GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/05/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Hekimoğlu İSMAİL

Tefekkür

Egemenlik hakkı

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti battı; İstiklal Savaşı'yla Türkiye bağımsızlığına kavuştu. Askerî zaferle kurtulan şehirler, ekonomik zaferi beklerken; Müslüman milletin İslamiyet'i öğrenmesi engellendi.

Fabrikaların, atölyelerin, tezgahların, laboratuvarların sayısının artması istenirken kahvelerin, meyhanelerin sayısı arttı. Kur'an harflerini öğrenmek, okumak, yazmak imkanı kalmadı. İçki içen, kumar oynayan, kız arkadaş edinen çağdaş sayıldı, bunları yapmayanlara "gerici" dendi.

1940'lı yıllarda sosyalist Nazım Hikmet, Türkçü Nihal Atsız, İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursi hapisti. Üç ayrı fikrin mensubu en sıkıntılı günleri yaşarken, hakim güç Türkiye'yi geri bırakmakla meşguldü.

Siyasal bilgilerde, iktisat fakültelerinde sosyalizmi öğretenler, sosyalizmi seçenleri mahkum ediyordu. "Ne mutlu Türk'üm diyene" sloganını dağa taşa yazanlar 3 Mayıs 1944 Türkçülük hareketine katılanları idamla yargıladı.

Müslüman millete İslamiyet'i öğretmek isteyen Said Nursi, memleket hapishanelerinde ve sürgünde bir ömür boyu dolaştırıldı. Sadece Risalei Nur talebeleri hakkında sekiz bin beraat kararı vardır. Allah demenin yasak olduğu devirlerde zikretmenin çilesini çekenler çoktu. İmam hatiplilerin, ilahiyatçıların çilesi bitmedi, tükenmedi. Türkiye'yi geri bırakanlar, dindarlara "gerici" dedi.

1950'de Demokrat Parti iktidara gelince sevindik, 1954'te anladık ki gardiyanımızı seçmişiz. Çünkü dindarlar hakkında açılan soruşturmaların sayısı artmıştı. İçki içilen evlere tanınan şans, kitap okunan evlerden esirgenmişti.

Bu memleketin kalkınmasını istemeyenler 1960 ihtilalinden sonra, anarşinin, terörün artmasını sağladı. 1972 muhtırası, terörün tırmanışını önleyemedi. 1970'li yıllarda gençler birbirini öldürdü, binlercesi can verdi, devleti aradık bulamadık.

1980 ihtilali silahlı mücadeleyi önlerken 1984'te PKK terörü başladı. Neden bu hareket kıvılcım iken söndürülmedi, neden yangına dönüştü, neden otuz bin kişi can verdi?

Yıllardan beri bilinen Hizbullah örgütü, pek çok cinayetten sonra dağıtılabildi. "Devlet her şeyi bilir" kaidesine gölge düştü.

Koskocaman bir devletin gözü önünde elli kişi bankaları soydu, milli ekonomiyi krize soktu.

Dış borçlar, iç borçlar, işsizlik, enflasyon gibi milli dertler yirmiyi aşkın.

Hâlâ bağımsızlıktan, hâlâ egemenlikten söz ediliyor... Globalleşme, küreselleşme, dünya devleti, bunların üçü aynı manaya gelir. Dünya devletini ABD, NATO ve Avrupa Birliği idare ederken diğer ülkeler eyalettir. Hani egemenlik, hani bağımsızlık? Geri kalmış hangi ülkenin ekonomik, politik ve kültürel egemenliğinden söz edebilirsiniz?

"Türkiye AB'ye girerse egemenliğini kaybeder" gibi görüşler sathidir. Bizi Avrupa Birliği'ne muhtaç edenler utansın!

Neden Avrupa devletlerine imrenelim? Neden Avrupa demokrasisi, Avrupa laikliği diyelim? Neden Avrupa'nın ilmini, tekniğini isterken suçlanalım? Yoluyla, binasıyla, arabasıyla, kıyafetiyle Avrupa ülkelerinden biri olan Türkiye, dış borçlarla ayakta durmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde papazların kurduğu kolejler itibar görürken Türkiye'de dindarın el attığı öğretim kurumları hatta ekonomik gayretler horlanmaktadır. Bu memlekette Milli Eğitim'e bağlı okullara, Çalışma Bakanlığı'na bağlı şirketlere de karşı çıkılırsa; bunlara renk kodu uygulanırsa hangi egemenlik hakkından söz edilebilir?

Ben Avrupa Birliği'ne girmek isteyenleri suçlamıyorum. "Bizi Avrupa Birliği'ne muhtaç edenler utansın." diyorum.


h.ismail@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

26/ 04/ 2001... Çareler
27/ 04/ 2001... Yabancı sermaye
03/ 05/ 2001... Gelen giden kelimeler
04/ 05/ 2001... Zıtlar âlemi
10/ 05/ 2001... Dış yardım
11/ 05/ 2001... Avrupa ve biz
17/ 05/ 2001... Bir dünyadan diğerine...
18/ 05/ 2001... Bahçeler ve bahçıvanlar
24/ 05/ 2001... Uçak kazaları
25/ 05/ 2001... Dış borçlar


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.