GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

14/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Gazete promosyonzedeleri!..

Bazı gazetelerin promosyon uygulamaları kapı satıcılarının gayri ahlaki satış yöntemlerini çağrıştırmaya başladı. Önce cilalı reklamlarla tüketiciler kandırılıyor, paraları alınıyor. Daha sonra da haftalık kupon tasdiki, imza şartı, kupon sayfalarını, günlerini, tarihlerini değiştirme. Kısaca bulmaca çözer gibi kupon biriktirme işkencesi...

Engin Ardıç'ın deyimiyle 'Albert Einstein olsanız kuponları ay sonuna getirip bitiremezsiniz..." Şayet biriktirmeye muvaffak olsanız bile bu kez oyalama ve promosyondan vazgeçirmek için bıktırma(!) dönemi başlıyor. 1 ay, 2 ay, 3 ay 1 sene... Evet evet bize ulaşan şikayetlere göre bazı gazete promosyonzedeleri 1 senedir -hatta daha fazla süre alamayanlar da var- büyük umutlarla biriktirdikleri kuponların karşılığındaki hediyelerini alamamışlar. Bayiler, promosyonzedeleri gazetelere, gazeteler ise hiçbir cevap vermeyen otomotik telefonlara havale ediyor. Bir yetkiliye ulaşabilen okurlar ise bir güzel haşlanıyor ve bir daha telefon açma cesaretini kaybediyor. Buradan promosyon için gazete alanlara da çift sözümüz var. Siz siz olun gazetelerin promosyon reklamlarına aldanmayın. Promosyon için yatırdığınız paraların yarı fiyatıyla piyasadan daha iyisini alabilirsiniz. Bizden hatırlatması...




Belçika'nın öteki yüzü

BELÇİKA- Avrupa Birliği'nin başkentine ev sahipliği yapan Belçika, oldukça sakin ve modern bir ülke. Ancak çevre ülkelerle kıyaslandığında insanda cilalanmış, parlatılmış, kısaca hormonlanmış bir ülke hissini veriyor. Komşu ülkelerden bu ülkeye gece yolculuk yapıyorsanız Belçika sınırından girdiğinizi hemen anlayacaksınız. 'Tabii ki anlarız; çünkü gümrük kapısı var' diyeceksiniz. Hiç de değil. Çünkü gümrük veya sınır kapıları Avrupa'da neredeyse tarihe karışmış artık. Peki nasıl anlayacaksınız? Şüphesiz ki bütün otobanları adeta bir gerdanlık gibi çevreleyen, otobanları ışıl ışıl aydınlatan floresan lambalardan fark edeceksiniz. Anlayacağınız binlerce kilometrelik otoyollar tamamen ışıklandırılmış durumda. Gerek bu durumu, gerekse de hormonlanma hissini sorduğumuzda yıllardır orada yaşayan insanlarımız bunun İkinci Dünya Savaşı'na dayandığını belirtiyorlardı. Belçika'yı baştan başa harabeye çeviren Alman ordularının verdiği bu zarar ziyanın karşılanması için Almanya, Belçika'ya yıllardır tazminat ödüyormuş. Nakdi tazminat yerine bu otoyolların yapılması, ışıklandırılması ve bakımı da dahil yüzlerce alanda yardımlarda bulunuyor. Ancak anlatılanlara bakılırsa bu tazminatın iki sene sonra tamamen ödenmiş olmasından dolayı Belçika'nın zora gireceği endişesini dile getiriyorlar. Bana göre endişelenmesine hiç gerek yok. Çünkü Avrupa Birliği, Euro'ya da geçtikten sonra artık Avrupa tamamen birleşmiş olacak. Dolayısıyla merkez ülke konumundaki Belçika'nın mağdur olması için bir neden yok.

İslam resmi din

Belki de biliyorsunuzdur, şahsen ben bu ülkede 19 Temmuz 1974 yılından beri İslam'ın Belçika Anayasası'na göre ikinci resmi din olduğunu bilmiyordum. Durum böyle olunca Müslümanlar bu ülkede oldukça rahat bir hayat sürüyorlar. Giyinişine, yaşantısına karışma şöyle dursun, istemesi halinde en kenar semtte bile olsa din bilgisini seçen bir Müslüman çocuk için devlet, din bilgisi öğretmeni istihdam etmek, o şahsa dinini öğretmek zorunda. 6 Haziran 1978'de yürürlüğe giren bu kanundan dolayı Belçika'da 200 Türk olmak üzere tam 700 din bilgisi öğretmeni bu ülkede Müslüman çocuklarına veya talep edenlere İslamiyet'i öğretiyor. Ramazan ve Kurban bayramlarında da isteyen Müslüman çalıştığı kamu ve tüzel kurumlarda resmi izinli sayılabiliyor. Bu arada bir din bilgisi öğretmeninin anlattığı manidar bir durumu açıklamadan geçemeyeceğim: Burada Türk vatandaşları istedikleri ismi çocuklarına verebiliyorken, yaklaşık beş sene önce büyükelçiliğimiz Türk isimlerinden oluşan bir dosyayı ilgili bakanlığa verir ve sadece bu isimlerin verilmesini ister. İşte ondan sonra vatandaşlarımız istedikleri isimleri bu dosyadan bulmak zorunda bırakılırlar ve oldukça tatsız durumlar yaşanmaya başlar. Hariciyemiz adına ne hassasiyet, ne büyük başarı değil mi (?!..)

Belçika mı Emirdağ mı?

Belçika'da özellikle Brüksel ve Gent şehirlerinde Türk deyince Emirdağlı, Türkiye denince akla Emirdağ geliyor. Buralarda karşılaştığınız insanların nereli olduklarını sormanıza gerek yok. Çünkü kesinlikle Emirdağlı'dır. Yıllarca önce gelip yerleşen ve çoğu esnaf olan bu insanlarımız her alanda ciddi basamaklar tırmanmış, gurur duyulacak başarılı çalışmalara imza atmışlar. Şu anda resmi olmayan bilgilere göre Belçika'da yaklaşık 30 bin Emirdağ'lı yaşıyor. Avrupa Zaman'ın şu anda sürmekte olan bahar kampanyasına da oldukça destek veren başta Emirdağlılar olmak üzere Konyalı, Aydınlı, Kayserili kısacası bütün vatandaşlarımız her konuda olduğu gibi bu konuda da farklarını fark ettiriyorlar.



n.bayhan@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.