MHP tabanı
Salı günkü yazımda FP tabanının durumunu ve sorumluluğunu değerlendirmeye çalıştım. Bugün de MHP tabanını değerlendirmek istiyorum.
Bunu şunun için yapıyorum: Türkiye'de merkez sağ ilk defa yapısal bir değişiklik geçirme arefesinde. Bu değişim, kökleri bizim değerlerimizden bir "dâvâ" boyutunda beslenen iki partimizin geleceğini çok yakından ilgilendiriyor.
Merkez sağda değişim ya FP ve MHP'nin kendi bünyelerinde gerçekleşecek, ya da bu iki parti tabanının büyük ekseriyetinin omuz vereceği yeni bir oluşum başlayacak.
Parti tabanlarına olan saygımdan dolayı ben salı günkü ve bugünkü yazılarımda önceliği, FP ve MHP'nin kendi bünyelerine veriyorum.
MHP tabanı, partisinden önce devleti düşünen bir geleneğin mayalandığı ve ülkeye hizmeti bir dâvâ boyutunda ülkü haline getirmiş insanların neşv—ü nemâ bulduğu bir topluluktur. Sanki Türkiye sadece onların omuzundaymış ve onlar çalışmazsa, onlar sahip çıkmazsa ülke de, devlet de batarmışçasına gerçek bir sahiplenme duygusu, onların övünç kaynağıdır.
Bu mânâda "particilik" bile ülkücülükle bağdaşmaz.
Ne var ki 12 Eylül, MHP tabanındaki bu samimiyeti, vatanseverliği anlayamadığı gibi, akıl almaz bir karalama, horlama, yıpratma uygulamalarını devreye soktu. Vatan için ölmeyi göze alanlar, bir de baktılar ki devlete hakim bir zihniyet onları "vatana ihanetten" idamla yargılıyor...
Ancak millet öyle düşünmedi.
2 yıl önceki 18 Nisan seçimlerinde seçmen MHP'ye, hem de tahmin edilemeyen ölçüde bir kredi verdi. Bir psikolojik duvar yıkılmış ve bizim A. Turan Alkan'ın espri dehasıyla söylediği gibi bu beklenmez başarı "güzel bir sürprizden ziyade, dar vakitte gelen külfetli bir misafir etkisi" uyandırmıştı.
MHP tabanının beklentisi hayli yüksekti.
Koalisyonun iki yıllık icraatları bu beklentiye cevap vermediği gibi, MHP tabanının pek çok icraatta boynu bükük kaldı.
O konulara fazla girmek istemiyorum.
MHP tabanı bugün yeni bir silkinme, yeni bir heyecan ve yeni bir birlik ruhuna ihtiyaç duyuyor.
Bundan önceki seçimlerde belki mesele, parti meselesi olarak ele alındığı için bu ihtiyaç bugünkü kadar şiddetli değildi. Ancak MHP tabanı ve bu dâvâ için saçlarını ağartanlar, belleri bükülenler; bugün meselenin parti meselesi olmaktan çok bir devlet meselesi haline geldiğini düşünmektedirler.
MHP tabanının beklentisi; Devlet Bahçeli'nin, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ve Tuğrul Türkeş'in bir araya gelmesi ve özlenen bütünlük için harekete geçilmesidir.
MHP tabanı, Türkiye'yi; bugünkü kriz ortamından, devleti zaafa uğratmadan çıkarmak ve güçlü büyük Türkiye için yeniden bir milli mücadele başlatmak için dâvâ insanlarının, şahıslarını aşmaları gerektiğine inanmaktadır.
Bir tarihî dönüm noktasında acaba gerçek Türk büyükleri kendilerini gösterebilecekler midir? Sadece parti bünyesindekiler değil, karakterlerinin sağlamlığına, dürüstlüklerine, ülkeye hizmet aşklarına güvenilen âkil adamlar acaba basiretli davranabilecekler midir?
MHP tabanının şimdi cevap aradığı sorular bunlardır.
Ya güvenilen dağlara kar yağarsa?
MHP tabanı, bu ülkeye hizmet sevdasından, milli değerlere bağlı kalarak yükselmek ülküsünden vazgeçmeyeceğine göre, o zaman daha büyük kucaklaşma için omuz verecektir.
Bu, tekeri tümsekten aşıracak bir omuz olacaktır...
h.gulerce@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
26/
04/
2001...
Yapanın yanına kâr kalmasın
01/
05/
2001...
Soldan hizaya getirilmek...
03/
05/
2001...
Çözüm, hesaplaşma değil, uzlaşma...
08/
05/
2001...
Derviş gidici mi, kalıcı mı?
10/
05/
2001...
Sosyologlar hikaye anlatmıyor...
15/
05/
2001...
Sorular ve cevaplar
17/
05/
2001...
Halka güvenilir mi?
22/
05/
2001...
Tayyip Bey
24/
05/
2001...
Tantan giderse...
29/
05/
2001...
FP tabanı
|