Telekom'da nakil ek iş mi?
Yozgat Sorgun'da 0 354 415 42 28 numaralı telefonun sahibi olan Harun Yozgat, yaklaşık 2 ay önce nakil için Türk Telekom'a başvurur. Ancak aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen henüz telefonu bağlanmaz. 'Görevlilerden biri izne çıkıyor topu ötekine atıyor.' diyen Yozgat, duygularını şu şekilde dile getiriyor: 'Hatta bir seferinde bizim işi "ek iş!" olarak değerlendirdiler. Biz 4 daire hâlâ telefon naklini bekliyoruz. Telekom'da hangi iş "ek iş!" veya hangi iş asıl iş doğrusu anlayamadım. Kaldı ki asıl iş olarak nitelendirdikleri faaliyetler için 3 sene bekleyenlerin olduğunu kendileri belirtiyor.
Zamanımızda telefonun su kadar gerekli olduğunu hepimiz biliyoruz.' Başarılı çalışmalara imza atan Telekom'un bu durumu kısa zamanda çözeceğini ümit ediyoruz.
Normal postayı da geçti! APS 20 gündür ulaşamadı
08.05.2001 tarihinde Hakkari Turkcell bayiinden aldığım hazır kartı aynı gün Hakkari PTT'ye giderek 'Kart daha çabuk ve daha güvenilir gider.' diye APS ile İstanbul Kandilli Kız Lisesi 9. sınıfta okuyan kızım Sema Özbek'in adına gönderdim.
APS ile göndermiş olduğum zarfım hâlâ yerine ulaşamadı.
Normalde APS ile gönderilen emanetlerin en geç 3 günde yerine ulaşması gerekmiyor mu? Acele Posta Servisi bu kadar geç gidiyorsa mektuplara ekstra bir ücret ödemenin ne anlamı var? Merak ediyorum, APS bu kadar geç gidiyorsa acaba normal mektup kaç günde gider? Mağduriyetimin giderilmesini istiyorum.
lM. Sıddık Özbek/Hakkari
Telekom açıklama yaptı:Köy telefonları düzeldi
9 Mayıs 2001 tarihinde Muş'un Bulanık ilçesine bağlı Dokuzpınar, Hoşgeldi, Okçular ve civar köylerinin telefon arızalarını ilettiğimiz Türk Telekom Basın Müşaviri Abdullah Gündüz, ilgili köylerde yaşanan telefon arızalarının giderildiğini açıkladı.
Şikayete konu köylerin telefon problemlerinin hassasiyetle incelendiğini belirten Gündüz'ün açıklaması şöyle: "Muş ili Bulanık ilçesi Dokuzpınar köyünde elektrik kesintilerinden kaynaklanan santral arızaları olduğu tespit edilmiştir. Gönderilen jeneratörlerle sorun giderilmiş ve mümkün olduğunca iyi bir iletişim ortamı sağlanmaya çalışılmıştır. Şikayet konusu olan abonelerimizin de sorunları giderilmiştir. Ayrıca Hoşgeldi, Okçular ve civar köylerinin telefon iletişimlerinde herhangi bir problem kalmamıştır."
Nahcıvan şehidine...
Nahcıvan'da 4 aylık tarih öğretmeni olan Ömer, bir trafik kazasıyla şehitler kervanına dahil olur.
Nahcıvanlı Yakup Şükürov, hocası hakkındaki duygularını şu şekilde kaleme almış:
"Buz gibi soğuklar vardı, kalp yurdumun duygu coğrafyasında. Hüznün telleri ilmek ilmek sarmıştı hayalimi. Ufkumda beliren bir şehit tebessümüydü. Şehidim huzur üflüyordu ölmezlerin diyarından. Simasında nur renkli çizgiler, yüreğime yağmur gibi akıyordu.
Bir bahardı, onun etrafında yeşeren. Güller cennet gününün kokusunu taşıyordu. Akan Kevser ırmağı, gülen şehit ÖMER'imdi.
GERÇEK DOST'una şehit kanatlanışıyla uçmuştu. O, artık şehitti. Şehitler kervanına NAHCIVAN'ı temsilen katılmıştı. O, bizim şehidimizdi. Künyesinde şehit yazıyordu artık onun.
Şimdi ise, şehit dualarının nöbetinde bütün duygularım. Hayalimi, hep onun şehit görüntüleri süslüyor. Ve tebessümü, perçinleniyor beynimin kılcallarına. Onun mutluluğuyla mutlu oluyorum. Teselli buluyorum şehadetiyle...."
Bu insanlar gittikleri yerlerde sadece emeklerini, alınterlerini, vakitlerini–nakitlerini vermiyorlar, bir insanın en değerli ve vazgeçilmez sermayesi olan canlarını da veriyorlar. İşte Erdal'lar, Ubeyde'ler, Cengiz'ler, Şeyda'lar ve daha nicelerinden oluşan şehitler kervanı, bize başarının, aydınlık geleceğin ipuçlarını veriyorlar. Bu genç bedenler aramızdan ayrıldılar; ancak ruhlarıyla dünyanın her tarafında birer ışık olmaya devam edecekler.
|