GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

01/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Nuh GÖNÜLTAŞ

Asıl İlahi ikaz böyle bir ülkede yaşamak zorunda olmaktır!

Her gün yüzlerce insan "Canım Türkiye'm"i terk ediyor! Dünyanın büyük devletleri çok sesliliğe her fırsatta kapı aralarken biz bu çağda hâlâ "tek tip" "tek ses" sevdası içindeyiz.

Dün Anadolu Ajansı'ndan geçen bir haber son derece ilgimi çekti. Aslında haberi görünce "Türkiye'yi terk etmek isteyenlere yeni bir kapı daha" diye düşünmedim değil. Biraz da belki bu saikle ilgilendim haberle. Haberde ABD'nin çeşitli kentlerinde azalan nüfusa karşı göçmenleri bu şehirlere çekme çabası içine girildiği yazılıyordu. Sebep sadece nüfusun azalması değil elbet. Açık açık haberde yer alan sebep şuydu: "ABD'nin son zamanlarda nüfusu azalan bazı kentlerinin yabancılara kapılarını açma kararı aldığı bildirildi. New York Times gazetesinin birinci sayfadan verdiği habere göre, aralarında Pittsburgh'un da bulunduğu bazı kentler, nüfuslarının azalmasını önlemek amacıyla yabancı göçmen çekmenin yollarını arıyor. Pittsburgh'un nüfusunun 1990'lı yıllarda yüzde 9,5 oranında azaldığı öğrenildi. Haberde, nüfus erozyonuna uğrayan kentlerin özellikle iş alanındaki boşlukları doldurmak ve etnik çeşitliliği artırmak amacıyla yabancı göçmen alımına yöneldikleri ifade edildi."

Eminim "buradaki etnik çeşitliliği artırmak" sözleri sizin de dikkatinizi çekmiştir! Çekmemişse ben çekmiş olayım!

Amerika'yı bırakalım gelelim "Canım Türkiye'm"e... Gelelim ama geldiğimzde pek iyi haberlerle karşılaşmıyoruz. Uluslararası Af Örgütü Türkiye'de aydınların ağır baskı altında olduğunu bildiriyor. Aralarında yazarlar, politikacılar, dini liderler ve insan hakları savunucuları gibi pek çok kişinin büyük baskılar altında olduğu Uluslararası Af Örgütü'nün 2001 yılı raporunda yer alıyor.

Alsın canım kimin umurunda...

Tıpkı her gün Türkiye'yi terk eden yüzlerce insan kimsenin umurunda olmadığı gibi...

Tıpkı, sadece ve sadece "Deprem İlahi ikazdır." dediği için cezaevine girmek zorunda olan bir gazete sahibinin kimsenin umurunda olmadığı gibi...

Tıpkı "Deprem İlahi ikazdır" diye yazan Yeni Asya Gazetesi'nin diğer bazı yazarlarınında cezaevlerine girmesi, bazılarının da girecek olmasının kimsenin umurunda olmadığı gibi...

Ülkeye bakın, bir yazar "Deprem İlahi ikazdır" dediği için hapiste yatıyor. Bu ülkeyi terk etmek için bu durum yeter de artar bile.. Hatta gittiğiniz yerde "Niçin buradasınız?" diye sorduklarında "Türkiye'de deprem İlahi ikazdır." dediğim için hapis cezasına çarptırıldım, o yüzden buradayım." diyebilirsiniz. Eminim önce sizi şaka yapıyor sanacaklardır. Sonra da "hangi ülkeden olduğunuzu" bir kere daha soracaklardır. "Türkiye" dediğinizde "Evet, olabilir, Türkiye için normal" diyeceklerdir.

Aslında "Deprem İlahi ikazdır." denildiği için ceza veren hakimin "İlahi ikazın ne olduğu" konusuna da açıklık getirmesi gerekmiyor mu? Yani bu konuya açıklık getirmek lazım. "Kemal Derviş bu millet için İlahi bir ikazdır." ya da "Bülent Ecevit veya Süleyman Demirel bu millet için İlahi bir ikazdır" denilse acaba bunu diyen kişiye aynı ceza verilebilir mi? Verilemez. Verilemez ise "deprem"in bu adamlardan farkı ne ki?

Neyse... Siz siz olun Canım Türkiye'mde "Deprem İlahi ikazdır." demeyin. Tabii bu ülkede cezaevine girmeden yaşamak istiyorsanız. Ama bu ülkeyi terk etmek ve istikbalinizi başka ülkelerde aramak istiyorsanız bu sihirli cümle sizin için o ülkelere gittiğinizde "açıl susam açıl" görevi ifa edecektir.

Son olarak; deprem İlahi ikaz olabilir de olmayabilir de... Depremin İlahi ikaz olup olmadığına canım Türkiye'mde ceza mahkemeleri karar veriyor! Normal! Ama böyle bir ülkede yaşamak zorunda olmanın İlahi ikaz olup olmadığına benim vicdanım karar verir.

Evet, ne deprem, ne fırtına, ne Bülent Ecevit, ne bağımsız mahkemeler, asıl İlahi ikaz böyle bir ülkede yaşamak zorunda kalmak olmalı! Ne dersiniz?


n.gonultas@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

27/ 04/ 2001... Avrupa'ya yakıt tankı izole edilmiş Mercedes, bize "alevler"!
29/ 04/ 2001... Siyaset kurumu için fevkalade üzülüyorum!
09/ 05/ 2001... Telekom özelleşince Türkiye'nin hangi stratejik sırrı çalınabilir?
11/ 05/ 2001... Mesut Yılmaz ve Erkan Mumcu!
13/ 05/ 2001... İdam kararlarının öğrettiği... Sen neymişsin be 146!!!
20/ 05/ 2001... Türkiye Casa'ları sadece montajlamıyor, üretip satacak aşamaya geldi!!!
23/ 05/ 2001... Canım Türkiye'm!!!
25/ 05/ 2001... Mavi Akıncı
27/ 05/ 2001... Casa karşıtı lobi cahilce saldırıyor!
30/ 05/ 2001... TBMM uygulayamayacağı bir yasa çıkarmaya çalışıyor!!!


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.