GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

12/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



EKONOMİ 


Dış destek bütçeye

IMF ve Dünya Bankası'ndan bu yıl sağlanacak yaklaşık 15 milyar dolarlık dış mali destek, bütçeye kaynak olarak girecek. Türk hükümeti, bu kaynağı, belirleyeceği öncelikler çerçevesinde kullanacak.

IMF ve Dünya Bankası'ndan gelecek mali destek, bütçeye kaynak olarak girecek. IMF ve Dünya Bankası, Türkiye'ye bu yıl sağlanacak yaklaşık 15 milyar dolarlık kaynağın nerede kullanılacağına karışmazken, Türk hükümeti, belirleyeceği öncelikler çerçevesinde bu krediden yararlanacak.

Bu çerçevede 3,9 milyar dolarlık ilk dilim para, Bankalar ve Telekom yasalarının çıkıp, programın 15 Mayıs Salı günü IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda onaylanmasından sonra gelecek hafta Türkiye'ye gelecek. Program uyarınca IMF ve Dünya Bankası bu yıl Türkiye'ye, 10 milyar doları yeni, 5 milyar doları da önceki anlaşmalardan olmak üzere yaklaşık 15 milyar dolar tutarında mali yardımda bulunacak.

Yeni gelecek ek mali desteğin 8 milyar dolarını IMF, 2 milyar dolarını ise Dünya Bankası sağlayacak. Dünya Bankası'nın vereceği paranın 1,2 milyar doları, özel yapısal uyum kredisi olarak gelecek. Program uyarınca haziran ayı sonuna kadar 1,1 milyar doları Dünya Bankası'ndan olmak üzere, IMF ve Dünya Bankası Türkiye'ye toplam 6 milyar dolar kredi verecek.

Faiz baskısını kaldıracak

Bu arada mayıs ayının ikinci yarısında yapılacak önemli miktardaki iç borç geri ödemesi arefesinde bu kaynağın gelmesi, aynı dönemde gerçekleştirilecek tahvil ve bono ihalelerine Hazine'nin rahat girmesi ve oluşacak faizlerin daha da düşmesine sebep olması öngörülüyor. Hazine'nin 16 ve 23 Mayıs tarihlerinde toplam 5 katrilyon 27 trilyon 79 milyar lira tutarındaki iç borç geri ödemesi bulunuyor.

Devlet Bakanı Kemal Derviş, daha önce yaptığı açıklamada, kaynakların çoğunun borca ve faizlere gittiğini, bunu zaman içinde azaltıp yatırımlara yönelinmesi gerektiğini bildirmişti.




Enerjide garanti kalkıyor

Hazine, 29 enerji projesine işlerlik kazandıracak uygulama sözleşmeleri hakkındaki görüşünü, Enerji Bakanlığı'na iletti. Buna göre, Hazine, garanti kapsamında piyasa riski üstlenmeyecek.

Hazine, Enerji Bakanlığı tarafından Hazine garantili olarak yaptırılması öngörülen 29 Yap-İşlet-Devret (YİD) ve İşletme Hakkı Devri (İHD) projelerine işlerlik kazandıracak uygulama sözleşmeleri üzerindeki görüşlerini Enerji Bakanlığı'na 9 Mayıs'ta ilettiğini bildirdi.

Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan açıklamada, enerji sektörünün rekabetçi, dinamik bir yapıya kavuşturulması amacıyla 3 Mart tarihinde Elektrik Piyasası Kanunu'nun çıkarıldığı hatırlatıldı. Kanunda yer alan bazı geçici madde hükümlerine göre 2 yıllık bir geçiş süreci öngörüldüğü belirtilen açıklamada, "Genel olarak YİD ve İHD sözleşmelerinin kanunda öngörülen yeni sistemin esası ve kanunun ruhu çerçevesinde ele alınması zaruri hale gelmiştir." denildi.

Mali külfete önlem

Elektrik Piyasası Kanunu ile elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli olarak tüketicinin kullanımına sunulmasının amaçlandığı hatırlatılan Hazine açıklamasında, yeni kanun ile TEAŞ'ın tek alıcı ve satıcı olmaktan çıkarıldığı ifade edilerek, elektrik piyasasının birden fazla alıcı ile satıcının bulunduğu bir yapıya dönüştürülmesinin hedeflendiği kaydedildi. Açıklamada şöyle denildi:

"Bu nedenle sözleşmelerin TEAŞ'a sadece ihtiyacı kadar enerjiyi, piyasada oluşacak fiyattan satın alma imkanı sağlayacak şekilde revize edilmesi ve TEAŞ'a satılmayan miktarın ise piyasada yer alacak diğer satıcılara satılması öngörülmektedir. Böylece TEAŞ'ın ihtiyacı olmayan enerjiyi satın alma yükümlülüğü ortadan kaldırılmak suretiyle, kamunun üzerinde ilave mali külfet yaratılması önlenebilir.

Yine Hazine garantilerinin kapsamı da bu görüşler doğrultusunda değerlendirilmiş ve garantiler yeni model çerçevesinde, piyasa riskini üstlenmeyecek şekilde, TEAŞ'ın fiilen satın alacağı enerji bedeli ödemelerini içerecek biçimde yeniden düzenlenmiştir. Garantilerin bu model çerçevesinde verilmesi mümkündür ve Türkiye'nin yararınadır."

61 fon kapatılıyor

Hazine, bütçe içi ve bütçe dışı 61 fonun yıl sonuna kadar kapatılacağını açıkladı.

Hazine açıklamasında, fonlar kapsamındaki harcamaların bütçe içine alınacağı bildirildi. Elektrik Enerjisi Fonu'nun da 2001 yılı sonuna kadar tasfiye edileceğini dile getiren Hazine, tasfiye sonrası fon yükümlülükleri için Hazine garantisi verilmesinin söz konusu olmayacağını kaydetti. Ekonomik programda fonların kapatılmasına ilişkin yasa, Meclis'ten öncelikle geçirilmesi gereken tasarılar arasında yer alıyordu.




Faisal satıldı, Family oldu

İsmi Family Finans olarak değişen Faisal Finans'ın yüzde 60'ı ABD'li bir şirket, yüzde 40'ı da kurucu ortaklardan Sabri Ülker'in oldu.

Türkiye'nin ilk özel finans kurumu Faisal Finans, işadamı Sabri Ülker ile ABD'li bir kuruluşun oluşturduğu konsorsiyuma satıldı. Sermayesi 2 trilyon liradan 20 trilyona liraya çıkarılan kurumun yeni ortaklık yapısında Sabri Ülker yüzde 40, adı henüz açıklanmayan Amerikalı ortak ise yüzde 60 oranında pay sahibi oldu. Faisal Finans Kurumu'nun ismi de dün yapılan Olağanüstü Genel Kurul'da 'Family Finans' olarak değiştirildi.

İsviçre merkezli Olfo AG şirketi Faisal Finans'ı elden çıkardı. Ortaklık yapısı değişen Family Finans Genel Müdürü Can Akın Çağlar, yaptığı açıklamada, ABD'li bir şirketin kuruma ortak olduğunu, ayrıca kurucu ortaklar arasında bulunan Ülker'in sahibi Sabri Ülker'in de şahsi tasarrufları ile 2 trilyondan 20 trilyona çıkartılacak sermaye artırımına önemli miktarda katılacağını bildirdi. Çağlar, yeni ortaklık yapısında Sabri Ülker'in yüzde 40, adı henüz açıklanmayan Amerikalı ortağın ise yüzde 60 oranında pay sahibi olduğunu kaydetti. Çağlar'ın verdiği bilgiye göre, yeni yönetim kurulu ise şu isimlerden oluştu: Mustafa Büyükabacı, Kemal Unakıtan, Atilla Kurama, İlhan İmik, Ataman Yıldız, Adel Elsahn ve Mike Abdelaaty.

ABD'li finansman grubu ve Sabri Ülker'in Faisal Finans ile ilgilendiği ve yatırıma karar verdiği haberleri ile birlikte, kurumdan para çekiminin aniden durduğu ve para yatırmaların başlandığı vurgulandı. Family Finans'tan yapılan açıklamada, Sabri Ülker'in şahsi yatırımının dışında, Ülker Grubu'nun Türk bankacılık sektörünün iyi ve güvenli bir müşterisi olarak 'Family Finans'a sadece müşteri olma dışında bir yakınlaşması olmayacağı kaydedildi. Amerikalı grubun da, BDDK'ya başvuru hazırlıklarını bitirdikleri dile getirildi.,

(Şerif Erdikici / Ekonomi Servisi)




Şirketlerin borcu 32,5 katrilyona çıktı

Şirketlerin, banka ve özel finans kuruluşlarına olan borçları, mart ayında bir önceki aya göre yaklaşık yüzde 8,9 oranında artarak, 32 katrilyon 467 trilyon 495,3 milyar liraya yükseldi.

Şirketlerin banka ve özel finans kuruluşlarına olan borçları, şubat ayında, 29 katrilyon 821 trilyon 360,1 milyar lira idi. Merkez Bankası'nın raporuna göre, bankalar ve özel finans kuruluşları tarafından kullandırılan toplam nakit içinde, en yüksek paya yüzde 13,2 ile tekstil ve tekstil ürünleri sanayii sahip oldu.




Telekom bitti, personeli tartışılıyor

Telekom Yasa Tasarısı'na göre çalışanlarla ilgili sağlanan özlük hakları garantisi ve başka kurumlara nakillerinin özelleştirilecek bütün KİT personeli için geçerli olması bekleniyor.

Özelleştirilen KİT'lerdeki personelin özlük hakları ve çalışma devamlılığının sağlanmasına ilişkin örnek Telekom Yasası ile kazanıldı. Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin doğrudan ya da dolaylı olarak şirketin çoğunluk hisselerine sahip olamayacaklarının vurgulandığı tasarıda; yabancılara verilecek hisse de yüzde 45 olarak sınırlandırılıyor. Bu arada özelleştirme ile birlikte gündeme gelen işten çıkarma ve personel durumu tasarıda şöyle ifade ediliyor:

"Türk Telekom'da kamu payının yüzde 50'nin altına düşmesi halinde personelin mağdur olmaması, kazanılmış hakların korunması için düzenlemeler üzerinde hassasiyetle durulmuş, 4502 Sayılı Kanun'dan sonra iş mevzuatına geçenlerin kıdem tazminatı meselesi çözüme kavuşturulmuştur."

Tasarıdaki personel hakları

* Kadrolu ve sözleşmeli personel ile kapsam dışı personelin kazanılmış haklarıyla birlikte başka kurumlara nakilleri gerçekleştirilir. Nakledilecek personelin başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasına kadar geçecek süredeki özlük hakları Hazine'ce karşılanacak.

* Çalışan işçilerin hizmet akitlerinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından veya emeklilik dışında haklı nedenlerle kendileri tarafından feshedilmesi sonucu işsiz kalanlara, iş kaybı tazminatı ve diğer hizmetlerden yararlanma imkanı getiriliyor.

* Bu 4502 Sayılı Kanun ile Kanunda Sağlık Yardımı ve Kefalet Sandıkları için de geçerli olacak ve üye olan personelin tüm hakları bölünmeden önceki durumda olduğu gibi saklı kalacak.

* Kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanlardan istekleri üzerine iş mevzuatına geçmiş veya geçecek olanların toplam hizmet süreleri işçilikte geçen süre ile birleştirilerek bu sürelere ilişkin tazminat hakları korunuyor.

* Emeklilik hakkını kazanmış olanlar 6 ay, 2002 sonuna kadar bu hakkı kazanacaklar için de hakkı kazandıkları tarihten itibaren 3 ay içinde emeklilik başvurusunda bulunmaları halinde emekli ikramiye veya kıdem tazminatlarının yüzde 30 fazla ödenmesi hükmü getiriliyor.

Konuyla ilgili bir açıklamayı daha önce de Türk-İş Başkanı Bayram Meral şöyle açıklamıştı:

"Biliyorsunuz, özelleştirilen kuruluşlardaki istihdam fazlası memur için bir sorun yok. Biz diyoruz ki; Özelleştirme Yasası'na küçük bir ilâve ile bu sorun çözülebilir. İşini kaybeden işçilerin de memurlar gibi, devlete aktarılması sağlanırsa, sorun çözülmüş olur."

(Ramazan Solak / ANKARA (cha))




Sadece Aycell 3 milyar dolar

Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, Telekom Yasası'nı anlatırken arkasında oturan bürokratlar dikkat çekti. Öksüz'e göre sadece Aycell'in fiyatı 3 milyar dolar ediyor. Öksüz'ün arkasında oturan bürokratlar arasında Milli Savunma Bakanlığı Muhabere Bölümü'nden üst düzey askeri yetkililerin bulunması dikkat çekerken, Kamu- Sen temsilcileri de görüşmeleri izlemek üzere salonda bulundular.

22 milyar dolar gelir

Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, Telekom'un mevcut durumu ve özelleştirme çalışmaları hakkında geriye dönük detaylı bilgi verdiği konuşmasında; kurumda 70 bin çalışan olduğunu, 1996'dan 2000 yılı sonuna kadar 22 milyar ABD Doları gelir elde edildiğini, bunun 11 milyarlık kısmının Devlet Hazinesi'ne girdiğini, kalanının da personel gideri ve yatırım olarak değerlendirildiğini ifade etti.

Kurumun 2000 sonu itibariyle 1 katrilyon lira kâr ettiğini, tüm vergilerini zamanında yatırdıktan sonra net 491 trilyon lira kazanç elde ettiğini ifade eden Bakan Öksüz, şu bilgileri verdi:

"Ülkemizin her yanına hizmet götüren bu kuruluşumuzun 18 milyon 600 bin civarında sabit telefon abonesinin yanında, değeri 3 milyar dolar civarında olan GSM 1800- Aycell mobil telefon işletmesi yakında ülke çapında hizmete girecektir.

Ramazan Solak / ANKARA (cha)




Derviş’ten çifte sürpriz

Devlet Bakanı Kemal Derviş'in dün (cuma) sürpriz bir şekilde TBMM'de basın toplantısı yapacağı belirtildi. Ancak, Derviş son anda Başbakanlık'ta Başbakan Bülent Ecevit ve Yardımcısı Hüsamettin Özkan'la görüştü ve bu toplantı açıklandığı gibi sürpriz bir şekilde iptal edildi. Bunun üzerine yayılan istifa dedikodularını Derviş, Meclis girişinde yalanladı.

Edinilen bilgiye göre; Derviş'in sürpriz şekilde TBMM'de basın toplantısı düzenleme isteğinin altında; Bankacılık Yasa Tasarısı'nda yer alan ve bankalardan yıllık binde 5 kesinti içeren hükümlerle ilgili olarak Plan Bütçe Komisyonu'nda yaşanan tartışmaların ardından çıkartılması ve Telekom Yasa Tasarısı ile ilgili kafaları karıştıran konularla ilgili bilgi vermekti. Ancak, Başbakanlık'taki görüşmelerin uzaması ve saat 14.00'te Genel Kurul'un açılması üzerine bu basın toplantısı iptal edildi.

İstifa söylentisi

Bu arada bu gelişmeler yaşanırken, TBMM kulislerinde Derviş'in istifa edeceği esprileri yapılmaya başlandı. Ancak saat 15.10'da Meclis'e gelen Derviş'e bu espri soruldu. Derviş, istifa etmeyeceğini kesin bir şekilde tekrar etti. Derviş, binde 5 konusu ile ilgili bir soruya, açıklama yapacağını belirtirken, aynı zamanda hâlâ bir basın toplantısı düzenleyebileceğini de dile getirdi.

Öte yandan Plan Bütçe'de çıkartılan bankalardan fondaki bankalar ve sistemin düzeltilmesi için yıllık binde 5 kesinti yapılmasının Genel Kurul'da DSP ve MHP'liler tarafından verilecek bir önerge ile yeniden ekleneceği öğrenildi.

Öte yandan, Devlet bakanları ve Başbakan yardımcıları Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanı Kemal Derviş ile yaklaşık 2 saat 20 dakika süren bir toplantı yaptı. Bakan Derviş, Başbakanlık'tan ayrılırken, istifa ettiğine dönük söylentilerin hatırlatılması üzerine, konuşmak yerine, kafa işaretiyle, "Hayır." demeyi tercih etti.

(Süleyman Kurt / Ramazan Solak / ANKARA (cha))




Derviş-Öksüz 2 kez buluştu

Devlet Bakanı Derviş ile Ulaştırma Bakanı Öksüz, TBMM'de bir süre görüştüler. Öksüz, gazetecilerin ''Buzlar eridi mi?'' sorusuna, ''Var mıydı?'' karşılığını verdi. Derviş ile Öksüz, TBMM'de ikinci kez görüştüler.

Bakan Öksüz, odadan çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ''istişarede bulunduklarını'' söyledi. Öksüz, gazetecilerin ''sorun olup olmadığı'' yönündeki sorusuna, ''Hayırlı şeyler oluyor, güzel şeyler oluyor. Merak etmeyin'' karşılığını verdi.




Çaykur'da özelleştirme bilmecesi

Çaykur'un özelleştirmesi adeta bilmeceye döndü. Devlet Bakanı Önal, "Çaykur özelleştirilecek" derken Çaykur Genel Müdürü Ural ise "özelleştirme olmayacak" dedi.

Çay sektörünü elinde bulunduran Çaykur da özelleştiriliyor. Devlet Bakanı Recep Önal ve ANAP Rize İl Başkanı Nusret Karaca, Çaykur'un özelleştirme programı kapsamına alındığını söyledi. Ancak Çaykur Genel Müdürü Nejat Ural ise Bakan Önal ve Nusret Karaca'yı yalanlayarak Çaykur'un özelleştirme kapsamında olmadığını belirtti.

Devlet Personel Başkanlığı'ndan sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal da Çaykur'un özelleştirileceğini açıkladı. ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın Çaykur'un özelleştirilmesi ile ilgili yakın zamanda yaptığı açıklamaların aksine bu kurumun özelleştirilme kapsamına alınması Yılmaz'ın hemşehrilerini de rahatsız etti. Henüz tam olarak özelleştirilme ile ilgili çalışmalar konusunda net açıklamalar yapılmazken, yaş çay üreticisi ise özelleştirmeye büyük tepki gösteriyor.

'Özelleştirme programında'

Ankara'da bir toplantıda konuşan Devlet Personel Başkanlığı'ndan sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal, Çaykur'un özelleştirilmesinin programda olduğunu, bu kurumun önümüzdeki dönem tümüyle özelleştirileceğini belirtti. Çaykur'la ilgili bakanın kendisi olmadığını vurgulayan Bakan Önal, "Türkiye'deki toplam özelleştirme potansiyelini nereye vardırabiliriz, devleti en kârlı nasıl çıkarabiliriz? Bu konuya daha çok genel kamu finansmanı bakımından yaklaşıyoruz. En kolay ve en iyi şekilde özelleştirileceklerden başlayarak, özelleştirme programımızı yürütmemiz gerekiyor. Özelleştirme yaparken bir konuya özellikle dikkat ediyoruz. Özelleştirme işsizliğe yol açmamalıdır. Özelleştirilecek olan yerlerde çalışan insanlarımız daha iyi çalışma koşullarında olmalıdır. Bunu gerçekleştiriyorsak, devletin artık mal ve hizmet üretimi alanında bulunması doğru değildir." dedi. Çaykur'un özelleştirilmesinin de programda olduğunu hatırlatan Önal, "Dünya Bankası ile yapılmış olan finansman programı çerçevesinde Çaykur önümüzdeki dönemde özelleşecektir." dedi.

ANAP Rize İl Başkanı Nusret Karaca da Çaykur'da 3 fabrikanın özelleştirme kapsamında olduğunu ve özelleştirmesi için nasıl olmasının belirlenmesinin çeşitli sivil toplum örgütleri ve bazı yetkililer ile bir dizi toplantıların yapılacağını kaydetti. Karaca ilk olarak özelleştirilecek olan fabrikaların Rize, Trabzon ve Artvin illerinde olacağını vurguladı.

Ural: Özelleştirme yok

Çaykur Genel Müdürü Nejat Ural, kurumun özelleşeceği yönündeki açıklamaların aksine Çaykur'un özelleşmeyeceğini söyledi.

Çaykur Genel Müdürü Nejat Ural, Devlet Personel Başkanlığı'ndan sorumlu Devlet Bakanı Recep Önal ve ANAP Rize İl Başkanı Nusret Karaca'nın 'Çaykur özelleşecek' açıklamalarını yalanlayarak kurumun özelleşmeyeceğini açıkladı. Genel Müdürlük binasında bir basın toplantısı düzenleyen Çaykur Genel Müdürü Nejat Ural, "Çaykur dışındaki tüm KİT'ler özelleşme program ve kapsamında yer alıyor. Çaykur ise bu program dışındadır." dedi. Bu tür söylentilerin kampanyanın yoğun bir zamanda ortaya atılmasının maksatlı olduğunu ifade eden Ural, "Bu konudaki haberlere bir anlam veremiyorum. Bu son derece yanlış bir olaydır." dedi.,

(İbrahim Şahin / Fikri Şimşek / Rize (cha))




Batan geminin malları bunlar

Sümerbank AŞ çatısı altında birleştirilen Egebank, Yurtbank, Yaşarbank ve Bankkapital'in ihtiyaç fazlası menkul ve araçlarının satışı devam ediyor. Bankaların menkulleri ve araçları 16 Nisan'dan itibaren bankaların ağırlıklı olarak genel merkezlerinin bulunduğu İstanbul'da ve diğer illerdeki şubelerinde satışa sunuluyor.

Menkul ve araçların kullanım şansı olmadığı ve yüksek depolama maliyetinin de etkisiyle bir an önce satışa sunulduğu ifade edildi. Bu arada, satışa çıkarıldıktan sonra yüksek talep gören 226 araçtan yarısı satılırken, geriye kalan diğer araçların satışı da devam ediyor. Yoğun ilgi nedeniyle araç satışları dönem dönem kapatılarak, yeniden düzenleme yapılıyor. Araçlar, piyasadaki fiyatlarından 500 milyon ya da 1 milyar lira dolayında eksik bedelle satılıyor.

Bu arada, Sümerbank depolarında, kullanılmış, kullanılmamış çeşitli koltuk, ofis masası, VİP mobilya, sehpa, vezne, halı döşeme kaplaması, elektrik aleti, bilgi—işlem cihazı, aydınlatma, metal tavan, reklam ve donanım araçları, ATM makinesi ve güvenlik malzemesi bulunuyor.




Umarız 3. kriz çıkmaz

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin son 10 yılda vergi gelirlerinde yüzde yüzlük artış olmasına rağmen harcamaların bunun iki katı kadar arttığı için gelir gider dengesinin sağlanamadığını söyledi. Hamzaçelebi, vergi dışı kesimlerin kayda alınması için vergi kimlik numarası uygulamasına geçildiğini anlattı.

Maliye Gelirler Kontrolörleri Derneği ile Maliye Gelirler Kontrolörleri Vakfı tarafından düzenlenen "Ekonomik kriz, çözüm önerileri ve ekonomik istikrar programının değerlendirilmesi" konulu panel dün Swissotel'de yapıldı. Panele katılan Prof. Dr. Hurşit Güneş ise Türkiye'nin iki krizi art arda yaşayan dünyadaki ender ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, "Ama ben yine de korkuyorum, bir 3. krizi yaşayıp da dünya iktisat literatürüne geçer miyiz diye." şeklinde konuştu. Finans, medya, siyaset üçgeni konusunda düzenlemenin şart olduğunu hatırlatan Güneş, Türkiye'de bir anlayış değişikliğinin şart olduğunu söyledi.




Boeing Chicago'ya taşınıyor

Dünyanın en büyük ticari uçak imalatçısı Boeing, Seatle'deki merkezini Chicago'ya taşımaya karar verdi. Denver, Dallas ve Chicago arasında iki aydır bir karar vermeye çalışan Boeing yöneticileri, Chicago'dan aldıkları vergi indirimi teklifini cazip bularak, Chicago'da karar kıldılar. Boeing, Chicago'ya yerleşerek önümüzdeki 15 yıl içinde 25—30 milyon dolarlık vergi kazancı sağlayacak.

Konuyla ilgili uzmanlar ise Boeing'in Chicago'yu coğrafi nedenlerden dolayı tercih ettiğini ileri sürüyorlar. Chicago'nun merkezinde 30 katlı bir binaya taşınacak olan Boeing, 500 üst düzey yöneticisini de Chicago'ya getirecek. Boeing, Seatle kenti bölgesinde bulunan ve 79 bin kişinin çalıştığı fabrikalarını değiştirmeyeceğini açıkladı. Boeing'in bünyesinde 199 bin kişinin çalıştığı bildirildi. Boeing firması 85 yıl önce Seatle'de küçük bir firma olarak kurulmuştu.




Bankacılık Kanunu çıktı

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, Bankacılık Yasası'nda değişiklik öngören yasa tasarı kabul edildi.

Yasaya göre hisseleri kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) geçen bir bankanın yönetimi ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran kişilerin, banka kaynaklarını ve varlıklarını doğrudan veya üçüncü kişilere rehnetmesi, teminat göstermesi, ekonomik gücü olmayanlara kredi vermesi, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırması suretiyle veya başkaca dolaylı işlemlerle edindikleri ya da üçüncü kişilere edindirdikleri her türlü banka kaynağı ve varlıkları, fon alacağı sayılacak. Bu alacaklar hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanacak.

Fon, her türlü hak ve alacaklara tedbir koymaya, muhafaza altına almaya ve bunlardan değeri fon tarafından belirlenemeyenleri, takdir komisyonları tarafından hazırlanacak raporları da dikkate alarak, bankanın zararlarına mahsuben devralmaya yetkili olacak. Dava konusu yapılan varlıkların değerlerinin belirlenmesinde mahkemeye gidilemeyecek.

Bir bankanın vereceği nakdi krediler ile teminat mektupları, kefaletler, gayri nakdi krediler, varlıklarının vadeli satışından doğan alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler ile ortaklık payları, izledikleri hesaba bakılmaksızın kredi sayılacak. Hazine Müsteşarlığı'nca, fona ikrazen ihraç edilmiş bulunan devlet iç borçlanma senetlerinden doğan borçlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tasfiye edilebilecek.




BDDK'nın tüm üyeleri değişiyor

Devlet Bakanı Kemal Derviş, gece yarısı operasyonuyla 'süper kurul' olarak bilinen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK)'nu silbaştan yeniliyor. BDDK'nın Derviş'in atadığı başkanı Engin Akçokaca dışında kalan bütün üyelerinin görevine son verilecek; yeni üyeler 15 gün içinde Bakanlar Kurulu'nca atanacak.

Bankalar Kanunu görüşmelerinde son dakika operasyonu yapan Devlet Bakanı Kemal Derviş, hükümet ortakları DSP, MHP ve ANAP grup başkan vekillerine hazırlattığı önergeyle BDDK'yı istediği şekilde yeniden oluşturma imkanına kavuştu. Koalisyon partilerinin hazırladıkları ortak önergeyle, BDDK'yı yeniden oluşturmak için Bakanlar Kurulu'na yetki alındı. Yasaya eklenen "geçici üçüncü madde" hükmü gereğince, 6 yıl için seçilen Başkan Akçakoca dışında kalan 7 BDDK üyesi görevden alınarak, yerlerine yenileri atanacak. Ömer Şahin/Ankara-Zaman




Batan geminin malları bunlar

Sümerbank AŞ çatısı altında birleştirilen Egebank, Yurtbank, Yaşarbank ve Bankkapital'in ihtiyaç fazlası menkul ve araçlarının satışı sürüyor. Bankaların menkulleri ve araçları 16 Nisan'dan itibaren bankaların ağırlıklı olarak genel merkezlerinin bulunduğu İstanbul'da ve diğer illerdeki şubelerinde satışa sunuluyor.

Menkul ve araçların kullanım şansı olmadığı ve yüksek depolama maliyetinin de etkisiyle bir an önce satışa sunulduğu ifade edildi. Bu arada, satışa çıkarıldıktan sonra yüksek talep gören 226 araçtan yarısı satıldı. Diğerlerinin satışı ise sürüyor. Sümerbank depolarında ise kullanılmış, kullanılmamış büro malzememeleri ve ATM makineleri bulunuyor.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.