Ey sultanım gel şu zulmeti dağıt!
Biz hemen hepimiz, körkütük yaşadığımız şu âlemde Rabbimiz'i O'nunla tanıdık. Sağanak sağanak başımızdan aşağı dökülen nimetleri O'nun basiretlerimize saçtığı nurlar sayesinde duyup hissettik. Nimete minnet ve şükran duygusunu; ihsan, hamd ü senâ düşüncesini O'ndan öğrendik. O'nun sunduğu mesajlarla Yaratan ve yaratılan arasındaki ilişkileri, kul ve Mâbud münasebetlerini, Yaratan'ın ululuğuna ve bizim kulluğumuza yaraşır şekilde duyup anlayabildik.
Bize rahmet getirdin
Dünya insanlığının gözleri O'nun ışığına uyanacağı âna kadar hissiyat kapkaranlık, düşünceler tutarsız, gönüller de yalnızlıkla iki büklümdü. Ne kedersiz bir sevinç bilinebiliyor, ne de elemsiz lezzetten haber vardı. Ötelerden bir damla rahmet düşmüyor ve gönül yamaçları da baharı ve yeşili bilemiyordu. O'nun teşrifiyle her yeri kasıp kavuran kuraklığın büyüsü bozuldu; göklerin gözü yaşlarla doldu ve gönüller Cennet yamaçlarının rengini aldı. Derken rahmetsizlikten şak şak olmuş bütün sinelerin ıstırabı dindi.. ve nice bin seneden beri ölümün pençesinde kıvranan ruhlara hayat çeşmesinin ufku göründü.
O geldi ve bütün yaslı çehrelerdeki kederlerin yerini en içten tebessümler aldı.. O geldi, zulmün sesi kesildi.. mazlûmun âhı dindi.. ve sinelerde adalet duygusu dirildi.. O geldi kaba kuvvete "Dur!" deyiverdi. Mütecavizlerin haddini bildirdi ve hakkın dilindeki zincirleri çözdü.
Dünyamızı aydınlatan nur
Ey ışığıyla karanlık dünyalarımızı aydınlatan nur, ey o enfes rayihasıyla cihanları ıtriyat çarşısına çeviren gül, gönül mağriplerimizde o vakitsiz gurûbun, ümit sabahlarımızı kapkaranlık bir hicran gecesine çevirdi. Göz gözü görmez oldu ve yollar bütünüyle birbirine karıştı. Gün geldi, akıl, senin yolundan çıkıp başka vadilere saptı.. düşünce bütün bütün sana karşı kapandı ve her taraf yıllardan beri pusuda bekleyen o kapkaranlık hilkat garibeleri ile doldu. Adın sinelerimizden kazınmak ve nâmın yeni nesillere unutturulmak istendi. Bu meş'um gayretlerle beraber şu köhne dünyamız uğursuzluk ağına takıldı ve ümmetin kaderi kamburlaşıp iki büklüm oldu. Durduğumuz yerde duramadık, olmamız gerektiği gibi olamadık ve ulaşma iddiasında bulunduğumuz yere de ulaşamadık.. mânâ köklerimizden koptuk.. maddeyi ve dünyayı doğru okuyamadık.. kendimizi bir korkunç hazanın solduran, öldüren ikliminde sararıp solmaya saldık.. herkes kendi düşünce dünyasının ufkuna koşarken bizler ürperten bir yok oluş içinde olduğumuz yerde kalakaldık.
Ey güzeller güzeli sevgili gel, bir kere daha yeniden misafirimiz ol.. tahtını sinelerimize kur ve bize buyurabildiğin her şeyi buyur. Gel, gönüllerimizdeki karanlıkları kov, bütün benliğimize ruhunun ilhamlarını duyur ve bize yeniden diriliş yollarını göster. Gel, her gün biraz daha azgınlaşan şu zulmetleri ışığınla dağıt ve herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver. Gel, her şekliyle kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş şu zavallı ruhların boyunlarındaki zincirleri çöz; sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden sinelerimizi muhabbetle, hoşgörüyle coştur; gel, ruhlarımızı aklın aydınlığı, gönüllerimizi de mantık ve muhakeme enginliğiyle buluştur ve bizi kendi içimizdeki kopukluklardan kurtar.
Her yerde O anlatılacak
Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri, bu yıldan itibaren Hicri takvime göre düzenlenecek. Kutlu Doğum Haftası bu yıl 1-7 Haziran tarihleri arasında kutlanacak.
Bu yıl ki Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde "Toplumda güven duygusunun önemi ve Muhammedü'l-Emin olarak Hazreti Peygamber; sevgi ve barış dini olarak İslam" gibi konuları işlenecek. Mükremin Albayrak İSTANBUL (cha)
Baskı evden kaçırttı
Yaklaşık 45 gün önce evden kaçan 3 kız kardeş Denizli'de bulundu. P. Y. (18), L. Y. (17) ve M. Y. (15) adlı kız çocuklarının annelerini aramaları üzerine harekete geçen polis, telefonların Denizli'den edildiğini tespit etti.
Konya Emniyet Müdür Yardımcısı Dr. Osman Olgun yaptığı açıklamada kız çocuklarının Denizli'de işe girerek çalıştıklarını ve başlarına kötü bir şey gelmediğini ifade etti.
Arkadaş gibi davranmalı
Aile içinde yaşanan problemlerden dolayı çocukların evlerini terk etmemesi gerektiğini söyleyen Osman Olgun, " Ana–babalar çocuklarıyla bir arkadaş, bir dost gibi konuşmalılar." dedi. Olgun, karnelerinde zayıf olan çocukların ailelerinden çekinmemesi, ailelerin de çocukları anlayışla karşılaması gerektiğini ifade etti. Olgun, çocukları başına gelebilecek kötü bir olayın aileleri ömür boyu üzeceğini kaydetti.
Kızların babası Murat Yardelen ise, anne ve babaların çoçuklarına fazla bir baskı yapmamaları gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Ben son zamanlar çok büyük baskı yaptım. Çocuklar bunaldılar. Ticaret Lisesi'ne giden çocuğun derslerinin kötü olması bunda etkili oldu. Ailelerin çocuklarla ilişkilerinde hassas ve iyi davranmaları gerekir." Musa Taşpınar / KONYA(cha)
|