GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

14/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



RÖPORTAJ 

Aydın HASKEBABÇI



Muzaffer Oflaz: 
Müteahhit enflasyonu var

İstanbul Eğitim Vakfı ve Kayserililer Derneği'nin başkanlığını yürüten müteahhit Muzaffer Oflaz, Türkiye'de herkesin müteahhit karnesi alabildiğini belirterek, yeni ihale kanunu ile bunun düzeltileceğini umduğunu söyledi. Renkli ve hareketli kişiliğiyle herkes tarafından tanınan Muzaffer Oflaz, spordan siyasete, eğitimden kültüre kadar hemen her alanda son derece sosyal bir insan. İşte Muzaffer Oflaz'ın İpekyolu üzerinde bulunan Karadayı köyünden başlayan farklı hayat hikayesi...

Muzaffer Oflaz- OFLAZİNŞAAT

1947 yılında Kayseri'nin Bünyan ilçesine bağlı Karadayı köyünde doğdu. Kayseri Lisesi'ni bitirdikten sonra Yıldız Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi'nin akşam bölümüne devam etti. Üniversitede okurken bir yandan da şantiyelerde çalışan Muzaffer Oflaz, İstanbul'un pek çok altyapı ve içme suyu projesine imza attı. Türkiye İnşaat Müteahhitleri İşveren Sendikası'nda genel başkan yardımcılığı yapan Oflaz, İstanbul Eğitim Vakfı'nın da başkanlığını yürütüyor. Spordan siyasete çeşitli dernek ve partilerde görev alan Oflaz, halen Kayserililer Derneği'nin de Başkanı. Oflaz'ın dördü inşaat alanında olmak üzere 7 şirketi bulunuyor. Muzaffer Oflaz evli ve iki çocuk babası.

Son ekonomik kriz ve deprem olayları inşaat sektörünü önemli bir sıkıntıya soktu. Sizce sektörün canlanması için neler yapılabilir?

Şu anda sektörün canlanması için bir defa ülkenin ekonomisinin düzlüğe çıkması lazım. Faizin ve dövizin böyle yüksek seyrettiği ülkemizde insanların emlaka para yatıracağını sanmıyorum. Şu anda en kıymetli şey para. Herkes de paradan para kazanma yolunu seçiyor. Ancak inşaat sektöründe bir canlanmanın olması için öncelikle faizlerin yüzde 40'ların altına inmesi gerekir. İnşaat sektörü Türkiye'de her zaman lokomotif sektör olmuştur. Bu sektör canlandığı zaman en az 200 farklı ürünün piyasası açılacaktır. Bir de devletin süratli bir şekilde arsa üretmesi gerekir. Üretilen arsaların imarlarının ve altyapılarının belirlenmesi ve yapılması şart. Bizde ise her zaman sokakların önce üstü yapılır, sonra altı yapılır. Halbuki dünyanın hiçbir yerinde altyapısı yapılmayan bir yere imar verilmez. Bir de Türkiye'de ödeneği olmayan işler ihale edilmiştir.

Buna örnek verebilir misiniz?

Bazen öyle komik ihaleler ile karşılaşıyoruz ki bugünün rakamı ile 500 milyar liralık bir içme suyu projesine sadece 1 milyon lira ödenek konmuştur. 1 milyon liraya yarım metre boru alamazsınız ancak bu ihale yapılmıştır ve senelerce sürmüştür. Ben böyle bir ihalenin 27. kısmını yaptım, yani 27 yıldır ihale tamamlanmamıştır, oradaki vatandaş oradan su içememiştir. Devletin hiçbir taahhüt işi, senesi içinde ödenek verip senesi içinde tamamlanmamıştır. Benim Bayındırlık Bakanlığı tarafından ödeneği verilen Türkiye'de ilk defa yapılan bir Terzilik Meslek Yüksek Okulu inşaatım var. Kağıthane'deki bu okulun bile ödenek yokluğundan 10 yıldır inşaatı sürmektedir.

Yüzü aşkın taahhüt

Siz daha çok hangi bakanlıklara ve belediyelere iş yaptınız?

Biz her bakanlığın hemen hemen işini yaptık. Şimdiye kadar yüzün üzerinde devlet taahhüdü yaptım. Bunlar arasında Bayındırlık, Köy Hizmetleri, Ulaştırma, Sağlık, Milli Eğitim Bakanlığı'nı sayabilirim. İstanbul ve Kayseri Büyükşehir belediyelerinin bazı ihalelerini aldık. Belediyeler ise parasını kendileri harcadığı için ihalesini yapıyor, işi bitirirsen 1 ay sonra parasını ödüyor. Bizim yaptığımız hiçbir işte de sıkıntı olmadı. Zaten ben inşaat mühendisiyim, bu mesleği biliyorum. Türkiye'de doktor da, eczacı da geldi müteahhitlik yaptı, kasap da yaptı. 20 senelik Türkiye İnşaat Müteahhitleri İşveren Sendikası yöneticiliğimde hep bu işin yanlışlığını savundum. Türkiye'de ihale kanununun kesinlikle değişmesini istedim. Bu işi mesleği bu olan insanların yapmasını istedim. Şimdilerde ise ihale yasası bizim istediğimiz şekilde değişiyor. Geçen senenin sonu itibariyle 105 bin karneli müteahhit vardı. Ama bunların fiilen yüzde 10'u ancak çalışıyor. Binaları yapıp satan müteahhitleri ise kimse denetlemez. Allah korusun bir depremde de yıkılır, gider.

Bu yüzden depremden daha çok korkuyoruz herhalde?

Zaten bizim daha önce yaptığımız araştırmalara göre İstanbul'daki binaların yüzde 65'i kaçak. Geriye kalan ise yüzde 25'i ruhsat dışı yapılar. Binaların sadece yüzde 5'i kurallara uygun yapılmış inşaatlar. Bu da herkesi binalardan kaçırıyor.

Siz inşaat sektörüne ne zaman ve nasıl adım attınız?

Ben 1967 yılında Yıldız Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi'nin akşam bölümüne girdim. Liseyi bitirene kadar yazları tarlada çalışıyordum. Tarladan gelen bir gelirle okumak o dönemde gerçekten çok zordu. Ben, ailenin en büyüğü olduğum için çalışarak okumak mecburiyetindeydim. Benim 5 kardeşimin 4'ü de yüksek öğrenimlerini tamamladılar. Gündüzleri bir müteahhidin yanında inşaatlarda çalıştım, akşamları ise okula devam ettim. 1972 yılında sınıf birincisi olarak mezun oldum ve müteahhitlik karnesini çıkarttım. Mezun olduktan sonra da aynı firmanın inşaatı olan Demirciler Sitesi'nin şantiye şefliğini yaptım. Bu arada Türk Mühendisler Birliği'nde aktif görev aldım. 1975'te kısa dönem askerliğimi yaptıktan sonra ortak bir firma kurarak ilk işimi aldım. Bu iş Sarıyer Bahçeköy içme suyu taahhüt işiydi. 1976'da Yalova Gökçedere Grubu içme suyu işini aldık.

Yıllık taahhüt miktarınız ne kadar?

Yıllık ciromuz son 10 yıldır 5 milyon doların altına düşmüyor. 29 yıllık bir firma olarak İstanbul'un altyapı inşaatlarının yüzde 20'sine imza attım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yaşım genç olmasına rağmen en eski müteahhitiyim. İstanbul'un bütün sokaklarını, semtlerini avucumun içi gibi bilirim. İstanbul Belediyesi'nin Savaklar Deresi taahhüt işini, ihale süresinin üçte birinde bitirdim. Geçmiş yıllarda Türkiye'de en fazla ihaleye giren firmalardan birisi benim firmalarımdı. Son yıllarda ise daha seçici davranıyoruz. Eskiden 25 ayrı işi bir arada yaparken şu anda İstanbul'un 5 ayrı yerinde şantiyemiz mevcut. Bir de çeşitli konut, iş merkezi ve villa inşaatlarımız var.

Şirkette kardeşlerinizle birlikte mi çalışıyorsunuz?

Biz 6 kardeşiz. En küçük iktisatçı kardeşimle birlikte işleri yürütüyoruz. Diğer kardeşlerim ise eğitimci olarak görev yapıyorlar. Son yıllarda ise okulu bitiren yeğenlerim ve yakın akrabalar da bizimle birlikte çalışmaya başladılar. Şu anda bütün şirketlerimizde yaklaşık 425 kişinin çalıştığını sanıyorum.

İnşaat sektöründe kaç firma ile faaliyet gösteriyorsunuz?

Şu anda 7 şirketimiz var. Bunların dördü inşaat şirketleri; Muzaffer Oflaz şahıs şirketi, Oflaz İnşaat AŞ., Trans Of Ltd.ve Kervan İnşaat AŞ. 1997 yılında Merkez Bankası'nın bir tespitine göre Türkiye'de inşaat sektöründeki ilk 7 firmadan birisiyiz. Bakanlıklar ve belediyelerin güvendiği firmalardan biriyiz. Ancak ihale alma konusunda siyaset devreye giriyor. 1983 yılından bu yana ihalelere davet sistemi getirildi. İhaleler istenilen kişilere veriliyor.

Bir de turizm firması kurdunuz, Karatay Turizm olarak burada ne gibi projeleriniz var?

Turizm konusunda arsa ve projelerimiz hazır. Çanakkale'nin tarihî bölgelerinden Behramkale, Assos'ta geniş bir yer aldık. Zaten o bölgenin içme suyu tesislerini de ben yaptım. Dünyada oksijeni en bol olan Kazdağları'nın o güzel sularını tüm çevre köylere ulaştırdım. Tertemiz denizi ve yeşil çevresi ile bu bölgenin büyük turizm potansiyeli var. Bu tesisin de inşallah eylül ayına doğru yapımına başlayacağız. Bir de Muğla Milas'ta antik tatil köyü projemiz var.

Ayrıca Çanakkale Boğaz Köprüsü projesine de cepheli bir arsa aldığınızı duyduk. Bu konuda da bilgi verir misiniz?

8 yıllık kesintisiz eğitim kapsamında Trakya'da bir okul inşaatı yapmıştık. Keşan İpsala grup köylerinin içme suyunu yapmaya gidip gelirken o bölgeden bir arazi almaya karar verdim. Turizm müsaadesi olan hem karayoluna hem de boğaza cephe büyük bir arazi aldım. Ancak yakın dönemde orada turizmin çok canlanacağını zannetmiyorum. Ama ileride boğaz köprüsü yapılıp o bölge canlanırsa güzel bir alışveriş merkezi yapılabilir.

İnşaat sektörünün dışında okul ve hastane projeleriniz de var. Neden bu alana da yatırım yapmayı düşünüyorsunuz?

Kardeşlerim eğitim dünyasının içinde oldukları için bir okul projesi başlattık. Dayımın çocukları ve hatta gelinlerimiz olmak üzere ailemde 30'a yakın öğretmen var. Ben de liseyi bitirdiğim dönem bir süre öğretmenlik yapmıştım. Yazar Turan Oflazoğlu da benim amcam olur. İstanbul'a geldiğim günden bu yana eğitim konusunda bir yatırım planlıyordum. Eskiden özel okullar da bu kadar yaygın değildi. Şimdilerde ise bir arsa bulursam hemen bir okul ve hastane inşaatına başlamayı planlıyorum. Bunun için annem Binnaz Oflaz adına bir de şirket kurdum. Benim annem 48 yaşında çok genç yaşta öldü. Onun adına Maltepe'de imarlı, ruhsatlı hastane arsasını aldım, projesini yaptırttım. Yakın zamanda da inşaatına başlamayı planlıyorum.

Eğitime özel önem

İstanbul Eğitim Vakfı'nın da başkanlığını yürütüyorsunuz. Vakıf çalışmaları nasıl gidiyor?

Üniversitede okurken yanında çalıştığım Ahmet Salman isimli işadamı İstanbul Eğitim Vakfı'nı 1986'da kurmuştu. Vakfın başkanlığını ise 1992 yılına kadar eski İstanbul Valisi Vefa Poyraz yürütüyordu. Ben de o dönemde başkan yardımcısı olarak birlikte çalıştım. Sonraki yıllarda ise bu görevi bize bıraktı. Yüze yakın üniversite öğrencisinin kaldığı Galatasaray'da bir öğrenci yurdumuz var. 4 yıldız ayarında bir yurt diyebilirim. Kimsesizler, şehit çocukları, annesi babası olmayan tüm öğrencilerin barınma ve yeme-içme ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ayrıca da yüz elliye yakın üniversite öğrencisine burs veriyoruz. Yurdumuzda 10 civarında da Türk cumhuriyetlerinden gelen öğrenciler kalıyor. Ayrıca Beylerbeyi'nde vakfa ait bir yerimiz daha var. Burada da Ramazan boyunca 250 kişiye yemek dağıtırız. İdealtepe'de de vakıf olarak Ramazan boyunca yemek dağıttık. Ayrıca imkanı olmayan kişilere de çeşitli yardımlar yapıyoruz.

İstanbul'daki Kayserilileri bir araya getiren Kayserililer Derneği'nin başkanlığına seçildiniz. Dernek olarak buradaki hedefleriniz nelerdir?

15 yıldır İstanbul'da faaliyet gösteren derneğimiz çok aktif faaliyet gösterememiş. Bu biraz da bizim insanımızın kendi işinde olan başarısından kaynaklanmış olabilir. Eski başkanlarımız Murat Dedeman ve Süleyman Çetinsaya ise derneği belli bir noktaya getirdiler. Şubat ayından bu yana ise dernek yönetimi bize verildi. Buradaki tek hedefimiz İstanbul'da yaşayan tüm Kayserilileri bir araya toplamak. Bunun için tüm Kayserililerin istifadesine sunulacak güzel bir sosyal tesis yapmayı planlıyoruz. Dernek olarak geçen sene işadamı Sakıp Sabancı'yı konuşmacı olarak ağırladık. Bu akşam da düzenlediğimiz gecede ekonomi konusunda uzman hemşehrimiz Devlet eski Bakanı Doç. Dr. Abdullah Gül bizim misafirimiz olacak.

Tecrübeli bir inşaat mühendisi olarak genç mühendis adaylarına ne gibi tavsiyeleriniz olacak?

Şimdiki mühendisler mesleğini yapmadan para kazanmaya bakıyorlar. Emek sarf etmeden zengin olmak istiyorlar. 'Ne yapacaksın?' deyince, 'Para kazanacağım.' diyor. 'İş yapacağım, mesleğimde çalışacağım.' demiyor. Ben bu yerlere dişimle tırnağımla para kazanarak geldim. Tarlada çift sürdüm, ekin biçtim, harmanda çalıştım. Üniversitede okurken aynı zamanda bir firmada çalıştım. 15 sene bilfiil mühendisliğin gerektirdiği her şeyi yaptım. Ondan sonra kendi firmalarımı kurunca idareciliğe geçtim. O bakımdan yeni mühendislere bir defa şantiye tecrübelerini kazanmalarını istiyorum. İkincisi büro tecrübelerinin olmasını, ancak dağ, taş demeden işini öğrenmeye çalışmalarını arzu ediyorum. Üçüncüsü sosyal insan olmaları, zaten çalışırlarsa düşündükleri her yere geleceklerini biliyorum. Ben hiçbir işimi yarım bırakmadım, söz verdiğim süreyi de geçmedim. Ödemelerimizde hiç yalancı çıkmadık. Çalışanlarımıza da maaşlarını hep zamanında ödedik. Bugünkü duruma gelmemizin temel sebeplerinden birisi de dürüst olmak ve kesinlikle yalan söylememektir.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.