GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



KÜLTÜR-SANAT 


Bir buket şiir

"Bir antoloji ne bir kurutulmuş çiçekler koleksiyonu ne de bir mezarlıktır. Yaşamak şimdiki zamana ilişkindir. Konuşanlar, şarkı söyleyenler ve insanları şarkılarıyla büyüleyenler, şiirin o büyük yolunda koşmuş ve halen de koşmakta olanlar, sonsuza kadar canlı kalırlar. Bir tür yankı ortamında onlarla buluşursunuz, onlar sizin gizli, en içten dostlarınızdır." Fransız yazar ve şair Pierre Seghers'in "Başlangıcından 1940'a Fransız Şiiri" antolojisinin önsözüne yazdığı bu sözler bence hemen her antolojinin oluşturulmasında göz önünde bulundurulmalı. Tıpkı 'Yüzyılın Türk Şiiri 1900-2000' antolojisini hazırlayan Mehmet H. Doğan'ın yaptığı gibi.

Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan üç ciltlik ve yaklaşık 1500 sayfalık şiir antolojisi adından da anlaşılacağı gibi Türk şiirinin son yüzyılını kapsıyor. Antolojinin en yaşlısı 1862 doğumlu ve 1900'den sonra kitap yayınlayan şairlerden; 1978 doğumlu ve 1990'larda şiir yayımlayan, şiirde belli bir seviyeyi tutturmuş şairlere kadar geliyor. Türk şiirinin belki de en verimli yüzyılı sayılacak uzun bir dönemi 1500 sayfaya sığdırmak elbette zor. Yazar da zaten bunu ifade ediyor. En büyük üzüntüsünün de 'umut vaat eden birçok şair adayını bu antolojiye alamamak' olduğunu söylüyor. Ama bu antolojiye 'ister antoloji, ister güldeste, isterse seçki diyelim, akla hemen şiir bahçesinden toplanmış bir demet çiçek geliyor. Elbette çiçeklerin en güzeli.'

Bir antolojinin aynı zamanda hem bir güzel şiirler seçkisi, hem de edebiyat tarihine bir belge, bir gereç olması gerektiğinin altını çizen; bu ikisi arasında tutturulacak dengenin antolojiye daha bir geçerlilik sağlayacağını düşünen yazar antolojinin iskeletini kurarken ilk belirleyici şey olarak yüzyıllık şiir tarihini 1900'den bu yana geçilen dönemler, bu dönemler içinde ortaya çıkan akımlar, şiirimize kesin yön değiştirten kırılmaları göz önüne alarak belirli bölümlere ayırmış. Servet-i Fünun, Fecr-i Âti, Hece Şiiri, Serbet Şiir, 1940 Kuşağı, Garip şiiri.. gibi. Şairler bu dönem ya da akımları temsil etmedeki ağırlıklarına ve kalıcılıklarına göre seçilip, sıralanmış. Bunun yanında hiçbir dönem, akım ve eğilime girmeyen; kendi başlarına birer adacık oluşturan şairlere (Nigar Hanım, Mehmet Akif, Yahya Kemal gibi) yaşadıkları döneme rast gelen akımdan hemen önce ya da sonra yer vermiş.

Şairlerin seçiminde ise yazar 'Benden önceki antolojilerin içeriklerine bağlı kalıp bir tür intihale düşmemek için kendi şiir beğenime göre hareket ettim.' diyor. Şairlerin salt en güzel şiirleri değil de şiir serüvenlerinde geçirdikleri aşamaları ortaya çıkaracak şiirler seçilmiş. Antolojide dikkatimi çeken güzel bir şey ise şairlere ayrılan sayfaların genişçe bir yaşam öyküsü, şiirlerine değin eleştirisel notlar ve şairlerin kendi şiir görüşlerini özetleyen parçalar konmuş. l Abdullah Kılıç




Yılın yayınevi İnsan

Yılın yayınevi İnsan

İki ayrı kitabı aynı ekranda mukayese edebilme imkanı tanıyan ve tüm metinde, bir ve birden fazla kelime arama kolaylığı sağlayan Tefhimu'l Kur'an CD'si, tasnifli konu indeksi ile beraber ses ve görüntü efektleriyle de destekleniyor.

Sanal ortama geçildi

Kitap okurlarıyla sanal ortamda "http://www.insanyayinlari.com.tr" adresinde buluşan yayınevi, yeni çıkan eserleri hakkında okurlarını bilgilendirmek ve okuyucularıyla daha sağlıklı iletişim kurmak amacını güdüyor. İnsan Yayınları, Türkiye çapında tüm eserleri kapsayan özel bir kampanyayı da hayata geçiriyor. Alternatif Düşünce Seti, Felsefe Seti, Siyasi Düşünce Seti, İslami İlimler Seti ve İrfan Seti gibi her türlü ilgiye hitap eden seçenekler sunan yayınevi, okurlarına sunduğu cazip hediyelerle de dikkat çekiyor.




Hüznün ve hasretin romanı

Sevginin, bütünlüğün, hasretin romanı. İnsanoğlunun nereden gelip nereye gittiğinin derinliklerine ışık tutmaya çalışan bir anlatım diliyle sunulmuş yeni bir yaklaşım çağrısı. Bu çağrı hayatın özünde var.

Hayatın özünde var olan; ancak hayatın akışı içinde duyulabilir ve duyurulabilir. Hüzün Yağmuru bunun için yazıldı. Bizi bütünlemek, tamamlamak, çoğaltmak ve bize ufukların ötesini göstermek istercesine. Hüzün Yağmuru'nda hasretin acıları da vardır, sevginin ve umudun müjdesi de.

Ahmet Selim

Zaman Kitap




Türk Fotoğrafı 1923-1960

Fotoğraflar tarihin en önemli tanıklarıdır. Seyit Ali Ak'ın Türk Fotoğrafı 1923-1960" eseri de bu açıdan değerli bir çalışma. Çocukluğundan beri fotoğrafa ilgi duyan yazar, 1977 yılında Türkçe Fotoğraf Yayınları Sergisi ilk ama önemli bir çalışmaydı.

Geniş bir Osmanlı dönemi fotoğraf koleksiyonu olan Ak'ın "25 yılın tür Fotoğraf Tutanağı' adlı bir de albümü bulunuyor. Yazar, Türk Fotoğrafı 1923-1960"da Cumhuriyet dönemi fotoğrafçılığına, stüdyolarına, fotoğraftaki gelişmelere ve gazetede fotoğrafçılığına uzun uzun değiniyor.

Seyit Ali Ak

Remzi Kitabevi




Teşkilatın İki Silahşoru

Özellikle Bay Pipo ile büyük yankı uyandıran araştırmacı-yazar Soner Yalçın'ın kaleminden bu kez de Türkiye'nin gizli teşkilatıından kişileri ve birimleri ile yakın ve günümüz tarihini okuyacaksınız Teşkilatın İki Silahşoru'nda.

Romana konu olan iki silahşorden biri Meşrutiyet'in silahşoru Dede Yakup Cemil, diğeri ise Cumhuriyet'in silahşoru torun 'Yakup Cemil'. Bu kitapta entrikaları, siyasi çekişmeleri ile roman tadında iki silahşorun gerçek hayat öyküsünü bulacaksınız.

Soner Yalçın

Doğan Kitap




Martin Luther ve reformu

Düşünce ve ilkelerine bağlılık, hareketlerindeki tutarlılık konusunda bazı tavır ve yaklaşımlar tartışılsa da, inanç ve düşünceleri uğruna, dönemin Katolik geleneğine karşı çıkıp yaşamını riske eden ender şahsiyetlerden biridir Martin Luther.

Çağdaş Batı kültürü ve toplumsal yapısının oluşumuna köklü etkide bulunan Protestanlık akımının, genellikle onun reform hareketiyle başladığı düşünülür. Bilim dünyasında Luther ile ilgili az sayıda yapılan çalışmalara Hakan Olgun yeni bir çalışma ile eşlik ediyor.

Fecr Yayınevi

Hakan Olgun




Potansiyelinizi keşfedin!.

Amerika ve Avrupa'da son birkaç yıldır, Gary Craig ve Andrienne Fowlie'nin geliştirdiği EFT (Duygusal Özgürlük Teknikleri), Barry Snyder ve Karen Anderson'un geliştirdiği GTT (Keşif Teknikleri) kişisel değişim ve gelişim teknikleri alanındaki uzmanlar tarafından başarı ile uygulanmaktadır.

Bu kitap okuyucuyu kendini keşfetme macerasına sürüklüyor. EFT ve GTT ile ilgili genel bilgiler, her teknikle ilgili adım adım yönlendirmeler bulunuyor. Aynı zamanda bu tekniklerin kişisel gelişime nasıl katkıda bulunabileceği de ele alınıyor.

Philip Mountrose- Jane Mountrose

Kariyer Yayıncılık




Birlikte nasıl yaşanır?

Globalleşen ve bir arada olmaya mahkum dünyamızda, teknolojinin bütün imkanları farklılıkları bir araya getirmek (Düzlemek!) için seferber olmuşken, buna inat, insanlar kendilerini keşfetme ve bireysel farklılıkları öne çıkarma uğraşında.

Şüphesiz bu genel artere duyulan bireysel bir tepkinin ifadesi de. Bu hengamede, tam da bireysel farklılıklar keskinleşmişken "Başkalarını, özellikle de bizden farklı olanları anlamamız mümkün mü?" diye soruyor Brian Fay ve kitabında bunun cevabına ilişkin düşüncelerini okurla paylaşıyor.

Brian Fay

Ayrıntı Yayınları




Şeytanın Vaadi...

Yirminci yüzyıl Mısır edebiyatı, pek çok dalda ustalara şahit olmuştur. Edebiyat dalları arasında hemen hepsinde başarı sağlayabilen tek yazar Tevfik el-Hakîm'dir. Hakîm, elimizdeki bu eserde felsefî hikayeler ortaya koyuyor.

Hakîm, bu hikayelerinde "edebiyatçının konumunu", ürün vermenin sanatçıyı nelerden alıkoyduğunu, yine ürün vermenin sanatçıya neler kazandırdığını, ölümün insanın dünyasına kattığı bilgeliği, dünyada var olan değerlerin maddeselliğini ele alıyor.

Tevfik el-Hakîm

Şule Yayınları




Kavramlardaki ahlâk

"Uzun asırlar ihmal edilmişliğin bir sonucu olarak ahlâki kavramlar anlam erozyonunu uğramış, kimi yüzeyselleşmiş, kimi anlam daralmasına uğramış, kimi de anlamından saptırılmıştır.

Oysa bizim anladığımız kadarıyla Muhammed (as)'in yaşamak ve tamamlamak üzere gönderildiği büyük ve güzel ahlâk, dinden ayrı bir şey değildi ve bu duruma düşülmemeliydi.

Tuncer Namlı

Fecr Yayınevi



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.