'4422'ye Yargıtay eli
Kanadoğlu, Çetelerle Mücadele Yasası'nın değiştirilmesi için kanun taslağı hazırladı. Taslak başsavcılığa eşgüdüm yetkisi öngörüyor.
ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın, 'uygulanma şekline karşı çıktığı' 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Yasası'na Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu el attı. Önceki akşam koalisyon ortağı partilerin liderlerini ziyaret eden Kanadoğlu dün de Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile görüştü.
Adalet Bakanı Türk, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun, 4422 sayılı yasanın uygulanmasından çıkan sorunların çözümüne ilişkin görüşlerini bildirdiğini söyledi. Bu tür organizasyonlarla daha etkin, hızlı ve kanuna uygun mücadele yürütmek için Başsavcı Kanadoğlu'nun hazırladığı bir yasa taslağı çalışmasını kendisine ilettiğini belirten Türk, taslağa göre, 4422 sayılı yasa uyarınca bu tür organizasyonlara karşı herhangi bir suç konusunun DGM Savcılığı ile durumun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirilmesinin öngörüldüğünü kaydetti. Taslağın, başsavcılığın soruşturmaya veya davaya hangi DGM savcılığının yetkili olduğu veya soruşturmanın hangi DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nda birleştirilmesi gerektiğine karar verme yetkisini içerdiğini ifade eden Türk, yapılması düşünülen değişiklikle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın DGM'lerin görevini üstlenmeyeceğini, soruşturma ve davaların yine DGM savcılarınca yürütüleceğini vurguladı.
Ankara DGM'nin ANAP İstanbul Milletvekili Cavit Kavak'ın telefonunun dinlenilmesine ilişkin kararına da değinen Türk, "Bu karar, telefon dinlenilmesi değil gizli izleme kararıdır. Bu karardaki Cavit Kavak ismi çıkarılmıştır, bir yanlışlık sonucu olmuştur." dedi. Ankara
'Beyaz Enerji için uygulandı'
ANAP lideri Mesut Yılmaz, 1 Mayıs'taki parti grubunda yaptığı konuşmada, kendilerinin çıkardığı 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası'nın uygulanış şeklini eleştirmişti.
Mafyanın çökertilmesi için çıkartılan yasanın getirdiği olağanüstü soruşturma yöntemlerinin olağan suçlar için kullanılması eğiliminin ortaya çıktığını belirten Yılmaz, şunları söylemişti: "Bu durum Beyaz Enerji Operasyonu'nda uygulandı. Ankara'nın göbeğindeki Enerji Bakanlığı'nda bir rüşvet olayının jandarma tarafından soruşturulmasının başka bir izahı yoktur.''
Telekulak mazur görülemez
Geçmişte kendisinin de telefonlarının dinlendiğini hatırlatan Başbakan Ecevit, kanunsuz yapılan bu tür işlemlerin haklı ve mazur görülecek bir tarafının bulunmadığını, dinleyenlerin de iyi niyetli olmadığını söyledi.
Başbakan Bülent Ecevit, ANAP İstanbul Milletvekili Cavit Kavak'ın telefonlarının dinlendiği yolundaki haberleri değerlendirirken, "Bu zaten yasaktır. Ancak bu yasaklar zaman zaman delinmektedir. Benim de telefonlarımın dinlendiği açıklandı. Yasal yetki sağlanmadan telefon dinlemenin haklı ve mazur görülecek bir tarafı yoktur." dedi.
Ecevit, Sakatlar Haftası dolayısıyla gerçekleştirdiği kabulün ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Ecevit, 'hukuki gereklilik dışında telefon dinleyenlerin davranışlarının iyi niyetle bağdaşmayacağını' vurguladı.
Gazetecilerin, ANAP'lı Cavit Kavak'ın telefonlarının dinlendiği yolundaki haberlerle ilgili değerlendirmesini sormaları üzerine Ecevit, şunları kaydetti:
'İyi niyetle bağdaşmaz'
"Benim de telefonlarımın dinlendiği açıklandı. Bunlar çok üzücü olaylardır. Yasal yetki sağlanmadan telefon dinlemenin haklı ve mazur görülecek bir tarafı yoktur. Eğer bir kurum veya kişinin telefonun dinlenmesi devlet güvenliği açısından gerekliyse bunun hukuki yolları vardır. Bunun dışında, bu teknik olanağı kullanmak isteyenlerin davranışı iyi niyetle bağdaştırılamaz."
'Son günlerde yargı ve siyaset ile asker ve politikacı gerginliğinin ortaya çıktığının' hatırlatılması üzerine de Ecevit, "Zaman zaman en duyarlı konularda bile tartışmalar olur. Bunlar ölçüsü içinde kalmalıdır." diye konuştu.
'Dış desteği yadırgamayın'
Başbakan Ecevit, IMF ve Dünya Bankası'ndan alınacak krediler sebebiyle Türkiye'nin uluslararası kuruluşların dayatması ile karşı karşıya olduğu iddialarını ise, ekonomik kriz döneminde bazı uluslararası kuruluşlardan destek talebinin yadırganmamasını istedi. Ecevit, şöyle devam etti: "Yardım isterken onların beklentileri bulunduğunu göz önünde tutmak gerekir. Makul ölçüler içerisinde beklentileri karşılamaya çalışıyoruz. Bunun yadırganacak bir tarafı yoktur. Dünya Bankası ve IMF'nin çabalarına teşekkür etmek gerekir. Yardımları kabul etmenin onur kırıcı bir tarafı yoktur. İçimize sindiremediğimiz birtakım koşullar olursa onu da yeniden değerlendiririz." Ankara
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk: Siyaset girerse adalet kirlenir
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, yargıçların bağımsızlığına dikkat çekerken, yargıya politikanın girmesi halinde adaletin kirleneceğini söyledi.
Sivil Anayasa ve Aydınlık İçin Yurttaş Girişimleri tarafından düzenlenen "Avrupa Birliği Yolunda Devlet-Sivil Toplum Diyaloğu" sempozyumunun açılışında konuşan Selçuk, yargı ve yargıç bağımsızlığının önemini anlattı. Eğer bir ülkede adaletten ve yargıdan kaygı duyuluyorsa, bu seslerin dinlenmek zorunda olduğunu ifade eden Selçuk, "Çünkü yargı, son çözümlemede hukukun ne dediğini söyleyen ve sistemi meşrulaştıran güçtür." dedi. Selçuk, Doğu Bloku'nun çözülmesi ile demokrasiye geçen ülkelerde 1990'lı yıllarda yargının güçlendirildiğini belirtirken, Türkiye için bu konuda mutlu olduğunu söyleyemeyeceğini ifade etti.
Selçuk, şöyle devam etti: "Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi ölçütlerine göre çıkarılması zorunlu özel yasa 40 yıldır çıkmadı. Yıllardır gündemden düşmeyen bir konuyu artık çözelim. Yargıyı tam anlamıyla bağımsız kılalım. Yargıç, yasama, yürütme, sokağa karşı ve hatta kendi düşünce ve inançlarına karşı bağımsız olmalı. Ancak ne zaman ki yargı, siyasetin hoşlanmadığı bir karar verirse, yargıyla oynanmaya başlanır. Yargıya politika girdiği zaman adalet kirlenir." İstanbul/Zaman
Çiller'den 'Beyaz Enerji' yorumu: Jandarma mecbur kaldı
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, "Türk jandarmasının el atmak zorunda kaldığı iddialar şu anda Türkiye'de manşetlerde ve yakından izleniyor. İddialar karşısında yargılamayı Meclis'te yapmamak lazım." dedi.
Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) tarafından New York'ta düzenlenen toplantıya katılan Çiller, siyasiler hakkındaki iddiaların Meclis yerine mahkemelerde ele alınması gerektiğini söyledi. Çiller, şöyle konuştu: "Türk jandarmasının el atmak zorunda kaldığı iddialar şu anda Türkiye'de manşetlerde ve yakından izleniyor. Yargılamayı Meclis'te yapmamak lazım. Kaldırılan parmaklarla dosyalar kapatılıyor. Şimdi yargıca 'Sen buna karışma. Bu bizim işimiz.' deniyor. Benimle ilgili pek çok olay da Meclis'te oylandı. Yargıda aklandıktan sonra Meclis'e geldi."
Çiller, Kissinger'le buluştu
DYP lideri Çiller, dün New York'ta ABD'nin eski dışişleri bakanlarından Henry Kissinger ve Musevi teşkilatları yöneticileriyle bir araya geldi. İlk olarak Amerikan Musevi Teşkilatı başkan ve üyeleriyle buluşan Çiller'in yaklaşık bir saat süren toplantıda Türkiye'nin siyasal ve ekonomik durumu hakkında bilgi verdiği ve Türkiye-İsrail ve Türkiye-ABD ilişkileri hakkındaki düşüncelerini naklettiği öğrenildi.
Amerika Musevi Teşkilatları Konferansı Başkan Yardımcısı Malcolm Holline, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, 'Çiller'i başbakanlığı döneminden beri tanıdıklarını ifade eden Holline, "Bayan Çiller ile birlikte çalışmaya devam edeceğiz." dedi. New York
Müjdat'ı görünce öpeceğim
MHP Afyon Milletvekili Müjdat Kayayerli'yi alaya alan sözlerinden dolayı YÖK Başkanı'na şikayet edilen Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şan Özalp, "Müjdat Bey'i çok severim, ilk gördüğüm yerde öpeceğim." dedi.
Rektör Özalp, MHP'li Kayayerli ile yaşanan tartışma konusunda önceki akşam Afyon'daki yerel bir televizyona açıklamalarda bulundu. Kayayerli'nin 'müsamahasına sığınarak' söz konusu faksı çektiğini anlatan Özalp, şöyle konuştu: "Müjdat Bey bizim çok sevdiğimiz ve saydığımız bir arkadaşımızdır, dostumuzdur. Şayet onun yerinde ben olsaydım, bu esprili davranıştan dolayı telefon açarak kutlar, yanaklarından öptüğümü söylerdim. Görünce yine öpeceğim. Sekreteri böyle bir hata yapmış. Biz de Müjdat Bey'in müsamahasına sığınarak böyle bir faks çektik."
MHP'li Kayayerli, Afyon'daki bir sergi davetine icabet edemediği için teşekkür faksı göndermiş; ancak faksı sergiyi açan kişi yerine, salona ismini verilen merhum sanatçı Ömer Faruk Atabek adına çekince Rektör Şan Özalp'in alay konusu olmuştu. Özalp, milletvekiline gönderdiği cevabi yazıda, "Faksınızı iletmek için kendisini mezarında ziyaret ettim. Mesajınızdan çok mütehassis oldu." demişti.
Uyumlu kabinenin kavgalı bakanları
Hükümette, ekonominin patronluğuna getirilen Devlet Bakanı Kemal Derviş, iki aylık sürede kabinenin özellikle MHP'li bakanlarıyla tartışmalı konuma düştü. Türkiye'ye çağrıldığında tartışmaların ardından "ekonomiden sorumlu bakan" olmasında karar kılınan Derviş, ilk sıkıntıyı lider seviyesinde yaşadı. MHP lideri Devlet Bahçeli, hükümette dördüncü ortak görüntüsünün doğmaması için Derviş'in siyasi kimlik kazanmasını, hatta DSP'ye girmesini teklif etti.
Öksüz terletti
Derviş, en fazla MHP'li bakanlarla özellikle de Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz ile ters düştü. Özelleştirme, THY bilet fiyatları ve Sivil Havacılık Kanunu yüzünden kabinenin diğer üyeleriyle anlaşamayan Öksüz, Telekom'un özelleştirilmesiyle ilgili yasada Derviş'e direndi. Krizi, liderler çözdü. Derviş, MHP'li Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp ile çiftçi borçlarının ertelenip ertelenmemesi konusunda da tartışma yaşadı. Gökalp'in "erteleme" önerisine, Derviş direndi. MHP lideri Bahçeli, bakanını savunurken Derviş'e "üslup" uyarısında bulundu. Kriz, askıda.
MHP'li Devlet Bakanı Faruk Bal, üç kamu bankasının özelleştirilmesinde Emlak Bankası'na itiraz etti. Bal, sonradan yumuşadı.
Yılmaz ve bakanları
Öte yandan, ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın, kendi bakanlarıyla yaşadığı sıkıntılar da gündemde. Yılmaz ile İçişleri Bakanı Tantan arasındaki "soğukluk" artık gizlenmiyor. Beyaz Enerji Operasyonu, bu gerginliği körükledi. Yılmaz'ın, "Jandarmaya mektup" konusundaki ısrarı Tantan'a vekalet eden Turizm Bakanı Erkan Mumcu'yu istifanın eşiğine getirdi.
Diğerleri
"Uyum" parolasıyla yola çıkan hükümette, Derviş'ten önce de bakanlar arasında şu tartışmalar yaşanmıştı:
lMHP'li Bayındırlık Bakanı Koray Aydın -ANAP'lı İçişleri Bakanı Sadettin Tantan (Mahalli İdareler Yasa Tasarısı)
lAdalet Bakanı Hikmet Sami Türk-Sadettin Tantan (Cezaevi operasyonları, adli kolluk, ortak kullanım alanları)
lDSP'li Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel -ANAP'lı Devlet Bakanı Yüksel Yalova (Bor madenlerinin özelleştirilmesi)
lYüksel Yalova-Enis Öksüz (özelleştirme, THY bilet fiyatları)
lKültür Bakanı İstemihan Talay-MHP'li bakanlar (Nazım Hikmet kararnamesi),
lDSP'li Çevre Bakanı Fevzi Aytekin-Tarım Bakanı Gökalp (Hayvan Hakları Yasası'ndaki bazı yetkiler)
BBP'den sanal miting
Türkiye'nin ilk sanal mitingini gerçekleştiren BBP lideri Yazıcıoğlu, 3,5 saatte yurtiçi ve dışından 18 bin 643 kişiyle sohbet etti.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Alperen Gençlik Ocakları İstanbul Temsilciliği'nin düzenlediği Türkiye'nin ilk sanal mitinginde sevenleriyle buluştu.
Yazıcıoğlu, www.alperenistanbul.com adresindeki sitede, dün 3,5 saat boyunca 18 bin 643 kişiye hitap etti. Miting sırasında hatasız iletişimi sağlamak için 6 bilgisayarda 8 kişilik teknik ekip görev yaptı.
İnternet kullanıcılarının çeşitli alanlardaki sorularını cevaplayan BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, 'verimlilikten uzak, zarar ederek devlete ve millete yük olan KİT'lerin özelleştirilmesini' doğru bulduklarını söyledi.
Bugün Türkiye'de rant ekonomisini destekleyen bir iktisadi sistem bulunduğunu anlatan Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: "Bugün Türkiye'de üretmeden tüketen, sürekli borçla borç kapatan, reel ekonomiyi değil rant ekonomisini destekleyen iktisadi sistem bulunmaktadır. Bu, tam tersine çevrilmelidir."
Hükümet gitti geldi
Koalisyon liderleri ile ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in ilişkileri, iyiden iyiye gerildi. Koalisyon liderlerinin, destek imzası verdikleri IMF ek niyet mektubunun içeriğini bilmedikleri anlaşılırken, MHP, gece yarısı "hükümetten çekilmeyi" masaya yatırdı.
Hükümeti geren gelişme, geçen çarşamba günkü Telekom'un özelleştirilmesiyle ilgili tasarının ele alındığı liderler zirvesinde yaşandı. Derviş'in de katıldığı zirvede, MHP lideri Bahçeli, tasarıya direnen Ulaştırma Bakanı Öksüz'ün itirazlarına destek verdi.
Tartışmalar sonunda, "lisans devir yetkisinin Telekomünikasyon Kurumu'na bırakılmasını" kabul ettiren Derviş, "Bunun için Ulaştırma Bakanlığı'na danışılması ve sözleşmeye onay yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verilmesi" şartlarına ise karşı çıktı.
Derviş, IMF'ye verilen niyet mektubunda bu konulardaki yetkinin Telekomünikasyon Kurumu'nda olacağı sözünün verildiğini hatırlattı. Derviş, "Taahhüdümüz var. Bu şekilde olması durumunda para vermeyeceklerini söylüyorlar." dedi. Buna kızan Bahçeli, "Parayı, şartlı mı veriliyor? Ek niyet mektubunda böyle bir söz var mı?" diye sordu.
Derviş'ten, "Evet" karşılığını alan Bahçeli, şaşkınlığını "Liderlerin imzaladığı destek mektubunda böyle bir hüküm yoktu." sözleriyle dile getirdi.
Liderler şaşırdı
Bunun üzerine Bahçeli, Derviş'ten iyi niyet mektubunu istedi. Derviş, 16 sayfalık bir metin getirince Bahçeli, Başbakan Ecevit ve ANAP lideri Yılmaz'a dönerek, "Bundan haberiniz var mı?" diye sordu. Yılmaz ve Ecevit'in karşılığı şaşkınlık içinde "Hayır" oldu.
Derviş'e dönen Bahçeli, "Danışmadan, bizim adımıza IMF'ye nasıl söz verirsiniz? Önümüze sürekli IMF'yi getirip, yetkinizi aşıyorsunuz." diye çıkıştı.
Derviş'e yakın takip
Tasarı ertesi gün Meclis'e gönderildi. Ancak, Derviş'in direndiği bilgisi MHP'ye ulaştı. Bunun üzerine Bahçeli, gece yarısı saat 02.00'de MHP Başkanlık Divanı'nı olağanüstü topladı. Sabaha karşı saat 04.00'e kadar süren toplantıda, "hükümetten çekilme" müzakere edildi.
Müzakereler sonunda, "Derviş'in dayatmaları" karşısında ülke yararları doğrultusunda tavır alınması benimsendi. Buna göre MHP, Derviş'i yakın takibe alacak. Bugün Meclis'te görüşülecek Telekom'da Derviş'in kendi tezi doğrultusunda girişimde bulunması durumunda hükümetten çekilme gündeme getirilecek.
Çiller: Muhalafette çok şey öğrendim
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, muhalefette çok şey öğrendiğini belirterek, ''Şimdi iktidara gelsem, farklı şekilde hareket ederim.'' dedi. Yarı-başkanlık sistemini desteklediklerini bildiren Çiller, ''Türkiye'de güçlü bir liderlik yok.'' diye konuştu.
Çiller, Merkezi New York'ta bulunan ''Eurasia Group'' adlı düşünce ve araştırma grubunca düzenlenen kahvaltılı toplantıya katıldı. ''Türkiye'nin siyasal ve ekonomik istikrarı'' konulu bir konuşma yapan Tansu Çiller, ''Ben dahil, siyasi parti liderlerinin yetkileri çok fazla.'' dedi. Çiller, şöyle devam etti: ''Bunun değişmesi lazım. Ekonomik reform paketi kabul edilir edilmez, siyasi reforma geçilmelidir. Bu fikir, basın ve sivil toplum kuruluşlarınca da destekleniyor.''
Ecevit'in veliahtı Derviş
Bu arada Çiller'i konuk konuşmacı olarak misafir eden ve merkezi New York'ta bulunan ''Eurasia Group'' adlı düşünce ve araştırma kuruluşu tarafından hazırlanan bir raporda, ''Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Derviş'in, uzun vadede Başbakan Bülent Bülent Ecevit'in yerini alabileceği'' görüşü ortaya atıldı. Raporda, ''ekonomik istikrar programı kabul edildikten sonra hükümette değişiklik yapılacağı ve değişiklikten özellikle ANAP'ın zararlı çıkacağı'' iddia edildi.
''Ecevit'in liderliğinin kısa dönemde tehlikede olmadığı, ancak orta ve uzun dönemde hükümet içinde giderek artacak güçlüklerle karşılaşacağı'' ifade edilen raporda, ''Fazilet Partisi'nin kapatılması tehlikesinin şimdilik atlatılmış göründüğü, buna karşılık partinin reformcu kanadının hakim konuma geleceğinin ya da partiden kopacaklarının tahmin edildiği'' ifade edilerek, her iki durumda iktidar partilerine yeni bir alternatif parti ortaya çıkacağı vurgulandı. NEW YORK
Yılmaz ile Mumcu barıştı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz ile Turizm Bakanı Erkan Mumcu'yu Yılmaz'ın eşi Berna Yılmaz barıştırdı.
Yılmaz ile Mumcu arasında yaşanan jandarma krizini çözmek için Yılmaz'ın eşi Berna Yılmaz arabulucu oldu. Berna Yılmaz, Nene Hatun Caddesi'ndeki konutuna Turizm Bakanı Mumcu'yu davet ederek, eşi Mesut Yılmaz'la yemekte buluşturdu. Berna Hanım'ın düzenlediği yemekte barışan ANAP lideri Yılmaz ile Erkan Mumcu'nun samimi bir havada sohbet ettiği öğrenildi.
Ömer Şahin - Ankara (Zaman)
|