Yerel Tv'ler ayakta
Yerel televizyonların temsilcileri, tasarıda öngörülen cezaların, yerel televizyonları susturacağını, basında tekelleşmeye yol açacağını vurguladılar.
<ı> İzmir KANAL 1 Yönetim Kurulu Bşk. ve Genel Md. Mehmet Erdül:
Yıllık geliri 25 milyar olan bir televizyon, 25 milyarlık para cezasını nasıl ödeyebilecek? Adam uydudan bölücü yayınlar, seks yayınları yapıyor, bunları denetleyemeceksin; habercilik yapmaya çalışan Tv'yi bir hatasından dolayı kapatacaksın.
Adana Kanal A Televizyonu Gen. Yay. Yön. Acar Filiz:
Medya gücü ile ihalelerin sonucunun etkilenmesinin önüne geçilmeli. Tasarıyla yerel Tv'lerin dahi satın alınarak kartel oluşmasına imkan hazırlanıyor. Yayıncı kuruluşlar denetlenmelidir. Ama yaşamalarına olanak vererek cezalandırılmalıdır.
Samsun Kanal S Tv Yön. Kur. Bşk. Nedim Aydın:
Yerel televizyonlar zor şartlarda, önemli bir görevi yerine getiriyorlar. Tasarıda, öngörülen cezaları hiçbir yerel televizyonun ödemesi mümkün değil. Hakkınızı arama imkanı yok. Ulusal televizyonlar hakkını arayabilir. Tasarı güçlüden yana.
Samsun 19 Mayıs FM Yön. Kur. Bşk. Kemal Babacan:
Ne eski kanu bize uygundu, ne de yenisi. Hükümet, yerel radyo ve televizyonları susturmak istiyor. Yerel Tv'ler halkın tepkisini çekmemek için, böyle bir yöntemle devre dışı bırakılmak isteniyor. Bence Meclis'ten geçse bile uygulanamaz.
Denizli Haber (DEHA) Gen. Yay. Yön. Eren Güneş:
Yeni tasarı ölen bir insanı sopa ile kovalamaya benziyor. Zaten yerel Tv'ler can çekişiyor. Bu tasarı ile öldürmek üzüntü verici. Önce Anadolu'yu gezsinler, hangi yerel Tv kanalı 25 milyar eder, ona baksınlar.
Gaziantep Hisar Tv Sorumlu Md. Hanifi Mirzaoğlu:
Ekonomik, kalifiye eleman ve teknik bakımdan ayakta zor duruyoruz. Tasarı durumuzu daha kötüye götürecek. RTÜK yerel yayıncılığı teşvik edici birtakım düzenlemeler ile yasayı çıkartmalı.
Gaziantep Kanal 27 Genel Md. Cengiz Karaduman:
Yerel Tv'lere büyük para cezaları öngörülüyor. Lisans iptalinin yolu açık. Bunun anlamı; istenildiği bir takdirde yerel bir Tv kapatılabilir. Tasarı, bazı ulusal Tv'lerin önünü açacak, tekelleşmeye gidilecek. Siyaseti arkasına alan ulusal yayınlar devam edecek, yerel televizyonlar yok olacaktır.
Gaziantep Olay Tv sahibi Raci Dölek:
Tasarı, tekelleşmeyi teşvik ediyor. Yerel Tv sahipleri cezaları ödemeyince sermayeye teslim olmak zorunda kalacak. Kurtuluş Savaşı'nda büyük rol oynayan yerel yayıncılık baltalanmış olacak.
Malatya CNM Televizyonu sahibi Kemal Piliç:
Yeni yasa ile birlikte tekelleşme olayı ortaya çıkacak. Getirilen para cezaları çok ağırdır. Yerel kuruluşların bu paraları vermesi mümkün değildir. Bizce adil olmayan bir kanun tasarısıdır.
Malatya Er Tv Genel Md. Zehra Çavuşoğlu:
Televizyonların elini kolunu bağlayan bir yasa tasarısıdır. Cezalar çok ağır. Meclis'ten geçmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu yasayla tekelleşmeye gidilebilir.
Malatya Güneş TvV Gen. Yay. Yön. Hasan Kara:
Hiçbir yerel yayın kuruluşu 25 milyar liralık cezayı ödeyecek güce sahip değil. 4–5 büyük medya kuruluşu birden fazla medya kuruluşunu ele geçirerek ihalelerde haksız rekabet oluşturabilir. Yerel yayın kuruluşları birleşerek tepki göstermeli.
Malatya Ufuk Tv sahibi Bayram Osmanlıoğlu:
Tasarı, medyayı kartelciye teslim etmek demektir. Bazı siyasilerin Anadolu'ya çıkacak yüzü kalmadı; yerel medyanın önünü kesmek istiyorlar. Soygun düzeninin içinde olanlar, foyalarını ortaya çıkaran yerel medyanın sesini kesmek istiyorlar.
Tv Malatya Gen. Yay. Yön. Bülent Yalvaç:
Yerel medya bu ağır cezaları karşılayabilecek güçte değil. Oluşturulacak yeni RTÜK heyetinin, siyasi partilerin kontrolündeki bir heyet olabileceği olasılığı endişemizi daha da artırmaktadır.
Kayseri Erciyes Tv Yön. Kur. Bşk. Mustafa Eraslan:
Anadolu, sesini yerel Tv'ler aracılığı ile duyuruyor. Taslaktaki yerel Tv'lerle ilgili hükümler ağır. Yerel Tv'ler kapanınca ulusal Tv'ler tekel oluşturacak. Dolayısı ile Anadolu'nun sesi kesilecek.
Antalya E Tv Gen. Yay. Yön. Mehmet Yönden:
Ceza uygulayacak makam mahkemelerdir, tasarıda cezanın bir başka kurum tarafından uygulanacağı öngörülüyor. Bu ülkenin mahkemeleri, hakimleri, savcıları, yazılı medyayı takip eden basın sevcıları var. RTÜK'ün ceza belirlemeye girişmesi hukukun üstünlüğü ile çelişiyor.
Erzurum Kanal 25 Genel Md. Halil Daldal:
Tasarının Meclis'ten geçmemesi için üyesi olduğumuz Yerel Televizyonlar Birliği aracılığı ile hukuki mücadelemizi başlattık. Siyasiler ile görüşüp politik destek aradık. Yerel Tv'lerin kapatılması Aydın Doğan'ın ve kartel medyası patronlarının bir oyunu.
Konya SUN Tv Gen. Md. Uğur Özteke:
Tasarı, Anadulu basınına vurulacak en son darbedir. Bu tararı ile ulusal basında kartelleşen medya bir süre sonra korkunç kollarıyla Anadolu basınını sararak yok edecektir.
Yerel Televizyonlar Birliği Genel Bşk. Yard. ve İç Anadolu Bölge Televizyonu Gen. Yay. Yön. Nurettin Bay:
Yasa çağın koşullarına uydurulmalıdır. RTÜK üyelerinin belirlenmesinde tasarruf iktidar partilerinin eline geçmektedir. RTÜK üyelerinin belirlenmesinde Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi muhatap alınırken, radyo ve televizyonlar göz ardı, yerel radyo ve televizyonlar dışlanmıştır.
Trabzon Kuzey Tv Haber Gen. Yay. Yön. Ali Değermenci:
Yerel Tv'ler daha bağımsız ve devlet ekonomisinden geçinmeyen, devlet ihaleleri ile ilgili hiç alakalı olmayan kuruluşlardır. Hükümetler yerel Tv'leri etkileyemiyor, ulusal Tv'leri etkiliyorlar. Hükümet yerel Tv'leri de TRT'leşmeye zorluyor.
Rize Çay Tv Yön. Kur. Bşk. V. İsmail Torlak:
Zor şartlar altında görev yapmaya çalışan yerel basın kuruluşlarını ölüme terk eden tasarıyı kınıyoruz. Eğitime önemli katkıları olan yerel Tv'lerden eğitime katkı payı kesilmesi mağduriyeti artırıyor. Ayrıca RTÜK payını vergi vererek yerine getirdiğimize inanıyoruz. RTÜK payı kesilmesi aynı gelirden iki kez vergi anlamına gelir.
Yerel Tevizyonlar Birliği (YTB) Genel Bşk. Yard. ve Rize Tv Yön. Kur. Bşk. Adnan Onay:
Öngörülen cezalar yerel Tv'lerin ödeyemeyeceği rakamlardır. Bununla birlikte lisans iptallerinin gündeme gelmesi kaçınılmaz olacak. Yerel Tv'lerin görüşleri alınarak tasarının yeniden hazırlanması gerekmektedir.
Denizli ART Gen. Yay. Yön. Emin Barıner:
RTÜK yerel Tv'ler üzerinde balyoz olmaya devam ediyor. Bu yasa geri çekilmek durumunda. Ankara'dan kanun yapmak kolay. Bir de Tv kanallarının sorunlarına eğilmeyi denesinler.
Sivas Radyo Televizyonu (SRT) Genel Md. Bilal Sert:
Tasarı ile yerel televizyonlar kapatılmaya çalışılıyor. Sınırlı imkanlarıyla yayın hayatını sürdüren Tv'ler, tasarıdan sonra oluşacak olan yeni yapılanma ile medya tekelinin insafına terk edilecek.
(Erdal Şen — İlhan Basmacı — Hamit Kavak — Mehmet Kuru — Çetin Çiftçi — Mehmet Şahin — İsmail İçer — Ümit Karakaya — Orhan Yıldırım — Mürsel Çetin — İbrahim Şahin / İZMİR / ADANA / SAMSUN / DENİZLİ / SİVAS / MALATYA / GAZİANTEP / KAYSERİ / ANTALYA / ERZU)
Sezer'e kır çiçeği
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hilmi Özkök, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral İlhami Erdil, Jandarma Genel Komutanı Aytaç Yalma ile dün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ni ziyaret etti.
Sezer'in Van'a gelişinde yollara dizilen vatandaşlar sevinç gösterisinde bulundular. Sezer ve komutanlar valilikte basına kapalı olarak Vali Durmuş Koç'tan ilin sorunları hakkında brifing aldılar. Sezer ve komutanlar Van'dan, Türkiye'nin en güney ucunu teşkil eden Irak sınırındaki Yeşilova Sınır Bölüğü'nü ziyaret için Hakkari'ye geçtiler. Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Derecik bölgesi Yeşilova Sınır Karakolu'nda iki kız öğrenci, Sezer ve Kıvrıkoğlu'na kır çiçeği sundu. Sezer, 3 No'lu mevzide de bölük şeref defterini imzaladı. Sezer ve beraberindekiler dün akşam saatlerinde Ankara'ya döndüler.
(M. Alihan Hasanoğlu / VAN (cha))
Cezalar da RTÜK'ün cebine
Dün yasa tasarısının Meclis'te görüşülmesinde, Üst Kurul'un gelirleri arasına, radyo ve televizyon kuruluşlarına verilecek idari para cezaları da eklendi.
TBMM Genel Kurulu, önceki gün çoğunluk bulunamaması sebebiyle görüşmelerini tamamlayamadığı Radyo ve Televizyon Yasa Tasarısı'nı 6. maddesinden itibaren görüşmeye başladı. 6. maddenin oylanarak kabul edilmesinin ardından 7'nci maddenin görüşülmesine geçildiğinde, ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Mesut Yılmaz da Genel Kurul'a geldi. Söz konusu madde üzerinde FP grubunun görüşlerini açıklayan Trabzon Milletvekili Şeref Malkoç, tasarının medya patronlarının devlet ihalelerine girmesi dışında hiç kimseye bir yararı bulunmadığını belirterek, hükümetin tasarıyı geri çekmesini istedi.
DYP Antalya Milletvekili Mehmet Baysarı da RTÜK'ün gelirlerini düzenleyen 7'nci maddenin Anayasa'nın eşitlik ilkesini ihlal ettiğini kaydetti. Daha sonra verilen bir önergenin benimsenmesiyle 'radyo ve televizyon kuruluşlarına verilecek idari para cezaları' da RTÜK'ün gelirleri arasına eklendi.
Benimsenen maddeler
Benimsenen maddelere göre, Üst Kurul, tam gün esasına göre çalışacak, haftada birden az olmamak üzere en az 5 üye ile toplanacak ve en az 5 üyenin aynı yönde oyuyla karar alacak.
Geçerli mazereti olmaksızın üst üste üç kez toplantıya katılmayan Üst Kurul üyesi çekilmiş sayılacak. Üst Kurul'un gelirleri de şöyle düzenlendi: Özel radyo ve televizyon kuruluşlarından alınacak Tv kanal ve radyo frekansı yıllık tahsis bedelleri, özel radyo ve televizyon kuruluşlarının yıllık brüt reklam gelirlerinden yüzde 5 oranında ayrılacak paylar, gerektiğinde TBMM Başkanlığı bütçesinin transfer tertibinde yer alacak ödenek, radyo ve televizyon kuruluşlarına verilecek idari para cezaları. Özel radyo ve televizyon kuruluşlarından alınacak yayın izin ve lisans ücretleri Hazine'ye gelir kaydedilecek.
Rektörlerin karar günü
Üniversite rektörleri, bugün YÖK'te yapacakları toplantıda hükümete 'muhtıra' verecekler. Hocalar yapacakları eylemleri de planlayacaklar.
53 devlet üniversitesi rektörü son yıllarda 'yaşadıkları olumsuzluklara' tepki göstermek için bugün YÖK'te bir araya geliyor. Vakıf üniversitelerinin katılmayacağı rektörler toplantısında, "araştırma fonlarının kaldırılması, araştırma görevlisi kadrosu verilmemesi, rektörlerin protokolde 4. sıradan 10. sıraya gerilemesi ve öğretim üyelerine ödenen düşük maaşa" tepki gösterilecek. Ortak bir deklarasyon yayınlamaları beklenen rektörler, ayrıca yapacakları eylemleri de planlayacaklar.
"2025'te hoca bulamayız"
ODTÜ rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, araştırma fonları ile üniversitelerin kısıtlı imkanlarına rağmen çalışmalar yapıldığını, bu fonların kaldırılması durumunda üniversitelerin kollarının bağlanacağını söyledi. Mevcut araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmasına bile izin verilmediğini kaydeden Akbulut, "Biz yeni kadro da istemiyoruz. Elimizdeki kadroların kullanılması için izin istiyoruz. Aslında 9–10 bin araştırma görevlisi kadrosu verilmesi gerekir. Aksi takdirde yeni kurulacak üniversiteler veya 2025 yılında üniversiteler nereden öğretim elemanı bulacaklar?" dedi. Akbulut, öğretim üyelerinin maaşlarındaki adaletsizliğin de giderilmesini istedi. Daha önce genel müdür, birinci derecede hakim ve tümgeneral seviyesinde olan maaşlarının bunların seviyesinden çok aşağıya düştüğünü belirten Akbulut, "Rektörler protokolde 4. sıradayken önce 9. sıraya gerilediler. Başbakan'a durumu bildirdik, kendisi düzeltileceğini söyledi. Sonra ise protokoldeki yerimiz 10. sıraya çekildi." diye konuştu.
"İzin vermeyiz"
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan ise üniversitelerin sorunlarının çözümü için gerekli olan yasal düzeltmelerin Meclis'ten 16. öncelikli yasa olarak çıkarılmasını istedi. Üniversitelerin ihtiyaçlarının giderilmemesi durumunda ülkenin bilimsel ve teknolojik gelişmesinin engelleneceğini ve geri bırakılacağını belirten Ayhan, "Buna asla izin vermeyeceğiz." dedi. (İbrahim Asalıoğlu / ANKARA (Zaman))
SSK'lının nesi eksik?
Özel ve kamu kesiminin yıllık sağlık harcamaları 10 milyar doları aştı. Kişi başı sağlık harcaması 149 dolar. Fakat SSK'lılara yapılan harcama, Türkiye ortalamasının altında; 50 dolar.
Türkiye'nin sağlığa yıllık ne kadar para harcadığı tespit edildi. Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi Genel Koordinatörlüğü'nün görevlendirdiği bir heyet tarafından yapılan çalışmalar "Türkiye Sağlık Harcamaları ve Finansmanı-1998' isimli kitapta yayımlandı. Buna göre Türkiye, yıllık 10 milyar doların üzerinde kayıtlı sağlık harcaması yapıyor. Bu harcama her yıl ortalama reel olarak yüzde 20 civarında artıyor. Kamu harcamaları, özel kesimi dörde katılıyor. Yıllık kişi başı harcama ortalaması ise 149,5 doların üzerinde. Fakat SSK'lılara yapılan harcama, Türkiye ortalamasının altında; 50 dolar olarak gerçekleşiyor. Diğer kurumların kişi başına sağlık harcamaları şöyle: MSB ve TSK'da 322 dolar, Emekli Sandığı'nda 312 dolar, Bağ-Kur'da 125 doların üzerinde. Bağ-Kur'un sağlık harcamaları hızla artıyor. 1997 ile 1998 karşılaştırmasında artış dolar bazında yüzde 116 olarak gerçekleşti.
En büyük para ilaca
Sağlık harcamalarında en büyük bölümü ilaç oluşturdu. SSK'nın sağlık harcamalarında ilacın payı 625 milyon doların üzerinde. Bu kurumu Bağ-Kur, 458 milyon dolarla ikinci sırada izliyor. Ardından da 400 milyon dolarla Emekli Sandığı, 349 milyon dolar ile diğer bakanlıklar, 206 milyon dolarla Sağlık Bakanlığı, 111 milyon dolar ile MSB ve TSK geliyor.
Özel sektör sağlık harcamaları içinde ilacın payı 800 milyon doları buluyor. 1998 rakamları esas alındığında Türkiye'de ilaç için 3 milyar 309 milyon dolar harcandı. İlaç harcamalarındaki artış ise reel o
Meclis bize bilgi vermiyor
Türk Belediyeler Birliği Başkanı ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, yaptığı yazılı açıklamada, TBMM'de gündeme alınan yasalar konusunda yerel yönetimlerin sorunları olduğuna dikkat çekerek, şunları dile
getirdi: Parlamento'nun gündeme aldığı ve yerel yönetimlerle ilgili olduğu belirlenen yasa tasarılarıyla ilgili kurumumuza ve belediyelere bilgi verilmemektedir. Belediyeleri doğrudan ilgilendiren bu kanunlarda değişiklik yapılmakta ve belediyelerin var olan yetkileri de tırpanlanmaya devam edilmektedir." Aytaç Durak, açıklamasında 4077 sayılı Tüketici Yasası, Belediyelere ve İl Özel İdareleri'ne Genel Bütçe Giderlerinden Pay Verilmesi, Devlet İhale Yasası, Endüstriyel Bölgeler Hakkındaki Yasa Tasarısı'nı buna örnek olarak gösterdi. Öte yandan, Türk Belediyeler Birliği Marmara Bölgesi Sorumlusu ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, tüketicilerle ilgili yasa değişikliğinin yapılması halinde tüketicilerin esnaf karşısında savunmasız bırakılacağını, denetim ve ceza kesme yetkisinin ortadan kalkacağını belirtti. İSTANBUL (Zaman)Türk Belediyeler Birliği Başkanı ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, yaptığı yazılı açıklamada, TBMM'de gündeme alınan yasalar konusunda yerel yönetimlerin sorunları olduğuna dikkat çekerek, şunları dile getirdi: "Parlamento'nun gündeme aldığı ve yerel yönetimlerle ilgili olduğu belirlenen yasa tasarılarıyla ilgili kurumumuza ve belediyelere bilgi verilmemektedir. Belediyeleri doğrudan ilgilendiren bu kanunlarda değişiklik yapılmakta ve belediyelerin var olan yetkileri de tırpanlanmaya devam edilmektedir." Aytaç Durak, açıklamasında 4077 sayılı Tüketici Yasası, Belediyelere ve İl Özel İdareleri'ne Genel Bütçe Giderlerinden Pay Verilmesi, Devlet İhale Yasası, Endüstriyel Bölgeler Hakkındaki Yasa Tasarısı'nı buna örnek olarak gösterdi. Öte yandan, Türk Belediyeler Birliği Marmara Bölgesi Sorumlusu ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, tüketicilerle ilgili yasa değişikliğinin yapılması halinde tüketicilerin esnaf karşısında savunmasız bırakılacağını, denetim ve ceza kesme yetkisinin ortadan kalkacağını belirtti. İSTANBUL (Zaman)
İHL sarhoşlara kaldı
İzmit Kız İmam Hatip Lisesi binası çürümeye terk edildi. Depremde hasar görmeyen iki bin öğrenci kapasiteli dev okul, öğrencilerin azalması ile birlikte çürümeye bırakıldı.
Camların, kapıların kırıldığı okulda sarhoşlar ve çocuklar cirit atıyor. Bir zamanlar binlerce öğrencinin okuduğu binada, ilköğretimin 8 yıla çıkartılması ve İHL çıkışlı öğrencilere üniversitelerde getirilen sınırlamalar sonucu öğrenci sayısı azaldı. Okuldaki kız öğrenciler bu nedenle erkek şubesine kaydırıldı. Boş kalan okul binası, depremde hasar gören İzmit ve Gazi Lisesi'ne tahsis edildi. Bu okullar, bir süre sonra kendi binalarına geçti. 6 aydır boş olan okulda herhangi bir güvenlik önlemi olmadığı için camlar, kapılar kırıldı. Depremden sonra bölgede yaşanan bina sıkıntısına rağmen dev binanın atıl bırakılması vatandaşların tepkisini çekiyor. Fikri Kaya
Duvarla konuşma savunması
Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, bir tebligat ile ilçe sınırları içindeki bir ilköğetim okulunda "duvarla ve arabalarla konuşan" bir memura savunmasını yapması için çağrıda bulundu.
Çağrı Resmi Gazete yoluyla yapıldı. İlanda memura ilişkin iddialar şöyle sıralandı: 15 Şubat 1999'dan itibaren görevinize gelmediğiniz, sık sık görevinizi aksattığınız, okula gittiğiniz zamanlarda da hiçbir şey yapmadığınız, ögrencileri korkuttuğunuz, bahçe duvarı ve arabalarla konuştuğunuz, evli olmadığınız halde hamile olduğunuz, tüm ısrarlara rağmen adresinizi vermediğiniz. Çağrıda, iddialar belirtildikten sonra 'Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesi gereği savunma yapmanız gerekmektedir." denildi. Reuters
Büyük patron bizi yönetecek
DSP Ankara Milletvekili Uluç Gürkan, RTÜK Kanun Tasarısı'yla medya patronlarının kamu ihalelerine girme yasağının kaldırılmasını eleştirerek, "Radyo ve Tv'lerin bir yıllık giderlerinin toplamı 800 milyon dolar.
Bu kesimin reklam pastasından aldığı pay ise 450 milyon dolar. Bu aradaki farkı, medya patronu olmak adına harcıyorlar. Türkiye'de medya patronlarının tümünün bankası var. Yasağın kalkmasıyla da enerji ihalelerine girecekler. Dünyadaki gelişmeler gösteriyor ki; bundan sonra da savunma alanına girecekler. O zaman büyük patron bizi yönetecek." dedi.
Süleyman Kurt / ANKARA (cha)
İçmeyeni de yakıyor
Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Dünya Sigarasız Günü nedeniyle yaptığı açık-lamada sigara dumanından pasif etkilenen kişilerin büyük risk altında olduğunu söyledi.
31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü dolayısıyla yazılı açıklama yapan Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Dünya Sağlık Örgütü'nce (WHO) bu yılın temasının, sigara dumanından etkilenen pasif içicilerin korunması ve sigara içen kişilerin de sigaradan kurtulmalarını desteklemek amacıyla, "Soluduğumuz havayı sigara dumanından temizleyelim" olarak belirlediğini bildirdi.
WHO'nun araştırmasına göre, 1 milyar 600 milyon insanın sigaranın tehdidi altında olduğuna, yine bu kadar insanın çeşitli hastalıklarla karşı karşıya yaşamını sürdürdüğüne dikkati çeken Durmuş, sigara kullananlarla birlikte yaşayanlarda lösemi riskinin 6,8, göğüs kanseri riskinin 3,4, gırtlak kanseri riskinin 3,4 kat daha fazla olduğunu gösterdiğini belirtti. Durmuş, WHO verilerine göre akciğer kanserlerinin yüzde 99'unun sigaradan kaynaklandığını bildirdi.
Çocuklar tehlikede
Sigara içmedikleri halde sigara dumanına maruz kalanların pasif etkilenmeyle karşı karşıya olduklarını ifade eden Bakan Durmuş, şunları kaydetti: "Sigara içilen ortamlarda çocuklar bedensel ve ruhsal sağlıkları açısından yetişkinlere göre daha fazla etkilenirler. Çoğu çocuk sigara dumanından etkilendiğini fark edemez, sadece öksürük, gözlerde yanma ya da sinirlilik şeklinde belirtiler gösterirler. Ayrıca pasif etkilenen çocuklarda öğrenme güçlüğü, davranış sorunları ve dil gelişiminde sorunlar görülmektedir. Sosyal öğrenme ve sigara dumanına alışma sonucu sigara içen ebeveynlerin çocukları diğer çocuklara göre sigara içmeye daha yatkın olmaktadırlar. Kanserojen 45 hastalığa neden olan sigara tehlikesinden kurtulmak zorundayız."
Gülen bize İslam'ı sevdirdi
Gülen davasında tanık olarak dinlenen Vatikan İstanbul Temsilcisi Monsenyör Georges Marovitch: "Gülen'i bütün dinlere açık bir şahsiyet sahibi olarak tanıdım. Dine dayalı devlet kurma amacıyla yasadışı örgüt kurduğunu duymadım." dedi.
Ankara 2 No'lu DGM'de görülen Fethullah Gülen davası ile ilgili İstanbul 1 No'lu DGM'de Türkçe ifade veren Türkiye Katolik Cemaatleri Ruhani Reisler Kurulu Genel Sekreteri Georges Marovitch, "Fethullah Gülen'i önce medya yoluyla, dinler ve kültürler arası diyalog ve uzlaşmaya dikkat çeken, ılımlı bir İslam alimi olarak tanıdım. Daha sonra cemaatimizin bazı temsilcileri ile birlikte kendisini ziyaret ettiğimizde hakkındaki kanaaatimizin daha da pekiştiğini gördük. Fethullah Gülen, inançlar ve kültürler arası diyaloğa hizmet eden, barış ve sevgi insanıdır. O bütün dinlere açık bir şahsiyettir." diye konuştu.
'Söylemlerinden etkilendik'
Marovitch, ifadesinde Gülen'in yazdığı "Fasıldan Fasıla" isimli kitaptan alıntılar da yaparak, "O Katolik cemaatimizi çok etkiledi. Sevgi ve hoşgörü esaslarına dayalı gerçek İslamiyet'i onun sayesinde tanıdık." dedi. Fethullah Gülen'in söylemlerinden hem kendisinin ve hem de cemaatinin etkilendiğini vurgulayan Marovitch şunları söyledi:
"Gülen'in kitabında yer alan 'Herkes Kelime-i Şehadet'i esas alarak, etrafındaki insanlara bakış açısını yeniden ayarlamalı. Çünkü hadislerde anlatıldığına göre Allah'ın o engin rahmeti ahirette öyle tecelli edecektir ki şeytan bile 'Acaba ben de istifade edebilir miyim?' diye ümide kapılacaktır. Şimdi böyle bir rahmet enginliği karşısında cimrilik yapmak ve o cimriliği temsil etmek bize yakışmaz. Hem bize ne, mülk O'nun, hazine O'nun, kul O'nun... Öyleyse herkes haddini bilmeli.' ifadeleri cemaatimizi çok etkilemiştir."
Hakimin, "Papa- Fethullah Gülen görüşmesi nasıl gerçekleşti?" sorusuna Marovitch, şöyle cevap verdi: "Ben onun Rusya'daki bir okulunu gördüm çok etkilendim. Oradaki Rus öğrenciler Türkçe konuşuyorlardı. Okulda Atatürk köşeleri vardı. Muhterem Fethullah Gülen ile görüşmemiz sırasında kendisinin Vatikan'ı ziyaret edip etmediğini sorduk. 'Hayır' dedi. Bunun üzerine biz, cemaatimizin ruhani reisleri olarak, Vakitan'la diyalog konusunda böyle önemli görüşleri bulunan, Türkiye'de ve yurt dışında 300 civarında çok güzel eğitim kurumlarına rehberlik eden birisinin Papa Hazretleri ile görüşmesinin faydalı olacağını bildirdik. Bunun üzerine davet geldi ve ben de tercümanlık yapmak üzere seyahate katıldım ve görüşmelerine şahit oldum. Gülen ile ilgili gözlemlerimi ve biraz önce anlattığım söylemimi Papa'ya aktardım. 'İslamiyet budur' dedim."
'Lider olarak görüşmedi'
Duruşmada hazır bulunan Gülen'in avukatlarından Abdulkadir Aksoy, tanığa "Papa ile Gülen görüşmesinin amacı neydi?" sorusunun yöneltilmesini istedi. Mahkeme heyeti başkanının soruyu aktardığı Marovitch, "Gülen ile Papa'nın görüşmesi gayet kısa nezaket ve protokol çerçevesinde gerçekleşti. Gülen, Papa ile dünya Müslümanlarının lideri olarak görüşmedi. Şeriat devletine zemin hazırlamak için Papa'yı ziyaret etmedi. Dinî konularda fikir alışverişinde bulunuldu. Papa daha önce de dinlerarası diyalog amacıyla birçok Müslüman'la görüştü. O bize İslam'ı sevdirdi. " dedi. Marovitch, sanık avukatı Aksoy'un "Gülen, kurmayı düşündüğü iddia edilen dinî devlet için zemin mi hazırlıyordu?" şeklindeki sorusunu da, "Gülen'in dinî devlet kurma hazırlığı iddiası konusunda bilgim yoktur." diye cevaplandırdı. (Bülent Ceyhan )
Yeni Asya'ya yeni hapisler
Yeni Asya aleyhindeki DGM kararları devam ediyor. Kutlular'ın hapse konulmasından sonra dört Yeni Asya yazarı daha "Deprem İlâhî ikazdır" dedikleri için hapse mahkûm edildi.
İstanbul 3 No'lu DGM,1999 sonundan bu yana devam eden dâvâların dünkü karar duruşmasında, Şaban Döğen, Sami Cebeci, Abdil Yıldırım ve Cemil Tokpınar'ı 1 yıl 8'er ay hapis cezasına çarptırdı. Sanık avukatları kararın hukuka uymadığını belirterek temyize başvuracaklarını bildirdiler.
İstanbul 3 No'lu DGM'de dün aynı dâvâdan Genel Yayın Yönetmeni Kâzım Güleçyüz, Yazı İşleri Müdürü Mustafa Döküler, yazarlar Cevher İlhan, Ali Ferşadoğlu, Mustafa Özcan, Şevki Akgünler de yargılandı. Dava, ağustos ayına ertelendi. Yeni Asya yazarlarından Akgünler ve Ferşadoğlu, başka yazılarından dolayı daha önce de 1 yıl 8 ay hapis cezası almıştı. Söz konusu kararlarla ilgili temyiz süreci devam ediyor.
Yeni Asya gazetesi başyazarı Kâzım Güleçyüz, davalarla ilgili şu yorumu yaptı: "Bir gazete, imtiyaz sahibinden başlayıp üst düzey yöneticileriyle ve yazarlarıyla devam eden, bu zamana kadar hiç benzeri görülmemiş bir DGM operasyonu ile çökertilmek isteniyor."
Eğitimde 3 önemli karar
Katkı payı 10 yıl uzayacak. Meslek liseli, üniversiteye sınavsız girecek. Çok programlı liseler açılacak.
Meclis Milli Eğitim Komisyonu, katkı payının 2010'a kadar uzatılmasını, meslek lisesi mezunlarının meslek liselerine sınavsız geçmesini ve çok programlı liseler kurulmasını karara bağladı. Tasarı, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda da görüşüldükten sonra Meclis Genel Kurulu'na sunulacak. İmam hatip lisesi öğrencileri, tasarıya göre, sınavsız yüksekokul hakkından 'sınırlı bir şekilde' yararlanacaklar. Bu öğrenciler sadece, Açıköğretim Fakültesi'nin ilahiyat önlisans programına sınavsız girebilecek. YÖK'ün ilahiyat meslek yüksekokullarını kapatması nedeniyle imam hatiplilerin gidebileceği bir örgün öğretim kurumu bulunmuyor. Ancak tasarı, vakıfların özel meslek yüksekokulu kurabilmesine imkan verdiğinden, bir vakıf ilahiyat meslek yüksekokulu kurarsa öğrenciler bu okula devam edebilecekler.
Vekiller tepki gösterdi
Diğer taraftan tasarıdaki, çok programlı liselerin açılmasını düzenleyen maddede diğer genel müdürlükler bulunurken, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'nün yer almaması milletvekillerinin tepkisini çekti. MHP'li İbrahim Halil Oral, "Çok programlı liseler din öğretiminde de var. Yoksa bundan sonra imam hatip programları açılmayacak mı? Niçin din öğretimi maddede yok?" diye tepki gösterdi. Oral'ın önergesine diğer milletvekillerinin de destek vermesi üzerine maddeye bu genel müdürlük de eklendi. İbrahim Asalıoğlu Ankara(Zaman)
Yangınlara karşı uçak kiralandı
Orman Bakanlığı, orman yangınlarıyla mücadele hizmetlerinde kullanılmak üzere Türk Hava Kurumu'ndan (THK) 2 keşif ve 8 su atar uçak kiraladı.
Orman yangınlarıyla mücadele hizmetlerinde kullanılacak uçakların kiralama işi ile ilgili olarak düzenlenen ihaleye THK Hava Taksi İşletmeciliği katıldı. THK, ihalenin dördüncü ve son turunda, 1 su atar uçağı için 1 günlük bekleme ücreti 164, 1 saatlik uçuş ücreti için 339 milyon lira teklif verdi. THK, aynı turda 1 keşif uçağı için bir günlük bekleme ücreti için 147, 1 saatlik uçuş ücreti için de 90 milyon lira teklif sundu. Komisyon, THK'nın 2 keşif ve 8 su atar uçak için verdiği teklifi uygun buldu.
'Ermeni Araştırmaları' yayın hayatında
Uluslararası İlişkiler ve Tarih Dergisi "Ermeni Araştırmaları"nın ilk sayısı yayınlandı.
Avrasya Bir Vakfı Ermeni Araştırmaları Enstitüsü tarafından 3 ayda bir yayınlanacak derginin ilk sayısında, yerli ve yabancı bilim adamlarının, uzman kişilerin Ermeni sorunu ile ilgili görüş ve araştırmalarına yer verildi. Önsözünü Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın kaleme aldığı derginin ilk sayısında, yer alan diğer yazılar ve yazarları şöyle: Bırakın Tarihçiler Karar Versin (Louisville Üniversitesi'nden Tarih Profesörü Justin McCarthy); Ermeni Sorunu (Emekli Büyükelçi Dr. Şükrü Elekdağ); Büyük Ermenistan'ı Kurma Projesi (İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Salim Çöhçe); Ermeni Gailesinin Tarihsel Kökeni Üzerine (emekli Büyükelçi Dr. Bilal Şimşir); Ermeni Lobisi: ABD'de Ermeni Diasporası'nın Oluşması ve Lobi Faaliyetleri (Erzurum Üniversitesi'nden Asistan Şenol Kantarcı).
Filyos'ta toplu balık katliamı
Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinden geçen Filyos Irmağı'nda toplu balık ölümleri meydana geldi.
Çaycuma Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı, hoparlörlerle, vatandaşlara ırmağın 12 kilometre uzunluğundaki kıyı şeridine yayılan ölü balıklar ile can çekişen yavru balıkları yememeleri konusunda uyarıda bulunuyor. Bölgede geçimini balıkçılık yaparak sağlayan vatandaşlar, toplu balık ölümlerinin her yıl birkaç kez yaşandığına dikkati çekerek, nehire atık boşaltan sanayi kuruluşlarını suçladılar. İl Çevre Müdürlüğü'nce, ölümlerin belirlenmesi amacıyla ölü balık numuneleri alınırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı. Aynı bölgede, 1 Ocak ve 12 Aralık 2000 'de balık ölümleri yaşanmış ve nedeni belirlenememişti.
Turiste nazik davranılacak
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, turist yoğunluğunun artması üzerine 81 il valiliğine bir genelge gönderdi.
Turistlerle olan ilişkilerde personelin duyarlı, dikkatli, insan haklarına saygılı, nazik, itimat telkin edici ve yol gösterici olmasını isteyen Tantan, turistlere karşı yapılan olumsuz davranışların turizmi baltaladığını vurguladı. Genelgede alınması gereken diğer önlemler özetle şöyle sıralandı: Trafik denetimleri artırılacak. Tecavüz, hırsızlık, yankesicilik ve sataşmaları önlemek için sivil ekipler görevlendirilecek. Terör olayları basına sızdırılmayacak. Turist simsarının turistleri rahatsız etmeleri önlenecek. Satılan malların üzerinde fiyat etiketi bulundurulup bulundurulmadığına dikkat edilecek. Sedat Güneç/Ankara(Zaman)
Demirel dava açtı
Egebank'ın içini boşalttığı iddiasıyla yargılanan Yahya Murat Demirel, eşi Ayşenur Esenler Demirel ve dört Egebank eski üst düzey yöneticisi, "Hortum, Egebank Nasıl Soyuldu?" isimli kitabı mahkemeye verdiler.
Yeni Şafak gazetesi muhabiri Murat Kelkitlioğlu'nun kaleme aldığı kitabın toplatılmasını isteyen altı Egebank sanığının her biri, yazar ve yayınevinden birer milyar lira tazminat talebinde bulundu. Dava, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülecek. Erkan Acar / İstanbul(Zaman)
Polis vefat etti
Batman'da, 4 gün önce terör örgütü Hizbullah mensubu bir teröristin ölü ele geçirildiği çatışmada ağır yaralanan 32 yaşındaki polis memuru Hakan Kara, tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti.
Askeri bir uçakla önceki gün 2 uzman hekim denetiminde Ankara'ya kaldırılan Kara'ya 64 ünite kan verilmişti. Bu arada Batman'daki çatışmada ölü ele geçirilen teröristin, Hizbullah'ın sözde Batman il sorumlusu Şafi Demirağ olduğu belirlendi.
Yok yere kavga
Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde iki grup arasında çıkan kavgada, 14 kişi yaralandı. Ceylanpınar Caddesi'nde bulunan bir kıraathanede oturan iki grup arasında laf atma nedeniyle tartışma çıktı.
Tartışma kısa sürede büyüyerek taşlı, sopalı sokak kavgasına dönüştü. Olay yerine gelen güvenlik güçleri kavgayı güçlükle önledi. Polisler, yaralıları Viranşehir Devlet Hastane'sine götürerek tedavi ettirdikten sonra gözaltına aldılar. Sanıklar sorgu için karakola götürüldüler.
Bilgin lehine karar
Tiyatro sanatçısı Lemi Bilgin, Kültür Bakanlığı aleyhine açtığı davayı kazandı. Bilgin, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olduğu sırada, yerine vekalet eden Rahmi Dilligil tarafından değiştirilen sanat yönetim kurulu ve repertuvara müdahale etmişti. Hakkında soruşturma açılan Bilgin, görevden alınmıştı.
Bu nedenle mahkemeye başvuran Bilgin, davayı kazandı. Bu gelişme sonra Kültür Bakanlığı ve Lemi Bilgin’in tutumu merakla bekleniyor. Hüseyin Sorgun
|