapan Lazetiç mi, dininin gereği Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanların etini yemeyen Revivo mu, gol attıktan sonra kıbleye dönüp Fatiha okuyan Ali Dae mi? Kim?
Soruları çoğaltmak mümkün.. Mesela başarı nedir? Uluslararası yarışmalarda ülkenin göğsünü kabartan başarılar elde ettiğiniz halde kendi ülkenizde vatan haini yaftası iliştirenlerin göğsünü kabartması mı? Terör ile canınız-kanınız pahasına mücadele ettiğiniz halde, sırf İHL'yi bitirdiniz diye bir daha aynı okul mezunlarının polis olamaması mı?
Hain kim mesela? Devletin içini-dışını, sağını-solunu kemirdikten sonra ortaya çıkıp 'irtica geliyor' yaygarası çıkaranlar mı, yoksa devletin müfredatının okutulduğu, devletin öğretmeninin ders verdiği İHL'lerden mezun olduğu halde cüzzamlı gibi itilenler mi?
Adalet ne mesela, adil kim?
Cumhurbaşkanı mı, başbakan mı, YÖK başkanı mı?
Çıkarın artık şu baklayı
Çok sevgili Cumhurbaşkanımız, İHL mezunlarının polis olmasını engelleyen kanunu imzalamış.. Ona hiç kızmıyorum. Din anlayışını, tercihini gizlemeyen, en azından Ramazan'da 'ben de sizdenim' diye riyakâr iftar sofralarında görülmeyen bir cumhurreisi..
Bana göre demokratik anlayışı da, din anlayışı da sağlıklı değil..
Ama saygı duymak zorundayız..
Esas önemli olan ise; bu ülkede oy avcıları dini, devleti, şehveti, parayı, işi, koltuğu hasılı her şeyi kullanmayı meslek haline getirenler. Çünkü icraatları açık olmuyor. Dürüst ve delikanlıca ortaya çıkıp, 'Arkadaş şu, şudur' demiyorlar. Ikınıyorlar, sıkınıyorlar..
Bahsi geçen kanunda sırf 'İHL mezunları giremez' denmemek için neredeyse bütün lise ve dengi okullar yazılmış.. Bu kadar iki yüzlülüğe ve korkaklığa gerek yok ki..
Üstelik halkı bu kadar saf zannetmek de yanılgının ta kendisi..
Bir zihniyete, görüşe, düşünceye karşı olabilirsiniz, yasaklayabilirsiniz de aynı zamanda..
Ama bunu yaparken biraz dürüstlük, biraz cesaret ve önemlisi yalan söylememeniz lazım..
Ulusal Program diye '-miş,-mış manifestosu' yayınladıktan sonra, kalkıp en faşist ülkelerde olmayan kanunları, yönetmelikleri yürürlüğe koyun, sonra da halkın önüne çıkacağınız gün için tir tir titreyin..
Çıkın orta yere ve dürüstçe, yüreklice konuşun. Deyin ki; 'Muhterem halkımız biz ezan, bayrak falan diyerek sizden oy istedik. Ama gelin görün ki, makam ve koltuk uğruna bunları yapamıyoruz. Tıpkı bizden öncekilerin mikrofon başında atıp-tutarken, sokakta şalvar, üniversitede türban avına çıktıkları gibi. Bu okulları ve kursları sizden tırstığımız için kapatamıyoruz. Çünkü bunları siz kendi paranızla açtınız. Ancak buraya giden yolları tıkayabiliyoruz. Ve meraklanmayın yakında geçmişe yönelik de uygulamalar gelecek.. İHL mezunu memurlar ve görevliler teker teker fişlenip devlet kadrolarından temizlenecekler..'
Çıkın ve bunu söyleyin hiç olmazsa.. Belki bir akşam vicdan rahatlığı ile uyursunuz..
Bu konu önemli, bir dahaki yazıda devam edelim..
Düzeltme
Gazetemizin sayfa sayısındaki zorunlu indirimden sonra yazarların yazılarından, sayfaların da hacimlerinden fedakarlık etmek durumunda kaldığını söyleyip Medya Analiz sayfasının da bildiğiniz gibi hem gün olarak, hem de hacim olarak devalüe olduğunu yazmış, internet edisyonundan bahsetmiştim. Gelin görün ki adresi yanlış vermişim. Adresi www. medyanaliz.com olarak düzeltin lütfen. Ve görüşlerinizi bildirin ki arkadaşlarımız daha iyi sayfa hazırlayabilsinler.
n.hazar@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
17/
04/
2001...
Katiller ve ölüler
19/
04/
2001...
Ruh ve evrim
22/
04/
2001...
Her ölüm erken ölüm mü? İdeoloji ve ölüm
24/
04/
2001...
Derin ülke
26/
04/
2001...
Ciddiyet, şekil ve modernite!
28/
04/
2001...
4 nikâh, bir şöhret. Atilla Taş problematiği
01/
05/
2001...
Diyar-ı Gaffar
03/
05/
2001...
Kurtların gürültüsü
05/
05/
2001...
Siz olun, biz olmayın!
09/
05/
2001...
Çünkü ben özgürüm!
|