GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

20/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



KÜLTÜR-SANAT 


Bu sevda tükenmez

İpek gibi yumuşak, rock kadar sağlam bir o kadar da duygulu sesiyle ikinci albümünde de sevda türküleri söyleyen Nurdan İpek, Moğollar, Cem Karaca, Selda Bağcan'ın açtığı yolda yürüyor.

Bozlak sesli sanatçı Nurdan İpek iki albümdür Anadolu motiflerini rock ritimleriyle yansıtıyor. Tiz ve güçlü bir sesle...

Sesiyle birlikte yüreğini de işin içine katarak. Her Anadolu kadınında olan yiğit bir edası var. Ama karşı yamaçlarda gezinen çobanın sesi kadar da yanık bir ses. Bazen Cem Karaca, Moğollar, Üç Hürel ya da Selda Bağcan gibi rock tınılarıyla sesleniyor; bazen de özgün bir ağızla Aşık Veysel, Zülfü Beyhan, Neşet Ertaş, Nesimi ve Mazlum Çimen'in türkülerini söylüyor. 70'li yıllardan kulağımızın bir köşesinde saklı kalan rock motifli halk ezgileri, sanatçının ipek yumuşaklığındaki sesiyle yeniden belirginleşiyor.

Anadolu'nun türkü diyarlarından Kırşehir'in bozlak kültürünü yüreğinin derinlerinde taşıyan İpek; bu tutkusu nedeni ile müzikten hiç kopmamış. Lise yıllarında başlayan halk eğitim solistliği; üniversite yıllarında kurmuş olduğu grupla birçok kentte ve festivallerde konserler vermiş. Müjdat Gezen Sanat Merkezi, İstanbul Devlet Konservatuvarı ve Arif Sağ Saz Merkezi'ne devam etmiş.

Türkülerdeki dinamizm...

Üç yıl önce çıkardığı ve tamamen Anadolu rock motifleriyle süslü olan "Bizim Sevdamız" adlı albümü ile başlayan profesyonel müzik yaşamını, "Tükendi Sevdan" adlı modern folk çalışmasıyla sürdüren Nurdan İpek, rock, senfonik rock ve pop rock arasında dolaşan bir ses. Ancak sanatçının ikinci albümü ilkine göre biraz daha soft bir albüm. Bu albümde daha çok duygulu eserlere yer vermiş. Mazlum Çimen'in etkisi de epey hissediliyor. İkinci albümün bence en önemli özelliği türkülerin içerisindeki dinamizmini ortaya çıkarması. Mesela bir Kıraç'ın 'Karahisar Kalesi'ni yorumlamadaki farklılığını İpek 'Güzelliğin On Pare Etmez' başta olmak üzere bir çok türküde ortaya koymuş.

Modern folk tarzında

Yeni albümünün tarzı için 'modern folk' tanımı yapan Nurdan İpek, "Ama benim duygularım her zaman rock'tır. Anadolu müziğinin içerisindeki o enerji rock'la bütünleştiği zaman çok daha güzel bir eser ortaya çıkıyor. Ama söylemlerim kesinlikle sert değil, yani Özlem Tekin gibi sert üslubum yok. Ben müziğimde Anadolu'yu temsil ediyorum. Rock'a yakın bir müzik de yapsam bunun Anadolu'yu temsil etmesini istiyorum. Taklit ettiğim kimse yok, ama müziklerini severek dinlediğim insanlar var. Onların daha çağı yakalamış halini yapmaya çalışıyorum. Edip Akbayram, Moğollar, Selda Bağcan gibi. Gerçekten onların 1970'lerde yaptıkları şimdilerden çok ileride..." diyor. (Abdullah Kılıç)




M. Emin Ay'dan Beyaz Dursun

Taleal Bedru Aleyna, Bülbül ve Gül, Ağlar Yakub, Dolunay gibi albümleri ile tanıdığımız Mehmet Emin Ay'dan yeni bir albüm:

Ocak 1989'da Taleal Bedru Aleyna adlı albümle Türk dinleyicisi yeni bir tarz ve sesle tanışmıştı. İlk kez temiz bir kayıtla aşinası olduğumuz Arapça ilahi ve kasidelerle karşı karşıya gelmiştik. Ülkemizin yaşadığı değişimin bir ürünü olan bu ilk albümü çok sevmiştik. Ve bu albümü iki yıl üst üste "en çok satan" kasetler sıralamasının başına koymuştuk. İnsanımız her zaman iyinin ve güzelin yanında olmak istediği için albümün devamını beklemişti ve aynı sesten birbiri ardına yeni albümler çıkmaya başlamıştı: Bülbül ve Gül, Ağlar Yakub Ağlar ve Kabe'nin Yolları. Sonra Dolunay adlı çalışmaya imza atmış ve nihayet Gül-i Ruhsar adlı sadece Hz. Muhammed (sas) için yazılan şiirlerin özgün bestelerinden oluşan bir albümle klasikleşen bir çalışmayı gerçekleştirmişti. Evet, Mehmet Emin Ay'dan bahsediyoruz... En son Visal ve O'nun Güzel İsimleri adlı albümlerinden sonra Beyza Müzik imzalı Beyaz Dilekçe adlı yeni albümüyle yeniden karşımızda... Beyaz Dilekçe, bir münacat albümü. Allah'a yalvarış, yakarış, tazarru ve niyaz adına yazılmış birçok şiirin, yeni ve eskimeyen bestelerin bu albümde, sözün, sazın ve yorumun nefis üslubuyla buluştuğunu göreceksiniz. Kasete adını veren Beyaz Dilekçe, Bahattin Karakoç'un TDV Münacat Yarışması'nda 1'incilik ödülü aldığı şiir. Eserde özellikle Yunus Emre ve Kuddusi Veli'ye ait güfteler ve Van yöresinden derlenen Allah'ım adlı Hüseyni makamındaki eseri severek dinleyeceksiniz. (Beyza Müzik Tel: 0 212 521 05 41)




Fırtına öncesi 'Kuzu' sessizliği

"Ekonomik krizi iliklerine kadar hisseden müzik piyasası, devlerin albümleriyle hareketlenecek mi?

Müzik piyasasında son günlerde bu soruya cevap aranıyor. İbrahim Erkal, Atilla Taş, Yeşim Salkım, Muazzez Abacı, Tarkan ve Mirkelam gibi starların albümünün birkaç gün arayla çıkması, piyasayı umutlandırdı. Dün çıkan Tarkan'ın 'Kuzu Kuzu' albümü, İstiklal Caddesi'ne hemen bir hareket getirdi. Tarkan'ın rakibi ise Mirkelam. Uzun bir aradan sonra aynı anda dönen iki ismin eski tirajlarını yakalayıp, yakalayamayacağını tiraj raporları gösterecek.

Ancak tiraj raporları da yapımcıdan yapımcıya değişiyor. Mesela 1 milyon sattığı söylenen Davut Güloğlu'nun 'Nurcanım' albümünün gerçek tirajının 100 bin civarında olduğu belirtiliyor. Yine Atilla Taş'ın kasetinin ise yapımcılarının elinde patladığı söyleniyor. Biri Bizi Gözetliyor'un yarışmacısı Tarık'ın ne yapacağı ise merak konusu. Bu arada Nilüfer, Serdar Ortaç, Teoman, Çelik, Ege, Yonca Evcimik, İzel ve İbrahim Tatlıses ise zaman kolluyor. Piyasanın açılması onların albümlerinin çıkacağı zaman konusunda belirleyici olacak.




Ulus & Prestij evliliği bitti

Ulus ve Prestij Müzik'in ortaklığı dün resmen bitti. Ulus Müzik eski yerine taşınırken, Prestij Müzik'e geri dönen Mahsun Kırmızıgül ise Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı bir şirketle ortaklık kurdu.

Bir süre önce sürpriz bir evlilikle birleşen müzik sektörünün iki dev ismi Prestij Müzik ile Ulus Müzik, sürpriz bir şekilde ayrıldı. Son aylarda yaşanan ekonomik krizle birlikte zor günler geçiren Prestij Müzik, çareyi Ulus Müzik ile birleşmede bulmuş ve her iki şirket de U&P Müzik çatısı altında birleşmişti. Bu ortaklığın ardından Mahsun Kırmızıgül, yaklaşık 3 milyon dolar alarak Burhan Aydemir ve Hilmi Topaloğlu'yla yollarını ayırmıştı. Aslında Prestij Müzik ile Ulus Müzik'in birleşmesi iki ayrı şirketin ortaklığı anlamına gelmiyordu. Gerek sanatçıları ve gerekse yönetim kadrosu bakımından, dünya görüşü olarak birbirlerinden farklı insanların aynı çatı altında bir araya gelmeleriydi. Bu yüzden bu ortaklık piyasada çok konuşuldu. Ulus Müzik, tüm birikimini bu ortaklık için harcayarak Prestij'in akıllı binasına yerleşti ve Prestij'in borçlarını ödedi. Ancak olaylar ilk başlardaki karşılıklı anlayış içerisinde gerçekleşmemiş olacak ki, iki şirketin evliliği uzun sürmedi ve dün sabah itibariyle yolları ayrıldı.

Ulus Müzik'le ortaklıkla birlikte, Prestij'den ayrılan Mahsun Kırmızıgül Prestij Müzik'e geri döndü. Prestij'in borçlarını kimin ödeyeceğine gelince, Türkiye'de faaliyet gösteren büyük bir şirketin Prestij Müzik'e ortak olduğu belirtiliyor. Yaklaşık bir haftadır Universal ve Sony ile sürdürülen uzun pazarlıkların bugün itibariyle netice vermesi bekleniyor.




Neyle düdüğün dansı

Hoş, bir o kadar da ilginç bir rastlaşmanın sonucu ortaya çıkan bir albüm Vuslat.

Yansımalar, ünlü Ermeni düdükçü Suren Asaduryan'la, katıldığı bir radyo programı sayesinde tanışır. Ve önyargısızca, ortak duyguların "vuslat"a erdiği bir albüm gerçekleşir. Neyle düdüğün zarif dansını dinlemek isteyenler için eşsiz bir fırsat... Yansımalar grubunun üyeleri Birol Yayla ve A. Şenol Filiz'i artık tanımayanımız yok gibi. Suren Asaduryan ise Ermeni bir 'duduk' üstadı. Bu iki isim; Yansımalar ve Suren Asaduryan 'Vuslat' isimli albüm için bir araya geldiler. Aziz Şenol ve Birol Yayla albüm için şu ifadeleri kullanıyor: "Uzun bir çalışma oldu... Gidiş gelişler, imkansızlıklar, zorluklarla dolu bir süre... Ama geçen bu bir buçuk yıl, önyargısız olmanın, ortak duyguları keşfetmenin, ortak duyular yaratmanın bizi ne kadar geliştirdiğini, ne kadar zenginleştirdiğini ortaya koydu."



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.