Demirağ'ın örgütü Ergenekon muydu?
Basında kulis gazeteciliği geleneğini yerleştiren araştırmacı gazeteciliğin öncü ismi Taha Kıvanç yeniden anmasaydı neredeyse ismini bile unutmuştuk. Taha Kıvanç, 30 Nisan günü Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde, "Ergenekon: Analiz-yeniden yapılanma, yönetim ve geliştirme projesi" başlığını taşıyan 29 Ekim 1999 tarihli 24 sayfalık bir rapordan alıntılar yaptı.
Rapora göre yeniden yapılanma kararı alan Ergenekon, güçlü bir istihbarat (ve eylem) örgütü olarak ayakta kalabilmek için uluslararası finansal organizasyonları engellemeyi, çağın gereği olarak ekonomi alanında çok etkin faaliyetler uygulamaya koyup para akışını kontrol altına almayı, çeşitli ülkelerde bankalara sızdırılacak bilgisayar hırsızları ile yurtdışına kaçırılmış kaynakları güçlü bir şirket üzerinden yeniden Türkiye'ye aktarmayı hedefleri arasına almıştı.
"Ergenekon" ismini ilk ortaya atan kişi emekli Deniz Binbaşı Erol Mütercimler'di. Strateji ve siyasi tarih konularında pek çok kitabı bulunan Mütercimler bu ismi, 12 Mart döneminin 'sıkıyönetim komutanları'ndan Memduh Ünlütürk'ten duymuştu. Ünlütürk, Mütercimler'e, "Ben de Ergenekon'un üyesiyim. Ergenekon Türkiye'de bütün kurumların üstündedir." demişti. Mütercimler'e göre, örneğin 29 Temmuz 1992 günü bir suikasta kurban giden Deniz Kuvvetleri eski komutanlarından Kemal Kayacan suikastının arkasında bu örgüt vardı. Amaç, Kayacan'ın bazı açıklamalar yapmasını önlemekti.
"Özal suikastı tutanakları"nın yarın okuyacağınız bölümünde tetikçi Kartal Demirağ'ın olaydan önce nisan ve haziran aylarında Semra Özal'a gönderdiği iki ayrı mektuba yer verilecek. Bu mektupların birinde Demirağ, Semra Özal'a, "Özal'a baskı yapın. Biz biliyoruz ki eğer af olmazsa, af yoksa siz de yoksunuz. Örgütümüz sizi ve ailenizi yok etmeyi amaçlıyor." diyor.
Acaba Kartal Demirağ'ın bahsettiği örgüt "Ergenekon" muydu?
Sağlığında, uğradığı suikastın perde arkası hakkında çok kafa yoran ve bazı özel çalışmalar yapan Özal'ın bir örgüte ulaştığı muhakkaktı. Acaba Özal'ın ulaştığı örgüt Ergenekon muydu?
Özal, kaçakçılık ve karaborsa faaliyetlerini bitiren serbest piyasa ekonomisine geçişten hoşlanmayan çevrelerle suikast olayı arasında birçok konuşmasında bağ kurdu. Ancak açıklaması halinde Türkiye'yi karıştıracağını düşündüğü diğer bilgilerine bakılırsa suikast organizatörleri İsviçre'yi mesken tutmuş bu kişilerle sınırlı değildi. Nitekim işin uzmanlarından oluşan üç kişilik bir ekip kurdurup hem Kemal Horzum'u hem de Horzum'u aşan ilişkileri araştırttı.
Mütercimler'in bu ismi ortaya atmasından sonra, çeşitli araştırmalar yapıp "Ergenekon" kitabını yazan gazeteciler Can Dündar ve Celal Kazdağlı, bu üç kişilik ekipte yer alan Uğur Tönük'ün Meclis Horzum Olayını Araştırma Komisyonu'nda söylediği şu sözlerine yer veriyorlar:
"Özal'la ilgili suikastta, Afyon'a kadar gittik. Afyon'da eski arkadaşlarımız vardı. Onlarla konuştuk. İncelemeler yaptık. Netice itibariyle Afyon Dazkırı'da 1974-1977 seneleri arasında Ege Bölgesi'nde meydana gelen sol hareketleri önlemek için Dazkırı bölgesinde bir eczacının başkanlığında bir kontrgerilla teşkilatı kurulduğunu tespit ettik. Ve bu Kartal Demirağ'ın da, bu kontrgerilla teşkilatının yetişmiş bir elemanı olduğunu tespit ettik."
Ama, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin üç savcısı 3,5 ay süren soruşturmaları sonucunda olay günü Kartal Demirağ'ın yanında olan ikinci kişinin ismine bile ulaşamayınca bu noktada hiçbir mesafe alınamadı.
f.mercan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
07/
04/
2001...
6 yıl önceki kehanet
12/
04/
2001...
156. yıl balosundan notlar
14/
04/
2001...
Merkez Bankası başkanları ve MİT
17/
04/
2001...
Büyük ülke olmanın üç şartı
21/
04/
2001...
Gizli servisin güneş gözlükleri
26/
04/
2001...
Yurtdışındaki paraların listesi hazır
28/
04/
2001...
Fazla bağırmak iyi değildir
05/
05/
2001...
Beyaz kodlar
06/
05/
2001...
İnternet mesajına 40 ay ağır hapis
|