Devlet bunu yaparsa
Biliyorsunuz son günlerin konuları hep parasal. 'Gitti paralar, geldi paralar' deyip duruyoruz. Tabii o konular üst kademede konuşulan konular. Bilmem kim efendi bankayı şu kadar hortumlamış. Şu kadar milyon dolar tıktıklamış.
Şu kadar kişi yakalanmış, şu kadar kişi hapse gönderilmiş, şu kadar kişi yargılanıyor, şu kadar kişi devlete şu kadar zarar verdirmiş. Daha sonra Amerika'dan gelen uzmanlar işe el koymuş, ülkenin ekonomisini düzeltmeye çalışıyorlar. İnanır mısınız benim bunların hiçbirine fazla aklım ermez. Çünkü, bu konular yukarıdakilerin konuları. Biz aşağıya bakalım, aşağıya. Aşağıda neler mi olmuş? Paralar nasıl israf edilmiş, merak ediyorsanız kısa bir örnek vereyim.
İsimler bende; ama şu anda açıklamak istemiyorum. Bir doğu vilayetimiz olan Erzurum'u örnek alırsak. Bu vilayetimizde son üç-dört senede hükümet değişikliklerinden sonra hayli memur değişimi oldu. Dikkat edin kıyım demiyorum. Çünkü kıyım mıyım yok. Gidiyorlar geliyorlar. Gitmek isteyen personel tamam da, istemeyenler ne yapıyorlar, biliyor musunuz? Yolluklarını, yevmiyelerini alıp yola çıkıyorlar, daha sonra gittikleri yerde İdari Mahkeme'ye müracaat edip, tekrar eski yerlerine iade ediliyorlar. Tekrar göreve dönünce de, gittikleri yerden dönüş masrafı alarak eski yerlerinde işe başlıyorlar. Eğer inatlaşıldıysa çalıştığı kurumun genel müdürü Danıştay'a başvuruyor, yürütmeyi durdurma kararı alınıyor, bu personel bu sefer başka bir il'e gönderiliyor. Danıştay kararı ile tekrar eski görevine dönen memur yine yukarıda bahsettiğim masrafları devletten alıyor. Yani bir memur, bir parti uğruna dört kez görevinden alınıp tekrar iade ediliyorsa bunun ülkeye ne yararı oluyor? Hayır, bilakis zararı oluyor. Bir defa personel yıpratılıyor. İkincisi, bu personelin eşi çalışıyor ve okula giden çocukları varsa perişanlık yaşanıyor. Çünkü bir yılda dört defa okul değiştirmek zorunda kalan bu yavrucaklar psikolojik bunalıma giriyorlar. Üçüncüsü, memurlar bu yüzden devletin hizmetinde değil, partinin hizmetindeymiş gibi görülüyorlar ve kafa yapıları artık o türlü çalışıyor. Dördüncü ve en önemli konu ise birkaç milyar dolar için Ermeni tasarısını kabul eden Fransa'ya bile el açan Türkiye, sadece bir devlet dairesinde ve sadece bir memurun gidiş-dönüşünün (dört defa) en azından 3 milyar TL'ye mal olduğunu kabul edersek, otuz personel 100 milyar TL gibi bir rakama çıkar. Eğer bu iş on devlet dairesinde olmuşsa ayda 1 trilyon TL ve bu sadece bir il'de. Seksenbir il'i buna eklersek hesabı siz yapın. Bundan daha büyük israf mı olur? Şimdi anlaşılıyor mu neden battığımız? Herhalde bu konuları göz ardı ederek ülkenin bağımsızlığını, ekonomik kalkınmasını kazanma savaşında başarılı olamayız.
ARABA ALIM-SATIMLARINA DİKKAT!
Son günlerde araba alım satımlarında çok büyük numaralar dönüyor. Birtakım kendini kurnaz zanneden sahtekarlar, gariban vatandaşlara arabalarını sattıktan sonra onların saflığından istifade ederek kanun yoluyla geri alıyorlar. Bu konuda epey şikayet alıyorum. Ama, şikayet eden vatandaşlar haklı oldukları halde evraklarını tam olarak hazırlamadıkları için ve bakmadan kağıtlara imza attıkları için gadre uğruyorlar. Dolayısıyla sonunda da çarpıldıklarını anlayınca 'ah bana ne oldu' diyorlar. Halbuki bu gibi alım satımlarda mahallin trafik müdürlüklerinden inceleme yapsalar, paraları kurnazların cebine gitmez. Bu konuda benim tavsiyem her türlü araba, emlak gibi alım satımlarda imzalayacağınız evrakları iyice okuyun, anlayamadığınız bir taraf var ise bir hukukçuya danışın. Tek tek benim takip etmeme kalırsa işin içinden çıkamayacağımız için bu yazıyı umuma yazmak zorunda kaldım.
a.vardar@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
08/
05/
2001...
Selam ve muhabbetle
10/
05/
2001...
Kötüler düşünsün, iyiler sevinsin!
15/
05/
2001...
Bir bu eksikti
17/
05/
2001...
Sevgili öğrenci velileri
22/
05/
2001...
Korsan taksilere kim mani olacak?
|