Şeref tablosu
MHP, FP, ANAP ve DYP'den 9 milletvekili ortak bir kanun teklifi hazırlayıp, üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının kaldırılmasını istedi. 2547 Yükseköğrenim Kanunu'nda değişiklik öngören teklifte, "Yükseköğrenim kurumlarında kılık–kıyafet serbesttir. Kıyafetten dolayı kimsenin eğitim hakkı engellenemez." deniyor.
Ne kadar insanca, hakça ve adilce öyle değil mi? İşin özü de bu zaten. Her ne kadar, bazı gazeteler olayı çarpıtıp, işi 'karşı devrimcilik'e vardırsalar da bizce bu teklife imza koyan isimler Meclis'in şeref tablosu.
İşte o isimler: ANAP Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır, Denizli Milletvekili Beyhan Aslan, İstanbul milletvekilleri Ediz Hun ve Yılmaz Karakoyunlu, Diyarbakır Milletvekili Abdülbaki Erdoğmuş, MHP İstanbul Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk, DYP Van Milletvekili Hüseyin Çelik, FP Manisa Milletvekili Bülent Arınç ve Konya Milletvekili Lütfi Yalman.
Parti ve TURŞU
Bugünlerde en çok konuşulan konulardan biri de siyaset dünyasında boy gösterecek yeni isimler. Sakıp Sabancı internette anket yapıyor, gireyim mi, girmeyeyim mi diye. İstanbul eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan "Göreve hazırım." diyor. En önemlisi Odalar Birliği Başkanı Fuat Miras, bir siyasi parti kurulması için kolların sıvanmasını istiyor.
İçlerinde en çok gürültüyü de sonuncusu çıkardı. Herkes bir şey söylüyor. Ama içlerinden birinin sözleri bizce çok önemli. Odanın eski Başkanı Yalım Erez, bu çıkışa biraz sinirlenmiş gibi. Diyor ki: "Parti kurmak turşu kurmaya benzemez. Bir siyasi oluşum için şartlar henüz oluşmuş değil."
Parti ile turşu kurma arasında bir ilişki olmadığı sözüne canü gönülden katılıyoruz; ama diğer görüşüne?.. Söyler misiniz, oy vermeme kararında olanların (dikkat edin kararsızlar demiyoruz) seçmen dağılımında en büyük dilimi oluşturduğu günümüzde, siyaset arenası yeni bir oluşuma hazır değilse, ne zaman hazır olur ki?
Devrildi devrilecek
Pisa Kulesi, İtalya'nın adeta sembolü. Her yıl biraz daha yana yatıyordu ve sonunda devrilmesi mukadderdi. İtalyanlar 3 yıl önce işe el attılar ve 4,5 tonluk 100 m uzunluğunda 4 çelik halat yardımıyla Pisa Kulesi'nin yan yatmasını durdurdular. Acaba diyoruz, İtalyanlardan o halatları ödünç istesek, bizim de yan yatan ekonomiyi doğrultmamızda bir faydası olur mu? Her türlü ihtimali değerlendirmek lazım.
Bakan
İtalya'da seçimlerden galip gelen merkez sağın lideri Silvio Berlusconi, bakan sayısını 12'ye indireceklerini söylemiş. Bazı kötü niyetliler hemen bunu fırsat bilip bizdeki bakan sayısının 37 olduğunu hatırlatıyorlar hemen.
Ne olmuş yani. Durup 5 dakika düşünün bakalım, Türkiye'deki bakanlardan 12 tanesinin ismini bir çırpıda sayabilecek misiniz?
Kriz barıştırdı
Ekonomik krizin şu ana kadar hep olumsuz yanlarından söz ettik. Peki hiç mi iyi yanı yok bu meretin? Ahmet Akkoç, 'var' diyor ve anlatıyor.
"Krizden önce Cennet Mahallesi'nde kaynanası ile aynı evde oturan gelin zamanla geçinememiş. Sonunda kocasını da ikna ederek, hatta "Ben annenle Hicaz'a bile gitmem!" diyerek ayrı bir eve taşınmalarını sağlamış.
Fakat gelin görün ki kriz sonrası maddi sıkıntıdan dolayı ayrı durdukları evin kirasını ödeyemeyerek tekrar validelerinin yanına dönmüşler. Kayın validesi ile beraber Hicaz'a bile gitmeyi istemeyen gelin, kaynanası ile barışarak aynı evde tekrar oturmaya razı olmuş."
Demek ki neymiş: Kriz küskünleri barıştırıyormuş. Bu da iyi bir şey; öyle değil mi?
Duvar
YÖK Batı'ya açılıyormuş, Türkiye'ye kapanıyor!
Türkçe show
İzmir'de bir mobilya mağazası sahibi, vitrinine, "Mark, dolar geçmez!" diye bir yazı kondurmuş. Bir konuşma da yapmışlar, mağaza sahibi bir hayli duyarlı:
"Başkasının parasından bize yar olmaz. Ben Türkiye'de yaşıyorum. Milli menfaatimiz ve kendi cebimiz için dövize yönelmeyelim. Ülkeyi bölmek isteyen emperyalist dış güçlerin parasını kullanarak, onlara güç vermeyelim. Dövize para verip onların boyunduruğuna giriyoruz." diyor.
Böylesine güzel sözlere ancak şapka çıkartılır. Haberde bir de fotoğraf var. Fotoğrafta mağazanın resmi de var. Mağazanın üstündeki devasa tabelada ne yazıyor dersiniz?
Tam olarak şöyle: "BETON KANEPE SHOWROOM"
Emperyalizme karşı mücadele ha! Bize göre sadece beyaz kağıt üzerine kırmızı ibibik kondurmuşlar.
Ödenek bolluğu
Milyarlarca dolar uçup gitti. Yolsuzluklar zaten diz boyu. Bu arada gerçekten yatırım bekleyen işlere ne oluyor? Ne olacak, hava cıva oluyor. Bir örnek verelim.
Konya-Adana karayolunda yaklaşık 4 yıl önce bir kaza olmuş ve 49 kişi ölmüştü. Kazanın sebebi olarak da yolun darlığı gösteriliyordu. Devlet bu sene o yolun genişletilmesi için 1 milyar lira ödenek lütfetmiş.
Onu da ödemeseydiniz, bari!
|