MHP lideri Bahçeli, 57. hükümeti başarılı buldu
MHP lideri Bahçeli, övgüler gönderdiği 57. hükümetin özellikle yolsuzlukla mücadelede başarılı olduğunu vurguladı. Bahçeli, ekonomik krizi ise geçmişe dayandırdı.
MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, 57. hükümetin, 3 partili yapısına, ağır ülke şartlarına rağmen, Türkiye açısından büyük önem taşıyan birçok konuya el atmaktan çekinmediğini söyledi. Özellikle yolsuzlukla mücadele konusunda önemli mesafeler kat edildiğine dikkat çeken Bahçeli, ekonomik krizi ise geçmişe bağladı. Bahçeli, "İki yıllık hükümet süresince yılların birikimi sorunlar çözülemez. Ancak, hem sorun çözme yöntemi, hem de getirilen önlemler açısından büyük bir yol alınmıştır." dedi.
Bahçeli, partisinin Samsun'da yaptığı "5. Genişletilmiş Bölge İstişare Toplantısı"na, MHP'li bakanlar ve milletvekilleriyle katıldı. Türk Telekom tartışmalarının odağında yer alan Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün de hazır bulunduğu toplantıda Bahçeli, hükümetin icraatlarını övdü. Partisinin hükümet içindeki etkinliğine de değinen Bahçeli, konuşmasının büyük bölümünü yolsuzlukla mücadele konusuna ayırdı. Bahçeli, hafta içinde 'Hükümet gitti-geldi' iddialarına yol açan Türk Telekom'un özelleştirilmesi ve yönetim kurulunun değiştirilmesi konusundaki tartışmalara ise girmedi.
Sonuç yok, yöntem var
Bahçeli konuşmasında özetle şunları kaydetti:
"İki yıllık hükümet süresince ekonomik sıkıntılar, yoksulluk, işsizlik gibi uzun yılların birikimi olan sorunların ortadan kaldırılması mümkün olmamış; ancak, hem sorun çözme yöntemi ve hem de getirilen önlemler açısından büyük bir yol alınmıştır. Sonucu her ne olursa olsun, içinde her kim, hangi güç bulunursa bulunsun, hangi gerekçenin arkasına sığınılırsa sığınılsın gayrimeşru işlerin, soygun ve talanın önü mutlaka alınacaktır.
Mesut Yılmaz'a mesaj
Yapılan operasyonları şu veya bu gerekçelerle eleştirerek bu mücadeleyi verenleri engellemeye çalışmanın kendi geleceğimize yapılabilecek en büyük kötülük olduğu unutulmamalıdır. Mücadele eksik ve aksaklıklar tamamlanarak sürdürülmeli ve mutlaka sonuçlandırılmalıdır. Bu mücadeleyi gölgeleyecek ya da ikinci palana atacak her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak, herkesten fazla siyaset ve yönetim sorumluluğunu üstlenmiş olanlara düşmektedir.
Kirli para ve siyaset
Milletvekilleri için, yürütmenin denetlenmesi ve yasama görevini ifa ederken dışarıdan gelebilecek olumsuz etkilere karşı gerekli bir zırh olan dokunulmazlık hakkı, ne yazık ki, birkaç çirkin örnekten hareketle, belirli çevrelerin de etkisiyle bir yük halini almıştır. Bu yükün, TBMM'ye ve milletin temsilcilerine reva görülmesi doğru değildir. Anayasa'nın 83. ve 100. maddelerinin değişmesi gerekliliği kaçınılmazdır. Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin sistematik bir denetime tabi tutulması kara ve kirli paranın, siyaset üzerinden aklanıyor izleniminin ortadan kalkması için de çok önem taşımaktadır.
AİHM, kararından utanacak
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin son kararı, kurum ve kuruluşların ne kadar ideal çerçevelerde yapılanmış olursa olsun, siyasi saiklerle karar verebileceklerini, hukukun üstünlüğünü bir tarafa bırakıp, tarafsızlıklarını yitirebileceklerini göstermiştir. Oysaki, sadece bizler değil, bütün dünya 1974 Barış Harekatı'na giden süreci çok iyi bilmektedir. Kıbrıs'ta Enosis düşüncenin, EOKA'nın kundaktaki bebeğe kadar uzanan katliamlarının belge ve fotoğrafları bütün çıplaklığı ile ortada durmaktadır. Eli kanlı katiller yerine, garantörlük hakkını kullanarak, adaya kalıcı bir barış ve istikrar getiren ülkemizin böyle bir zorlama karar ile suçlanmasını anlamak mümkün değildir. Bu karar, hiç şüphesiz AİHM'nin ileride utançla hatırlayacağı bir karar olacaktır." (Mustafa Çakır / SAMSUN (Zaman))
Arama değil, keşif
Özer Uçuran Çiller: Kuşadası'ndaydım. DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in eşi Özer Uçuran Çiller, Kuşadası'ndaki çiftliğinde yapılan jandarma araması sırasında çiftlikte olduğunu açıkladı.
Özer Çiller, yapılan aramayla ilgili olarak 2 ay öncesinden haberdar edildiklerini bildirirken, 'baskın' iddialarının doğru olmadığını söyledi. Çiller, jandarmanın çiftlikte jet—ski aramadığını, sadece keşif yaptığını savundu. Dün konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Özer Çiller, şu görüşleri kaydetti: "Keşif tarihi önceden belli olup, herhangi bir baskın söz konusu değildir. Özer Çiller keşif tarihinde ABD'de değil, Kuşadası'nda bulunmaktadır. Çiftlikte jet—ski veya başka bir malzeme aranmamıştır. Tutuklu sanık Haydar Mengi keşfe getirilmemiştir, dolayısıyla beyanı da alınmamıştır. Olayda yüzlerce jandarma olmayıp, sadece mahkemenin talebi üzerine keşfin güvenliğini sağlayacak sayıda jandarma bulunmuştur. Keşif, mahkemenin ara kararı ile yapılmış, herhangi bir sanığın beyanı üzerine yapılmamıştır." ANKARA(Zaman)
FP'de 'kapatma' alarmı
Kapatma davasına kilitlenen FP, sonucu olumsuz etkileyebilir düşüncesiyle, bu ay ve önümüzdeki ay, planladığı mitingleri iptal etti. FP, mayısta Trabzon, haziranda ise Erzincan'da miting yapacaktı.
FP, yarın yapacağı sözlü savunmadan sonra, karar aşamasına gelen kapatma davasının sonucunu bekliyor. Gözlerini, Anayasa Mahkemesi'nden çıkacak karara diken FP, bu ay ve önümüzdeki ay Türkiye genelinde düzenlemeyi düşündüğü miting ve geniş katılımlı programları iptal etti.
Mahkemenin karar süreciyle eş zamanlı olarak düzenlenecek programlarda bazı davranış ve konuşmaların davayı etkileyebileceği düşüncesinden yola çıkan FP yöneticileri söz konusu kararı uygulamaya koydular. FP, genel merkez yöneticileri ve milletvekillerinin katıldığı dar çaplı programlar ile, illerde yapılması gereken divan toplantıları ve benzeri programlarda 'sessiz' bekleyişini sürdürecek. FP'nin programında mayıs ayı içerisinde Trabzon, haziran ayı başında ise Erzincan mitingi bulunuyordu.
FP, yarın yapacağı sözlü savunmasında ise, daha önce mahkemeye iletilen yazılı açıklamalardaki, 'FP'nin RP'nin devamı olmadığı' yönündeki savunmasını yineleyecek. Yüksek Mahkeme'de yarın yapılacak sözlü savunma için FP'nin hukukçu milletvekillerinden Mustafa Kamalak görevlendirildi. (Emine Dolmacı / ANKARA (Zaman))
'Bankalar' ve 'Telekom'a mercek
FP, Meclis'ten jet hızıyla geçen kanunların Anayasa'ya aykırılığını inceliyor.
FP Genel Başkanı Recai Kutan, Merkez Bankası, Bankalar ve Telekom yasalarının hukukçu arkadaşları tarafından incelendiğini belirterek, "Anayasa'ya aykırı olduğu ilk planda görülüyor. Detaylı incelemeden sonra bu kanaatimiz pekişirse, vakit geçirmeden bu yasaların iptali için Anayasa Mahkemesi'nde dava açılacaktır." dedi.
Kutan, "FP İstanbul Genişletilmiş İl Divan Toplantısı" öncesinde, gazetecilerin sorularını cevapladı. Türk Telekom'un özelleştirilmesine karşı olduklarını vurgulayan Kutan, şöyle konuştu: "Telekom zarar değil kâr ediyor. Stratejik önemi vardır. Stratejik ortağa ihtiyacı yoktur. Buna rağmen Türk Telekom, yeni bir yasa ile özelleştirilmek isteniyor. Ve buna haklı olarak Ulaştırma Bakanı büyük reaksiyon gösterdi. İster adına 'özelleştirme', ister 'satış' deyin, bundaki mantığı da anlamamız mümkün değil. Milli menfaatlerimize aykırı bir tutumdur.''
Bankalar Yasası'na da değinen Kutan, bu düzenlemelerle "milli iradenin yeniden düzenlenerek, çeşitli kurumlar eliyle bölüşülmek istendiğini" kaydetti. YÖK gibi, müdahale edilemeyen çeşitli kurumların düzenlenmekte olduğunu ifade eden Kutan, "Adeta yeni birer dükalık teşkil edilmek istenmektedir. Bu gidiş, demokrasiyi yozlaştırmaktadır." dedi.
Kutan, kapatma davası ile ilgili bir soruya ise, "Hiçbir FP'li partinin kapatılacağına inanmıyor. Görüyorsunuz ben de adım adım bütün Türkiye'yi dolaşıyorum. Hangi inançla, FP'nin kapatılmayacağı inancıyla." karşılığını verdi. " İSTANBUL (Zaman)
Kriz, dostluğu vurdu
Meclis Başkanı Ömer İzgi, Türkiye'nin içinden geçtiği ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, TBMM dostluk gruplarının yurtdışı seyahatlerine kısıtlama getirdi. İzgi, zorunlu olmadıkça seçim gözlemci heyetlerinde de Türk üyelerin bulunmamasını istedi.
İzgi tarafından yayınlanan genelgede, bütçe harcamalarında önemli bir yer tutan yurtdışı seyahat giderlerinde kısıntı yapılmasının zorunlu görüldüğü belirtildi. Genelge ile mecburiyet arz eden durumlar dışında dostluk gruplarının karşılıklı ziyaretlerinin yapılmaması ve davetlerde katılımcı sayısının asgari düzeyde tutulması talep edildi.
Ziyaretin makbulü
Uluslararası seçim gözlemci heyetlerine katılımın yasaklandığı genelgede, yurtdışı uçuşlarda ekonomik ara bağlantıların tercih edilmesi önerildi. Genelgede yer alan diğer hükümler şöyle:
lÇok zorunlu olmadıkça anında çevirici istihdam edilmeyecek. (Geçen sene çevirmenler için Meclis kasasından 130 bin dolar 'yaklaşık 150 milyar lira' ödendi.)
lResmi temaslarda zorunluluk olmadıkça milletvekili beraberinde Meclis memuru götürmeyecek.
lKonuk heyetlerin Türkiye'de kalış süreleri kısıtlanacak. Bu çerçevede Türkiye'yi ziyaret eden Meclis başkanları, en fazla üç gece ağırlanacak.
lTürkiye'ye yapılacak ziyaretlerde harcamalar asgari düzeyde tutulacak.
lTBMM başkanı ve başkan vekilleri dışında yurtiçinde ve yurtdışındaki temaslarda hediye verilmeyecek.
Güney Kore deliyor
Yurtdışından gelen heyetlerin en fazla üç gün ağırlanması kuralı, 15 Mayıs'ta Türkiye'ye gelecek olan Güney Kore–Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu tarafından deliniyor. MHP Adana Milletvekili Birol Büyüköztürk'ün ağırlayacağı heyet, 17 Mayıs'ta İzmir ve 18 Mayıs'ta İstanbul'da temaslarda bulunduktan sonra 20 Mayıs'ta Türkiye'den ayrılacak. (Süleyman Kurt / ANKARA (Zaman))
ZAMANE MECLİSİ
ZAMANE Meclisi yazmıştı: Çakan, oldu bakan
Cumhur Ersümer, henüz görevde iken yerine Zeki Çakan'ın Enerji Bakanı olacağı, "Zeki Çakan, mutlaka olacak bakan" başlığıyla kulisimizde geçtiğimiz ay yayınlanmıştı. Yazı üzerine sayısız tebrik telefonu alan Zeki Çakan, Meclis büromuzu arayarak, "Bakan olacağımı da nereden çıkardınız? Cumhur Bey, görevinin başında." diye sitem etmişti. Aradan 15 gün geçtikten sonra Çakan, oldu bakan.
Vekilin derdi GS'lileri kızdırmak: Bıraktım artık Fener'i!
Fenerbahçe'nin 2-1 kazandığı Galatasaray maçı hafta içinde Meclis kulisinin önemli gündem maddelerinden biriydi. Fanatik bir FB taraftarı milletvekili ise takımını bıraktığını açıkladı! DSP'li Tarık Cengiz, kendisini tebrik edenlere, "Fener'i bıraktım artık. Averaj maçında yalnızca iki gol atan takımı niye tutayım?" diyordu. Cengiz'in sözleri tabii ki ciddi değildi ve amacı Galatasaraylıları kızdırmaktı.
'Listede gerilere düşebilirim': Vekilin yoklama ricası
Tartışmalara neden olan Telekom'la ilgili kanun tasarısının Meclis Genel Kurulu'ndan cumartesi günü çıkarılamaması ihtimaline karşı Meclis'in bugün de mesai yapması doğrultusunda bir karar alınmıştı. Tasarı yasalaştı. Genel kurul bugün çalışmayacak, aç-kapa yapacak. Bu durumun belli olmasının ardından, DSP'li bir milletvekili, seçim bölgesinde kalıp, yarın dönmeye karar verdi. Vekil, pazartesi günü Meclis'in yapacağı aç-kapada bulunmayacağı için, elektronik yoklama yapılmasını istemiyordu. Nedenini de şu sözlerle açıkladı: "Grup başkan vekilimiz Emrehan Halıcı, zaman zaman vekillerin devam çizelgelerini dağıtıyor. Ben de ön sıralardayım. Eğer elektronik yoklama yapılırsa gerilere düşebilirim." dedi.
MHP 'mal ortaklığı'nda ısrarlı: 'Medeni kriz' yeniden geliyor
Medeni Kanun Tasarısı, mal rejimiyle ilgili 80 civarındaki madde dışında Meclis Adalet Komisyonu'nda benimsendi. Mal rejimini düzenleyen maddeler, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile MHP'yi karşı karşıya getirmişti. Türk, "edinilmiş mal rejimini" savunurken, MHP, "mal ortaklığı rejiminde" ısrar etmişti. Türk, istifanın eşiğinden dönerken, bu maddeler ertelenerek kriz dondurulmuştu. Şimdi, Türk ve MHP, yeniden masaya oturacak. MHP, tamamlayıp raporlaştırdığı mal rejimiyle ilgili çalışmasını Türk'ün önüne koyacak. Ancak, Türk, bundan hoşnut kalmayacak gibi. Çünkü, MHP, görüşünde ısrarlı. Hatta, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, "Olmazsa, olmasın" düşüncesini koruduğu belirtiliyor.
Basın, Meclis kulisine girdi: Allah bir daha ayırmasın
Meclis'te gazetecilere getirilen kulis yasağının kaldırılmasının ardından, milletvekilleri ile gazeteciler arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Bir haftalık aradan sonra kulislere giren gazetecileri karşılarında gören milletvekilleri (yasaksever azınlık dışında), "Şükür kavuşturana. Sizi özlemişiz." demeden edemediler. Ardından, "Allah bir daha ayırmasın" temennisi geldi.
|