GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

24/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Tamer KORKMAZ

Kambersiz düğün olmaz!

Kemal Derviş, siyasete ısınma turlarına Gaziantep'ten başlarken, hadiseyi "Derviş, Anadolu'ya çıktı!" manşetiyle vermemek doğrusu ayıp olurdu... Derviş'im böylesi muhabbetlerden hoşlanmasa da, Dervişmen üretiminin gereği budur!

Derviş, Gaziantep'te kendisine karşılama töreni yapılmasına izin vermediği için, koalisyondaki aziz dostları!, muhtemelen "Bak, yine eski siyaset nizamına yeni adet getirmeye çalışıyor" diyerek fena bozulmuşlardır ya neyse, konumuz bu değil...

Bendeniz, Derviş'te nedense eski Türk filmlerinin unutulmaz jönü Muzaffer Tema havası buluyorum. İkisi arasında fiziki bir benzerlik olmasa da, bu böyle. Muzaffer Tema, sonradan Amerikan filmlerinde küçük roller almış da olsa, hiçbir zaman Derviş gibi kafadan "esas oğlan" rolünü kapamadı! Zaten ben de buradan yola çıkarak bir bağlantı kuruyor değilim...

Tema'daki (yok, bu defa Hayrettin Karaca'nın vakfı değil) soğukkanlılık ve duruşun, tıpkısının aynısı Derviş'te var. Belki de, kurduğum ilgi bundandır...

Gaziantep'te vatandaşların ilgi ve sevgisiyle karşılaşan Derviş ve eşi, her ne kadar Amerika'dan yeni taşınmış da olsalar, yaşadıklarının bir Türk filmi olduğunu ancak kaldıkları otele geldiklerinde fark ettiler!

Elbette, onlardan hoşlanmayanların bulunması doğaldı, fakat protestocuların kimliğiydi, önemli olan. Karşı kaldırımda toplanan yedi sekiz kişilik Doğu Perinçek'çi bir grup "Kemal Derviş evine dön!" vee "Amerikan valisi istemiyoruz" pankartlarıyla karşıladılar, Derviş çiftini...

Boşuna, "Kambersiz düğün olmaz" dememişler!

Emniyet görevlilerinin hemen müdahale ettiği bu protestocuların, kuşkusuz "Zaman tünelinden yeni çıktım, memleketime gidicem memur bey" talebinde bulunmalarını beklemek mümkün değildi...

Onun yerine "İşçi Partisi, Dervişleri Türkiye'de barındırmayacak" diyerek (oh be!) fevkalade rahatladılar...

Yunus Partisi Genel Başkanı Besim Tibuk, iktidara geldiğinde ilk icraatının Doğu Perinçek'i Çin'e büyükelçi yapmak olacağını, bu arada sevabına Kuzey Kore'yi de kendisine bağlayacağını 'büyük bir isabetle' söylüyor.

Bendeniz, daha kestirme bir yol teklif ediyorum...

Catherine Derviş'in iyi derecede Çince bildiği, dahası Amerikan Milli Kütüphanesi'nde çalışmış bir Çin uzmanı olduğu ortaya çıktığına göre, İşçi Partili eylemcilerin Bayan Derviş'ten özel ders almaları gerekiyor. Bu arada Perinçek'çi protestocuların baltayı fena halde taşa vurduklarını da söylememe gerek yok, herhalde...

***

Derviş'ler Gaziantep'te iken, Dervişmen'in ilk eşi Neslihan Hanım'ın da bu ilimize yolunun düştüğünü öğrendim. Böylece, hep beraber izlediğimiz filmin bir Türk filmi olduğu hususunda en ufak bir kuşkum kalmadı! Öyle ya, bu kadar tesadüf ancak bizim filmlerimizde olur...

Habertürk'e göre, Neslihan Taki, önceden planlanmış bir program çerçevesinde arkadaşlarıyla turistik bir tura çıkmış ve Derviş'lerle aynı gün Gaziantep'e isabet etmiş. Bu satırları yazdığım ana kadar, Catherine Stachniak Derviş ve Neslihan Taki'nin 'dını nı nııın' karşılaştıklarına dair bir haber, elime ulaşmadı; yine de endişe etmeyin, biliyorsunuz Türk filminin şapkası asla yere düşmeez!

Dervişmen'in Neslihan Hanım'la evliliğinden Erdal ve Erol adlı iki çocuğu var. Doğruluğundan emin değilim, fakat bazıları Derviş'in zamanında Erdal İnönü'den esinlenerek bu ismi koyduğunu söylemişlerdi.

Derviş, çocukluğunda İsmet İnönü'ye hayranken, sonraki yıllarda "Statükocu İnönü"yü deviren Ecevit'e sempati duymuş bir sima...

Günümüzde de, Statükocu Erdal Bey ile fikirlerinin uyuşması mümkün değil. Keşke, Erdal İnönü, kendisini siyasete dönmeye zorlayan 'ileri derecede gerici' solcu takımının sözünü dinlese de, senaryo bu ya, ilk seçimde Derviş'in karşısına çıksa!

O vakit, hiç kuşkunuz olmasın, Derviş'im, rahmetli Turgut Bey'in o ünlü esprisinden yola çıkarak, şöyle diyecektir:

"Erdal Bey, beni bıraksın da, önce oğlum Erdal'la uğraşsın! Onu yensin de, ondan sonra bana gelsin!"


t.korkmaz@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

08/ 05/ 2001... Meclis'teki yasak genişlemeli!
09/ 05/ 2001... Rahat bırakın, adamı!
10/ 05/ 2001... Derviş, giderken izin falan almaz!
11/ 05/ 2001... Yeni bir ilaç türü: Hiçbiri Partisi!
15/ 05/ 2001... Maçın kalan kısmı, tenis kortunda!
16/ 05/ 2001... Michael Douglas tipi çenem olsun...
17/ 05/ 2001... Hangi Müjde?
18/ 05/ 2001... İkibinsekiz, iki seksen!
22/ 05/ 2001... Zehir mi, dediniz?
23/ 05/ 2001... Şimdilik, grekoromen!


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.