ÖFK’lara güvence fonu geldi
Bankalar Kanunu'nda yapılan değişiklikle özel finans kurumları (ÖFK)'na tasarruflarını korumak için bankalarda olduğu gibi 'güvence fonu' kurma izni verildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde önceki gece kabul edilen Bankalar Kanunu'yla özel finans kurumları (ÖFK)na da güvence fonu kurma izni verildi. ÖFK'lar için dönüm noktası olan bu karar gereği 1 ay içinde önce Özel Finans Kurumları Birliği kurulacak, ardından da güvence fonu oluşturulacak. ÖFK'lar bu yapı ile, İhlas Finans'ın tasfiyesi ve ekonomi kriziyle zedelenen mudilerin güvenini yeniden kazanmış olacak.
Teminat sıkıntısı giderildi
Yeni kanunla ÖFK'ların ortakları ve imza yetkisine sahip yöneticileri şahsi malvarlığı ile sorumlu tutulurken, teminat mektubunda yaşanan sıkıntılar da giderildi. Özel finans kurumları da bankalar gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun gözetim ve denetiminde faaliyet gösteriyor.
Özel finans kurumu yöneticileri yeni kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirtirken, birliği ve güvence fonunu 1 ay içinde kuracaklarını açıkladılar.
Tedirginlik gitti
İhlas Finans'ın faaliyetlerinin durdurulması ve ekonomide yaşanan krizle birlikte güven zedelenmesinin olduğunu ve bazı mudilerin paralarını çektiğini belirten ÖFK yöneticileri, güven ortamının oluştuğunu, sistemden çıkan paranın yüzde 90'ının tekrar geri geleceğini ve yeni müşterilere ulaşacaklarına inandıklarını söylediler.
Ünal Kabaca (Asya Finans Genel Müdürü)
"Bir ay içinde Özel Finans Kurumları Birliği ve Güvence Fonu'nu kuracağız. Bu, kriz döneminde sistemden çıkan paraların geri dönmesinin dışında yeni müşterilere ulaşmamızı kolaylaştıracak. Yeni düzenlemede ayrıca yönetim kurulu, imza yetkisine sahip yöneticiler ve ortaklar kişisel malvarlıkları ile sorumlu olacaklar. Bu bence daha büyük bir güvence. Yeni düzenleme ile hem yurt içinden hem de yurt dışından ÖFK'lara yeni para girişlerinin olacağını bekliyoruz. Bu arada kurum olarak da sermayemizi 20 trilyona çıkarıp, şartlara göre yeni şubeler açacağız."
Yunus Nacar (Anadolu Finans Genel Müdürü)
"ÖFK'lar için dönüm noktası oldu. Güvence fonu ile şartlar değişti. Özellikle İhlas Finans olayından dolayı mudilerimiz çok tedirgin olmuştu. Şimdi güvence fonu ile bu sebep ortadan kalktı. Çıkan paraların yüzde 95'i geri dönecektir. Çünkü güven sorunu çözüldü. Hatta yeni para girişleri de olacaktır. ÖFK'lar için üç dönüm noktası vardı. Birincisi 1985 yılında kuruluş dönemi. İkincisi 1999 yılında Bankalar Kanunu içine girmemiz. Üçüncüsü de bu güvence fonu oldu. Güvence fonu ile yastık altındaki milyarlarca dolarlık para ÖFK'lara gelebilir."
Osman Akyüz (Albaraka Türk Genel Müdürü)
"Özel finans kurumları hem İhlas Finans olayında hem de ekonomide yaşanan kriz döneminde çok iyi bir sınav verdi. Bizler rüştümüzü ispat ettik. Güvence fonu yastık altındaki paraların sisteme girmesini daha da artıracaktır. Bu fonla tasarrufları güvenceye aldık. Bir boşluk giderildi. Kriz döneminde böyle bir fon ihtiyaç. En azından psikolojik bir destek sağlıyor. Bu fon BDDK gözetim ve denetiminde olacak. Çıkan fonların tekrar geri geleceğinden eminiz. Fon ile birlikte yeni mudiler
ve yeni para girişleri olacaktır."
Birlik 1 ay içinde kurulacak
Önceki gün TBMM'de kabul edilen Bankalar Kanunu'na göre Özel Finans Kurumları Birliği kurulacak ve bu birlik tasarrufları güvence altına almak amacıyla Güvence Fonu oluşturacak. Özel finans kurumları faaliyet izni aldıkları tarihten itibaren bir ay içinde bu birliğe üye olacaklar. Birliğin masrafları özel finans kurumlarınca karşılanacak. ÖFK'lar bu birliği 1 ay içinde kurup güvence fonunu da bir an önce faaliyete geçirmeyi hedefliyorlar.
ÖFK'lar şirketler için şans
Kasım ayından beri yaşanan mali krizlerde şirketlerin bankalarla başları belaya girerken, ÖFK'larla çalışanlar sıkıntı yaşamadı. Bankalarla çalışan şirketler yüzde 7 bin 500 gibi astronomik faiz oranlarıyla karşılaşırken, ÖFK'lardan fon kullanan şirketler kriz döneminde böyle acı sürprizlerle karşılaşmadılar. ÖFK'ların çalışma ve anlaşma şartları gereği, piyasalardaki dalgalanmalar müşterilere hiçbir şekilde yansıtılmadı. Kriz öncesindeki sözleşmelere aynen sadık kalındı. ÖFK yetkilileri kendileri ile çalışan şirketlerin şanslı olduğunu vurgularken, Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşlarının en az yarısının da ÖFK'lar ile çalıştığına dikkat çekiyorlar.
(İdriz Çokal / Ekonomi Servisi)
İlaç üretimi durma noktasında
Türkiye İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Başkanı Bülent Eczacıbaşı, politik müdahaleler yüzünden ilaç üreteminin durma noktasına geldiğini söyledi.
Türk Eczacılar Birliği 4. Bölge Adana Eczacı Odası tarafından düzenlenen "Türkiye'de Yaşanan Krizlerin Nedenleri Sağlık ve İlaca Etkileri" konulu panele konuşmacı olarak katılan Bülent Eczacıbaşı, yaşanan ekonomik krizle birlikte ilaç hammaddelerinde ortalama yüzde 58'lik artış olmasına rağmen ilaç fiyatlarına yüzde 22 artış sağlandığını ifade etti. Krizle birlikte Sağlık Bakanı'nın ithalatçının kâr marjını yüzde 14'ten yüzde 10'a, eczacının da yüzde 25'lik kâr marjını yüzde 20'ye çektiğini kaydeden Eczacıbaşı, "Ancak aynı bakanlık ve hükümet ilaçtaki KDV'yi yüzde 17'den temel gıda maddelerinin KDV oranına çekmeye yanaşmıyor. Oysa üretilen ilacın yüzde 70'ini alan devlet KDV oranlarını düşürmesi ile bütçeden büyük oranda tasarruf yapmış olacak. Politik baskılar yüzünden sektörün tamamı ağır bir fatura ödüyor. Bu sıkıntıları birlik beraberlik içinde aşacağımızı umuyorum. Bu sebeple ilaç sanayicisi, depocusu, tabipler birliği ve eczacısı ile birlik olup bu sıkıntıları aşmalıyız." dedi. Eczacıbaşı, Türkiye'de ilaç sanayiinin 18 bin kişiyi istihdam ettiğini 2,5 milyar dolarlık üretim, 150 milyon dolarlık ihracat ve 1,5 milyar dolarlık da ithalat gerçekleştirdiğini savundu.
(Ali Akçoban / Adana Cha)
Meclis Telekom'u onayladı
Ekonomik programın en önemli unsurlarından biri olan Telekom'un özelleştirilmesi ile ilgili kanun tasarısı, Meclis Genel Kurulu'nun dünkü oturumunda kabul edildi.
Ekonomik programın en önemli unsurlarından biri olan Telekom'un özelleştirilmesi ile ilgili kanun tasarısı, Meclis Genel Kurulu'nun dünkü oturumunda kabul edildi.
Telekom Yasa Tasarısı'nın görüşmeleri hızlı başladı. FP'liler yasa tasarısına tepkilerini Genel Kurul'u terk ederek gösterdiler. DYP'li Nevzat Ercan da; daha önceki özelleştirme çalışmalarına engel olan hükümet üyelerinin Türkiye'nin 10 yılını kaybettirdiklerini, şimdi ise ülkenin geleceğini satmaya çalıştıklarını kaydetti.
Tasarının ilk maddesi üzerine söz alan FP Konya Milletvekili Veysel Candan, tasarının müdahale ile çıkartıldığını öne sürerek, salonu terk etti. Candan'ı diğer FP'li vekiller takip etti. Candan, daha sonra düzenlediği basın toplantısında "Tasarı müdahale ile çıkartılmaktadır." görüşünü savundu. Altın hisse uygulamasının geri kalmış ülkeler için söz konusu olduğunu belirten Candan, "Telekom, borç karşılığı satılmaktadır. Buna da karşıyız. Sayın Öksüz'ün tutumunu da samimi bulmuyorum. Ulaştırma Bakanı o mevkide kalmamalıdır. Derhal o makamı terk etmelidir." dedi.
Danışma Kurulu kararları tartışılırken Avni Doğan; Enis Öksüz'e, "Sayın Öksüz siz gerekeni yaptınız. Golü siz değil. Türkiye yedi." diye seslendi. DYP Sakarya Milletvekili Nevzat Ercan da, mevcut tasarıda imzası bulunan Başbakan Bülent Ecevit ve bazı bakanların 10 yıl önce PTT'nin T'sinin özelleştirilmesiyle ilgili kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını ve Türkiye'nin 10 yılını kaybettirdiklerini söyledi. Ercan, "Bu başvurunun altında İsmail Cem'in, Nami Çağan'ın, Mesut Yılmaz'ın, Edip Safter Gaydalı'nın Rüştü Kazım Yücelen ve Mehmet Keçeciler'in de imzası vardır. PTT'nin T'sinin özelleştirilmesinin bağımsızlığa aykırı olduğunu, vatana ihanetle eşanlamlı olduğunu söylemiştiniz. Kanun iptal edildi. Türkiye 10 yılını kaybetti. Şimdi uyandınız. Şimdi de sözcüleriniz aracılığıyla Türkiye'yi iyi okuyalım diyorsunuz. Türkiye 10 yılını kaybetti. Şimdi de geleceği ipotek altına alınıyor." dedi.
Tartışmalı geçen görüşmelerden sonra yapılan oylamada yasa tasarısı kabul edildi. Tasarının yasalaşmasının ardandan bir teşekkür konuşması yapan Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, eleştirilerin düzenlemeye katkısının bulunduğunu söyledi. Hükümet içinde gerginliğe yol açan yetki devri tartışmalarına da açıklık getiren Öksüz, "Lisansları eskiden bakanlık veriyordu, şimdi bakanlar kurulunun önerisine göre üst kurul karar verecek. Bu durum şimdiye kadar çok iyi anlaşılmadığı için bunu yeniden açıklıyorum. Bu daha iyi oldu." dedi. (Süleyman Kurt - Ramazan Solak)
Yasada neler var?
406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun ek 17. maddesinde düzenlenen imtiyazlı hisse ve kapsamı, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde şirket ana sözleşmesine dahil edildi.
Şirkette kamu payı yüzde 50'nin altına düşünceye kadar ana sözleşmede yapılacak değişikliklerde Ulaştırma Bakanlığı'nın görüşü alınacak.
Ulaştırma Bakanlığı'nın imtiyaz ve görev sözleşmeleri, telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin ile ilgili tüm yetki ve görevleri Telekomünikasyon Kurumu'na aktarıldı.
Türk Telekom'daki kamu payı yüzde 50'nin altına düştüğünde, kurumun tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa kalkacak.
Türk Telekom tarafından yürütülmekte olan uydu hizmetleri; kurulacak olan bir Kamu İktisadi Kuruluşu tarafından yürütülecek.
Ulaştırma Bakanlığı ile imzalanmış görev, GSM görev veya imtiyaz sözleşmeleri bir ay içinde kurum tarafından yenilenecek.
Telekom'a müdür olacak kişilerde, telekomünikasyon alanında 8 yıl tecrübeye sahip olma şartı kaldırıldı.
Türk Telekom ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli Savunma Bakanlığı ve ülke güvenliği, emniyet ve asayiş ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak imzalanan ve imzalanacak tüm sözleşme ve protokollerin geçerliliği devam ediyor.
Hazır çorbada KDV komedisi
Hükümetin kaynak bulmak için 1 ek puanla başvurduğu KDV'nin, yemek sektöründe farklı uygulanması lokanta ve restaurant sahiplerini çileden çıkarıyor.
Bir taraftan ekonomik kriz nedeniyle kapanan lokanta sayısının artması diğer taraftan 'aklımız ermiyor' dedikleri farklı KDV uygulamasını 1 puanlık ek KDV ile yeniden hatırlayan sektörde sesler yükselmeye başladı. Ankara'da 5 bin 500 lokanta ve pastane krizi bahane ederek şartlarını zorlaştıran iki 'yemek çeki' şirketine tavır koyarak onlarla çalışmayı durdurdu.
Uzun süredir KDV konusunda mağdur edildiklerini belirten Ankara Lokantacılar ve Kebapçılar Odası Başkanı Mehmet Özlek, bir ürünün markette satılırken temel gıda maddesi, lokantada satılırken ise lüks tüketim maddesi gibi değerlendirilip vergilendirilmesini adil bulmadıklarını söyledi.
Bir yıl içinde sadece Ankara'da 900 lokantanın kepenk kapattığını hatırlatan Özlek, bir taraftan KDV ile ilgili sorunlar yaşarken diğer taraftan da iki yemek çeki şirketinin ekonomik krizi bahane ederek çalışma şartlarını ağırlaştırdığını söyledi. Fransız Sodexho ve Ticket yemek çeki şirketlerinin ödeme takvimini iki haftadan üç haftaya çıkarmakla fırsatçılık yaptığını belirten Özlek, diğer taraftan da Türk firmalarla yabancı şirketler arasında komisyon konusunda ayrımcılık yapıldığını dile getirdi. Özlek, bu şirketlerin McDonald's Burger King gibi uluslararası şirketlerle yüzde 2,5 komisyonla çalışırken Türk şirketlerinden yüzde 7 komisyon almasını rekabete uygun bulmadıklarını ifade etti. Özlek, Ankara'daki tüm lokanta ve pastanelerin bir süredir bu iki yemek çekini kabul etmediğini ve İstanbul, Antalya ve Adana'daki meslektaşlarının da bu uygulama için sırada olduğunu bildirdi.
(Memduh Taşlıcalı / Ekonomi Servisi)
ABD’li petrol şirketlerinin gözü Irak’ta
ABD'nin yaptırımları nedeniyle, İran ve Libya'da diğer ülkelerin şirketleriyle rekabette yarışı kaybeden Amerikan petrol şirketlerinin yakında Irak'ta şanslarını deneyebilecekleri bekleniyor.
Analistlere göre, ABD ve İngiltere'nin bastırdığı "akıllı yaptırımlar" Irak'ın güçlü potansiyele sahip petrol sektöründe daha fazla yatırıma kapıyı açabilir. Suudi Arabistan'dan sonra dünyanın ikinci büyük petrol rezervlerine sahip Irak'ta ABD'li şirketlerin dışarda kalmayacağını belirten bir uzman, "Iraklı teknokratlar sınai kalkınmada Batı'ya bakıyor." diyor.
Ancak, Irak'ın ABD'nin akıllı yaptırımları uygulandığında tavrının ne olacağı tam bilinmiyor. Amerikan şirketleriyle çok iyi ilişkileri olduğunu söyleyen Iraklı üst düzey bir yetkili, "ABD tavrını değiştirmediği sürece, faydalı şekilde performans gösteremeyiz." diyor.
ABD'li şirketler, görünürde, yaptırımlar kalkana kadar Irak ile önemli projeleri müzakere etmemeye kararlı, fakat Fransız ve Rus rakipleriyle potansiyel ortaklık görüşmelerini sessizce yürütüyor. Irak'ın potansiyelini inanılmaz bulan Batılı bir petrol şirketi yöneticisine göre, yaptırımlar kaldırıldığında herkes Irak petrolüne yatırıma akın edecek.
Irak'ın petrol arama-çıkarma sözleşmelerinin komşu ülke İran'daki petrol geri satınalma şartlarına benzer olduğundan epey cazip görülüyor ve Irak'taki sözleşme şartları Ortadoğu bölgesindeki diğer yerlere kıyasla daha iyi bulunuyor.
Telekom İtalia: Bu yıl 1 milyar dolar yatırım yapacağız
Aria mobil cep telefonu şebekesinin İtalyan ortağı Telecom İtalia'nın (TİM) Genel Müdürü Marco De Benedetti, Türkiye'ye 2001 yılında 1 milyar dolarlık yatırım yapacaklarını açıkladı.
TİM şirketinin 3'er aylık analizinin yapıldığı toplantı sonrası gazetecilere açıklamada bulunan De Benedetti, "Türkiye'de Aria'nın müşteri sayısı, 18 binden 75 bine çıktı. Bu büyük bir başarı. 2001 yılında 1 milyar dolarlık yatırım yapacağız." dedi. De Benedetti, Brezilya için de aynı şekilde 1 milyar dolarlık yatırım yapılacağını duyurdu.
V i t r i n d e k i l e r . . .
Aker annenizi unutmadı
25 yılın tecrübesi, kalitesi ve üstün teknoloji ile üretim yapan Aker anneler günü için birbirinden güzel desende eşarplar sunuyor. Modern çizgiler ve moda renklerin buluştuğu en son teknolojiyle üretilmiş eşarplarıyla Aker, her yıl yaklaşık 400 yeni desenle karşınıza çıkıyor. Polyesterden ipeğe kadar uzanan geniş bir ürün portföyüne sahip Aker istenilen her ebatta eşarp üretiyor.
Dacia dostluk köprüsü oldu
Seskır AŞ Yönetim Krulu Başkanı Şükrü Seskır, Türkiye'nin Romanya Fahri Konsolosluğu'na atandı. Bursa'da yapılan törene, Romanya Büyükelçisi Geoge Ciamba ve Romanya Ticaret Ateşesi Dimitru Chivu, Bursalı ünlü sanayici ve iş adamları ile çok sayıda davetli katıldı. Romanya Fahri Konsolosu Seskır AŞ Yönetim Kurulu Başkanı İ. Şükrü Seskır, verilen fahri konsolosluk ünvanı ile Romanya-Türkiye dostluğunun bir kez daha pekiştiğini belirterek, Dacia'nın SuperNova'nın Confort,Rapsodie ve Clima modellerinin beğeni kazandığını ifade etti. Seskır, konsept aşamasında olan yeni bir otomobilin Avrupa'nın en ekonomik ve güvenli otomobili sıfatıyla yakında Dacia tarafından piyasaya sürüleceğini söyledi.
Koza İngiltere'de
Koza Davetiye Amerika'dan sonra İngiltere pazarına da kendi markasıyla ürün satmaya başladı. İngiltere'nin Birmingham şehrinde düzenlenen Birmingham Spring Fair Fuarı'na tek Türk firması olarak katılan Koza Davetiye, bu ülkede Compass Cards firması ile distribütörlük anlaşması imzaladı. İngiltere'de kişi başına davetiye tüketiminin yüzde 96'ya ulaştığına dikkat çeken Koza Davetiye Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek, "Tüketimin bu kadar yoğun olduğu bir pazara girmek için üç yıl uğraş verdik ve hedefimize ulaştık." dedi.
Ömür boyu garantili kalem
Dünyanın tanınmış kalem markası Cross, cebinizde ve çantanızda kolayca taşınması için tasarlanmış 6 farklı renkte yeni bir modelini piyasaya sürdü. Açılır kapanır gövdesiyle ve 6 farklı renkte "jel ink refil" tükenmez kalem İon adını görüntüsünden alıyor. Gelişmiş teknoloji ürünü olan Cross İon ömür boyu garantili. İon'un perakende satış fiyatı 50 milyon Türk Lirası.
Atlantic valiz Türkiye'de
1964'ten beri Türkiye'nin öncü kalem markası Scrikss, dünyaca ünlü valiz markası Atlantic'in Türkiye distribütörlüğünü aldı. Amerikan şirketi olan Atlantic, dünyanın birçok ülkesinde satış noktalarında tüketicilere ulaşıyor. Geniş iç hacmi, sağlam tekerlek yapısı, hafifliği, çekme kolaylığı sağlıyor. Bilgisayar için de yer ayrılmış.
Bursa Yem'den yeni köpek maması,
Köpek maması üretiminde 30 yıldır müşterilerine hizmet veren Bursa Yem Sanayi, Class Food adı altında ürettiği yeni köpek mamasını piyasaya sürdü. Class Food'un tamamen yerli üretim olduğunu belirten Bursa Yem Sanayi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bilal Kılıç, "Kalite açısından Class Food, ithal mamalar karşısında, müşterilerimizin ortak ifadeleriyle mükemmel noktadadır." dedi. Bilal Kılıç, yeni ürünlerinin tamamen yerli olduğunu, ithal olarak sadece Peru menşeli balık ununun kullanıldığını söyledi.
|