Ödül sistemi (2)
Dünya spor tarihinin kuşkusuz en eski mazisi olan branşlarından bir tanesi de güreştir. Modern dünya sistemli şampiyonalara geçiş 1921 yılında FILA’nın kurulması ile başlamış ve günümüze kadar süre gelmiştir.
Güreş sporu yeni hazırlanan ödül yönetmeliği taslağında takım sporu olarak kabul edilmemiştir. Biz şimdi güreş sporunda takım puanlamasına tabi dünya çapındaki şampiyonaları yorumsuz yazalım.
1–Büyükler Dünya Şampiyonası 2–Büyükler Avrupa Şampiyonası 3– Akdeniz Oyunları 4– Balkan Şampiyonası 5– Dünya Ordular Şampiyonası 6– Askeri olimpiyatlar 7– Dünya Kupası 8– Milletler Kupası gibi yarışmalar hepsi takım puanlamasına tabidir.
Yeni ödül yönetmeliğinde sadece futbol takım sporu olarak kabul görmekte ve 39 tane amatör branş hiç sayılmamakta. Biz sözü uzatmadan futbola verilmesi öngörülen ödül miktarlarına bir göz atalım. 1– Avrupa Süper Kupa Şampiyonası’nda birinci olan takıma 110.000 Cumhuriyet altını 2– Şampiyanlar Ligi’nde şampiyon olan ekibe 100.000 Cumhuriyet altını 3– UEFA Kupası’nda şampiyon olan ekibe 80.000 Cumhuriyet altını. Bunlar futbol için önerilen hususlar. Biz Türk spor tarihi boyunca tam (1951–54–57–66 ve 1994 olmak üzere) beş dünya şampiyonu olduk. Daha dün 10–13 Mayıs günleri Avrupa Grekoromen Güreş Şampiyonası’nda tarihi bir başarıya imza attık. Ama hiç bir takım ödülü yok. Bu nasıl bir anlayış bunu anlayana helal olsun.
Güreş Federasyonu’nun yeni ödül taslağı ile ilgili önerileri:
1– Dünya Şampiyonası’nda takım şampiyonluğu halinde 55.000 Cumhuriyet altını 2– Avrupa Şampiyonası’nda takım şampiyonluğuna 15.000 Cumhuriyet altını. Bunun yanı sıra ferdi bazda olimpiyat şampiyonluğuna 2000 Cumhuriyet altını, dünya ferdi şampiyonluğunda ise 1.500 Cumhuriyet altını, Avrupa şampiyonluğunda ise 600 Cumhuriyet altını gibi futbola bakarak çok mütevazı isteklerde bulundu. Ayrıca futbolla ilgili bölümde bir teknik direktöre bir futbolcunun aldığı ödülün iki katı verilirken güreşte ise 5 tane teknik adama sadece 100 altın verilmektedir. Bunun adaletle bağdaşır bir yanı var mı yok mu kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.
Şimdi yönetmeliği hazırlayan yöneticilerimize sorum şudur: Türk gibi kuvvetli imajını dünyaya yayan ve tarihimizin spor sayfalarını altın harflerle süsleyen güreşe bu haksızlığı hangi gerekçe ile yapıyorsunuz? Taslağa imza atacak değerli yöneticilerimizden ricam güreşin yukarıda istemiş olduğu mütevazı şartları makul görmeleri. Unutulmaması gereken bir şey var ki; güreş aziz Türk milletinin ata sporu. Onunla bizi dünya tanıdı. Meyve veren ağacımız olan güreşimize sahip çıkalım.
a.tarhan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
05/
05/
2001...
Gönlümden geçen
09/
05/
2001...
Avrupa'ya hazırız
10/
05/
2001...
4 sıklette kısmet arayışı
11/
05/
2001...
Başladığımız gibi bitirmeliyiz
12/
05/
2001...
Fırtınamız devam ediyor
13/
05/
2001...
Grekoromende milat
14/
05/
2001...
Yorumsuz
20/
05/
2001...
Büyük salonun içler acısı hali
24/
05/
2001...
Bilmeden eleştirmek
31/
05/
2001...
Yasa tasarısı ve güreşimiz-1
|