MHP ilk düğmeyi yanlış ilikledi
MHP'yi sıkıntı bastı. Nasıl basmasın ki duyarlı olduğu tüm konularda hep geri adım atmak durumunda kalan o. Son liderler zirvesinde Devlet Bahçeli ile Süper Bakan Kemal Derviş kavga etmişler.
Bahçeli, Derviş'e 'Siz hükümet adına mı yoksa İMF adına mı konuşuyorsunuz?' diyerek toplantıyı terk etmiş.
Ardından gece yarısı Başkanlık Divanı'nı toplayarak partisinin hükümet içindeki durumunu tartışmaya açmış. Hükümetten çekilmek ciddi biçimde masaya yatırılmış. Fakat 'Çekilmeyi kimseye anlatamayız' denerek 'devam' kararı alınmış. Bundan sonra gelişmelerin daha dikkatli izleneceğinin altı çizilmiş.
MHP'nin sıkıntısı ciddi. Ama geç kaldı. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Bugün rahatsızlık duyduğu sorunlarla karşılaşacağını hesap etmeliydi. Başlangıçta pozisyonunu buna göre alsaydı bugünkü itirazları anlamlı bulunabilirdi. Parti yönetimi bu yöndeki uyarılara bırakın kulak kabartmasını aşırı alınganlık gösterdi, sert tepki verdi.
Bahçeli kendisini uyaranların 'yüzünü görmek' istemedi. Tepkisini ikazcı milletvekillerini partiden uzaklaştırmaya kadar götürdü. Ali Güngör örneğin...
Devlet Bahçeli'ye seçim öncesi yapılan tarihi ikazı yazmanın tam zamanı geldi. Bahçeli belki unutmuştur, artık pek anlamı kalmadı ama ben yine de hatırlatayım...
Yer Kastamonu. MHP lideri seçim propagandası için bu şehirde. Büyük bir miting yapıyor. Kürsüye çıkarken yanına yaşlı biri yaklaştı. Saçı, sakalı tamamen ağarmış gün görmüş bu partili Bahçeli'nin kolundan sertçe tuttu ve yumuşak sesiyle 'Bak Devlet oğul' dedi ve ekledi:
Gömleğin ilk düğmesini hep doğru ilikle. Yanlış iliklersen baştan aşağı bütün düğmeler yanlış iliklenir. İlk düğmeyi doğru yuvaya iliştirirsen sonraki düğmeler doğru olur.
Arkasından 'Bu öğüdümü düstur edinirsen kazanırsın' diyerek MHP liderinin yanından ayrıldı. Bahçeli bu sözlerden epey etkilendi. Ankara'ya döndükten sonra çevresine birkaç kere bu olayı anlattı. Peki 'düstur edindi mi?' sorusuna kolaylıkla 'evet' cevabı vermek zor. 2 yıl içinde MHP merkezli yaşanan olaylar Bahçeli'nin bu öğüde pek kulak asmadığını gösteriyor.
MHP ilk düğmeyi yanlış yere ilikledi. Telekom'un özelleştirilmesi veya hükümet–Kemal Derviş ilişkilerine yanlış yapa yapa geldi. Şimdi bakanlarından milletvekillerine kadar MHP, son düğmeler yanlış iliklendiği için isyan ediyor. İlk düğme ıskalandıktan sonra bunların doğru yuvaya iliklenmesi mümkün değildi ki...
MHP şimdi ne hakla hükümetten çekilmeyi telaffuz edebiliyor? Yoo buna hakkı yok. Bu saatten sonra hükümetten çekilmek 'kaçmakla' eş anlamlı. MHP'nin içinde bulunduğu hükümet Türkiye'yi ekonomik iflasın eşiğine getirdi. Ülkeye kriz üstüne kriz yaşatan alternatifsiz hükümetin bütün icraatlarında saflarını sık tutan, surda gedik açtırmamak için çabalayan MHP'nin imzası, dolayısıyla payı var.
Türkiye'nin içinde bulunduğu dereke öyle bir nokta ki... Doğru hükümetin surunda bir gedik açılmadı ama ülkenin bütün kalelerine girildi. Amerika Başkanı Bush para vermeden önce talimat gibi mektup yazabildi. İçerdeki bir özelleştirme olayı dışarısının baskısına maruz kalabildi.
Onur kırıcı olan Bush'un mektubu değil, Türkiye'yi bir mektupla idare edilecek hale sokmaktır. Burada sorumluluk tamamıyla bu hükümete aittir. Daha ilkokulda her Türk çocuğuna ezberletilen 'Borç alan emir alır' sözü boşuna söylenmemiştir.
MHP'nin sadece ekonomik değil her açıdan ülkeyi düşürdüğü kötü durumdan çıkarmak gibi bir görevi var. Hükümetten çekilmek mi, MHP onu baştan düşünecekti. Bugünün geleceği çarşambadan belliydi... Bugün Samsun'da genişletilmiş bölge toplantısına katılacak olan Bahçeli umarım tarihi özeleştiri yapar.
m.unal@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
20/
04/
2001...
Ah kavmim...
22/
04/
2001...
Mavi mahkûm kıyafetli adam
25/
04/
2001...
Paşa sözü: Yapanın yanına kâr kalmayacak
27/
04/
2001...
İstanbul'a Çanakkale'den geçilir
29/
04/
2001...
'Beyaz Top' operasyonu
30/
04/
2001...
'GüçlendikçeDSP halkın yüzü gülüyor'
02/
05/
2001...
Beyaz siyaset, MHP ve ANAP
04/
05/
2001...
Beyaz gerilim
06/
05/
2001...
Yassah hemşerim, girilmez
09/
05/
2001...
FP davasında sona doğru
|