GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

12/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Ali ÇOLAK

Gül Saati

Sözcüklerde yaşamak

Yalnız bana özgü, benim adımla anılacak sözcüklerim olsun isterdim! Söylenince adımı çağrıştıracak; bir gün dünyamı değiştirince ve geçince adımın üstünden bir on yıl, elli yıl, yüz yıl; beni hatırlatacak sözcüklerim olsun... Ve ben, kimi sözcükleri adıma nikahlayabilmeyi isterdim.

Mümkün mü böyle bir şey? Sözcükler herkesin malı değil midir?

Sözcükler herkesindir, eyvallah!.. Fakat onlara en ince, en kıvrak ve en unutulmaz anlamlar vermiş, kendi canından can katmış faniler yok değildir. Kimi sözcükler, bir şairin, bir denemecinin dilinde, herkeste olduğundan daha çalımlı, daha gösterişli durur, daha zengin dünyalara kapı açar. Anlaşılır ki o sözcük avcısı, kendine yar etmiştir onları, tasarrufuna almıştır. Sözcükleri kendine yar eden şairlerdir daha çok. Sözcüklerin 'iç sesini' şairler duyar en iyi. Ve en çok onlar yazdırmıştır adlarının yanına allı pullu sözcükleri. İşte ben bu yüzden kıskanırım şairleri, kör olası (!) şairleri...

İyi bir şair, bir sözcük sevdalısıdır. Bütün ömrü sözcükler arasında, onları memnun etmek derdiyle geçer onun. Sözcük "annedir, dosttur, kadehtir, hasrettir, hayaldir, yani bir mânâsı, tedaisi, bir gölgesi, hatta bir rengi ve adı olan nesnedir" şair için. Bu yüzden sözcükleri sevmeyi, okşamayı bilendir şair; bir kadını memnun eder gibi sözcükleri memnun etmesini bilendir."

Fethi Naci'nin "Şairlerin gerçek sevgilileri belki de sözcüklerdir." sözüne hak veririm ben. Şairler, yalnız şairler değil, kendini "yazı"ya adamış bütün sanatkârlar, bir ömür boyu adlarını yaşatacak sözcükler arar dururlar. Onlar için "aşk da, kadın da" şiirdir aslında, "yazı"nın kurduğu görkemli saraydır.

Bir şairin, yazıcının evidir sözcükler, kuş tüyü yastığıdır; havası, suyu, ekmeği ve tuzudur. Sözcüklerin balını sızdırmaktır onun işi, peteğini örmektir. Bir çocuk için oyuncakları neyse, yazı adamı için de odur sözcük. Sevgililer icat eder onlardan, mevsimler yaratır, sofralar donatır. Giysiler biçer sözcüklere, takar takıştırır, sürer sürüştürür. Hepsiyle vardır bir aşinalığı, dostluğu. Hepsiyle al gülüm ver gülüm... Fakat ille de biri, birkaçı gözbebeği, nar çiçeğidir. Ruhunun fotoğrafını onlarda görür, kalbinin atışlarını onda / onlarda duyurur. Ve kendi sözcükleri olur onlar da; yaşar kendi adıyla. Adı sözcüklerde yaşar onun.

Şiir ve yazı dediğimiz, bir oyundur en çok, yazıcının kendi kendine oynadığı mahrem bir oyun. Siz ne derseniz deyin, yorun neye yorarsanız; kendine saklıdır yazıcının murad ettiği. Orhan Veli yakınmaz mı kadınlardan? "Bütün güzel kadınlar zannettiler ki / Aşk üstüne yazdığım her şiir / Kendileri için yazılmıştır / Bense daima üzüntüsünü çektim / Onları iş olsun diye yazdığımı / Bilmenin."

Ah! Çoğumuzun, ama çoğumuzun konuşurken ve yazarken kendi sözcüklerimiz yok artık. Tadını verdiğimiz, içine kendimizden bir ses kattığımız sözcüklerimiz yok. Biliyoruz ki eskiden yalnız şairlerin, sanatkârların değil, konuşmayı bir zevke dönüştüren herkesin vardı kendi sesini saklayan sözcükleri. Onlar ki sözcükleri tatlandırmayı bilirlerdi. Sözcüklerin tadını yitirdiğimiz gün ne çok tadı yitirdik!.. Suyun ve ekmeğin tadını, meyvelerin tadını ve yaşamanın tadını... Sözcüklerin tadını yitirdiğimizden beri, eksildi neşenin ve acının tadı; şarkıların, aşkların ve kadınların tadı eksildi. Eksildi imanın tadı...

Benim, yalnız benim sesimi çınlatıp duracak sözcüklerim olsun isterdim; onlarda yaşamak ve onlarda dirilmek için...


a.colak@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

10/ 03/ 2001... Halkın bayramı ve gazetesi
17/ 03/ 2001... Yanlışı kanıksamak
24/ 03/ 2001... Kapatma dürtüsü
31/ 03/ 2001... Şiirle
07/ 04/ 2001... "Hâşim'in Yıldızı Altında"
14/ 04/ 2001... Hastalar ve Çingeneler
21/ 04/ 2001... Âşık öldüren
28/ 04/ 2001... Bahçe ıssız
05/ 05/ 2001... Hususi bir edebiyat mekânı


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.